Yıldız Teknik Üniversitesi, okul giriş çıkışlarında YEK Kart adı verilen kartın kullanılmasını dayattı. Bunun sermaye yanlısı bir uygulama olduğuna dikkat çeken öğrenciler okul yönetimini protesto etti
Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri, kendilerine üniversite yönetimi tarafından dayatılan Yıldız Elektronik Kartları’nı (YEK) protesto etmek amacıyla bir şenlik gerçekleştirdi. Öğrenciler, yeni kimlik kartlarının İş Bankası kartı olduğunu ve bunun özgür, demokratik bir üniversite için kabul edilemez bir uygulama olduğunu belirtti. Okul yönetimi tarafından bu dönem başında uygulamaya geçirilen YEK’in ön tarafı öğrenci kimliği iken, arka tarafı İş Bankası kredi kartı olarak kullanılıyor. Öğrenciler okula ancak YEK kartı ile giriş yapabiliyor. Bu kart aynı zamanda ‘akıllı’, öğrenciler turnikelerden geçerken kartı okutmak zorunda. Dolayısıyla öğrencilerin okula ne zaman girip ne zaman çıktıkları bu kart vasıtasıyla belirleniyor. Diğer bir ifadeyle öğrenciler fişleniyor. Aynı zamanda öğrenciler yemekhanede yemek yemek için İş Bankası hesabına para yüklemek zorunda bırakılıyor.
ŞENLİKLİ PROTESTO
Geçtiğimiz günlerde konuyu protesto etmek için bir şenlik düzenlemek isteyen öğrenciler, ‘özel güvenlik’ engeline takıldı. Şenliğe katılacak olan Bandista müzik grubu, okul yönetimi tarafından “güvenliği tehdit edeceği’ gerekçesiyle okula alınmadı. Bunun üzerine öğrenciler şarkılarını Bandista ile birlikte okulun dışında söyledi. Ardından öğrenciler şenliklerini okulun içinde çeşitli etkinliklerle gün boyu sürdürdü.
‘BU BİR SERMAYE PEŞKEŞİ’
Konuyu gündeme getiren Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri, uygulamanın sermayeye katkı sunacak bir proje olduğunun altını çizdi. Yek karşıtı gençler, “Öğrenciler hiçbir zaman banka müşterisi değil, bilimin ve düşüncenin temsilcileridir” diye konuştu.
‘Bankaya müşteri kazandırıyorlar’
Yıldız Teknik’te 1. Sınıf öğrencisi olan Onur Tezer, “İlk geldiğimizde farkına varmasak da öğrenci kimliğimizi bankadan almamız bana okulun bilim ve halka hizmetten çok ekonomiye hizmet ettiğini fark ettirdi” dedi. Tezer şunları söyledi: “Banka tarafından evime kredi kartı gönderilmiş. Bankaya sorduğumda ise “gelince kapatırız” diyorlar. Diğer yandan bu uygulama bankaya müşteri kazandırma ve güvenlikten çok öğrencileri kontrol altına almak için yapılmış gibi geliyor. Ekonomiye öğrencinin ve velinin sırtından can vermek için, temel bir ihtiyaç olan eğitimin ekonomiye dayalı hale getirilmesi ve devlet okulunda bana müşteri gibi davranılmasından büyük rahatsızlık duyuyorum.”
‘Ayağa kalkmalıyız’
İnşaat Fakültesi öğrencisi Özgür Keskin, “Okulumuzun fiziki koşullarında onlarca eksik varken, Yabancı Diller Yüksek Okulu’nun çatısı akarken, İnşaat Fakültesinin tuvaletleri taşarken, laboratuarlar tamamen yetersizken okulun E-Yıldız ofisi “çok önemli” bir iş yaptı. Aslında bütünlüklü bir şekilde baktığımızda getirilen bu kartlar üniversitelerin ticarethaneye dönüştürülmesi kapsamında önemli bir saldırı” dedi.
Keskin, “Bize diyorlar ki ; ‘Siz burada öğrenci değilsiniz,para karşılığı eğitim satın alan müşterilersiniz.’ Üniversitelerdeki ticarileşmeye, YÖK’e ve geleceğimizin çalınmasına karşı ayağa kalkmak boynumuzun borcu” diye konuştu.
‘YÖK kalkmadıkça bunlar sürer’
Siyaset Bilimi öğrencilerinden Onur Taş ise “YÖK eliyle tüm üniversiteler kar odaklı çalışan birer işletmeye,biz öğrenciler ise müşteriye çevriliyoruz. Bu piyasacı-gerici operasyonun karşısında durabilecek tek bir güç var; o da üniversite öğrencilerinin birliği ve mücadelesi. Okulumuzda yapılan son uygulamalarla biz YTÜ öğrencileri anladık ki bu sorunlar sadece bizde değil tüm üniversitelerde yaşanan sorunlar ve YÖK kalkmadıkça benzer uygulamalara maruz kalmaya devam edeceğiz. 6 Kasım'da alanlarda olmalıyız” dedi.
http://www.birgun.net/life_index.php...h=10&year=2009
Üniversiteler artık "paran varsa ne rahat" dönemindeler.Para olmayan vatandaş yine magdur,baba/anne parasıyla yaşayan asalaklar mezun...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
