BAHÇELİ AÇIKLAMA YAPTI

28.10.2009 12:15

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, demokrasiye komplo belgesi ile ilgili olarak "Demokrasi dışı kirli oyunlar soruşturulsun" dedi.

Bahçeli yazılı açıklamasında şunları da söyledi:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Son dönemde yaşanan gelişmeler, merkezinde kanlı terör örgütünün siyasallaşmasının bulunduğu bir senaryonun Türkiye'ye dayatılmasında son aşamaya gelindiğinin işaretlerini vermeye başlamıştır'' görüşünü savundu.

MHP Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, Bahçeli'nin 27-28 Ekim 2009 tarihlerinde Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, milletvekilleri ve il başkanları ile yapılan özel gündemli toplantılardaki değerlendirmelerine yer verildi.

Bahçeli, MHP'nin 8 Kasım Pazar ''Sonsuza Kadar 'Var ol' Türkiye'' 9. Olağan Büyük Kurultayı'nın yapılacağını hatırlattı.

Kurultayın anlamının Türkiye'nin içinde bulunduğu ağır şartların ve olayların analiz edildiğinde daha iyi anlaşılacağını ifade eden Bahçeli, ''Türkiye'nin, AK Parti hükümetiyle her geçen gün daha vahim gelişmelere açık hale geldiğini, gerilim, çatışma ve kavga ortamına biraz daha sürüklendiğini'' ileri sürdü.

Son dönemde yaşanan gelişmelerin, ''merkezinde kanlı terör örgütünün siyasallaşmasının bulunduğu bir senaryonun Türkiye'ye dayatılmasında son aşamaya gelindiğinin işaretlerini vermeye başladığını'' savunan Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Milli devlet niteliğimizin ve üniter yapımızın yeniden düzenlenmesi, Başbakan tarafından kaşınan etnik kimliklerin milli kimlikle yer değiştirmesi, alt kimlik ve kültürlere anayasal zeminde siyasi ve hukuki azınlık statüsünün tanınması, ayrıştırılmaya çalışılan etnik kimliklerle siyaset yapılmasının önünün açılması ve siyaset ortamının yeniden yapılanması, eğitimin etnisiteye göre tanzimi ve kimliklere dayalı kamu düzeninin sağlanması, 'fırsat' ve 'çözüm' adıyla propaganda edilmeye başlanmıştır.

Türkiye üzerinde sahnelenmek istenen bu oyunun nihai hedefi, tek millet ve tek devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti'nin milli birlik, bölünmez bütünlük ve milli egemenlik anlayışının yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, çok milletli parçalı bir devlet yapısının kabul edilmesidir.''

''Hükümetin bugün hiçbir milli meselede direnme ve dayanma imkanı kalmadığını'' savunan Bahçeli, ''ısrarla sürdürülmeye çalışılan gayri milli politikaların Türkiye'yi bir uçurumun kenarına kadar getirdiğini ileri sürdü.

''Bin yılın köklü ve derin kardeşliğine dayanan sosyal, siyasal ve kültürel mutabakatın yerine öfke ve kuşkuların yer aldığı tehlikeli bir çatışma sürecinin konulduğunu'' savunan Bahçeli, ''yaşanan ağır ekonomik krizin de hükümeti küresel güçlere tam bir teslimiyete ittiğini, dayatma listelerinin Başbakanın önüne konulduğunu'' öne sürdü.

Bahçeli, şunları kaydetti:

''Direnme imkanını tamamen kaybeden hükümeti fırsat olarak gören yerli ve yabancı mihraklar, milletimiz için sakladıkları ertelenmiş niyetlerini ve taleplerini ardı ardına sıralamaya başlamışlardır.

Türkiye, özellikle son aylar içinde, tarihinde yaşamadığı bir teslimiyet ve zafiyet göstermiş, aziz milletimizin mukaddesatımızı asırlardır taşıyan yüksek vicdanı hükümet eliyle ağır yara almış ve derinden hırpalanmıştır. Başbakan Erdoğan'ın sözde 'Kürt açılımı' etiketiyle gündeme getirdiği yıkım projesinin söylemden eyleme geçmesinin ilk adımı geçtiğimiz hafta atılmıştır. İmralı canisi ile kol kola giren Başbakan Türkiye'nin milli birliğinin temellerine ilk darbeyi Habur'da vurmuştur. PKK kontrolündeki Mahmur kampından ve terör örgütünün Kandil kadrosundan 34 kişinin Türkiye'ye gelmesi ve sonrası yaşanan gelişmeler, Türk milletini derinden sarsmıştır.''

Yaşananların siyasi ve hukuki sonuçları ve yansımaları olmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Bahçeli, bu senaryoda sorumluluğu olan herkesin zamanı geldiğinde mutlaka hesap vereceklerini ifade etti.

''Terör örgütü üyelerinin Türkiye'ye gelişi sırasında bölgede devlet otoritesinin felce uğradığı, yerini kin, nefret ve husumet gösterileriyle devlete meydan okuyan terör örgütü ve maşalarına bırakıldığını'' ileri süren Bahçeli, Hükümet ve devlet görevlilerinin de ''bu ihanet resmi geçidine nezaret ettiğini, bunu adata bir devlet törenine dönüştürdüğünü'' savundu.



-''ANAYASA VE KANUNLAR ÇÖPE ATILMIŞTIR''-



Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Bu vesileyle Başbakan'ın teröristlere örtülü af projesinin fiilen hayata geçirilmesinin ilk provası yapılmış, teröristlerin gururunun rencide edilmemesi adına, Türkiye Cumhuriyeti devletinin onuru ve haysiyeti ayaklar altına alınmıştır. Bu süreçte hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çiğnenmiş, Anayasa ve kanunlar çöpe atılmıştır.

AKP hükümetinin talimatıyla 'teröriste özel imtiyazlı uygulama' yapılmış, 'terörü koruma içtihadı' oluşturulmuş ve 'Kandil dokunulmazlığı' getirilmiştir.

Başbakan Erdoğan'ın bu alçak tabloyu 'son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olarak gördüğünü' açıklaması ve İçişleri Bakanı'nın da 'bunun demokratik açılımın yeni bir safhası olduğunu' ilan etmesi, AKP hükümetinin gerçek niyetlerini göstermesi bakımından önemle not edilmelidir. Başbakanın bu rezaletin davet ettiği toplumsal tepkiler karşısında Avrupa'dan gelecek ikinci ihanet kafilesinin gelişini ertelemesi, sadece taktik bir zamanlama ayarlamasıdır.''

Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın ''terör örgütüyle yürüttüğü pazarlık ve müzakerelerde mutabık kalınan çerçevenin dışına çıkılması nedeniyle öfkelendiğini'' iddia ederek, ''bu yıkım projesini Türk milletine hazmettire hazmettire dayatma planlarının aksadığını düşünen Başbakan'ın, şimdi zaman kazanarak tepkilerin dinmesini beklediğini'' görüşünü savundu.

Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:

''AKP hükümeti, İmralı canisi ve terör örgütünün Kandil'deki elebaşlarıyla aracılı bir pazarlık süreci başlatmıştır. İlk terör kafilesinin Türkiye'ye gelişi ve haklarında hiçbir adli kovuşturma yapılmadan girişleri bu pazarlığın bir parçasıdır.

İmralı canisinin sözde yol haritası Başbakan'ın elindedir. Bu sürecin ilerletilmesinde İmralı'nın yol haritası ile Başbakan'ın 'oyun planı' koordine edilmekte, imkanlar ölçüsünde uyumlaştırılmasına çalışılmaktadır. Terör örgütünü perde arkasında meşru muhatap kabul eden AKP hükümeti, bu süreçte karşılıklı olarak atılacak adımların niteliğini ve zamanlamasını bir takvime bağlamayı amaçlamaktadır.

Kandil'deki terör elebaşları ilk kafileyi göndererek kendilerinin bir açılım yaptığını, şimdi bu pazarlık sürecinin ileri aşamalarına geçilmesi için AKP'nin adım atmasını beklediklerini açıklamışlardır. Bu beyanlar, karşılıklı adımlarla hayata geçirilecek projenin uygulama takviminin müzakere edildiğini göstermektedir.''



-''KAPANMAYACAK YARALAR AÇMIŞTIR''-



''Türkiye'ye gelen ilk terörist kafilesinin numune olduğu ve test amaçlı geldikleri terör elebaşlarının aynı gün yaptığı açıklamalarla ortaya konulduğu'' görüşünü dile getiren Bahçeli, ''bu kafilenin teslim olmak için değil, PKK'nın siyasi çözüm anlayışı konusunda temaslarda bulunmak ve lobi yapmak için geldiğini, bu amaçla beraberlerindeki mektupları sınırda kendilerini karşılayan mülki yetkiliye verdiklerinin de açıklandığını'' savundu.

Bahçeli, şunları kaydetti:

''İmralı canisinin birkaç gün önce PKK yayın organlarında yayınlanan sözde yol haritasının da bu yaklaşım üzerine bina edildiği açığa çıkmıştır. Başbakan'ın ilk kafilenin karşılanması sırasındaki gösteriler karşısında 'güven bunalımı oluştu, böyle devam ederse başa döneriz' sözleri, terör örgütü ile yapılan pazarlıkların açık bir itirafı olmuştur.

Başbakan Erdoğan bu sözleriyle PKK ile güvene dayalı bir ilişki kurduğunu, bu zeminde bir mutabakata varıldığını kabul etmiş, ancak bunun dışına çıkılması nedeniyle bu anlaşmayı geçici olarak askıya alındığını söyleyerek terör örgütüne sorumluluklarını hatırlatmıştır.

Terör örgütü ile güvene dayalı bir ilişki kurabilen bu Başbakan portesi çok iyi anlaşılmalıdır. Türkiye'nin karşısındaki ihanet tablosu maalesef budur. Teröristlerin barış elçisi, İmralı canisinin mihmandarı ve Başbakan'ın taşeronu olduğu bu 'Yıkım Projesi' bu niteliğiyle bir ihanet projesidir.''

Türk milletinin şehitlerine, gazilerine ve hatırlarına sahip çıkmak üzere ayağa kalktığını, ''hukukun teröriste göre şekil değiştirdiği, mahallinde portatif mahkemelerin kurulduğu, teröristin kahraman gibi karşılandığı görüntülerin Türk milletinde haklı infial uyandırdığını'' ifade eden Bahçeli, ''Sınırdan giriş yaparken, üzerlerinde taşıdıkları örgüt paçavralarıyla, barış gönüllüsü olarak takdim edilen ve hükümet nezdinde de öyle kabul gördüğü anlaşılan eli kanlı canilere yapılan hükümet teşrifatı milletimizde kapanmayacak yaralar açmıştır'' dedi.

Kaynak

Merak ediyorum siz başta olsaydınız ne yapardınız??
İmralıdaki o itin asılacağı zaman idamı kaldırdınız. Şimdi meydanlarda böyle konuşursunuz...