• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    sudenazlı.. <span style='color: #FF0000'>_NAZ_</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2009
    Mesajlar
    3,951
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Dağdan inen PKK'lılar sordu Biz geldik, şimdi ne olacak?

    Dağdan inen PKK'lılar sordu

    Biz geldik, şimdi ne olacak?

    Kimisi üniversite eğitimini yarım bırakıp gelmiş, kimisi iki yaşında ayrıldığı Türkiye'yi tanımaya çalışıyor. Kuzey Irak'tan dönen 34 kişi vatandaşlık işlemlerini beklerken, 'dönüş'le ilgili 'bilinmezlerin' de bitirilmesini istiyor.

    Abdullah Yaman, ailesiyle Mahmur’a gittiğinde iki yaşındaydı. Türkiye’yi sadece kendisine anlatılanlardan tanıdığını söyleyen Abdullah, “Çok güzel bir yer olduğunu da anlatıyorlardı. Geldiğimde Türkiye’nin farklı bir renkte olduğunu gördüm” diyor. Yedi yaşında gittiği Mahmur’dan üniversite son sınıf öğrencisi olarak dönen Mirzan Buldan, okulunu tamamlamak için YÖK’e başvurmaya hazırlanıyor. Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine Türkiye’ye gelen sekizi PKK’lı 34 kişi Diyarbakır’da bir taraftan vatandaşlık işlemlerinin tamamlanacağı günü bekliyor, bir taraftan da Türkiye’ye kendilerini anlatmanın planlarını yapıyor. Grubun sözcüsü Nurettin Turgut, “Şu anda bir bilinmez yaşanıyor. Şu haliyle Kandil dahi inse, Mahmur yola çıkmaz. Biz geldik ama ne olacak? Sorunlarımız çözülecek mi?” diyerek Mahmur’dan dönecekleri bekleyen asıl soruna dikkat çekiyor.

    Radikal, Kuzey Irak’taki Mahmur ve Kandil kamplarından döndükten sonra Diyarbakır’da üç ayrı dairede vatandaşlık işlemlerinin yapılmasını bekleyen grupla görüştü.

    Yağmur hasreti

    Mahmur grubunun sözcüsü Nurettin Turgut, önce yıllardır yağmur görmediği için, o gün yağan yağmurun altında yürüyüp ıslanmak için dışarı çıktığını, ardından da Türkiye’ye gelme nedenlerini, yapmayı planladıkları işleri anlattı. Hakkâri’de yaşarken Hewler’de düzenlenen bir mitingde, ateş açılması sonucu küçük kızını kaybettiğini, eşinin ise sakat kaldığını anlatan Turgut, “Mahmur’dan yeni gelecek gruplar, bize yönelik uygulamalara bağlı. Şu anda bir bilinmez yaşanıyor. Şu haliyle Kandil dahi inse Mahmur yola çıkmaz. Çünkü görmemiz lazım. Biz geldik ama ne olacak. Sorunlarımız çözülecek mi? Bunlar sağlanmadan tek bir insan dönmez” dedi.

    Kandil’den gelen Gülbahar Çiçekçi ise “Biz şu anda hukuki bir sorunuz” diyerek ekledi:

    “Bizim gelişimiz hukuki değil, siyasiydi. Ama bundan sonra ne olacak? Yasal bir değişiklik yapılacak mı? Biz barış için kendimizi anlatmaya çalışacağız. Mektuplarımızı yetkililerle gönderdik. Tartışmalar sonrası Meclis’e gitmemiz şart değil ama diğer siyasi partilerle birlikte CHP ve MHP’den randevu talep edeceğiz. Randevu verirlerse gidip kendimizi anlatacağız.”

    Mahmur’dan dönen Mirzan Buldan, DTP milletvekili Pervin Buldan’ın faili meçhul cinayette öldürülen eşi Savaş Buldan’ın yeğeni. Amcasının öldürülmesinin ardından yedi yaşında ailesiyle Irak’a göç eden Buldan, giderken başka bir ülke görüp dönüşte arkadaşlarına anlatmanın hayalini kurmuş ama bu hiç gerçekleşmemiş.

    Buldan, üniversite eğitimini yarıda bırakmış. Kuzey Irak’taki üniversitede kalan iki dersini Türkiye’de tamamlamak için YÖK’e başvurmaya hazırlanan Buldan, Mahmur dönüşü yaşanacak eğitim sorunlarına dikkat çekiyor:

    “Henüz açılım yok. ‘Mahmur’dakiler gelecek’ deniliyor ama gelecekler de ne yapacaklar? Ben onların bir temsilcisiyim. Orada üniversite son sınıfa kadar geldim, artık buradayım. Sormak istiyorum; iki dersim kalmış, ben iki dersi burada verip mezun olabilecek miyim? Mahmur’daki öğrenciler şimdi benim durumuma bakıyor. Hiçbirinin Türkiye diploması yok. Hata bazılarının burada nüfus kaydı bile yok, orada doğmuş, kampta okumuş. Türkiye’ye gelip eğitimine kaçıncı sınıftan başlayacak? Biz geldik ama diğer insanlar gelip ne yapacak? Köylerine ne oldu? Köyü yakılanlar var, onlara tazminat verilecek mi? Hepsi bir sorun. Hükümet bölge halkının oylarına oynuyor. Başbakan ‘ara verildi’ diyor. Anlaşılan o ki ben siyasi propaganda malzemesi oldum. Açılımın, Mahmur’dan gelen için bir garantisi var mı? O zaman diğerleri nasıl gelecek.”

    ‘İstanbul’u özlüyordum’

    1954 doğumlu Sisin Yaman, Türkçe bilmiyor. Ama Türkiye özlemi hiç dinmemiş:

    “Çocukluğunun geçtiği yerleri bırakıp gitmek çok zor. Sadece köyümüzü değil, bütün Türkiye’yi özlüyordum. Mesela çok eskiden gittiğim İstanbul. Şimdi bütün Türkiye’yi dolaşmak istiyorum. Ülke özlemini gidermeye geldik. Barış gelirse orada kalan iki çocuğum da gelir ve köyümüze döneriz. Küçük çocuğum da gelmek istiyordu ama ben bırakmadım. Okulu vardı. Bir de şartlara bakmak istedim.”

    Oğlu Abdullah Yaman ise Irak’a gittiklerinde iki yaşındaymış. Türkiye’yi sadece kendisine anlatılanlardan tanıdığını söyleyen Abdullah, “Çok güzel bir yer olduğunu anlatıyorlardı. Geldiğimde Türkiye’nin farklı bir renkte olduğunu gördüm” dedi.

    Dağlıca’dan ‘bilindik hikâyeler’ nedeniyle Irak’a giden ve eşi Melekşah Soydan’la dönen Mikail Soydan ise barış için elinden geleni yapıp köye dönmeyi planlıyor:

    “Orada inşaatlarda çalışıyordum ama bir gerçek var ki bizim köyde evimiz yakılıp yıkıldı.”
    Melekşah Soydan ise özlemini “Benim için barış akan kanın durması, kendi toprağımda kendi dilimle yaşamamdır” diye anlattı.

    35. kişi anne karnında
    Mahmur’dan eşi ve üç çocuğu ile gelen Kamil Ökten, beraberinde gelen altı aylık bebeği için haberlerde ‘küçük terörist’ denilmesine üzüldüğünü anlattı. 1959 doğumlu Ökten, 1993’de Türkiye’de eşi ve çocuklarını bırakarak göç ettiği Mahmur’da, ‘Türkiye’ye yeniden gelme umudu kalmadığı ve kampta tek başına yaşamak zor olduğu’ için yeniden evlenmiş. Yeni eşi Hamsiye ile üç çocuğu Helena, Hevi ve Bewar’ı da getiren Ökten, gruptakilerin ‘bir de kaçak yolcu getirdi’ esprisi üzerine, eşinin beş aylık hamile olduğunu anlattı. Barış için yola çıkınca bütün zorlukları da göze aldıklarını anlatan Ökten, “Çocuklar bizim kadar detaylı düşünemiyor. Daha önce yaşananları anlatmamama rağmen, ‘Türkiye’ye barış için gideceğiz’ dedik, sevinerek sokağa fırladılar” dedi.

    Çocukları Silopi’de kardeşlerinin yanına bıraktığını söyleyen Ökten’in aklı onlarda:
    “Çalışmalarımız bitince ben de gideceğim. Orada yıllardır görmediğim çocuklarım var. Ben giderken onlar çok küçüktü. Yeni çocuklarım olunca da, ‘o çocuklar uzakta bu çocuklar yanımda’ diye vicdan azabı duydum.” (Radikal)

    http://w9.gazetevatan.com/Dagdan_ine...68679/1/Manset

    güzel bir soru şimdi bunlar ne olacak?..bunları dagdan indirme kararı alırken akibetlerinin ne olacagını'da hesaba katmıştır heralde hükümet
    görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..

  2. #2
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Adamları fazlasıyla masumlaştırmışlar.
    Bu 34 kişilik oyuna devlet son vermelidir.
    Türk insanıyla dalga geçilmesine tahammül edemiyorum.

  3. #3
    emree01 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2007
    Mesajlar
    936
    Karizma Gücü
    5
    akp nin secim propagandası 34 pkk lıya verilecek tek cevap
    ananızın ...... olacak
    http://img441.imageshack.us/img441/6888/adszimza.gif


    Diyanet Vakfının Yalancısıyım
    Es-Saffat 49. Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
    Nebe 31, 32. 33, 34. Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.

  4. #4
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Mahmur'dan abim gelmiş!......

    Ben senin, dağlarda 14 yıldır patates soyup, dereden su taşımış olabilme, askere, polise, bebeğe tetik çekmemiş olabilme ihtimalini de sevebilirdim ama, 2008 yılında yakalanan 9 bin 200 kilo eroin, 9 bin 400 kilo esrar, 569 kilo afyon, 100 kilo kokainin, paketlenmesinde bile çalışmadın mı be cigerim?

    Ah cigerim, ah bana hiç benzemez kardeşim!
    Ben senin ‘Barış Bilmemnesi’ olabilme ihtimalini de sevebilirdim ama, o 150 bin dolarlık cipleri, yılda 500 milyon dolarlık uyuşturucu kaçakçılığı,
    her yıl Türkiye’ye soktuğun 400 bin ton kaçak et, milyon dolarlık akaryakıt kaçakçılığı parasıyla almadın mı?
    O son model ciplerde, Türkiye üzerinden TIRlarla Avrupa’ya sevk ederken havasızlıktan öldürdüğün Afganistanlı Pakistanlı garibanların da kanı yok mu be kardeşim?
    Senin ‘torbacı’larına önlem olarak ilkokulların önüne bile polis dikilmemiş olsaydı, kamyonda havasızlıktan öldürdüğün mültecileri çöp gibi tarlalara dökmemiş olsaydın, “Mağarada yıllarca zor koşullarda yaşadılar” cümlesi vicdanımı sızlatabilirdi bile...

    Merhametim sevgimden güçlüdür benim, hoşlanmasam bile sana merhamet duyabilirdim.
    AKP’nin “ Artık Nevruz’da, yanan lastiğin üzerinden, birlikte, elele atlayacağız“, “Çiğköfteyi aynı leğende birlikte yoğuracağız...” edebiyatına da inanabilirdim.
    Benim şedit kardeşim! Son gelişmelerde doğal bulduğum tek şey, AKPlilerin, ‘terörist’, ‘vatan haini’ dediğimiz seninle empati yapabilmesidir.

    AKPKK koalisyonu olarak, aynı kaba zıçmakta tamamen haklısınız.
    Çünkü;

    3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1.maddesi, ‘terör’ü şöyle tanımlar:
    “Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.”

    Bu tanıma göre, AKP bir terör örgütüdür. Yedi yıldır yaptığı tüm icraat, yukarıdaki tanıma aynen uymaktadır. Sadece adı ‘parti’dir.
    PKK’nın da aslında ‘örgüt’ değil, ‘siyasi parti’ (Partiya Karkare Kurdistan) olduğunu söyleyen Kürtçü liboşlar, AKP’yi ‘terör örgütü’ tanımından koruyan ‘siyasi parti’ etiketini PKK’ya da yapıştırma gayretindedirler.

    Ah cigerim!
    Bebeğin nüfus kağıdına, ırkını, etnisitesini doğduğu saat kaydeden ırkçı Amerika’dan gelen talimatla, “Amerika’ya Anahtar Teslim Mezopotamya Açılımı” yaptığını bilmesem, hala sana ‘Kürt’ derken rahatsız olmasam, bana yaptığın ırkçılık suçlamasına bile ses çıkartmayabilirdim.
    Ama, ırkçının feriştahı efendilerin, Kuzey Irak’ı Türkmen-Kürt-Arap diye bölerken ırkçılık değil, ben “Türklük hem alt hem üst-kimliktir. Türküz” derken ırkçılık...öyle mi?
    Bana ırkçı diyen dillerini yesinler senin!

    Senin kaçak elektriğini, suyunu ödemekten anam ağlamasaydı, vallahi inanırdım şu “Analar ağlamasın...birlikte. ..elele.. .” martavalına.
    Şu G3 denilen telefonlara, Diyarbakır’dan bir günde 3 milyon başvuru olmasaydı, kişi başına üç G3 telefonu düşmeseydi billahi “Güneydoğu’ya yatırım yapılmadı. İhmal edildi, en fakir bölge” hikayelerini de yutabilirdim. “Mahmur’dan abim gelmiş, hoş gelmiş” başlıklı yazılar attırabilirdim bu köşelere.
    “Abime Bağkur’dan maaş bağlansın. Dağda geçirdiği yıllar hizmete sayılsın. TOKİ’den ev, OYAK’tan Röno verilsin” derdim. “Kamu’ya alınacak 32 bin yeni personel içinde, Kandil’den gelen kızkardeşime de kota açılsın” falan yazardım.
    Ha, yoksa benim yazmama gerek yok mu, bunlar zaten sağlanacak mı sana?

    Ah benim biji biji biji le le le le diye transa girmiş, bana hiç benzemez kardeşim! AKP’nin nekropolise çevirdiği memleketine hoşgeldin! Bak Norveç de yan çiziyor. Birkaçınızı ihraç edecektik, edemiyoruz. Norveçli seninle elele çiçek toplamak istemiyor, neden acaba?
    Ya da efendilerinin ülkesine, Amerika’ya, İngiltere’ye gitmeye kalk bakayım. Vize formundaki “Bir terörist örgüte üye oldunuz mu?” sorusuna YES de bakayım, teey teey, gör başına neler gelir...

    Ah cigerim, ah aklını ter gibi kafasındaki poşuya silmiş ebleh ve hayin kardeşim!
    Sen sınırda 7 dakikada biten sorgunda kanlı ellerini yıkamış gibi yapacaksın, AKP seni yargılamış da suçsuz bulmuş gibi yapacak, hepbirlikte ‘savaş’ dediğin bölücü terör bitmiş gibi yapacaksınız. Böylece TSK’ya da, savunma harcamalarına da gerek kalmayacak, bütçeden savunmaya ayrılan payı da AKP cebellezi edecek, Cumhurbaşkanlığının, Başbakanlığın nereye gittiği belirsiz örtülü ödenekleri yüzde 1500 artırılacak, AKP çocuklarına üçer gemi daha alınacak, beşer tv kanalı daha kurulacak...
    Ha! Bir de 8 bakanlık bütçesi kadar bütçesi olan Diyanet’e daha fazla ödenek aktarılacak elbette...

    Bu arada TSK konuşsa sen ‘siyasete karışmakla’ suçlayacaksın, konuşmasa ben ‘sessiz kalmakla’. Her hal ve karda TSK suçlanacak yani.
    Biz de moronuz ya, ekrana yapışıp AKP kamerasından seyredeceğiz olanları...Ah siz ne uyanık AKPKK koalisyonusunuz böyle! Ne Şark tüccarısınız hepiniz!

    Ah benim “Feda kültüründen” gelen, eli kanlı katillerin, aşiret ağalarının tecavüzüyle çocuk yaşta kadın olmuş, feda edilmiş, heba edilmiş kızkardeşim!
    Sırf kadınlık-annelik üzerinden vallahi empati yapabilirdim seninle. Ajda, Sezen, Hülya ve püsküllü abajur gibi giyinen först leydiler için, senin kıyafetlerine bakarak yılın modasının anahatlarını verebilirdim;
    “Boyunda fular yerine poşu, gömlek haki renk, dört cepli. Üst cepler kapaklı, alt cepler fermuarli. Altta haki renk dökümlü (drape) şalvar. Ayakkabı: Mekap.”
    Fekat şimdi aksesuar olarak, bu kadınlara ne önerebilirim, emin değilim; “Üst ceplerde zula esrar-eroin, belde el bombası, elde kalaşnikof, çantada mayın” mı desem, ne desem...zaten bir kısmının mayını türbanında saklı.
    Hani sinerji olsun, empati-sempati olsun diye giyerler mi, takarlar mı emin olamıyorum. Arkadan çekişli Terzi Cemil, cepte esrar aksesuarına ne der bilemiyorum.

    Ah benim cigerim! Ah benim mesleği ‘mayın döşemek’, bana hiç benzemez kardeşim! ‘Vatandaş’a kurşun sıkmış ‘vatandaş’ım!
    Tam zamanında geldin. Azerbaycan ve KKTC gibi iki Türk Devleti hariç, bütün komşularımızla ‘sıfır sorun’ yaşadığımız, ülke sınırlarını tartışmaya açtığımız (Bkz. Ermeni Protokolü) dönemde teşrif ettin. Her derdimiz bitmiş, geriye “Apo’nun kasık ağrılarını nasıl etsek de dindirsek, kadın göndersek yumuşar mı acep?” sorunsalı kalmıştı.
    Ha bir de, “Apo’yu Bodrum’a Türkbükü Paşası mı yapsak?” diye düşünüyorduk.
    Selahattin Duman, Bodrum sosyetesinin fırınlanmış hallerini yazmaktan, bir anda “Apo ve bıyıkları sahilde ultraviyole emiyorlardı”ya geçiş yapabilir mi, afallar mı onu konuşuyorduk.

    Ah cigerim, ah aynı leğende birlikte çiğköfte yoğuracağım, kardelen mardelen toplayacağım kardeşim!
    Benim barışçı, 15 yıldır dağda silahsız, piknik yapan ağabeyim!

    Şimdi seni Cumhurbaşkanlığı Köşk’üne yemeğe de davet edeceklerdir. Porselenli, kristalli, gümüşlü sofralarda ağırlamak da isteyeceklerdir.
    Git! Git ama, orada da kendi kurallarınla oyna!
    Masaya keten örtüler, chemin de table falan serilmiş olabilir. Kaldırt, gazete kağıdı serdir. Cumhurbaşkanı’nı ‘Kürt töre, örf ve adetlerine karşı’ gelmekle, ‘burjuva adeti dayatmakla’ falan suçla.
    Ay-yıldızlı tabak takımlarını çıkartmışlarsa, Köşk personelini ‘aşırı milliyetçilik’ le suçla. Yemekte Türk mutfağından nadide örnekler sunacaklardır. Köşk aşçısını ‘ırkçılıkla’ suçla.
    Sen en iyisi yemeğin mönüsünü önceden Köşk’e ilet. Bir tas asker-polis kanı, yanına iki dilim de ekmek. Doğrarsın.

    Hoşgeldin abi! Gelirkene sevkiyata ‘mal’, bavulda nakit de getirdin mi?

    Alıntıdır....
    sizi kim çağırdıysa ona sorun.... bize kalsa ne olacağı ortada....
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  5. #5
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    güzel bir soru şimdi bunlar ne olacak?..bunları dagdan indirme kararı alırken akibetlerinin ne olacagını'da hesaba katmıştır heralde hükümet
    Hiç meraklanmasınlar! Onları kim buraya çağırdıysa çaresini bulmuştur. İş ve aşları hazırdır. Daha böyle 10.000 kişiye yakın PKK lının geleceği tahmin edilmekte olup işleri hazır vaziyettedir. Yoksa bu hükümet bunları cesaret edip çağıramazdı. Zaman gelecek diğer işsizler'' iş bulmak için illa PKK lı olmak mı gerek'' diyecektir.

  6. #6
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Nemi olacak gebereceksiniz
    İnsallah.




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  7. #7
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    defolun gidin ininize ayılar.......




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  8. #8

    Kayıt Tarihi
    13-10-2008
    Mesajlar
    1,809
    Karizma Gücü
    4
    bebek katili apo, dan talimat alsın hükümet, belki bakanlıkta görev verirler

  9. #9
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  10. #10
    Ottoman Sultana adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-10-2009
    Mesajlar
    176
    Karizma Gücü
    3

    bak bu olacak...

    şimdi siz geldiniz nemi olacak...!!

    bak bu olacak..
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler
    Ottoman Sultana

    DEĞER VERDİĞİN İNSAN
    SENİN DEĞERİNİ BİLMİYORSA
    BIRAK KENDİ DEĞERİYLE KALSIN..!

    İYİ OLAN KAZANSIN...!!!

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Dağdan inen PKK'lılar gözaltında evlendi!
    2005 Konuları bölümünde Xtreme-Power tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 24.02.05, 21:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •