Özgür Aceh Hareketi'nin elde ettiklerine bakıldığında, Türkiye’deki etnik Kürt hareketinin ve yandaşlarının neler yapmak istediğini anlamak kolaylaşıyor. Dünya’daki olayları birbirinden bağımsız görmek kadar büyük bir hata olamaz. 3 Eylül 2005’te yazdığım bir yazı, http://groups.yahoo.com/group/ISTISARE1/message/315 adresinde iktibas edilmiş. Aradan geçen zamanda ne kadar yanılmışız, ne kadar doğru tahminde bulunmuşuz anlamak bakımından hayli önemli. Bir kez daha dikkatlerinize sunuyorum.

Endonezya'nın Aceh Deneyimi "Kürt Açılımı"nın İlham Kaynağı mı?


BBC’nin Türkçe yayınlar bölümünde bir haber şöyle başlıyordu: “Normal olarak yemek kültüründe ekmek olmayan Aceh'liler, ekmek dağıtılan fırınların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Ancak, Türk fırınının önündeki kuyrukları cezbeden yalnızca ekmek değil, ekmeklerin üzerine saplanan küçük Türk bayrakları...

Kimileri fırından ekmek almak için kuyruğa giriyor, kimileri de bayrak almak için.

Türk bayrağının Aceh'lilerin dikkatini çekmesinin nedeni, rengi ve ay yıldızın kompozisyonunun, Aceh'deki ayrılıkçı militanlarının bayrağını andırması..

İki bayrağı birbirinden ayıran ise, Aceh bayrağındaki hilal ve yıldızın altında ve üstünde çizgi halindeki iki beyaz şerit içinde yer alan iki siyah çizgi..”

İşte bu haber sonrasında Aceh, Türkiye’nin gündemine girdi. Güneydoğu Asya’da 2004 yılının sonlarında meydana gelen büyük tsunami faciası sonrasında büyük acılar yaşandı. Türk Milleti de, tsunami faciasından büyük zarar gören Aceh için yardım kampanyalarında hayırseverliğini göserdi.

Aceh, Endonezya sınırları içinde bir bölge. Bu bölgede kurulan Özgür Aceh Hareketi(GAM), yaklaşık 30 yıldır kendi kaderini tayin etme hakkı talebiyle savaşıyor.

Endonezya yasalarına göre Aceh bayrağı taşımak uzun süreli hapis cezası gerektiriyor ve vatana ihanet suçu olarak değerlendiriliyordu.

11 Ocak 2005’te Endonezya hükumeti, tsunamiyle yıkılan Aceh bölgesinde 15 yıldır bağımsızlık mücadelesi veren ayrılıkçı gerilla hareketi GAM ile 'centilmen anlaşması' yaptığını açıkladı. Endonezya Dışişleri Bakanı Hassan Wirajuda, isyancıların Aceh'ye yardım çalışmalarına müdahale etmemeyi kabul ettiklerini söyledi.

Barışın önündeki en önemli engellerden biri iki tarafın da insan haklarını sıkça ihlal etmesiydi. Özellikle de, hükümet güçlerinin insan hakları sicili çok kötüydü.

Centilmen anlaşması her ne kadar barış anlamına gelmese de, Endonezya'nın bir kaç aylık yeni hükümetinin bunu barış görüşmelerine kapıyı açmak için bir fırsat olarak değerlendiriliyordu.

13 Ocak 2005’te Endonezya'nın Aceh bölgesindeki ayrılıkçı gerillalar, hükümete ateşkese katılma ve tsunami felaketinden en fazla zarar gören bölgedeki yardım çalışmalarının etkin şekilde yürütülmesine izin verme çağrısı yaptılar.

İsyancı Özgür Aceh Hareketi'nin yürüttüğü silahlı mücadele sonucu son 30 yılda bölgede çoğu sivil 15 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Endonezya'da, hükümet ve Özgür Aceh Hareketi adlı isyancı grup, 30 yıldır süren çatışmalar ardından 15 Ağustos 2005’te eden Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de bir barış anlaşması imzaladı. Acehlilerin, Helsinki'deki imza töreninini izleyebilmeleri için, eyaletin başkenti Banda Aceh'in en büyük camii çevresine, dev ekranlar kuruldu. Camilerde de, anlaşmanın gerçekten barış döneminin başlangıcı olması için dua edildi.

Görüşmeler, Aralık ayındaki tsunami felaketi sonrası yeniden başlamış ve beş tur sonunda anlaşmaya varılmıştı.

Anlaşmaya göre, isyancılar Aceh adası için bağımsızlık talebinden vazgeçecek ve silahlarını 2005’in Aralık ayına kadar teslim edeceklerdi. Buna karşılık önemli ölçüde özerklik edineceklerdi. Bölge yönetiminde kendilerini temsilen siyasi partiler kuracaklar, kendi bölgelerini yönetmek üzere bir hükümete kavuşacaklardı. Endonezya hükümeti ise buna karşılık, yine 2005’in Aralık ayına kadar Aceh'deki, Aceh kökenli olmayan tüm asker ve polislerini çekecekti. Ayrıca belirli koşullarla, hapisteki siyasi mahkumlar serbest bırakılacak, hareketin eski savaşçılarına da, sivil yaşama uyum sağlamalarına yardımcı olmak için toprak teklif edilecekti.

Silah bırakma ve asker çekme işlemi anlaşmanın imzalanmasından tam bir ay sonra İlk sınav 15 Eylül 2005’te başlayacak. Bu işlem, Avrupa Birliği ve Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği ASEAN'dan yaklaşık 200 gözlemci tarafından denetlenecek.

Hiç kimse bu sürecin kolay geçeceğine inanmıyor. Zaten önceki barış anlaşmaları taraflar arasındaki derin güvensizlik nedeniyle, bir türlü uygulanamamıştı. Ancak, şimdi bu anlaşmaya işlerlik kazandırmak için ortada gerçek bir siyasi iade var gibi görünüyor.

Endonezya'da Cumhurbaşkanı Susilo Bambang Yudhoyono, hükümetle asi grup arasında imzalanan barış anlaşmasının hükümlerini yerine getirmek için 31 Ağustos 2005’te ayrılıkçı Özgür Aceh hareketinin bütün üyelerini affetti. 1 Eylül 2005’te de Endonezya, ayrılıkçı Özgür Aceh Hareketi'nin cezaevinde bulunan yüzlerce üyesini serbest bıraktı. Bu kararla, yaklaşık 1500 kişi cezaevlerinden tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında 'vatana ihanet' suçlamasıyla tutuklanan Özgür Aceh Hareketi'nin üst düzey dört yetkilisi de vardı.

Serbest bırakılan üst düzey yetkililerden Tenguk Kamaruza, cezaevi çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Tahliyemiz, 30 yıldır sürdürdüğümüz mücadelenin sonucudur'' dedi. Ancak Kamazura, ''ateşkese ve her iki tarafın anlaşma hükümlerini uygulamasına saygı göstereceklerini'' de sözlerine ekledi.

Bu anlaşma sonrasında, ülkeyi terk eden asilere de, geri dönerek siyasi sürece katılmaları yönünde teşvik edici adımlar atılması öngörülüyor.

Aceh’te yaşanan gelişmeler, terör örgütü PKK’nın ve siyasi yandaşlarının Türkiye’den talepleriyle birebir örtüşüyor. Onlar da, “genel af”, “tüm militanların serbest bırakılması”, “Türk askerlerinin Doğu ve Güneydoğu’daki operasyonlara son vermesi”ni, “liderlerinin serbest bırakılmasını” istiyorlar.

Dünya’daki olayları birbirinden bağımsız görmek kadar büyük bir hata olamaz.

İsrail’de “milliyetçi” bir parti iktidarda ama; İsrail 30 yıldır elinde tuttuğu topraklardan çekiliyor.

Aceh’te yaşanan gelişmeler, Türkiye’deki etnik Kürt hareketinin neler yapmak istediğine ilişkin gerçek bir ipucu niteliğinde.

Yeter ki, anlamak isteyelim…

http://www.ulkucu.org/