Sayın forumdaşlarım.İslamın ilk tebliğ yıllarında ki ana amaca dair bir hadis ve vakıadan yola çıkarak bu konuyu şekillerdirmek isterim.İslam Peygamberi bu işi ilk olarak tüm Arapları birleştirip,Acem diyarını haraca bağlamak için başlattığını yine kendi ifadelerinden öğreniyoruz.Medine'ye göç fikri daha ortada yokken İslam'ın evrensel olduğuna dair ne İslam külliyatında nede Kur'an'da böyle bir niyet bahsedilmemektedir.İlk tebliğ yıllarında ki diyaloglar bazı meclislerde tartışılmış ve bu tartışmalar günümüze kadar gelmiştir.İşte size bu diyaloglardan bir kesit.Gönül gözüyle okuyanlar burada ki niyeti açık saçık görebilirler.
Lafı eğip bükmeden,orada ki diyaloğa taklalar attırmadan tarafsız bir hakem gözüyle bakabilirseniz fotoğrafı net olarak görürsünüz.Zaten Kuranda ki ''Bu kitap Mekke ve çevresine inmiştir '' ayeti herşeyi açıklamakta ama biz yinede Mekkenin önde gelenlerinin neler konuştuklarına bir göz atalım.İşte o diyalog;
Fasıl
Tefsir Bölümü - Esbab-ı Nüzule Dair
Konu
Sad Suresi
Râvi
İbnu Abbas
Hadis
Ebu Talib hastalanınca Kureyş de Resulullah (sav) da yanına geldiler. Ebu Talib'in yanında bir kişilik yer vardı. Ebu Cehil oraya Resulullah (sav)'ın oturmasını önlemek için hemen kalktı. Kureyşliler Resulullah (sav)'ı Ebu Talib'e şikayet ettiler. Ebu Talib: "Ey kardeşimin oğlu! Kavminden ne istiyorsun?" dedi. Resulullah (sav): "Kendilerinden bir kelime istiyorum. Eğer söylerlerse, bütün Araplar o kelime sayesinde kendilerine uyacak bütün Acem o kelime sayesinde cizye ödeyecek" dedi. Ebu Talib atılarak: "Yani tek bir kelime mi?" diye sordu. Resulullah (sav): "Evet amcacığım tek bir kelime! Lailahe İllallah (Allah'tan başka ilah yoktur!) diyecekler. "Tek Allah mı? Biz son dinde bunu işitmedik, bu bir uydurmadır!" dediler. Bunun üzerine şu ayetler indi:
"Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a yemin ederim ki, (gerçek), inkar edenler(in iddia ettikleri gibi değildir). Bilakis (onların dışı boş) bir onur, (içi ise tam) bir tefrika içindedir. Biz kendilerinden evvel nice ümmetleri helak ettik. O zaman ne çığlıklar kopardılar. Halbuki (o vakit, azabtan kaçıp) kurtulma vakti değildi. O kafirler içlerinden (kendilerinin başına çökecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldiğine şaştılar. "Bu, dediler, bir büyücü, bir yalancıdır. O bütün tanrıları bir tek Tanrı mı yapmış. Bu cidden acayip bir şey. Onların elebaşlarından bir güruh (birbirine): "Yürüyün, mabudlarınıza (ibadette) sebat edin. Şüphesiz ki, arzu edilecek olan budur" diyerek kalkıp gitmişti. Biz bunu diğer dinde işitmedik. Bu, uydurmadan başka bir şey değildir. O Kurban aranızdan ona mı indirilmiş? dedi." (Sad, 1-8).
Kaynak
Tirmizi, Tefsir,Sad (3230)
http://www.sevdalara.net/sayfa.asp?s...arf=s&konu=599


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



Yani yukarıda ki hadiseye bakınca İslam'ın ilk yıllarında Mekkenin ileri gelenlerinin önüne maddi çıkar hedefleri konuluyor.Bu besbelli bir olay.Bunu anlamak için kafir olmak gerekmiyor ki?Ömer Çölakıl'a ise inan hiç gerek bile yok bu hadisede.
