Kandil Dağı'nı nice bilirsiniz?
Orası; bahar şenliği yapılan bir tepe midir?
Gördünüz; oradan, Türkiye'ye gelenler nasıl geldiler?
Kendilerince 'gerilla kıyafeti' dedikleri bir elbise içindeydiler.
Zafer işareti yapıyorlardı; savaşı kazanmışlardı sanki.
Her kasabada, her durakta zafer töreni yapıyorlardı. Şehirlerde bunların gelişini kutlamak için silahlar atılıyor; polis de, jandarma da ortalıkta gözükmüyordu.
Çocuklar; onları taklit ediyor; oyuncak silahlarla askere nişan alıyorlardı. Elifi görse mertek sanan kadınlar; mikrofonlara siyasi nutuk atıyorlardı.
Hükümet barış diyor; onlar savaş için propaganda yürütüyorlar; militan derliyorlardı.
SEYYAR MAHKEME
Geldiğimiz süreçte; devlet; devletin hukuk sistemini hiçe sayan bir uygulama yapıyor. Hukuk tarihinde olmayacak biçimde SEYYAR MAHKEME kuruyor; Kandil'den gelen teröristlerin ayağına savcı ve hakim gönderiyordu. Kandilliler; sınırda kurulan mahkemedeki hakimin karşısına çıktıklarında; 'Sayın Öcalan!' diye söze başladılar.
Hakim onları uyardı: 'Böyle demeyin; suç işlemiş oluyorsunuz.'
Onlar yine 'Sayın Öcalan!' diye başladılar ve 'Önderlik istedi, biz de geldik!' diye PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'ı açıkça yücelttiler.
Üstüne üstlük, onlara teslim olmada avantaj sağlayan pişmanlık yasasından faydalanmak istemediklerini de söylediler.
Teslim oluşlarını; Türkiye'ye diz çöktürmek gibi gösterdiler.
Hakim; bu davraşı görmezden, bu sözleri de duymazdan geldi.
Hükümet; 'Türkiye'de barış ortamı yaratmak' adına yargının böyle yapmasını istiyordu. Yargı da siyasetin bu isteğine uygun biçimde davranıyordu.
Bu durum sürecek... Türk adaletinin PKK'lı teröristleri; sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi kabul etmesi devam edecek. Demokratik açılım, Milli Birlik Projesi gibi adlar verilen bu siyasi proje yürüsün diye, adalet organı; üzerinde oturduğu yasaların bir bölümünü çiğneyecek.
Siyasi irade; 'Ülkeyi huzura kavuşturmak için biz de adalet sistemi de böyle davranmak zorundayız.' diyebilir, demektedir de...
Hükümetin yanındaki gazeteler, televizyonlar; PKK'lılar için yasaların çiğnenmesini, seyyar mahkeme kurulmasını 'memnuniyetle' karşılıyorlar.
Hem de PKK'lıların aynı anlarda sınır karakollarımızı bombaladığı haberleri gelirken...
Haydin, beni de o yandaşlar arasına katın; ben de iyi oluyor, diyeyim.
PROF. HABERAL TERÖRİST ONLAR DEĞİL
Bugün; devlete karşı suç işleyenleri affetme sürecine girdik.
Bunu bile anlayabilirim...
Bir de Ergenekon tutukluları var. Ortada cinayet yok, silah yok, elebaşı yok... İddia şu ki bunlar AKP hükümetine karşı darbe yapacaklarmış.
Ünlü profesörler, yazarlar, avukatlar, emekli paşalar Ergenekon Terör Örgütü adı verilen bir örgütün üyesi diye idam üstüne idam istekleri ile yargılanmaya başladılar.
Şu adalete yeniden bakın lütfen:
Hükümetin emrine girmiş olan adalet; Habur'da PKK'lılara 'Öyle konuşmayın, suç işlemiş oluyorsunuz!' diye akıl veriyor. Ve teröristin ifadesi suç olur diye tutanaklara yazılmıyor ki serbest bırakılabilsin. Aynı adalet; AKP'ye karşı olan yapılanmaya ise en sert ceza maddelerini istiyor.
Söz konusu PKK olunca sokakları ateşe verenler, karakol basanlar, araç yakanlar görmezden geliniyor.
Söz konusu AKP'yi eleştirmek olunca; gizli telefon dinlemeleri ile, zorlama yorumlarla, gizli şahitlerle terör örgütü icat ediliyor.
Olaylara tarafsız bir gözle bakın rezaleti daha açık göreceksiniz: Kandil'e çıkan, can alan adamlar terörist değil ama AKP iktidarını eleştiren ünlü cerrah Prof. Mehmet Haberal terörist...
İşte asıl acı olan budur.
Devlete silah çekersen affedilirsin ama AKP'ye karşı olursan, PKK'lıdan daha ağır terör suçlusu yapılırsın...
Soruyorum: AKP; Türk devletinden daha mı önemlidir?
Eğer AKP hükümeti barış adına PKK'yı affetme sürecini başlatmış ise hemen Ergenekon tutuklularını da bıraktırmalıdır. Kimse bana bağımsız yargıdan söz etmesin o yargıyı Habur'da gördük.
Ergenekon davasının siyasi bir dava olduğunu herkes biliyor.
İşte bu yüzden yeniden öneriyorum: AKP; devletten daha önemli değildir. Devlete karşı işlenen suç görmezden geliniyorsa; AKP'ye karşı olanların örgütlülüğü de görmezden gelinmeli; Ergenekon tutukluları hemen serbest bırakılmalıdır...
http://www.gunes.com/2009/10/23/yazarlar/y4.html


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla