• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    10,477
    Karizma Gücü
    0

    Başarısız Ergenekon sanığına ‘Nefes’i de sordular

    Milliyet gazetesinde yer alan haber göre; Ergenekon soruşturmasında tutuklanan Aydınlık dergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım ile Ulusal Kanal İstihbarat Şefi Ufuk Akkaya’nın sorgusunda “Nefes” filmiyle ilgili sorular soruldu.

    Habere göre, Deniz Yıldırım’a şu soru yöneltildi: “Ergenekon soruşturması sanığı Doğu Perinçek’in kendi eliyle yazdığı değerlendirilen not olduğu ve bu notun, ‘4.10.2009 kapak başlığı... Bu film nefes kesecek. Nefes filmi 16 Ekim’de gösterime giriyor. Kapak olabilir. Senaryo yazarımız Hakan Evrensel dostumuz. Fikret, Av. Hüseyin Buzoğlu, Nezih T. tanıyor. Yönetmen ve oyuncularla da konuşulabilir. Güzel bir sloganla kapak olabilir’ şeklinde olduğu görülmüştür.

    Evrensel, Buzoğlu ve Nezih isimli şahıslar kimlerdir? Nefes isimli film üzerinde ısrar edilmesinin sebebini açıklayınız. Siz filmin yönetmen ve oyuncuları ile görüştünüz mü? Görüşme amacınız nedir?”
    Haberin devamı ↓reklam

    Yıldırım’ın bu soruya yanıtı ise şöyle oldu: “Başyazarımız Doğu Perinçek’ten gelen bir haber önerisidir. Görüşme yapılamamıştır. Hakan Evrensel, Av. Hüseyin Buzoğlu ve Nezih T. isimli şahısları tanımıyorum.”

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25019882/

    +

    AKP'nin vatansever, Atatürkçü, milliyetçi avı ve saldırısı devam ediyor.
    Cidden mide bulandırıcı bir durum.
    Bir kez daha Ergenekon'un ne kadar palavra ve siyasi olduğu; amacının Atatürkçü vatanseverleri susturmak olduğu ortaya çıkıyor.
    Zaten başından beri belli idi NEFES filminin birilerine BATACAĞI.

  2. #2
    34 RJ 677 <span style='color: #FFFF00'>RebelliouS</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2008
    Mesajlar
    15,076
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bir kere yakaladılar fırsatı kendilerince sinekten yağ çıkaracaklar bu aşikar o yüzden artık hiç bir şeye şaşırmıyorum
    Biz de bilirdik sevgiliye karanfil almasını lakin Fenerliydik bilete verdik karanfil parasını.

  3. #3
    Koyu Siyah adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2007
    Mesajlar
    3,067
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Habere göre, Deniz Yıldırım’a şu soru yöneltildi: “Ergenekon soruşturması sanığı Doğu Perinçek’in kendi eliyle yazdığı değerlendirilen not olduğu ve bu notun, ‘4.10.2009 kapak başlığı... Bu film nefes kesecek. Nefes filmi 16 Ekim’de gösterime giriyor. Kapak olabilir. Senaryo yazarımız Hakan Evrensel dostumuz. Fikret, Av. Hüseyin Buzoğlu, Nezih T. tanıyor. Yönetmen ve oyuncularla da konuşulabilir. Güzel bir sloganla kapak olabilir’ şeklinde olduğu görülmüştür.

    Evrensel, Buzoğlu ve Nezih isimli şahıslar kimlerdir? Nefes isimli film üzerinde ısrar edilmesinin sebebini açıklayınız. Siz filmin yönetmen ve oyuncuları ile görüştünüz mü? Görüşme amacınız nedir?”


    Yok artık yaaa bu kadar olmaz...

    Bu da yetmez filmi gururla izlyen halkı da sorguya alın bari

  4. #4
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    Sabahın 05:30’unda 22 Polis Kapımdaydı

    -Evimin zili sabahın 05:30’unda çalındığında sıranın bana da geldiğini anladım. Mevcut siyasi iktidara karşı tepki gösterip, eleştiride bulunanlar sırayla alınıyorlardı. Eşime merak etme 3-4 gün gözaltında tutar sonra bırakırlar dedim.


    Arabamın Olup Olmadığını Bilmiyorlardı




    -Evimi didik didik aradılar, ancak yatak odasında bulunan kasayı görmediler. Bana sordular evde kasa var mı diye. Evet var dedim ve içini açarak gösterdim. Evime gelen polisler arabamın olup olmadığını dahi bilmiyorlardı. Belli ki birilerinden direktif alınmış, herhangi bir hazırlık yapılmamış.


    -Arabamı elleri eldivenli polisler sanki eroin operasyonu yapıyorlarmış gibi aradılar.


    Gizli Belgeler Nerede?


    -Kayda değer bir şey bulamadıklarını anlayınca iki amir beni kızımın odasına çekip ‘otur’ diye sert bir tavırla “gizli belgeler nerede? Nereye sakladın” şeklinde sorular sormaya başladılar. Bende herhangi bir belge yok. Bana gelen belgeyi ben ya köşemde yazarım yada televizyon programlarımda, kitaplarımda yayınlarım.


    Fethullah Hocayla Neden Uğraşıyorsun?


    -Emniyet’te bodrum katta bulunan bir hücreye konuldum. Bir odadan diğerine ellerim kelepçeli götürüyorlardı. 4 gün gözaltında kaldım, 2 saat sorgulandım. Sorgu medya konulu sorgularla geçti. Hangi gazeteci kaç para alır. Ali Kırca transfer ücreti olarak ne kadar aldı? Gibi sorular soruldu. Bazı polisler Fethullah hocayla neden uğraşıyorsun? Diye inanılmaz sorular yönelttiler.



    1873 Avusturya-Macaristan Yapımı Av Tüfeği Vahim Silah Oldu


    Savcılıkta televizyon programımda gösterdiğim antika tüfeği sordular. Annemin evinde dedim. Tüfeğin maket olduğunu yada elimden çıkardığımı söyleyebilirdim. Ama gayet açık hiçbir gizli saklım olmadığı gibi annemin evine gidip alabileceğimizi söyledim. Gecenin bir yarısı annemin evine tüfeği almaya gidildi ve arama izni olmamasına karşın annemin evini bile aradılar. Emniyet Kriminoloji 1873 yapımı antika tüfek için denenmek üzere fişeği dahi bulunamayan tüfeğe yivli-setli vahim tüfek raporu verdi. Savcı bu tüfeği görmesine karşın beni tutuklanmam üzere mahkemeye sevk etti. Hakimde vahim raporunu görünce haliyle tutuklanmama karar verdi. Daha sonra Adalet Bakanlığı'na başvurduk. Gelen raporda tüfek yivsiz-setsiz av tüfeği olarak yer alıyordu. Bu durumda mahkeme heyetininde kafası karıştı haliyle. Askerlik yapmış herkes tüfeği gördüğünde anlar ne olduğunu. Mahkemede tüfeği incelemek üzere getirilmesi talebinde bulundu. Tüfeği görüp karar verecekler.


    Dünya’yı Dolaştım Böyle Rezillik Görmedim


    -İlk olarak Bayrampaşa cezaevine konuldum. Konulduğum hücre pislik içerisindeydi. İşim gereği dünyanın hemen her bölgesine gittim. Ama ben bu kadar rezil bir yer görmedim. Leş gibi kokan bir hücre. Ceketimi çıkarıp yastığa sarmak zorunda kaldım. Oradan Kandıra cezaevine sevkedildim.



    Böbrek Bitiren Kandıra




    -Kandıra F tipi bir cezaevi. İlk gün 3 arkadaş karantina koğuşuna konulduk. Şubat ayı olduğundan çok soğuktu cezaevi. Daha sonra 3 arkadaş 15 metre karelik bir hücreye konulduk. İçeride buraya tabutluk deniliyor. Sebebi de tavanının tabut şeklinde olması. Bir süre sonra insanın psikolojisini bozuyor. Kandıra inanılmaz rutubetli bir cezaevi. Kaloriferleri akşam birkaç saat yakıp söndürüyorlar. Rutubetten duvarlardan sular akıyor. Konumu gereği zaten soğuk olan Kandıra iyice yaşanılmaz hal alıyor. Yatarken eliniz battaniyenin altından dışarı çıktığında resmen donuyor. Sadece yüzümüzün bir kesimini nefes almak üzere dışarıda bırakabiliyoruz. Her kişiye 2 battaniye veriyorlar. Ama boyum uzun olduğundan battaniyeler yetersiz kalıyor ve üşüyorum. Defalarca dilekçe yazmama karşın aylar sonra cevap geldi cezaevi yönetiminden. Bir kişiye yönetmelik gereği 2 battaniyeden fazla veremeyiz diye. Kantinden al dediler. Peki alalım dedim. Ama kantinde battaniye kalmadığını söylediler. Peki depoda yok mu? Orada varsa alalım dedim. Deponun anahtarı şu an yok dediler. Böyle bir şey olamaz.
    Gazeteci olduğumuzdan soru sorma alışkanlığımız var haliyle. Bir gün doktora çıktım. Doktora hastaların en çok şikayetinin ne olduğunu sordum. Doktor böbrek dedi. Burada herkes böbrek hastasıdır, rutubet burada yatanların böbreklerini adeta bitirir. 5 yıl burada kalanın böbreği biter dedi. Gerisini siz düşünün.





    Silivri Cezaevine Gelen Saraya Gelmiş Gibi Oluyor




    Silivri cezaevi diğer cezaevi şartlarına göre daha iyi durumda. Başka cezaevinden gelenler saraya gelmiş gibi oluyorlar. Burada yemekler güzel ve bol. Ancak o kadar para harcanmasına karşın işçilik ve kalite çok kötü. Kalorifer petekleri eski petekler. Gardiyanlar isyanda. Servisi kaçıran yanıyor. Şehre çok uzak başka bir ulaşım aracı yok. Gardiyanlar benden rica ettiler bu durumu dile getirmemi.



    Sürekli İsyan, Uykusuz Geceler




    Cezaevinde sürekli isyan var. Günün belirli saatlerinde DHKP-C, PKK, El-Kaide militanları bir şeyleri protesto ediyorlar. Bir bakıyorsunuz dumanlar tütüyor. Ne olduğunu sorduğumuzda Sakka bir şeye sinirlenmiş odasını ateşe vermiş diyorlar. Ama ilk olarak Sakka kurtarılıyor. ABD önem veriyormuş Sakka’ya. Ona bir şey olmamlıymış. Sürekli bir ses gürültü, uyumak imkansız. Günde en fazla 3,4 saat uyku uyuyabiliyorsunuz. Gardiyanlar ellerindeki demir çubukları sürekli kapılara demirlere sürtüyorlar. İnsanın ciğerleri yerinden oynuyor. Defalarca rica etmemize rağmen buna son vermediler. İnsanların psikolojilerini bozuyorlar. Cezaevlerinde rahabilite denen olay yok kesinlikle.



    Diğer Mahkumlar Sürekli Haberleşiyor




    F tipi hücreler olduğundan hepsi yan yana. Özellikle terör suçu işlemiş PKK, DHKP-C ve El Kaide militanlarının hücreleri yan yana. Sürekli olarak haberleşiyorlar. Avlular yan yana olduğundan pet şişeler içerisinde birbirlerine sürekli bir şeyler gönderiyorlar. Bu bazen gazeteden bir haber ya da bir not olabiliyor. Bazen bir ses duyuyorsunuz Hüseyin geliyor diye. Pat bir şey düşüyor bizim avluya, üzerinde 51 nolu hücre yazıyor örneğin bizde diğer bir avluya atıyoruz bu pet şişeyi.



    Yaşadıklarımızı Ailelerimizden Gizlemek Zorunda Kaldık




    Silivri’ye ulaşım zaten çok güç. Ailem sağolsun her hafta ziyaretime geldi. Ama ziyaret saatinden en az 3 saat öncesinde burada olması gerekiyordu. Birde düşünün İstanbul’dan Silivri’ye gelmek ne kadar sürüyor. Sabahın 5’inde yollara dökülüyorlardı. Birde burada yapılan uygulamalar. 4 yaşındaki kızımın ayakkabısını hatta çorabını bile çıkarıp arıyorlar. Her hafta bunca eziyete maruz kalan ailemizden içeride yaşadıklarımızı gizliyorduk haliyle. Zaten hakkımızda bir kısım medyada ortaya atılan iftiralar onları yeterince yıpratıyordu.


    Dayımı Kaybettiğimi Çıkınca Öğrendim




    İçeride yaşadıklarımızı ailelerimizden gizlediğimiz gibi onlarda dışarıda yaşanan olumsuz olayları bizden gizlemek durumunda kaldılar. Örneğin ben tutuklandıktan sonra annemin büyük ve tehlikeli bir ameliyat geçirdiğini çıkınca öğrenebildim. Dayımın hakkımda ortaya atılan iddialara çok üzüldüğünü ve bu durumu bir arkadaşına anlattığı sırada kalp krizi geçirip hayatını kaybettiğini yine çıkınca öğrendim. Bunlar çok kötü şeyler. Ama inanıyorum ki Türk Adaleti doğru kararı verecektir. Tek güvencemiz Türk Milleti ve onun temsilcisi Yüce Türk mahkemeleri.


    Albay Levent Göktaş’la Sarılıp Ağlaştık




    Savaş muhabiri bir gazeteciyim. Görevim sırasında tanışmıştım Albay Levent Göktaş ile. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana TSK’dan 3 altın madalya almış ve yüzlerce ödül sahibi bir asker daha yok. Binlerce çatışmaya katılmış ve yüzlerce arkadaşını gözlerinin önünde şehit vermiş. Vücutları parçalanmış arkadaşlarının parçalarını kendi elleriyle toplamış. Yanında mayına basan arkadaşının ayağını kendi elleriyle kesmek zorunda kalmış bir askerdir emekli Albay Levent Göktaş. Cezaevine yeni getirilmişti koridorda tesadüfen karşılaştık. Birbirimize sarıldığımızda ikimiz de çocuk gibi ağlamaya başladık. Düşünün odasında benim kartvizitimi bulduklarında tamam işte bu demiş polisler. Yani insanlar birbirine kartvizitlerini yada telefon numaralarını veremez mi? Bu nasıl bir anlayış? Yıllarca hayatını terörle mücadelede ortaya koymuş bir kahramanı teröristlerle aynı çatı altına koymak. Terörist muamelesi yapmak ne acı bir durum.


    Bunun Hesabını Kim Verecek?


    Albay Levent Göktaş Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan getiren birimin başında bulunuyordu. Aynı şekilde Öcalan’ı İmralı’ya sorgulayan ve Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Albay Atilla Uğur. Gizli kalması gereken bu durumu kim nasıl açıklar kamuoyuna. Bu insanların hayatları söz konusu. Bunun hesabını kim verecek?


    Saygı Öztürk: Albay Göktaş’ın gözaltına alındığı gün PKK’nın sitesinde ‘Vatanı’na hoş geldin Levent Göktaş’ başlıklı bir yazı yer alıyordu. Kendisi bana cezaevinden mektup yolladı. Bu mektupta yer alan bazı bölümleri son kitabımda yayınladım.


    Vedat Yenerer: Evet sanırım Abdullah Öcalan’a uçakta “Vatanına hoş geldin Abdullah Öcalan” diyen sesin Albay Göktaş’a ait olduğu birileri tarafından onlara bildirilmiş. Ve bu nasıl bir organizasyondur ki terör örgütünü mutlu edebiliyor.



    “Keşke Bende Şehit Olsaydım”




    Albay Levent Göktaş, eşine ziyaretine geldiği sırada “keşke bende arkadaşlarım gibi şehit olsaydım da bu günleri görmeseydim” dediğini anlattı bana. Düşünün ömrünü terörle mücadeleye adamış bir kahraman ne halde.



    Özkök’le Kavgalı Olduğu İçin General Yapılmadı




    Emekli Albay Levent Göktaş bunca başarısı sonucunda Generallik makamına yükseltilmesi gereken bir komutandı. Ancak Hilmi Özkök’le arasının açık olması nedeniyle General rütbesine yükseltilmemiştir.



    Gözaltına Alınanların Ortak Noktası PKK’ya Karşı Mücadele Vermiş Olmaları


    Bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bakın bu hayali terör örgütü Ergenekon davasında yargılanan isimlerin ortak bir noktası var. Yazılarıyla görüşleriyle yada eylemleriyle hep PKK’ya karşı mücadele vermiş kişiler. Türk Milleti’nin bölünmez bütünlüğünü savunmuş kişilere atılan iftiralara bir bakın. Bir poşet oluşturulmuş ve bu poşetin içerisine suça bulaşmış bir takım kişileri de bu poşetin içerisine atıyorlar. Ama inanıyorum yüce Türk Adaleti doğru kararı verecektir.



    Duruşmalar Çok Düzeyli Geçiyor




    Duruşmalar çok düzeyli geçiyor. İlk başlarda bir mezbelelik ortaya çıkmıştı kalabalık yüzünden. Ama artık çok daha düzeyli devam ediyor. Mahkeme Başkanı çok başarılı bir insan. Herkes tarafsızlığına inanıyor. Müvekkillerin avukatları bitmiş durumda. Sanık avukatları artık duruşmalara gelemez hale geldiler. Düşünün Silivri İstanbul arası 100 km. Her gün en az 150 TL benzin parası vermek bu insanları perişan etmiş durumda. Çoğu avukat bu hayali Ergenekon örgütü yüzünden diğer işlerini kaybetmiş durumda. Toplumda bir hava yaratıldı ve bu avukatlar diğer müvekkillerini kaybetmiş durumda.



    Her Gün Değerlendirme Yapılıyor




    Her duruşma sonrası sevk aracında günlük değerlendirme yapılıyor. Avukatların söylemlerine göre bazen mutlu bazen mutsuz olunur. Davanın gidişatına göre avukatlar günlük yorumda bulunuyorlar. Örneğin bir avukat bu haftadan sonra 15 kişiyi bırakabilirler diyor herkes sevinç içinde oluyor. Diğer Ergenekon tutuklusu arkadaşlarla mektuplaşmak suretiyle arada bir haberleşebiliyoruz.



    Gönlümüz İçeride Kaldı


    Tahliye haberini duyunca çok sevindim. Ama bir taraftan da üzüldüm. Çünkü suçsuz olduğuna inandığım diğer arkadaşlarımı içeride bırakmak zorunda kaldım. Orada adettir tahliye olanın ismi anons edilir cezaevi koridorlarında. ‘Vedat Yenerer tahliye’ sözü hayatımda hiç unutmayacağım bir andı. Diğer arkadaşlarla sarılıp kucaklaştık, içeride meşhur bir sözdür ‘Allah kurtarsın’ sözü. Allah kurtasın deyip ayrıldık. Ama hayatım boyunca unutamayacağım günler yaşadım. Tekrar yineliyorum: Yüce Türk Adaleti kim haklı? kim haksız?, kim suçlu? Kim suçsuz ortaya çıkaracaktır.






    Gazete yazar Vedat Yenerer Ergenekon soruşturması kapsamında 11 ay tutuklu bulunduğu süreçte yaşadıkları....

    yani ne demek istiyorum ?

    Fethullah Hocayla neden uğraşıyorsun diyen zihniyet Nefes Filminide sorar İŞİNE GELMEYEN HERŞEYİ de sorgulamaya da kalkar.

    Bu kah bir Gazeteci kah bir Siyasi kah Vatan için mücedele vermiş Komutan kah Cumhuriyetçi kah Atatürk'çü ,kah Bilmadamı kah Vatansever olur.

    Senaryoya koyulmuş düzmecede oyuncu açığını AKP karşıtlarından AVLIYORLAR.
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  5. #5
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Sinemaya bu filmi seyretmeye giden seyirciler! sıra size gelecek!!!

  6. #6
    VAZGEÇME SAVAŞ LÜTFEN AŞİNA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-05-2007
    Mesajlar
    3,330
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Ottan b.....k'tan sorular
    Nefes filminin ergenekon ile ilgisi ne yahu
    kafayı yemiş bunlar.
    Nerden ne yapsakta birşey bulma çırpınışları bunlar.
    Bu ergenekoncuların suçları delilleri sabit olsaydı.
    Ellerinde kayda değer bir bilgi olmuş olsaydı
    böyle abuk sabuk soru sormazlardı
    böyle küçük şeylerle uğraşıp
    o vaktinizi boşa harcamayın
    KURT KARIN DOYURMAK İÇİN KÖPEKLİĞE RAZI OLMAZ ....

  7. #7
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı AŞİNA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ottan b.....k'tan sorular
    Nefes filminin ergenekon ile ilgisi ne yahu
    kafayı yemiş bunlar.
    Nerden ne yapsakta birşey bulma çırpınışları bunlar.
    Bu ergenekoncuların suçları delilleri sabit olsaydı.
    Ellerinde kayda değer bir bilgi olmuş olsaydı
    böyle abuk sabuk soru sormazlardı
    böyle küçük şeylerle uğraşıp
    o vaktinizi boşa harcamayın
    Delil niyetine çocuk sapanının dahi konulduğu saçmalıkta filmin bulamaça dahil edilmeye çalışılması doğaldır

    http://www.turkforum.net/694739-ergenekon-sapani.html
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

  8. #8
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    VEDAT YENERERİN anlattıları korkunç yazıkları olsun memleketi bu hale düşürenlere bu haksızlıkların hesabı elbet verilecektir..... insan okurken bile donup kalıyor...(
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ‘Zırtgel’, ‘sürtünük', ‘çöpçül’…
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 13.10.11, 11:44
  2. ‘Rektör Bernay’ın uygulamaları Alemdaroğlu’ndan daha kötü’
    2005 Konuları bölümünde espriler tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 01.01.05, 12:04

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •