• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Hulki CEVİZOĞLU -Maziye bak!..

    Yıl 1933. Dünyaca ünlü bilim insanı Prof. Albert Einstein, Atatürk Türkiye’sinden “yardım” istiyor!..
    Bakınız Başbakana (İ. İnönü) yazdığı mektupta nasıl hitap
    ediyor:
    “Ben, sadık hizmetkârınız
    Prof. Albert Einstein,
    Ekselansları,
    ... Almanya’dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine izin vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselânslarınızdan rica ediyorum.
    ... Bu ilim adamları, bir yıl müddetle, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde, hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu
    etmektedirler.
    ... hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde, sadece yüksek düzeyde bir insâni faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etme cüretini
    buluyorum.
    Ekselânslarının sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan,
    Prof. Albert Einstein.”
    Bir de bugünkü hâlimize
    bakınız..



    Hangi Dağlar’ca?..
    Biz hangi biziz? Örneğin, 17 yıl önceki “biz” ile bugünkü “biz” aynı mıdır?..
    Arada “dağlar” kadar fark yok mudur? (Yoksa hep aynı mıyız?)
    Ölümünün birinci yılında, Fazıl Hüsnü Dağlarca hakkında bir kitap yayınlandı: “Söz Kuşlarından Kalan Parıltı”
    Yazarı, bu adı beğenmemiş. İlk bakışta bana da çok süslü gelmişti ama “söz uçar” dan yola çıkınca çok mantıklı ve şık buldum. Kuşlar gibi uçup giden sözlerin bıraktığı parıltı!..
    Tam da bir şaire yakışır cümle.
    Zaten bu adı, kendisiyle röportaj yapan yazara Dağlarca önermiş.
    Yazar Yasemin Arpa’nın söyleşisi, Dağlarca’nın isteği üzerine öldükten sonra yayınlanmak için tam 17 yıl
    beklemiş.
    Orada, öne çıkarılan bir bölüme takıldım. Şöyle demiş Fazıl Hüsnü:
    “Ben çok kız çocuğuna âşık oldum. Onlarda hem çocuk hem de hanım tadı var. Çünkü onlar her şeyin yabancısı. Hiçbir şeyi yorumlayamıyorlar. Asıl aşk onlarda. Bir kız çocuğu gördüm. Memelerini duvara sürtmekten haz duyuyordu. Badanalı duvara!.. Hem de çırılçıplak!..”
    Yaşasaydı, bugün de aynı görüşüyle mi öne çıkardı şair?
    O yüzden sordum, yineliyorum: 17 yıl önceki biz, bugünkü biz miyiz?
    Arada Dağlar’ca fark yok mu?.. Dağlarca bu muydu?..



    Hitler’e teklif
    Türkiye’de telif haklarına saygısızlığın ve intihallerin (çalıntıların) boyutunu biliyoruz.
    Bırakınız bunu, daha da ileri giderek milyonlarca kitabın korsan baskısının yapıldığına tanık
    oluyoruz.

    Şimdi böyle bir ülkeden, dışarıya bakalım ve 1940’lara gidelim.
    İkinci Dünya Savaşı yılları.. Hitler Almanya’sı İngiltere’ye de bomba yağdırıyor... O sırada BBC Radyosundaki bir programcı, Hitler’in “Kavgam” adlı kitabından alıntılar yapıyor.
    BBC yönetimi, telif haklarına saygısından dolayı, Hitler’e para ödemek istiyor!..
    Evet, inanılacak gibi değil ama; İngiltere’nin devlet radyosu kendilerini bombalayan en büyük düşman Hitler’e “telif ödeyeceğim” diye tutturuyor.
    Olacak şey değil ama BBC çok ısrarlı davranınca, bir formül bulunuyor ve Norveç aracılığı ile Almanya’ya telif ücreti ödeniyor!..



    Artık baskılar
    halka mı yöneldi?
    Okuyucu ve izleyicilerden öyle iletiler geliyor ki, toplumun ne hâle getirildiğini yakından anlıyorsunuz.
    Bir vatandaşımız diyor ki:
    “Ben artık gündemi de takip etmiyorum, basına yansıyan kayıkçı kavgalarını da...
    26 yaşımdayım ama inanır mısınız, kimi zaman kendimi 50 yıl yaşlanmış hissediyorum.
    Aydınlar, sizler bizler yıllardır birilerinin gerçek niyetlerini anlatmaya çalıştık da ne oldu? Kimi inandırabildik? Yıllardır her tehdide komplo teorisi diyen, paranoya diyenler şimdi gerçeği gördüler mi?”
    Bir başkası:
    “Bir gazetenin internet sitesine, kimseye hakaret etmeden yorum gönderiyordum. Bir gün polis ev telefonumu arayarak basın savcılığına çağırdı. Gittiğimde, ’Kayıp Trilyon’davası hakkındaki yorumum önüme kondu.
    Bu birkaç kez tekrarlandı.
    Sonradan öğrendiklerimden hayrete düştüm. (...) Emniyet Müdürlüğü’nde bir birim kurulduğunu ve bunun Cumhurbaşkanı Gül hakkında muhalif yazı yazanları tespit ettiğini ve savcılığa verdiğini öğrendim.(...)
    Artık hiçbir yere yorum yazmıyorum.
    Bu sindirme kampanyası artık halka kadar inmiştir.



    Ölüm ve özgürlük
    Baskı ve istibdat,
    edebiyata da yıllarca konu oldu. Bu alanda çok ünlü şair ve yazarlar var. Bizden biri,
    Namık Kemal’i hepimiz
    biliyoruz.
    Onun “Hürriyet Kasidesi”nden bir dize:
    “Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
    Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten”


    kynk


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    TORMENTED SOUL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    5,967
    Karizma Gücü
    7
    günümüzde ancak barak obamaya mektup yazılır
    hatta belki yazılmıştır ben burada bir örneğini vereyim bire bir tutarsa devlet sırrını açıklamış olurum bu da bir ilk olur forumda..
    “Ben, sadık hizmetkârınız
    -buraya isim yazmayalım din diyen kömür dağıtan amerikayı arkasına alan yada arkadan amerikayı alan her siyasetçi olur-
    Ekselansları,
    ... İstemediğiniz kadar bol bulunan adamlarımla ortadoğuya dair her projenizi gerçekleştirmek için önce elinizi eteğiniz öpmek sonra da çalışmalara daha evvel alışmış olduğunuz bir isimle parti kurarak Türkiye'de devam etmek istiyorum. Malum isimli partide daha evvel kandil kullanılmış amblem olarak ama teknoloji gelişti idare edeceğiniz ümidi içerisindeyim.
    ... Bu siyasetçiler sizin öngördüğünüz süre kadar, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birine bağlı kalarak, hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler.
    ... hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde, sadece yüksek düzeyde bir hain faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağımızı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etme cüretini buluyorum.
    Ekselânslarının sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan,
    herhangi bir vatan haini"
    Tecavüzcü Coşkun - Şahin K - Nuri Alço parti kursun
    güle diken, memleket insanına..
    hatta obama reis-i cumhur olsun zenciden aşağısı bu milleti kesmez

    Eğer bankaya 100 pound borcunuz varsa bir sorununuz var demektir. Ancak borcunuz 1 milyon poundsa bankanın bir sorunu var demektir

    AŞK kişinin kiminle yatacağını gösteren bir pusuladan başka birşey degildir

    biri haddimi bildirsin -postayla yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır-


    bir sorunu çözmek istiyorsanız kaynağını yok etmelisiniz...
    içimdeki çocuğu attaya götürdüm, geri gelmek istemedi orada bıraktım

  3. #3
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Bir gazetenin internet sitesine, kimseye hakaret etmeden yorum gönderiyordum. Bir gün polis ev telefonumu arayarak basın savcılığına çağırdı. Gittiğimde, ’Kayıp Trilyon’davası hakkındaki yorumum önüme kondu.
    Bu birkaç kez tekrarlandı.
    Sonradan öğrendiklerimden hayrete düştüm. (...) Emniyet Müdürlüğü’nde bir birim kurulduğunu ve bunun Cumhurbaşkanı Gül hakkında muhalif yazı yazanları tespit ettiğini ve savcılığa verdiğini öğrendim.(...)
    Artık hiçbir yere yorum yazmıyorum.
    Bu sindirme kampanyası artık halka kadar inmiştir.
    ama bu kadarıda inanılmaz... gerçekten oluyormu bu yazılan ...

    eğerki oluyorsa artık yorumda yazmak tehlikeli olmaya başladı... ne diyelim herşey güllük gülistanlık!! başımızdakiler sahteci değil !! açılımların devamını diliyoruz !!!!

    neme lazım ufak bir eleştiride bu anlatılan insanların başına gelebilir..
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •