türkiye tarafından şiddetle savunulan, insanlık suçu işlemekle itham edilen, katliam sanığı sudan devlet başkanı. hakkındaki kararın iptal edilmesi yahut ertelenmesine uğraşıyormuşuz.
meclis başkanımız buyurmuşlar "her şeyden önce halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanıdır. yargılanamaz" deyu. demek seçimle gelmiş olmak insanlık suçu işlemeyi caiz kılıyor. bunu da öğrenmiş olduk.
bu laflar sadece siyaseten söylenmiş sözler aslında. el beşir'i savunmanın asıl gerekçesi ise, birçok türk işadamının, ki hemen hepsi akp'li işadamlarıdır, sudan'da ihale alıp iş yapıyor olmasıdır, veya ihale almaya talip olmasıdır. birçok önemli ismin, ki hemen hepsi akp'lidir, sudan'da el beşir'in himayesinde para aklamasıdır. din, din kardeşliği de sebep değildir. sadece bir kö
prüdür ilişkiyi kurmak için.
israil'in gazze'de yaptıklarına şiddetle karşı çıkan, israil devletini ve yöneticilerini katil ilan edenlerden biriydim. akp zihniyetinden zerre hazzetmiyor olmama rağmen, ister istemez onlarla birlikte gazze'de ölen yüzlerce çocuk için yas tutanlardandım. hamasçılarla aynı safta görüntü veriyor olmayı bile umursamadım israil'i öldürdüğü çocuklar yüzünden protesto ederken.
şimdi utanıyorum. insanlıkla en ufak ilgisi olmayan, dini imanı para olan, bok yeşiline bürünmüş bu kan emici din bezirganı kapitalistlerle yanyana durmuş olmaktan dolayı utanıyorum. israil'i protesto etmiş olmaktan değil ama bu yaratıklarla birlikte olmuş olmaktan dolayı.
midem bulanıyor.
bu ülkeyi soykırımcıları savunan, koruyup kollayan bir ülke haline de getirdiniz ya, kına yakın artık.