• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    sudenazlı.. <span style='color: #FF0000'>_NAZ_</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2009
    Mesajlar
    3,951
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Resulullah�ın (sav) dilinden cennet

    Giriş
    İnsan, dünya hayatında nefsindeki kötülükleri yenip ömrünü Allah'ın razı olacağı şekilde geçirmekle sorumludur. Bunun içinse kendisine ortalama altmış yetmiş yıl gibi çok az bir süre verilmiştir. Allah, rızasını kazanan kulları için, dünyadaki bu kısa yaşamın ardından, sonsuz ve eşsiz bir hayat yaratmıştır. Dünya hayatındaki bu ömür göz açıp kapayıncaya kadar, hızla tükenip geçmektedir. Bu süre içerisinde sabır gösteren, güzel ahlakta kararlı davranan, Allah'a samimi bir kul olan kimseler ahirette çok büyük bir mükafatla; sonsuz cennet hayatıyla karşılaşacaklardır. Kuşkusuz bu Rabbimiz'in kullarına olan ihsanının, rahmetinin ve sevgisinin çok önemli bir tecellisidir.

    Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır.
    (Al-i İmran Suresi, 133)
    Allah her insanı, herşeyin en güzelinden, en mükemmelinden zevk alacak ve bunlara karşı büyük bir özlem duyacak bir ruh ile yaratmıştır. Bu nedenle insan, hayatı idrak etmeye başladığı andan itibaren bu mükemmelliğe ulaşabilmek için, içinde sürekli olarak büyük bir istek duyar. Daima bir güzellik ve nimet arayışı içerisinde olur. Ancak buna ne kadar çok istek duyarsa duysun ve bunun için ne kadar çok çaba harcarsa harcasın, dünya hayatında hiçbir zaman aradığı mükemmellikle karşılaşamaz. Çünkü Allah dünya hayatını özel olarak kusurlu ve eksik olarak yaratmıştır.
    Elbette Allah'ın bu yaratışında pek çok hikmet vardır. Çünkü "O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24) ayetiyle bildirildiği gibi, Allah'ın yaratışı kusursuzdur. Rabbimiz herşeye güç yetiren, dilediğini yaratmaya kadir olandır. Dolayısıyla dünya hayatındaki bu eksikliklerin bir amacı vardır. Rabbimiz'in bu yaratışının hikmetlerinden biri, insanın cennetin varlığını kavramasına ve bunun için samimi bir gayret harcamasına yöneliktir.
    Allah insanın fıtratını ancak cennette rahat edebileceği ve nefsinin isteklerini ancak burada karşılayabileceği şekilde yaratmıştır. Kuran'ın pek çok ayetinde bu gerçek insana bildirilmiştir. Asıl hayatını cennette yaşayacağını, bu nedenle tüm çabasının da sonsuz güzellikler yurdu olan cennete yönelik olmasını hatırlatmıştır. Bu konudaki Kuran ayetlerinden bazıları şöyledir:
    Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)
    Gerçek şu ki, ebrar olanlar (iyiler, doğru olanlar), elbette nimetler içindedirler. Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler. Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde tanırsın. Onlara mühürlü, katıksız bir şaraptan içirilir. Ki onun sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar. (Mutaffifin Suresi, 22-26)

    İşte bunların karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlerdir�
    (Al-I İmran Suresi, 136)
    Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler. Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk yanında geçici) bir meta'dan başkası değildir. (Ra'd Suresi, 26)
    Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)
    Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i şerifinde dünya hayatının yanında, cennetin insan için nasıl büyük bir nimet olduğunu şöyle bir örnek ile açıklamıştır:
    Cennette, yay kadar bir yer, Güneş'in üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır. [Kütüb-i Sitte-14, s. 429/2]
    İnsan, bu konuda hiçbir bilgisi olmasa dahi, dünya hayatının eksikliklerini ve nefsindeki nimetlere karşı duyduğu özlemi kısaca düşündüğünde, bu gerçeği kolaylıkla anlayabilecektir. Zira Allah, dünya hayatının asıl hayat olmadığının anlaşılması için insana pek çok delil yaratmaktadır. İnsan hemen her gün, başta kendi bedeninde olmak üzere, dünya hayatının eksiklikleriyle karşılaşmaktadır. Sadece hayatta kalabilmek için dahi, çok sayıda tedbir almak zorundadır. En küçük bir ihmalde hastalıklarla, yaralanmalarla ve hatta ölümle yüzyüze gelebilmektedir. Ömrünün büyük bölümünü vücudunun acizliklerini telafi etmeye ayırır. Ancak tüm bu çabaya rağmen geçen yıllarla beraber vücudu büyük bir bozulmaya uğrar. İnsan bedeni gibi, en güzel çiçekler bile zamanla solar; en güzel renkli, en hoş kokulu güller, laleler, menekşeler çürüyüp bozulur. En lezzetli ve en taze görünümlü meyveler, sebzeler kısa süre içinde çürüyüp yenemeyecek hale gelir. En ihtişamlı evler, eşyalar, arabalar zamanla eskir, kırılıp dökülür.

    İşte bunların karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlerdir�
    (Al-I İmran Suresi, 136)
    Bu sayılanlar, insanın dünya hayatında muhatap olduğu milyonlarca eksiklikten yalnızca birkaç tanesidir. Ancak sadece bunlar bile, insanın özlem duyduğu asıl yerin dünya olmadığını anlaması için yeterlidir.
    İnsan, tüm bu eksiklikler karşısında içten içe, daima mükemmelliği, bu eksikliklerin hiçbirinin olmadığı bir dünyada yaşamayı ister. Hastalıkların, ölümlerin, savaşların, kavgaların, kötülüklerin, eksikliklerin, sıkıntıların hiç yaşanmadığı bir dünyanın özlemini çeker. Bu amaçla, hiçbir sorunun olmadığı mutlu bir hayatı, dünya şartlarında oluşturabilmenin yollarını arar. Oysa Allah, Kuran'da insanlara bu hayatı ancak cennette yaşayabileceklerini bildirmiştir. İnsanın bunun için yapması gereken ise son derece kolaydır: Rabbimiz'in rızasına uygun bir yaşam sürmek. Bunun ardından -Allah'ın takdiriyle- kendi istek duyduğundan ve hayal edebildiğinden çok daha üstün, kusursuz ve sonsuz mutlulukla dolu bir hayatla karşılaşacaktır.
    İnsanın aradığı, özlem duyduğu, sevdiği herşeyin sadece cennette olduğunu anlaması için, Allah Kuran'da cennet nimetleri hakkında pek çok bilgi vermiştir. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri doğrultusunda Rabbimiz'in bizler için hazırladığı bu eşsiz nimetleri anlatacağız.

    Rableri onlara Katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler.
    (Tevbe Suresi, 21)
    Ayrıca İncil'den, Kuran ayetleri ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ile mutabık olan sözlere de yer vereceğiz. Kuran ayetlerinde bizlere İncil'in zaman içinde tahrif edildiği, bu nedenle içinde çeşitli yanlış inanışları barındırdığı bildirilmektedir. Günümüzde mevcut olan İncil'de hak bölümler olabileceği gibi insanlar tarafından eklenmiş hatalı bilgiler de bulunmaktadır. Bu nedenle İncil'de yer alan açıklamaları Kuran ayetleriyle ve Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle uyumlu oldukları ölçüde değerlendirmeye almak gerekmektedir.
    Bu kitapta da bu ölçü göz önünde bulundurulmuş ve İslami kaynaklara uygun olan İncil açıklamalarına yer verilmiştir. Bu kitapla amaçlananlardan biri, insanlara asıl hayatın dünyada değil cennette yaşanacağını, nefislerinin istek duyduğu güzelliklerin dünyada değil cennette olduğunu hatırlatmaktır. Daha önce hiç düşünmemiş olsalar dahi, ruhlarındaki, mükemmelliğe karşı duydukları özlemi karşılayabilecek tek hayatın cennette olduğunu kavramalarına yardımcı olmaktır.
    Diğer bir amaç ise, insanların, cennetin eşsiz güzelliklerini, sonsuza kadar sürecek olan zevklerini derinlemesine tefekkür edebilmelerini sağlamaktır. Zira hem Kuran ayetleri hem de Peygamberimiz (sav)'in hadisleri, bizleri pek çok insanın daha önce hiç düşünmemiş olabileceği cennet nimetlerinden haberdar etmektedir. Cennetteki ihtişamın, sınırsız nimetin ve yaşanacak olan güzel hayatın anlaşılması, insanların cennete olan özlemlerini ve bu hayatı kazanmak için harcayacakları çabayı artıracaktır. Allah'ın sonsuz rahmetine ve eşsiz nimetlerine layık olabilmek için büyük bir şevk ve azimle hayırlarda yarışmalarına vesile olabilecektir.

    Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vadetmiştir...
    (Tevbe Suresi, 72)
    Elbette ki kitap boyunca yapılacak olan cennet tasvirleri, insan aklının ve bilgisinin kavrayışıyla sınırlıdır. Gerçekte Allah'ın Kuran'da bildirdiği ve Peygamberimiz (sav)'in hadisleriyle tarif ettiği cennetin mükemmelliği ve güzelliği, insanın dünyada kendisine verilen akılla kavrayabileceğinden ve tefekkür edebileceğinden çok daha üstün ve benzersizdir. İnsan cennete dair güzellikleri ancak dünya hayatında bildiği nimetlerle kıyaslayıp, bunlarla özdeşleştirerek anlayabilmektedir. Ancak Rabbimiz'in orada salih kulları için hazırladığı nimetlerin güzelliği, gerçek şekliyle ancak ahirette kavranıp yaşanabilecektir. İnsan ruhunun bunlardan alacağı zevk ancak orada tadılabilecektir. Bunun bir hikmeti ise, Rabbimiz'in tüm bu nimetleri ve güzellikleri yalnızca iman eden kullarına lutfetmiş olmasıdır. Allah inkar edenleri cennet nimetlerinden mahrum kılmıştır. Ayetlerde, cennete giremeyen kimselerin ahirette cennete karşı duyacakları derin özlemden ve yaşayacakları büyük pişmanlıktan bahsedilmektedir. Bu kimseler hasretle cenneti anacak, sonsuza kadar büyük bir pişmanlıkla cennete girmiş olmayı dileyeceklerdir. Elbette ki onlar da dünya hayatında cennetin varlığından, oradaki güzelliklerden haberdar olmuş ancak bu gerçeği göz ardı etmişlerdir. Nefislerindeki bu isteği dünya hayatında karşılayabileceklerini düşünerek var güçleriyle dünyaya yönelmişlerdir.
    Umulur ki bu kitapta anlatılanlar, böyle büyük bir yanılgıya kapılan insanların gerçek hayatın ahirette yaşanacağını anlamalarına ve yaşamlarını, Rabbimiz'in rızasını kazanarak geçirmelerine vesile olur. İman edenlerin ise cennete kavuşma özlemlerini, şevk ve azimlerini artırarak Allah'ın en sevdiği kullarından olabilmek için hayırlarda yarışmalarını sağlar.


    İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır.
    (Bakara Suresi, 82)
    görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Resulullah�ın (sav) dilinden cennet demişinizde hep siz anlatmışsınız.Üstelik destek olarakta dünyaya ait resimlerle süslemişsiniz.


    Bu konuda Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin kimse eline su dökemez..Bence bir okuyun.


    Bendende size bir katkı olsun ilgili hadisler..

    CENNETE GİRECEK OLANLARA VERİLECEK HURİLERİN ÖZELLİKLERİ
    2533- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennetliklere verilecek kadınlar olan hurilerin baldırlarının beyazlığı yetmiş kat elbisenin altından görülür hatta ilikleri bile çünkü Allah; “Onlar yakut ve mercan gibidirler” (Rahman sûresi 58. ayet) buyurmaktadır. Yakut öyle bir taştır ki şeffaflığından dolayı arkasından bir ip uzatsan aynen o ipi görürsün.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
     Hennâd; Ubeyde b. Humeyd’den Atâ b. Sâib’den, Amr b. Meymun’dan ve Abdullah b. Mes’ûd’tan bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.
    2534- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den bu hadisin mana olarak bir benzeri merfu olmaksızın aktarılmıştır. Bu rivâyet Ubeyde b. Humeyd’in rivâyetinden daha sahihtir.
    Aynı şekilde Cerir ve pek çok kişi bu hadisi Atâ b. Sâib’den merfu olmaksızın aktarmışlardır.
    Kuteybe, Cerir vasıtasıyla Atâ b. Sâib’den, Ebû’l Ahvas’ın rivâyetine benzer şekilde Atâ’nın arkadaşlarından merfu olmaksızın rivâyet etmişlerdir. Ve bu rivâyet daha sahihtir.
    2535- Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü Cennete girecek olan ilk gurup insanların yüzleri dolunay gecesindeki ayın parlaklığı gibi olacak ikinci gurup ise gökteki en parlak yıldız gibi olacaktır. Onlardan her bir erkeğin iki karısı bulunacak her kadının üzerinde elbisesi bulunacak bu elbiselerin arkasından bile o kadınların ilikleri görülecektir.” (Müsned: 10702)
     Tirmizî: Bu hadis hasendir.

     CENNET’TE CİNSEL İLİŞKİ VAR MIDIR?
    2536- Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cennete giren bir Müslüman’a şu kadar ve bu kadar cinsel ilişki yapabilme gücü verilecektir.” Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Rasûlü! O kimsenin buna gücü yetecek mi?” denildi. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “O kimseye yüz erkek kuvveti verilecektir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
     Bu konuda Zeyd b. Erkâm’dan da hadis rivâyet edilmiştir.
    Tirmizî: Bu hadis sahih garibtir.
    Bu hadisi Katâde’nin, Enes’den rivâyeti olduğunu sadece Imrân el Kattan’ın rivâyetiyle bilmekteyiz.



    BÖLÜM 2


     CENNETTE ÇARŞI VE PAZAR VAR MI?
    2549- Saîd b. Müseyyeb (r.a.)’den rivâyete göre, kendisi Ebû Hüreyre ile karşılaştı ve “Allah’tan ikimizi Cennet çarşısında bir araya getirmesini isterim” dedi. Saîd: “Cennet’te çarşı Pazar var mıdır?” diye sordu. Ebû Hüreyre “evet” dedi ve şöyle devam etti. Rasûlullah (s.a.v.)’in bana bildirdiğine göre; “Cennetlikler Cennete girdiklerinde amellerine göre oraya yerleşeceklerdir. Sonra dünya günlerinden Cuma günü ka¬dar bir süre izin verilecek ve insanlar Rablerini ziyaret edecek¬lerdir. Allah’ın arşı onlara görünecek Allah onlara Cennet bahçelerinden bir bahçede görünecek o mü’minler için nurdan minberler, altından minberler, gümüşten minberler kuru¬lacak ve o kimselerin derece bakımından en aşağı durumda olanları -ki onların aşağılıkları yoktur- misk ve kâfur tepelerinde oturacaklar ve kendilerinden daha yükseklerde oturan kimseler olduğunu sanmayacaklar.”
    Ebû Hüreyre dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! o gün Allah’ı göremeyecek miyiz? Rasûlullah (s.a.v.): “Evet” buyurdu. “Siz Güneşin ve dolunay ge¬cesi ayın görünmesinde şüphe eder veya görebilmek için itişip kakışır mısınız?” Biz de: “Hayır!” diye cevap verdik. Öyleyse Aynı şekilde kolaylıkla Rabbinizi göreceksiniz ve Allah’ın o Cennet’te kendisiyle karşı¬lıklı görüşmediği kimse kalmayacaktır. Hatta konuştuğu kimselerden birine: “Ey falan oğlu falan! Falan günde yaptığını hatırlıyor musun?” diyecek, Ve dünyadaki vefasızlıklarından bir kıs¬mını hatırlatacaktır. O kimse de: “Ey Rabbim! Beni bağışla¬madın mı?” Allah’ta: “Evet!” diyecek ve “Benim bağışlamamın genişliği sayesinde şu makama ulaşmış du¬rumdasın” buyuracak.
    Onlar bu durum da iken üstlerinden bir bulut kendilerini kaplayacak ve üzerlerine bir koku yağdıracaktır ki, o zamana kadar onun kokusuna benzer bir koku koklamamışlardır. Yüce olan Allah şöyle devam edecek: “Kalkın sizin için hazırladığım büyük ikramlardan arzu ettiğiniz her şeyi alın!”
    Sonra meleklerin etrafını çevrelediği, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir kimsenin kalbinden geçirip hayal edemediği şeylerin bulunduğu bir çarşıya geleceğiz ki orada arzu edilen her şey bulunacaktır. Orada satmak ve satın almak diye bir şey yoktur. Cenetlikler o çarşıda birbirleriyle karşılaşacaklardır. Rasûlullah (s.a.v.) sözünü şöyle sürdürdü: “Yüksek dereceler sahibi olan bir kişi kendisin¬den aşağı derecede bir kişiyle karşılaştığında onun üzerindeki elbiseden gözleri kamaşacaktır konuşmaları bitmeden kendi sırtındaki elbisenin ondan daha iyi olduğunu hayal edecektir. Çünkü Cennet’te hiç kimseye üzülme yoktur. Sonra herkes konaklarına dağılacak ve hanımlarımız bizleri merhaba hoş geldiniz diye karşılayacak; bizden ayrıldığınız andaki güzelliğinizden daha güzel bir durumda bize döndünüz diyeceklerdir. Bizde hanımlarımıza şöyle diyeceğiz: “Bugün sonsuz güç ve kuvvet sahibi Rabbimizin toplantısında bulunduk bu şekilde dönmemiz gerekirdi ve öylece sizlerin yanına dönüp geldik.” (Buhârî, Ezan: 17; Müslim, İman: 27)
     Tirmizî: Bu hadis garib olup ancak bu şekilde bilmekteyiz.
    Süveyd b. Amr, Evzâî’den bu hadisin bir parçasını rivâyet etmiştir.
    2550- Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet’te bir çarşı vardır ki orada satın almak va satmak diye bir şey yoktur orada kadın ve erkek resim ve şekilleri vardır kişi hangi şekle girmek isterse orada o şekle bürünecektir.” (Müsned: 1272)
     Tirmizî: Bu hadis garibtir.

     CENNET’TE SÜT, BAL VE ŞARAP IRMAKLARI VAR MIDIR?
    2571- Hakîm b. Muaviye (r.a.)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet’te su denizi, bal denizi, süt denizi ve şarap denizi vardır. Sonradan bunlardan nehirler fışkıracaktır.” (Dârimî, Rıkak: 113)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hakîm b. Muaviye, Behz b. Hakîm’in babasıdır. Cüreyrî ise Ebû Mes’ûd diye künyelenir ismi ise Saîd b. İyas’tır.


    2574- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü Cehennem’den bir gurup yaratık çıkacaktır ki onun gören iki gözü işiten iki kulağı ve konuşan bir dili olacaktır ve şöyle diyecektir: Ben üç kişiye vekil tayin edildim, her inatçı zorbaya, Allah ile birlikte başkalarına ilahlık yakıştıranlara, resim ve heykel yapanlara.” (Müsned: 8076)
     Bu konuda Ebû Saîd (r.a.)’den de hadis rivâyet edilmiştir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir.
    Bazıları A’meş’den, Atıyye’den, Ebû Saîd’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Eş’as b. Sevvar, Atıyye’den ve Ebû Saîd el Hudrî’den bir benzerini rivâyet etmiştir.




     CEHENNEMLİKLERİN ÇOĞUNLUĞU KADINLAR MIDIR?
    2602- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennete baktım Cennetin çoğunluğunun fakirler olduğunu gördüm Cehenneme baktım çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm.” (Müslim, Zikir ve Dua: 17)
    2603- Imrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehenneme baktım içerisindekilerin çoğunluğunu kadınlar olarak gördüm. Cennete baktım Cennetin çoğunluğunu fakirler olarak gördüm.” (Müsned: 19008)
     Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
    Avf burada olduğu Ebû Reca’dan, Imrân b. Husayn’dan diyor. Eyyûb ise Ebû Reca’dan ve İbn Abbâs’tan demektedir. Her iki senede de diyecek yoktur. Ebû Reca’nın her ikisinden de (yani İbn Abbâs ve Imrân b. Husayn) dan da hadis işittiği muhtemeldir. Avf’tan başkası bu hadisi Ebû Reca vasıtasıyla Imrân b. Husayn’dan rivâyet etmiştir.
    Bu mesaj en son " 08.11.09 " tarihinde saat 12:20 itibariyle EL-TURUK tarafından düzenlenmiştir...

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Allah Cennette bile dünyada ki günahları adamın başına kakıyor ya pes yani.Az tevazu be bilader,az tevazu.

  4. #4
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    ben cennette olsam sıkılırdım,bır ömur boyu rutın şeyler
    ............
    imza

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ben cennette olsam sıkılırdım,bır ömur boyu rutın şeyler


    Yok sıkılmıyormuşun.Onun çözümünü bulmuşlar.
    Yukarıdaki hadise bakarsan.Orada pazarlar varmış.Pazara gidiyorsun orada sima satın alıyormuşun.Mesela istediğin aktörün tipine girebiliyorsun,Hurilerinde istedikleri mankenin tiplerini alabiliyorlar.EE sanada 100 erkek gücü verilmiş,yani hiç boş kalmıyorsun

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ben cennette olsam sıkılırdım,bır ömur boyu rutın şeyler
    Bill Gates'te seninle aynı hataya düşmüş.

    Bill Gates ölmüş ve sorgu meleklerinin yanına gitmiş.Melekler buna ''Sen dünyaya çok faydalı işler yaptığın için Tanrı sana cennet ve cehennem arasında tercih yapma hakkı verdi,dilediğini ekrandan izle ve seç''.

    Bill Gates, ''Bakalım bakalım,nereyi beğeneceğiz?''.Buna ekrandan ilk cenneti göstermişler.İnsanlar bulutların üzerinde,huzur mutluluk vs vs.Cehennemi göstermişler.Orada ise oooooo mankenler artistler falan Maldiv kıyıları gibi sahilde plaj voleybolu oynuyorlar,içkiler su gibi akmakta.Arkada Frank Sinatra en romantik parçalarını seslendiryor vs vs.Demiş ki bizim Bill,

    -Sevgili Tanrım,evet cennette çok güzel bir yer ama mümkünse ben cehennemi tercih ediyorum.

    Tanrı;

    -Hay hayyy.Açın kapıyıııııı...

    Ve kapı açılır açılmaz kıçına bi tekmeee,doğru kaynar kazana bizim Bill.Çırpınan Bill bir taraftan da bağırıyor,

    -Ama Tanrım görüntülerde böyle değildiii,

    Tanrı,

    -Eeeeee,o gördüğün ekran koruyucuydu.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Konuyla alakasi yok ama benimde icimden bir fikra anlatmak geldi..

    Isa bir gun yolda perishan bir adam rastlamis.. derdini anlamak icin sormus
    - neyin var diye..
    adam, aman sorma demis...
    -oglumu kaybettim onu arIyorum...
    isa, -peki oglunun ne gibi ozellikleri varI diye somus....
    adam, -ellerinde ve ayaklarInda civi delikleri vardI demis..
    Isa, SOK olmus ve adama sarilip haykIrmIsh -BABA..BABAAAAA.!!!! adam da isa ya sarılmış.... -PINOKYO....PINOKYOOOO!!!!!!


    .not: 1959, bak bu isaya hitaben
    .

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Şakkada,şakkada,şakkada öter cennet bülbülleri

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Isa'nin cenneti Islam in cenneti kadar guzel degil, tasvir zayif kalmis yani.. Islam cenneti erkekler icin muhtesem bir yer...
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Sacred Women tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Isa'nin cenneti Islam in cenneti kadar guzel degil, tasvir zayif kalmis yani.. Islam cenneti erkekler icin muhtesem bir yer...
    Sevgili Sacret haksızlık yapmayalım,din sizi unutmamıştır,sizede bayanlar olarak hiç üşümeyeceğiniz bir yer ayrılmıştır..




    Not: Kadınların unutulması acaba Peygamber eşlerinin,kıskançlıkları,geçimsizlikleri,peygamberi üzmelerindenmidir??Bunula ilgili çok önemli hadisler vardır..Bunun böyle olduğunu anlatan hadisler..
    Bu mesaj en son " 10.11.09 " tarihinde saat 01:34 itibariyle EL-TURUK tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Petrol SavaŞlarinin Yerİnİ �su� SavaŞlari Alacaktir
    2005 Konuları bölümünde berr tarafından açılmış
    Yanıt: 2
    Son Mesaj: 27.07.05, 17:54

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •