BAŞBUĞ MEDYAYI SUÇLADI:
AKP ve Gülen'i Bitirme Planı için zamanında “Doğruysa gereği yapılır” diyen Org. Başbuğ dün belgeyi unutup medyayı suçladı.
Genelkurmay'da hazırlanan İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın ıslak imzalı orijinalinin ortaya çıkması ve karargâhta belgeyle ilgili “temizlik” yapıldığı ihbarı üzerine dün TSK'dan üç maddelik tuhaf bir açıklama geldi. Açıklamaya göre, belgeye yansıyan planın TSK'da yapılmış olması değil ama bu planla ilgili ihbar mektubunun medyada yer alması “hukuk devleti adına kaygı verici,” haberin verilişinin yayına göre farklılığı ise “dikkat çekici.” Genelkurmay ayrıca “Hukuk devletinde her şeyin yasalara uygun yürütülmesine hiçbir kimsenin ve kurumun itirazı olamaz” dedi. AKP'li Bozdağ ise Başbuğ'a sözünü hatırlattı: Belge doğru, gereğini yapın.
AKP Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ, orijinali savcılığa ulaşan “İrticayla Mücadele Eylem Planı” konusunda Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'u görev çağırdı. Başbuğ'un “belge doğruysa gereğini yaparım” diyerek güvence verdiğini hatırlatan Bozdağ, “Belge doğruysa bu belgeyi hazırlayan personel hakkında gerekli idari işlemlerin yapılarak gerekli müeyyidelerin uygulanmasını bekliyoruz” dedi. MHP ve CHP ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
“Suç duyurusunda bulunduk”
Taraf'a konuşan Bozdağ, Taraf'ın belgeyi yayımladığı günlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak, orijinal belgenin ulaşmasıyla birlikte savcıların yeni delileri değerlendirerek gerekli işlemleri yapacağını söyledi. Suç duyurusunda, Taraf'ta yayımlanan belgenin araştırılıp doğruysa sorumlularının cezalandırılmasını istediklerini anlatan Bozdağ, orijinal belgenin savcılığa ulaştığı yönündeki haberlerin doğru olması halinde Genelkurmay Başkanlığı'nın da sorumlular hakkında idari işlem yapmasını beklediklerini kaydetti. Bozdağ, şöyle konuştu:
“Soruşturma açılmalı”
“Eğer gazetelerde yer alan haber ve bilgiler doğruysa o zaman yeni bir durum ortaya çıkmış demektir. Daha önce Sayın Başbuğ bunun bir ‘kağıt parçası' olduğunu söylemişti. Askeri Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararın da nihai karar olmadığı, bu bilgi ve belgenin doğruluğuna dair yeni deliler çıkartılırsa bunun soruşturulacağını söylemişti. Bu durumda çıkan haberler doğruysa yapılan açıklamanın gereği olarak bu soruşturmanın açılması gerekmektedir. ‘TSK, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine bağlı ve saygılıdır. Bu ilkelere aykırı davranışlarda bulunan ve bulunabilecek bir personeli bünyesinde bulundurmaz' ifadesi en büyük teminat olmuştu. Eğer bu belge doğruysa bu belgeyi hazırlayan personel hakkında gerekli idari işlemlerin yapılarak gerekli müeyyidelerin uygulanmasını bekliyoruz.”
Albay 18 saatte tahliye edilmişti
Kurmay Albay Dursun Çiçek, önce Ergenekon savcıları tarafından ‘darbecilerle bağlantıları'nın anlatıldığı bir ihbar mektubu nedeniyle sorgulandı. Sorguda ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın ayrıntıları da soruldu.
Çiçek, sorgulanmasının ardından ‘silahlı terör örgütü üyeliği' suçundan nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Mahkeme ‘kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular mevcuttur' diyerek Albay Çiçek'in tutuklanarak Hasdal Askeri Cezaevi'ne gönderilmesine karar verdi. Aynı gece Çiçek'in avukatının itirazını hemen değerlendirmeye alan üç kişilik 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, geçici üye hakim Faik Saban'ın da bulunduğu toplantıda ‘oy çokluğu' ile tahliye kararı verdi. Böylece Çiçek'in tutukluluğu sadece 18 saat sürdü.
Darbe günlüklerinden eylem planına
Albay Dursun Çiçek'in ismi ilk olarak 20 Haziran 2008'de yine Taraf'ın ortaya çıkardığı ‘Lahika-1' belgesiyle gündeme gelmişti. Belgeye göre, Genelkurmay, ‘üst yargı organları başkanlarını TSK ile aynı paralelde hareket ettirmeyi' amaçlıyordu. Basın mensupları düzenli temasla yönlendirilecekti. Çiçek'in adı, Oramiral Özden Örnek tarafından hazırlandığı belirlenen‘Darbe Günlükleri'nde de Dz. P. Kur. Yb. rütbesiyle sık sık yer aldı. Ayrıca Ergenekon sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon'da ele geçirilen 14 No'lu CD'deki belge ve fotoğrafların Çiçek tarafından gönderildiği ileri sürüldü.
Erdoğan: Sonuna kadar üzerine gideceğiz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'dan Pakistan'a hareketinden önce Antalya Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın orijinalinin ortaya çıkması ve Adlî Tıp'ın ‘ıslak imza' tesbitini değerlendirdi. Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, “Daha önce bu konuda sonuna kadar gideceğinizi beyan etmiştiniz. Hükümetinizin bundan sonra atacağı adımlar neler olacaktır” sorusuna şu karşılığı verdi: “Yürütme olarak bize ne düşerse onu sonuna kadar yapacağımızı söylediğimiz gibi, bundan sonra da yine aynı kararlılık içerisindeyiz. Akşam farklı, sabah farklı konuşmayı sevmem. Arkadaşlarım da böyle bir şeyin içerisine asla girmezler”
http://www.samanyoluhaber.com/h_3239...ak-manset.html
Belgenin gerçek olduğu başından beri belliydi.Verilen tepkinin şiddetinden belliydi.Ama bu kez savcılardan kaçışları yok gibi


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla





