• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Karşılıksız aşk, depresyona sürüklüyor !

    Karşılıksız aşk, depresyona sürüklüyor !

    Karşılıksız aşkın bedelini nasıl öderiz, kimler kara sevda çekmeye daha yatkın?


    Çoğumuz hayatımızın bir döneminde karşılıksız aşk sendromunu mutlaka tatmışızdır. Ne yazık ki, aşkın en ızdıraplı hali olan ''karşılıksız aşk'', kimisine göre başa çıkılmaz bir hal olarak tanımlanırken, kimisine göre de mutluluk kaynağı olarak gösterilebiliyor. Aslına bakarsanız en yoğun duygularla yaşanılan aşk, karşılıksız olarak yaşanılandır. İlişkilere baktığımızda birçoğunun çok büyük aşklarla başlayıp, bir dönem sonra yerini sevgiye bıraktığını görüyoruz. Peki, karşılıksız kalan aşklar ne gibi sorunları doğuruyor? Bu aşklar beraberinde depresyon ve benzeri hastalıkları da sürüklüyor mu? Uzmanlara danıştık ve karşılıksız aşkların yarattığı etkileri öğrendik...

    DEPRESYONUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

    İnternational Hospital'dan Psikolog Ferahim Yeşilyurt, karşılıksız aşkların depresyona yol açabileceğini ve bununla ilgili yapılması gerekenleri şöyle özetliyor:

    ''Depresyonun belirtileri arasında daha çok ruhsal belirtileri bilinir. Oysa depresyonun fiziksel olarak da çok farklı etkileri vardır. Depresyondaki kişilerde, bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesindeki ana neden, vücudun kortizon seviyesindeki düşmedir. Aynı zamanda vücuttaki bağışıklık sitemindeki hücre sayısı azalmaktadır. Depresyondaki kişilerin kalp damar hastalıklarına, enfeksiyon hastalıkları ve kronik hastalıklara yakalanma oranları artmaktadır. Bunun yanı sıra tedavide de güçlüğe neden olmaktadır.''

    Karşılıksız aşk, kişi için ağır strese neden olabildiği için ve depresyona sebebiyet verebildiği için dolayısıyla fiziksel bir hastalığa yakalanmaya neden olabilir. Ancak farklı nedenler de bu duruma sürükleyebilir. Kişiler bu sorunlarla baş etmekte zorlandıklarında bağışıklık sitemlerini güçlendirmek için uzmanlardan yardım alabilirler. Diğer taraftan ağır stresin yarattığı bu durumlarla daha iyi baş etmek için stresle baş etme becerilerini güçlendirmeye çalışmaları faydalı olacaktır.
    Medical Park Fatih Hastanesi'nden Klinik Psikolog Sinem Demir; 'karşılıksız aşk'ın psikolojik yansımalarını değerlendirdi:

    Kimler karşılıksız aşk yaşamaya yatkındır?

    - Kendini çirkin görenler: Karşılıksız aşk yaşamaya yatkın olanlar, fiziksel görünümlerine yeterince güvenmeyen ve/veya duygusal olarak yeterince tecrübe kazanmamış kişiler olabilirler.

    - Sevilmeyi hak etmediğini düşünenler: Sevgi açısından eşit, doyum veren bir ilişkide 'özne' olmak yerine 'teğet geçen' veya hiç var olmayan ilişkilerde 'nesne' olmak, kişisel senaryolar ile ilgili olabilir.

    - İleri yaş krizine girenler: 'O benim kısmetim' gibi bir algı ise, kişi eğer 'evlilik zamanı geldi, hatta geçiyor' gibi bir yaş döneminde ve toplumsal bir baskı altında ise gelişebilir. Böyle bir dönemde 'bulunan' kişiyi bırakmama eğilimi artabilir.

    KARŞILIKSIZ AŞKTAN BESLENENLER VAR

    Madalyonun diğer yüzünde ise, kendilerine karşılıksız aşk beslendiğinin farkında olmayanlar kadar, karşılıksız aşktan beslenen kişiler de vardır. Bu kişiler kimi zaman kendilerinden hoşlanıldığının farkında olup, bu durumu 'ego besleme' malzemesi olarak kullanabilirler. Kendilerinden hoşlanan kişiye bir yandan flörtöz mesajlar verirler ve ilgilendiklerini hissettirecek doğrudan/dolaylı davranışlar sergilerler. Ancak tam olarak gerçek bir ilişki yaşamaya yanaşmazlar ve özellikle kendilerinden hoşlanan kişinin gözleri önünde 'ne kadar ilgi çekici olduklarını' ispat etmeye çalışırlar. Hoşlandıkları (geçmişte, gelecekte veya o an süre giden) 'gerçek' ilişkilerinden söz etmek, özellikle kendilerinden hoşlanan kişiye varlıklarını hatırlatma çabasında olmaları gibi... Bu, karşısındakinin duygularını taciz etmek ve bu şekilde kendi egosunu beslemek açısından, narsistik ve antisosyal bir durumdur. Bu kişiler genellikle 'yardım alan' konumunda olmazlar ancak derinliği/sıcaklığı olan duygularının ve vicdanlarının katılaşması açısından risk altındadırlar.

    KARŞILIKSIZ AŞK MAĞDURLARINA ÖNERİLER:

    - GENÇLİKTEN ÇIKANLAR PSİKOLOĞA: Ergenlikte platonik ve karşılıksız aşklar daha normal sayılabilir ancak ilerleyen yaşlarda, uzun süre veya tekrarlayan şekillerde 'karşılıksız aşk' yaşanıyorsa, psikoterapi yardımı almak gerekebilir. Bu kişiler 'saplantılı, güçsüz' olarak damgalanmamalı, psikolojik destek almaya yönlendirilmeliler. Psikoterapide, kişisel senaryolar yeniden değerlendirilir ve yapılanır, duygusal olgunlaşma konusunda psiko-eğitim verilebilir.

    - HOBİLER EDİNİN SOSYALLEŞİN: 'Karşılıksız sevme' halinden çıkarken, gerçekten var olmayan, örneğin bir film kahramanı bile 'hoşlanma figürleri' olarak hayal edilebilir (tamamen hayal dünyasında takılıp kalmamak kaydıyla). Duygu ve düşüncelerin daha sağlıklı hale gelmesi, diğerleriyle eşit olunacak ve 'karşılığı olan' sosyal ilişkiler geliştirmek için spor ve sosyallik içeren hobilere yönelebilinir.

    Güneş / Esra Cengİz
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  2. #2
    lisan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-04-2008
    Mesajlar
    2,014
    Karizma Gücü
    5
    yazııık karşılıksız aşk acısı çekenşlere

    Bunları yapın düzelin işte
    ''Senden başka hiç bir şeyim yok
    ama
    Herşeyi olupta sana sahip olamayanlar için
    üzülüyorum''

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    01-03-2011
    Mesajlar
    50
    Karizma Gücü
    0
    insan kafayı yer valla..herşey olur

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •