Şiirlerimi sizlerin beğenisine sunmak istedim.
İSYAN BAYRAĞI

Tanrım, sen ki kaderin ve şer’in takdir edenisin
Sen her şeyi, önceyi sonrayı bilirsin
Bana kızmayasın, gönül koymayasın
Ama sana bir sorum var
Azap verecektiysen beni neden yarattın?

Sınav mıdır imtihan mıdır?
Ben anlamam-Sen anlat
Ya beni bu dertten kurtar- Ya beni baştan yarat!

Hem günah diyorsun
Hem beni bu duygulara boğuyorsun,
Bazen kullarına çok ayıp ediyorsun
Tanrım Hesap ver beni neden yarattın?

Çok denedim olmadı
Layık mıyım diye, yaraşır mı?
Kendimi yiyor bitiriyorum.
Sen’se durmuş seyrediyorsun
Seyretme, müdahale et, Bak İsyan ediyorum

Hani bizler mükemmeldik
Senden üflenmiş ve saf iyiliktik
O zaman böyle olmak da iyi ya da sen kötüsün
Tanrım Hesap ver beni neden yarattın?

Haydi göz yaşlarımı görmedin eyvallah…
Dualarımı da mı duymadın?
Beni madem sen yarattın
Niye bana kulak tıkadın?

Artık hakkımı istiyorum.
Sana hesap soruyorum
Ya kimliğimi kötülükten akla
Ya beni kimliğimden pakla

Sana son defa dönüyorum bu gece dua etmek için
Ve öncesinde bu isyankâr serzenişim
İsyan bayrağını açtım haberin olsun
Umurumda değil ne olursa olsun…

Yaşamasın
Ezeli duygulardan kopan fırtına,
Sevgi duygusunu taşımadıkça,
Kopmasın!
Sabit direklerde çileyen bülbüller,
Seninle benim türkümü çığırmadıkça,
Çilemesin!
Aldığı her nefeste seni yaşayan ben,
Bir demde ola ki seni zihnine yetirmezse
Yaşamasın!

Anneye Özlem


Kokun burnumda tütüyor,
Bugün Perşembe
İstanbula altı saat sürüyor
Yarın Biniyorum Kamil Koça
Yaşasın diye çağlıyor içim sarılacağım sana
Dertlerim, kederlerim mühim değil
Sen varsın sığınağımsın, barınağımsın
Herkesten Başkasın
Özlemimsin yuvamsın
Ne kaldı şurada, bir gün ya var ya yok
Herkeste anne çok
Ama benimkisi gibi yok
Der herkes ama
Benimkisi gibi gerçekten yok
Özledim seni
Özlemimi yazayım dedim
Şiire benzedi anne
Acaba ben şiir yazabilir miyim?
Bak bana neler yazdırdın
Hem de yazarken ağlattın
Hala büyümedim be anne
Senin özleminle çağlattın
Yarın yanındayım…
Hiç itiraz istemem koynunda yatacağım
Şşşşt sakın koca eşek deme!

Adını Anmam

Önümde açan kızıl gül olsan, yine seni dermem;
Güneşten parlak nur olup insen, yine seni görmem.
Önce insanlığı, dürüstlüğü, sonra sevmeyi bilmeyi,
Dilerim sana Tanrıdan, Allahtan korkarım, yine seni yermem.

Ele geçmeyen arzularım var, söyleyemem, kimseye bildirmem,
Elde nice servetim var, duçarlardan esirgemem,
Almayı bildiğin gibi bugün, yarın öğrenmezsen paylaşmayı,
Alimallah! düşkünler düşkünü olup; aç, açıkta kalsan da...
Varımdan, yoğumdan bilesin ki pay biçmem.

Hakiki sevgiyi gözlerinden gözlerime duymadıkça,
Kibri aşıp mülayimliğe, acımaya ve şefkate varmadıkça;
Düşmanlığa giden yolda dostluk adına çabalamadıkça,
Kalsak da dünyada bir sen, bir ben, dünyada seni sevmem.

Duyguları oyuncak edip eğlenmeye gelirsen, gelme, kal!
Sevgileri tüketip, oyalanmaya gelirsen, gelme, kal!
Bir gün kalp kırmadan, yürekleri yırtmadan gönül al;
Ki belki güler yüzüm, sevgisiz, taşyürek diye ağlamam.

Sırlarıma sır katıp, bende karışıp, ben olmazsan,
Esrik bakışlarımda titreyen kadehten aşk şarabını içmezsen,
Gamıma gam, Bunuma bun, bahtıma baht katmazsan,
Belki bir gün, belki iki gün, ama bil ki üçüncü gün yanında olmam,

Yıkacağın hayallerimi,
Kıracağın onurumu,
Azalacak güvenimi,
Yanına kâr koymam.

Kara bostanların ak çiçeği olsan dahi;
Gönülleri abad edip, saraylar kursan dahi,
Gözümde belirmekle kalmayıp, yüreğimde yer etmeyi bilmezsen;
Seni unutulmaz, cayılmaz kılmak şöyle dursun, adını dahi anmam!

YAŞAMA SANATI

Boş vermeye gelmiyor hayat
Doldurmaya çalışsan yetmiyor saat
Hayata mı tutunacaksın
Saate mi bakacaksın
İki arada bir derede,
Hâsılı yaşamak zor zanaat
Arada mı kalırsın, dereye mi girersin
Buyur Nadir, al sana sanat

HEYKEL


Elimden çıkınca taş ve birkaç başka nesne
Bir şeye benzer bazen, artık her neyse
Belki ben benzetirim başkası benzetmez bir şeye
Ama olsun ben görürüm onda neyse görmek istediğim.

Heykel mi desem cisim mi çok mühim değil
Bazen sanat bu diye düşünürüm
Ruhuma seslenirim önünde eğil
Diye dinlemez zavallı kendimce gülerim.

Bir tek can veremem ona
Akıtsam gözyaşı gözlerinden dinmese
Benim yerime ağlasın biraz
Belki daha az içi yanar, zavallı taş.

SANA GELDİM EY GÜZEL

Haber var gönülden,
Gelecek aşk gecesini fısıldıyor.
Gözlerin sesini işitiyor çiğ damlası,
Yüreği tıp tıp ediyor;
Belki fabl belki destan kim biliyor?
Bilen bilsin,
Bilmeyen bilmesin,
Sana geldim yar.
Bin bir çığlık suskun,
O gözlerinden yok mu?
O ışık huzmesini arıyor kulak;
Ne his kaldı ne akıl,
Toptan azıttı uzaklarda bir manyak.
Gece yıldızlar bile sayılmıyor artık,
Böyle olmuyor,
Gecem gece olsun dedim,
Sana geldim yar.
Aç gönlünü
Kabul eyle bu dilenciyi,
Misafir et.
Bir bardak su ver
Ruhunu şad et,
Ötesini sen bilirsin
Ya da bilmezsen,
Tahmin et!
Üç kuruşa dilenmiyorum
Sana sormuyorum,
İzin bile almıyorum.
Sevgine adadım ben,
İlahım ol.
Adağımı kabul et.
Etmesen de koy gitsin
Sana geldim yar.

SEVGİ AZİZDİR

Aramadım sizi ey aziz sevgi, köşe bucak bakmadım size
Belki adınızı duydum ama yüzünüzü hiç görmedim
Ağlayan gözlerde işinizin semeresine şahit oldum
Ama bu kadar aziz, saygıdeğer olduğunuzu bilmedim ey aziz sevgi

Meşgaleniz olmak onurdur, sonunda yüreğime erdiniz
Umulmadık anda pek birden, fevri ve hiddetli geldiniz, hoşgeldiniz
Şimdi nedametimi dile getirsem, beni affediniz
Azizliğinize ne şüphe, lakin beni aciz ettiniz.

Bu bir sitemdir aziz sevgi, kınamayınız küsmeyiniz
Ilık nefesiniz gönlümü serinletir de eyvallah deriz
Heyhat ya bu gözyaşı nedir? Acı ile ahiretlik misiniz?
Tanrı vergisi hissiniz, başım üstüne, ya acı mıdır diyetiniz?

Artık yıldırımla mı indiniz gönlüme, ok mu idiniz saplandınız bilemem
Başkalarını nasıl incittiniz, anlattılar da anlamadım, bir şey diyemem
Ama her masuma aynı işkenceyi yapan iseniz, hani sizin azizliğiniz?
Sevgi, ey aziz sevgi, gözlerimi yaşartmayın, insaf ediniz

İÇİM AĞLIYOR

Aldanmayın yüzümün güldüğüne,
İçim ağlıyor.
Öyle bir acı çekiyorum ki,
Canım değil, ruhum yanıyor.
Ruhumda bir sevgi var
Öldürmeye çalıştığım,
Öldürmeye çalıştıkça…
Ölmeye alıştığım.
Aldanmayın yüzümün güldüğüne,
İçim ağlıyor.

YOK MU İLACI

Kavramlarım dipçik, kavramlarım kamçı
Anlamlarım hançer, anlamlarım sancı
Zihnim allak bullak, sarmış bedenimi bir zaaf
Nasıl bir dert bu tanrım, yok mu ilacı?

Kamçılıyor öğretilmiş bütün doğrular
Haram olmuş nice gecelerdir uykular
Sözler yıkıp geçerken yitiyor anlamlar
Beynim yeniliyor tanrım, yok mu ilacı?

Ben gülüp geçerdim adına dahi
Nedir hiç bilmezdim eskimeyen söz sevgi
Kalem kaş, servi boy ve bilumum sözleri
Yeni anladım tanrım, yok mu ilacı?

Olur ya düşersin bir gün, dizin kanar
Bir yakının ölür, bağrın yanar
Öyle değil bu, yüreğimi de, beynimi de sarar
Bildiğin gibi değil acısı tanrım, yok mu ilacı?

İrinler, sivilceler bitmiş tenimde kaygıdan, ne eyleyeyim
Bu duygu öyle zor ki nasıl söyleyeyim
Her halükarda dağlanır yüreğim
Bildir yolunu iyileşeyim tanrım, yok mu ilacı?

Masallar, öyküler, efsaneler ve ezgiler
Nicesi yazılmış koşuklar ve sonsuz dizeler
Hep onu anlatır da tüketemezler
Tükenmezlikte tükeniyorum tanrım, yok mu ilacı?

Güçten sıyrıldım, iradeden ayrıldım, duygulara kaldım
Nelere dik duran ben, nelere göğüs geren ben, bir hayale daldım
Bir gün o, bir gün bu diye dolanan ben, adeta saplandım
Kurtar beni tanrım, yok mu ilacı?

Gece gündüz derdimdir, görmez halimi, heyhat!
Uzağımdadır en yakınımda, sezmez hissimi feryat!
Dile gelmez de deler yüreğimi, dağı delip halt etmiş Ferhat!
Koyarda odu bilmez yüreğimi, tanrım, yok mu ilacı?

Ne sitemdir, ne yalvarma, ne de yakarış
Pişmanlık sebebi, tek, derin ve anlamlı bir bakış
Olur mu bir bakışta böylesine için için yakış
Köz oldum yanıyorum alev alev tanrım, yok mu ilacı?

Sözler bulabilirim yazabilirim daha binlerce sayfa
Yüreğimde sel var, baskın var, durduramaz ne ordular, ne de binlerce tayfa
Seviyorum, sever mi o da benim gibi, kaygılandım gidiyorum hayfa
Seviyorum, seviyorum tanrım, yok mu ilacı?

ÖZÜR

Ben ne bulmuşum ki dünyaya gelip,
Sizden daha sevimli, sizden daha aziz?
Gözüm gibi bakmaya, metihlere layık
Sevletim de sizsiniz, devletim de siz!

Güneşimsiniz ya, ayımsınız
Namusumsunuz arımsınız

Uykusuz geçirdiğim her gecenin hakkı,
Sizi anıp yandığım her günün hakkı.
Aylarım hakkı, yılım hakkı,
Size feda olsun!
Bağışlayın bu duçarı.

Güneşimsiniz ya, ayımsınız,
Dertlerim akıtan, ilacımsınız!

Sizden başka herkesin sattığı doğru,
Elemin kuzgun olup, yağmaladığı doğru.
Yere basıp yürürüm, göğe bakıp,
Sizin oluşunuzun koruduğu doğru!

Güneşimsiniz ya, ayımsınız
Günde yokluğumsunuz, Gece varımsınız

Gece gündüz bilip bilmeden incittim.
Bugün için için hayıflansam az!
Niyedir? Niyedir özürlere dilim varmadı?
Verdiğim huzursuzluğu aklım almadı.

Güneşimsiniz ya, ayımsınız
Sözümde neşem, Gözümde zârımsınız

Yarın ruhum dile gelse nasıl cevap veririm?
Varlığınız kalbimi sevginizle doldurdu,
Diretip size nasıl cefa ederim?
Zorumu bitap eyledim, inadım itibarımı soldurdu

Güneşimsiniz ya, ayımsınız
Terbiyemsiniz, vakarımsınız

Yanaşmam size, ilişmem elbet
Dileğiniz emirdir, bana zul ise de makbuldür
Zavallı kulunuza şudur inayet!
Sizin şarkınızı münasibiyle söylemek müşküldür.
Sizin şarkınızı söylememek ise cinayet!!!!

Güneşimsiniz ya, ayımsınız
Belki firarımsınız, şayet ömrümce kârımsınız

Ben yine sizin şarkınızı söyleyeceğim,
Bir sizi bildim, bir sizi bileceğim.
Özrüm sizindir kabul eyleyin
Sizi unutmam, unutmak kendime ihanet.

ALACA GECELERİM

Sorguluyor düşlerimde beni senin sevgin.
Akıl sır ermez işkencelere tabi düşüncelerim.

Gözlerimde bir bant,
Alaca bulaca, karaltılardayım.

Bileklerimde ipler bağlı, kımıldamaksızın,
Yeltenmemecesine bir adım öteye.

Bu eziyet her türlü vuruyor,
Bir kalp krizi gibi sıkıyor öldüresiye.

Asabi tutum ve haller,
Mütemadiyen çevremde.

Üstü başı haz kokan bir şimale koyuluyor gece
Yalnız bu gece değil, biliyor musun? Sensiz her gecem böyle,

Uzadıkça uzuyor, kan revan sensizliğim
Damlalarım kurudu, bir tek göz pınarlarımdan emin değilim.

BEN YALNIZCA KORKUYORUM

Bir korku sardı ansızın, ben yalnızca korkuyorum.
Söylenmedik sözlerime ihanet edip sözüm gider diye,
Kendimden içerilerde yitip özüm gider diye,
Bir korku sardı ansızın, ben yalnızca korkuyorum.

Bakışlarımdan sakınıp zinhar gözüm gider diye,
Yazdan ve kıştan esirgediğim güzüm gider diye,
Bir korku sardı ansızın, ben yalnızca korkuyorum

Ruhların kirinden arındırıp kaçırdığım tözüm gider diye,
Keşmekeşime derman bildiğim çözüm gider diye,
Bir korku sardı ansızın, ben yalnızca korkuyorum

Bir korku sardı ansızın, ben yalnızca korkuyorum
Bütün özlerden ve yüzlerden koruduğum gizim gider diye,
Benden ve Senden gizlediğim Sizim gider diye
Ve son bir çaresizlikle, yalnızca korkudur diye umuyorum.

ADINI BEN KOYAMADIM
Söylemesi gereken,
Söylenilmesi gerekeni;
Söylenilmesi gerekene
Söyleyemese de,
Anlaması gereken,
Anlaşılması gerekeni;
Anlatması gereken
Anlatmadan anlamışsa,
Bilmesi gereken,
Bilinmesi gerekeni,
Bildirmesi gerekence
Bildirilmese de biliyorsa
Bunun adını siz koyun


SON ÇIRPINIŞLARIM

Derme çatma değil,
Rastgele veya alelade
Bilerek ve isteyerek
Doğruldum sana
Tüm çaba ve sevgimi
Umut ve gayretimi
Koydum yoluna
Kestirme yolun yoktu ki.
Kaygılardan ve korkulardan
Kurtuldum bir hışım
Hızdan aştım
Bazen yanına ulaştım
Durmadın, beklemedin
Hep geride bıraktın
Yollarına yaya çıktım
Yoruldum sana koşmalarımdan
Senin yolun uzun gidilesi
Belli bile değil akıbeti
Bitap düştüm görmedin
Yandım bilmedin
Belki de ben yanıldım
Her hal beni istemedin.
Çok yorgunum
Ölü misali
Durmadan kalbim gel tut desem
Tutmazsın ki
Artık bana uzaksın
Kârı yok ne kadar da sevsem.
Sevgim durulmadı ise de
Ümitlerim tükendi
İçimdedir anılarım, bir de acılarım
Kalbim senin için atsa da
İşte bunlar son çırpınışlarım.

KIRLANGIÇ

Bu çocuk vaktinize misafir bir kırlangıç idi,
Düşündeki kafesten henüz uçtu daha.
Taze havayı soludukça,
Tüylerine çarpan rüzgarları tanıdıkça,
Özgürlüğün tadına vardıkça,
Bürünecek yep yeni bir edaya.

Bir gün öteden beriden dolaşıp dönecek,
Alçaktan ve yüksekten derlediği, doğallığı ile özdeş binbir çiçeği yanında,
Bu defa balkonunuza konacak dostça.
Konuk edenlerine teşekkür için şakıyacak bu sefer.
Bütünüyle, küçük yüreği ile, minneti ile...
Bahşettiğiniz özgürlüğün güveni ve gerçekliği ile,
Uzak diyarlardan yakın yüreklere saygı ve sevgi ile...

DİYALOG

Tanyeli misali serin ve çarpıcı
Duru bir duygu alıp gider beynimi
Uyanışlarım misali gizli ve derin
Benim gibi, ben gibi, bulur muyum kendimi?
Yoksa rüzgarlarında savrulup yitirir miyim benliğimi?
Cevap yok
İhtimal, zaten soru da yok
Bu ise şiir değil,
Yalnızca Nadir ile Nadir arasındaki bir diyalog.