• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
36 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ZSERHATY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-11-2009
    Mesajlar
    46
    Karizma Gücü
    0

    Gerçek huzur ve kurtuluşu herkes arar ama kim bulur.

    Bence her insanın anlasada anlamasada kabul etsede kabul etmesede aradığı, yaptıklarının hepsinin asıl amacı gerçek ve kalıcı huzuru bulmaktır. Yani neden iyi bir eğitim almak isteriz? Neden iyi bir işimiz olsun isteriz? Neden iyi bir aile hayatımız olsun isteriz? Neden çevremiz iyi olsun isteriz? Neden ekonomik anlamda güçlü olmak isteriz?, neden iyi bir yaşam isteriz?, neden iyi bir ölüm isteriz? Neden eğer inanıyorsak iyi bir öbür hayat iyi bir son isteriz..... Işte bunları "bence" yaşadığımız hayatı (eğer yaşayacaksak) huzurlu yaşamak için isteriz, huzurlu ölmek için isteriz ve eğer inanıyorsak huzurlu bir öbür dünya için isteriz. Amacımız kendimizin ve en yakınımızdan başlayarak çevremizin huzuru ve kurtuluşudur... Bunun için daha iyisine ulaşmak için çalışırız... Daha huzurlu olabilmek için... Peki ama gerçek ve kalıcı huzuru nasıl elde edebiliriz?... Kesin kurtuluşumuzu ve hem bu yaşadığımız hayatımızın hem de eğer inanıyorsak ölümden sonraki hayatımızın gerçek bir huzur ile geçmesini ne sağlar... öneri ve yorumlarınızı bekler saygılar sunarım...

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ZSERHATY tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bence her insanın anlasada anlamasada kabul etsede kabul etmesede aradığı, yaptıklarının hepsinin asıl amacı gerçek ve kalıcı huzuru bulmaktır. Yani neden iyi bir eğitim almak isteriz? Neden iyi bir işimiz olsun isteriz? Neden iyi bir aile hayatımız olsun isteriz? Neden çevremiz iyi olsun isteriz? Neden ekonomik anlamda güçlü olmak isteriz?, neden iyi bir yaşam isteriz?, neden iyi bir ölüm isteriz? Neden eğer inanıyorsak iyi bir öbür hayat iyi bir son isteriz..... Işte bunları "bence" yaşadığımız hayatı (eğer yaşayacaksak) huzurlu yaşamak için isteriz, huzurlu ölmek için isteriz ve eğer inanıyorsak huzurlu bir öbür dünya için isteriz. Amacımız kendimizin ve en yakınımızdan başlayarak çevremizin huzuru ve kurtuluşudur... Bunun için daha iyisine ulaşmak için çalışırız... Daha huzurlu olabilmek için... Peki ama gerçek ve kalıcı huzuru nasıl elde edebiliriz?... Kesin kurtuluşumuzu ve hem bu yaşadığımız hayatımızın hem de eğer inanıyorsak ölümden sonraki hayatımızın gerçek bir huzur ile geçmesini ne sağlar... öneri ve yorumlarınızı bekler saygılar sunarım...

    Kamil insan olma yolunda ilerliyerek.Yani, çalışarak ,üreterek,paylaşımcı olarak,benliğimizi terbiye ederek,sadece kendimizden değil herşeyden sorumlu olarak,ve bu yolda seçeceğimiz en doğru yolun bilim olduğunu bilerek.

    Böyle olmaya çalışıldığında,öte taraf olsun veya olmasın ,en azından bizim için ve neslimiz için böyle olması iyidir.

  3. #3
    ZSERHATY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-11-2009
    Mesajlar
    46
    Karizma Gücü
    0

    Hakiki huzur ve kurtuluşu tam manasıyla islam dinindedir.

    Islam dini insanı, ilk yaratılışından ve hatta ondan da öncesinden başlayarak ele alır. Insanın yaşamına, ölümüne ve sonrasına ışık tutar... Tüm bunlarda ortak sonuç insanın hayatında, ölümünde ve ahiretinde ideal bir yaşam sürmesi, huzurlu ve mutlu olmasıdır.

    Islam dinine göre yüce allah (c.c.) insanı, yanlızca kendisini tanısın, bilsin, kendisine kulluk ve ibadet etsin diye yaratmıştır. Işte bu yaratılış amacını tam kavrayan ve gereğince yaşamaya gayret eden kişi, gayreti ölçüsünde ençok huzuru ve kurtuluşu kazanan kişidir...

    Yani asıl huzur ve kurtuluş vesilesi, insan fıtratına en münasip esas ve kurallara havi islam dininde ve islam dininin yaşanılmasındadır...

    Islam dinini yaşadığı sanılan ancak yaşamayan ve kötü örnek oluşturan kişi, gurup ve ülkeleri ister istemez tertemiz islam dinine ve sağlam esaslarına şaibe düşürdükleri için kınıyorum bu arada...

    Dikkat ediniz!!! Bize işte sizin müslüman dediğiniz dercesine bir misal müslüman gösterecekseniz bu ne üdüğü belirsiz hacı hoca geçinen takımdan olmasın lütfen... Onlar islamı bağlamaz, hemde islamı temsil etmezler... Onların yaptıkları yanlış dinin değil onların yanlışıdır... Yok bilmem kim hoca ne demiş ne yapmış... Bizene kardeşim... Islam dini için örnek verecekseniz peygamberimiz hz. Muhammet (s.a.v.) ve ashabından örnek veriniz... Büyük ve bilinmiş islam alimlerinden örnek veriniz.

    Nerde bir bilerek/bilmeyerek insani yanlış yapan sakallı, cübbeli varsa islam için örnek gösterilir "aha işte siz böylesiniz" denir oldu... Yok efendim islam böyle değil insan böyledir.....

    Bundan sonra bu forum sayfasında mümkün olduğu kadar, yukarıdaki konu ile alakalı, büyüklerimizin sözlerine yer vemeye çalışacağım... Bazen de bazı kitaplardan alıntılar yapacak, konunun böylece açıklanmasına yardım etmeye çalışacağım...

    Okuyanlara faydalı olacağı ümidiyle, selam ederim...

  4. #4
    ZSERHATY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-11-2009
    Mesajlar
    46
    Karizma Gücü
    0

    Konuya dair Risale-i Nur'dan bir bölümdür..(Sözler 2)

    Îmanda ne kadar büyük bir saadet ve ni’met ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu anlamak istersen; şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:

    Bir vakit iki adam, hem keyif, hem ticaret için seyahate giderler. Biri hodbîn, tali’siz bir tarafa; diğeri Hudâbîn, bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler.
    Hodbîn adam, hem hodgâm, hem hodendiş, hem bedbin olduğundan bedbinlik cezası olarak nazarında pek fena bir memlekete düşer. Bakar ki: Her yerde âciz bîçareler, zorba müdhiş adamların ellerinden ve tahrîbatlarından vâveylâ ediyorlar. Bütün gezdiği yerlerde böyle hazîn, elîm bir hâli görür. Bütün memleket, bir matemhane-i umumî şeklini almış. Kendisi, şu elîm ve muzlim hâleti hissetmemek için sarhoşluktan başka çare bulamaz. Çünki: Herkes ona düşman ve ecnebi görünüyor. Ve ortalıkta dahi, müthiş cenâzeleri ve me’yusâne ağlayan yetimleri görür. Vicdanı, azab içinde kalır. Diğeri Hudâbîn, Hüdâperest ve Hakendîş, güzel ahlâklı idi ki: Nazarında pek güzel bir memlekete düştü. İşte bu iyi adam, girdiği memlekette bir umumî şenlik görüyor. Her tarafta bir sürur, bir şehrâyin, bir cezbe ve neş’e içinde zikirhâneler.. herkes ona dost ve akrabâ görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisat-ı umumiyye şenliği görüyor. Hem, tekbir ve tehlil ile mesrurâne ahz-ı asker için bir davul, bir musiki sesi işitiyor. Evvelki bedbahtın hem kendi, hem umum halkın elemi ile müteellim olmasına bedel; şu bahtiyar, hem kendi, hem umum halkın süruru ile mesrur ve müferrah olur. Hem güzelce bir ticaret eline geçer. Allah’a şükreder.
    Sonra döner, öteki adama rastgelir. Halini anlar. Ona der: “Yâhu sen divâne olmuşsun. Batınındaki çirkinlikler, zâhirine aksetmiş olmalı ki; gülmeyi ağlamak, terhisatı soymak ve talan etmek tevehhüm etmişsin. Aklını başına al. Kalbini temizle. Tâ, şu musibetli perde senin nazarından kalksın, hakikatı görebilesin. Zira, nihayet derecede âdil, merhametkâr, raiyet-perver, muktedir, intizâm-perver, müşfik bir Melikin memleketi, hem bu derece göz önünde âsâr-ı terakkiyat ve kemâlât gösteren bir memleket, senin vehminin gösterdiği sûrette olamaz.” Sonra o bedbahtın aklı başına gelir. Nedâmet eder. “Evet, ben işretten dîvâne olmuştum. Allah senden razı olsun ki, Cehennemî bir hâletten beni kurtardın.” der.

    Ey nefsim! Bil ki: Evvelki adam kâfirdir. Veya fâsık-ı gafildir. Şu dünya, onun nazarında bir mâtemhâne-i umumiyyedir. Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insân ise; ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır. Dağlar ve denizler gibi büyük mevcûdât, ruhsuz, müdhiş cenazeler hükmündedirler. Daha bunun gibi çok elîm, ezici, dehşetli evham, küfründen ve dalâletinden neş’et edip, onu mânen ta’zib eder. Diğer adam ise; mü’mindir. Cenâb-ı Hâlikı tanır, tasdik eder. Onun nazarında şu Dünya, bir zikirhâne-i Rahmân, bir tâlimgâh-ı beşer ve hayvan ve bir meydan-ı imtihan-ı ins ü cândır. Bütün vefiyât-ı hayvâniyye ve insânîyye ise; terhisattır. Vazife-i hayatını bitirenler, bu dâr-ı fâniden, mânen mesrurâne, dağdağasız diğer bir âleme giderler. Ta yeni vazifedârlara yer açılsın, gelip çalışsınlar. Bütün tevellüdat-ı hayvaniyye ve insânîyye ise; ahz-ı askere, silâh altına, vazife başına gelmektir. Bütün zîhayat, birer muvazzaf mesrur asker, birer müstakîm memnun memurlardır. Bütün sadalar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş’esinden neş’et eden nağamattır. Bütün mevcûdât, o mü’minin nazarında, Seyyid-i Kerîm’inin ve Mâlik-i Rahîm’inin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. Daha bunun gibi pek çok lâtif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatlar, îmanından tecelli eder, tezâhür eder.
    Demek îman, bir ma’nevî Tûba-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise ma’nevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.

    Demek selâmet ve emniyet, yalnız İslâmiyette ve îmandadır...
    GERÇEK HUZUR VE KURTULUŞ VESİLESİNE ULAŞMANIZ VE ULAŞMAMIZ DİLEĞİYLE... SELAMLAR...

  5. #5
    signorezeki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-01-2007
    Mesajlar
    1,304
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı ZSERHATY tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bence her insanın anlasada anlamasada kabul etsede kabul etmesede aradığı, yaptıklarının hepsinin asıl amacı gerçek ve kalıcı huzuru bulmaktır. Yani neden iyi bir eğitim almak isteriz? Neden iyi bir işimiz olsun isteriz? Neden iyi bir aile hayatımız olsun isteriz? Neden çevremiz iyi olsun isteriz? Neden ekonomik anlamda güçlü olmak isteriz?, neden iyi bir yaşam isteriz?, neden iyi bir ölüm isteriz? Neden eğer inanıyorsak iyi bir öbür hayat iyi bir son isteriz..... Işte bunları "bence" yaşadığımız hayatı (eğer yaşayacaksak) huzurlu yaşamak için isteriz, huzurlu ölmek için isteriz ve eğer inanıyorsak huzurlu bir öbür dünya için isteriz. Amacımız kendimizin ve en yakınımızdan başlayarak çevremizin huzuru ve kurtuluşudur... Bunun için daha iyisine ulaşmak için çalışırız... Daha huzurlu olabilmek için... Peki ama gerçek ve kalıcı huzuru nasıl elde edebiliriz?... Kesin kurtuluşumuzu ve hem bu yaşadığımız hayatımızın hem de eğer inanıyorsak ölümden sonraki hayatımızın gerçek bir huzur ile geçmesini ne sağlar... öneri ve yorumlarınızı bekler saygılar sunarım...

    İnsan ister istekleride sonsuz ve sınırsızdır.birkere insanın fıtratı gereği her şeye muhtaç ve ihtiyaç sahibi olması ve nefsinin de bunu körüklemesi çoğu zaman insan istikametini şaşıra biliyor.

    bu dünya hayatı aslında oyun ve eğlence yeri olmadığı her zaman her an sıkıntıların olduğu dolayısıyla insan geçici dünya hayatına fazlaca meylletmemelidir.

    kuran-ı kerimede şöyle denir.

    Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah'ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın. (FATIR/5)

    Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma. (KEHF/28)

    Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın.

    O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (MÜLK/2)

    Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. (ENBİYA/35)

    Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim. (KEHF/7)

    işin aslı bu ayetlere bakılınca daha net anlaşılıyor.

  6. #6
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    ıyı bır ınsan olduktan sonra huzuru ıster ıstemez buluyosun,ama ıyı bır ınsan olmak da pek kolay degıl.
    ............
    imza

  7. #7
    ZSERHATY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-11-2009
    Mesajlar
    46
    Karizma Gücü
    0

    İyilik göreceli bir kavramdır.

    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ıyı bır ınsan olduktan sonra huzuru ıster ıstemez buluyosun,ama ıyı bır ınsan olmak da pek kolay degıl.
    Evet iyilik göreceli bir kavramdır... İyi insan, kime göre/neye göre iyidir. İyiliğin kriteri nedir... Temelini nerden alır...

    Hem kendince iyi olan yada yaşadığı toplumca iyi kabul edilen onca insan vardırki huzuru bulamamışlardır... Hem huzur ve kurtuluş derken insanı ilgilendiren herşeyde, yaşamda, ölümde ve sonrasında huzuru ve kurtuluşu gerçekten kim bulur diye araştırmalıyız.
    Örneğin; gol atan bir futbolcu takımı gol yiyene kadar attığı golün sevinç ve huzurunu duyar elbet. Ama kalıcı ve gerçek huzuru verirmi bu ona... Hayır... Selamlar...
    GERÇEK HUZUR VE KURTULUŞ VESİLESİNE ULAŞMANIZ VE ULAŞMAMIZ DİLEĞİYLE... SELAMLAR...

  8. #8
    ZSERHATY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-11-2009
    Mesajlar
    46
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı signorezeki tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İnsan ister istekleride sonsuz ve sınırsızdır.birkere insanın fıtratı gereği her şeye muhtaç ve ihtiyaç sahibi olması ve nefsinin de bunu körüklemesi çoğu zaman insan istikametini şaşıra biliyor.

    bu dünya hayatı aslında oyun ve eğlence yeri olmadığı her zaman her an sıkıntıların olduğu dolayısıyla insan geçici dünya hayatına fazlaca meylletmemelidir.

    kuran-ı kerimede şöyle denir.

    Ey insanlar! Haberiniz olsun ki, Allah'ın vaadi muhakkak haktır. Sakın bu dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o aldatıcı şeytan sizi, Allah hakkında da aldatmasın. (FATIR/5)

    Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma. (KEHF/28)

    Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın.

    O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (MÜLK/2)

    Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. (ENBİYA/35)

    Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim. (KEHF/7)

    işin aslı bu ayetlere bakılınca daha net anlaşılıyor.

    Size katılıyorum... Ancak islam aleminin bir kısmı dahil bugün insanlık huzursuz ve bir kurtuluş yolu arıyor... Sizinde değindiğiniz gibi Kuran-ı kerim'de bu azgın hastalığa çare reçeleri var elbet...

    Peki ozaman hata reçeteyi doğru veremeyen doktorda mı, reçeteyi iyi okuyamayan eczacıda mı, reçetedeki ilaçları doğru ve zamanında kullanmayan hastada mı, yoksa hastanın kullanması gereken ilaçları alamasını ve kullanmasını engellemeye çalışan düşmanında mıdır?...

    Heralde sorunu iyi tespit edersek, çözümünü de doğru buluruz...

    Bu insanlık, bu huzursuzluk ve kaostan nasıl kurtulacak...
    GERÇEK HUZUR VE KURTULUŞ VESİLESİNE ULAŞMANIZ VE ULAŞMAMIZ DİLEĞİYLE... SELAMLAR...

  9. #9
    TETKAY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2009
    Mesajlar
    483
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ALINTI:
    Islam dinine göre yüce allah (c.c.) insanı, yanlızca kendisini tanısın, bilsin, kendisine kulluk ve ibadet etsin diye yaratmıştır. Işte bu yaratılış amacını tam kavrayan ve gereğince yaşamaya gayret eden kişi, gayreti ölçüsünde ençok huzuru ve kurtuluşu kazanan kişidir...

    Tanrının insanın ibadetine kendisine hizmet etmesine ihtiyacımı var? yani tanrının yaşamı yaratıklarının hizmetinemi baglı?
    Sanki Dünyada saltanat kurmuş bir SULTAN,YADA KIRAL,köleleri ona hizmet edecek çalışacak oda sarayda istedigi hayatı yaşayacak. Hizmet etmeyenleri işkencelere tabi tutacak, bukadar basitmi bu tanrı anlayışı?

    "KENDİNİZİ DÜŞÜNMEDEN HİZMET EDİN, İNSANLIGA HİZMET ETMEKTEN DAHA BÜYÜK İBADET YOKTUR. ORTAK ÇIKAR İÇİN ÇALIŞMAK EN BÜYÜK İNANÇTIR.

    Beni yaşamın kendisi mutlu ediyor.Benim için yaşam kısa süreli yanan bir mum degil,Her an elimde tutmam gereken görkemli bir MEŞALE. Ben onu gelecek nesillere teslim etmeden önce elimde mümkün oldugunca PARLAK YAKABİLMEYİ ARZULUYORUM.


    SAGLIKLI GÜNLER DİLEGİYLE.


    KULLUKLA KURTULUŞ OLMAZ.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı TETKAY tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ALINTI:
    Islam dinine göre yüce allah (c.c.) insanı, yanlızca kendisini tanısın, bilsin, kendisine kulluk ve ibadet etsin diye yaratmıştır. Işte bu yaratılış amacını tam kavrayan ve gereğince yaşamaya gayret eden kişi, gayreti ölçüsünde ençok huzuru ve kurtuluşu kazanan kişidir...

    Tanrının insanın ibadetine kendisine hizmet etmesine ihtiyacımı var? yani tanrının yaşamı yaratıklarının hizmetinemi baglı?
    Sanki Dünyada saltanat kurmuş bir SULTAN,YADA KIRAL,köleleri ona hizmet edecek çalışacak oda sarayda istedigi hayatı yaşayacak. Hizmet etmeyenleri işkencelere tabi tutacak, bukadar basitmi bu tanrı anlayışı?

    "KENDİNİZİ DÜŞÜNMEDEN HİZMET EDİN, İNSANLIGA HİZMET ETMEKTEN DAHA BÜYÜK İBADET YOKTUR. ORTAK ÇIKAR İÇİN ÇALIŞMAK EN BÜYÜK İNANÇTIR.

    Beni yaşamın kendisi mutlu ediyor.Benim için yaşam kısa süreli yanan bir mum degil,Her an elimde tutmam gereken görkemli bir MEŞALE. Ben onu gelecek nesillere teslim etmeden önce elimde mümkün oldugunca PARLAK YAKABİLMEYİ ARZULUYORUM.


    SAGLIKLI GÜNLER DİLEGİYLE.


    KULLUKLA KURTULUŞ OLMAZ.
    Şu kısacık mesajda hayata dair yığınla felsefe,yığınla ders var.Anlayana ama.Ben anladım ve teşekkür ederim bu kısa ama çok uzun hayat dersinize.

    Saygılarımla...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Türkiye'nin Kurtuluşu İçin Herkes Okusun
    2005 Konuları bölümünde guenetas tarafından açılmış
    Yanıt: 20
    Son Mesaj: 15.09.05, 19:29
  2. Ege'nİn KurtuluŞu
    2005 Konuları bölümünde ayj tarafından açılmış
    Yanıt: 10
    Son Mesaj: 07.09.05, 16:19

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •