56 hâkim ve savcı teknik takibe takılmış. Yargı dinleniyormuş, bu büyük bir skandalmış, telekulak depremiymiş. Bir kıyamet koparıyorlar ki sormayın gitsin.
Yargı yargıyı dinler miymiş?
Neden dinlemesin ki? Pekâlâ, da dinler. Yargı mensuplarının suç işleme ihtimali yok mudur? Eğer var ise tabii ki dinlenecek.
Burada sorulması gereken soru şudur; mahkeme kararı ile mi yoksa yasal olmayan yollardan mı dinleme olmuştur? Cevap bellidir, süreç tamamen yasaldır, kitabına uygundur, mahkeme kararı ile dinlemiştir.
Şimdi kıyamet koparan hâkim ve savcılar eğer telefonda konuştuklarından eminlerse zaten mesele yok. Bir endişeleri mi var ki bu kadar panik yapıyorlar diye düşünmeden edemiyorum.
Bundan sonraki gelişmelerin çok daha ilginç olacağını düşünüyorum. Bütün o telefon görüşmelerini medyada boy boy görebiliriz. İşte o zaman ortalık şenlenecek.
Ergenekon’un yargı boyutu çözülememişti. Böylelikle bu konunun da üzerine gidilmiş olur.
Gerçi bu güne kadar Ergenekoncuların yargı ile ilişkileri, yargıya sızma girişimleri yer yer gündeme gelmişti.
Hatırlayacaksınız Ergenekoncularda ele geçirilen 51 No’lu CD de onlarca hâkim ve savcının mahrem görüntüleri çıkmıştı. Bu görüntüler Ergenekoncularda neden bulunur acaba? Tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanıldığı çok açık değil mi?
Peki ya Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Hakkı Yalçınkaya’nın Ergenekon davası sanığı avukat Kerinçsiz’e ‘abi’ diye hitap etmesini ve ‘bir emriniz var mı?’ diye sorumasını nereye koyarsınız?
Hele HSYK üyesi Ali Suat Ertosun’un Ergenekon sanığı Engin Aydın ile meşhur fotoğrafı vardı ki tam bir skandaldı.
Yargı mensuplarının Ergenekoncular ile al takke ver külah ilişkisinin olduğu böyle bir süreçte 56 hâkim ve savcının teknik takibe takılmış olması kadar normal bir şey olamaz.
Ergenekon dosyasına bakan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in de dinlemeye takılması ve takip edilmesini de anlamlı buluyorum. Ergenekoncuların davayı götüren hâkim ve savcılara nasıl baskı ve tehdit edebileceklerini tahmin edebilirsiniz. Bu sebeple yapılan baskı ve tehditlerin ortaya çıkması açısından bu dinleme gayet yerindedir. En iyimser ihtimalle bu dinleme ve takip Aykut Cengiz Engin’in bilgisi dahilinde bile olmuş olabilir.
TİB (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) Başkanı Fethi Şimşek çok doğru bir soru soruyor; ‘6 yıl hâkim kararı olmaksızın Başbakan dinlendi, hiç kimsenin kılı kıpırdamadı’.
Bu başbakanın kim olduğu ortaya çıktı; Tayyip Erdoğan. Peki, Başbakanı 6 yıl boyunca kim dinledi? Bir de onu bilelim.
http://www.haber7.com/haber/20091113...im-dinledi.php
Cevap verebilecek varmı ? Yok.
Anca atıp tutarsınız.
Yılan size dokununca vay diye bağırısınız ortalığı ayağa kaldırırsınız.Demek size yılan dokunmasa hiç sesiniz çıkmayacak.
Siz bu zihniyetlemi Adalet dağıttınız bu zaman kadar.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




