• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
16 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Allahin (seriati) hukuku neden her peygamberde degisti.?

    seriat ( hukuk) sabit bir sey degildir.

    Allahin hukuku ( seriati) neden her peygamberde degisti.?

    iman ve hukuk konusundaki görüslerim imam maturidi mezhebi dogrultusunda asagidaki gibidir.

    iman ve hukuk

    Matûrîdi’ye göre din ve şeriat ( hukuk) ayr ıdır.
    “Din’de nasih-mensuh cereyan etmez, ama şeriatlarda nesh yani hükümsüz kılma mümkündür”.
    Yani Kur’an-ı Kerim’in ibadet, iman ve ahlâk ayetleri dışındaki, muamelat (ticaret, borçlanma, miras...), münakehat (evlenme-nikâh) ve ukubat (ceza) hükümleri çağın gereklerine ya da maslahata (kamu yararına) göre hükümden düşürülebilir ya da hükmü başka bir zamana ertelenebilir.
    Matûrîdi diyor ki: “Şeriat din olsaydı, her bir Müslüman hemen bütün davranışlarında dinini değiştiren konumuna düşerdi. (...)
    Din’in kaynağı akıl,
    şeriatın kaynağı ise duyma-işitme (nakildir).

    iman hic degismedi

    ama seriat ( hukuk )her peygamberde degisti.

    yani hukuk ihtiyaclara göre degiskendir.

    sebep leri ortadan kalktigi icin uygulama alanlari bulamayan peygamberler seriati ( hukuk) nesh olmustur. Zaman NESH etmistir.

    artik peygamber de gelmiyecegi icin insanlar hukuk ihtiyaclarini bilimsel hukuk yönünden en uygun cözüm neyse o sekilde cözmeleri gerekir.

    Allah hic peygamber göndermeseydi iddia edildigi gibi Allah peygamber göndersin diye beklenirmiydi yok sa AKLIMIZ la dogru ideal HUKUK u seriati bulurmuyduk.

    yoksa Adem seriatinda oldugu gibi ensest evlilikler yani kardesler arasi evlilikler islami mecburiyet mi olurdu.?

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Akli olan bulur.

    en hakiki mürsit ilimdir.

  3. #3
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)

    Şeriat genel manada; “Din”, “Allah’ın emri”, “İlahi emir ve yasaklar” gibi manaları taşır.Bu konuda mevzu bahs kısım "emir ve yasaklar"dır, & ki olması lazımdır.

    Dinlerin (Hâk dinlerden bahsediyorum), iki temel esası vardır. Biri: inanç, diğeri ise: Ameldir.

    İnanç kısmı hepsinde de aynıdır. Değişiklik göstermez. Ancak şeriat denilen (arkadaşın ele aldığı ameller-muamelat kısmı) dinlerde farklılık gösterir. Bunun böyle olmasının elbette hikmeti vardır..

    En basitinden, mevsimlere göre libaslar dahi değişiklik gösterir..Elbisenin değişmesi insanın değiştiğini göstermediği gibi, Peygamberlerin (*) şeriatlerindeki değişikliklerin dinlerin ruhunun değiştiğini göstermez. Hastaların ve hastalıkların durumuna göre, tedavide kullanılan ilaçlar farklılık arz etmektedir.Bunu böyle düşünmekte fayda vardır.

    Misal, Hz Musaya (a.s) yalnız kendi evinde kıble yapılması ve namaz kılınması emredilmişken, Hz Muhammed Mustafaya (a.s) bütün yeryüzünü mescid; ve kişilere istedikleri yerde namaz kılma isteği sunulmuştur. vb vb


    (*) hepsinin el ve damenlerinden saygıyla öperiz

    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NuruLikA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)

    Şeriat genel manada; “Din”, “Allah’ın emri”, “İlahi emir ve yasaklar” gibi manaları taşır.Bu konuda mevzu bahs kısım "emir ve yasaklar"dır, & ki olması lazımdır.

    Dinlerin (Hâk dinlerden bahsediyorum), iki temel esası vardır. Biri: inanç, diğeri ise: Ameldir.

    İnanç kısmı hepsinde de aynıdır. Değişiklik göstermez. Ancak şeriat denilen (arkadaşın ele aldığı ameller-muamelat kısmı) dinlerde farklılık gösterir. Bunun böyle olmasının elbette hikmeti vardır..

    En basitinden, mevsimlere göre libaslar dahi değişiklik gösterir..Elbisenin değişmesi insanın değiştiğini göstermediği gibi, Peygamberlerin (*) şeriatlerindeki değişikliklerin dinlerin ruhunun değiştiğini göstermez. Hastaların ve hastalıkların durumuna göre, tedavide kullanılan ilaçlar farklılık arz etmektedir.Bunu böyle düşünmekte fayda vardır.

    Misal, Hz Musaya (a.s) yalnız kendi evinde kıble yapılması ve namaz kılınması emredilmişken, Hz Muhammed Mustafaya (a.s) bütün yeryüzünü mescid; ve kişilere istedikleri yerde namaz kılma isteği sunulmuştur. vb vb


    (*) hepsinin el ve damenlerinden saygıyla öperiz

    Hoşgelmişsin Nurilika.Sana kafadan direk bir soru.Allah'ın hükümleriyle hükmetmeyenlerin hükmü nedir,sıfatı nedir?

  5. #5
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)


    Alıntı DÜZEN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hoşgelmişsin Nurilika.Sana kafadan direk bir soru.Allah'ın hükümleriyle hükmetmeyenlerin hükmü nedir,sıfatı nedir?

    Hoş bulduk. Duygulandırdınız beni


    iki çeşit hükmetmeyenler var. Sen hangisini kasdediyorsun? biri kalben Allah'ı sevmeyerek ve Allah'ı istemeyerek hükmetmeyenler, diğeri ise kalben Allah'a taraftar olup bazen nefsine yada hırsına mağlub olup günah işleyerek Allah'ın emrinden çıkanlar.. (ki buda Allahın hükmüyle hükmetmemektir.)

    Birincisi zaten mâlum, ikincisinin dinden çıkma gibi bir durumuda söz konusu değildir.Günahkar olur
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NuruLikA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)




    Hoş bulduk. Duygulandırdınız beni


    iki çeşit hükmetmeyenler var. Sen hangisini kasdediyorsun? biri kalben Allah'ı sevmeyerek ve Allah'ı istemeyerek hükmetmeyenler, diğeri ise kalben Allah'a taraftar olup bazen nefsine yada hırsına mağlub olup günah işleyerek Allah'ın emrinden çıkanlar.. (ki buda Allahın hükmüyle hükmetmemektir.)

    Birincisi zaten mâlum, ikincisinin dinden çıkma gibi bir durumuda söz konusu değildir.Günahkar olur
    Allah'ın kitabıyla hükmetmeyenler.Devleti Kuranla yönetmeyenler.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NuruLikA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)

    Şeriat genel manada; “Din”, “Allah’ın emri”, “İlahi emir ve yasaklar” gibi manaları taşır.Bu konuda mevzu bahs kısım "emir ve yasaklar"dır, & ki olması lazımdır.

    Dinlerin (Hâk dinlerden bahsediyorum), iki temel esası vardır. Biri: inanç, diğeri ise: Ameldir.

    İnanç kısmı hepsinde de aynıdır. Değişiklik göstermez. Ancak şeriat denilen (arkadaşın ele aldığı ameller-muamelat kısmı) dinlerde farklılık gösterir. Bunun böyle olmasının elbette hikmeti vardır..

    En basitinden, mevsimlere göre libaslar dahi değişiklik gösterir..Elbisenin değişmesi insanın değiştiğini göstermediği gibi, Peygamberlerin (*) şeriatlerindeki değişikliklerin dinlerin ruhunun değiştiğini göstermez. Hastaların ve hastalıkların durumuna göre, tedavide kullanılan ilaçlar farklılık arz etmektedir.Bunu böyle düşünmekte fayda vardır.

    Misal, Hz Musaya (a.s) yalnız kendi evinde kıble yapılması ve namaz kılınması emredilmişken, Hz Muhammed Mustafaya (a.s) bütün yeryüzünü mescid; ve kişilere istedikleri yerde namaz kılma isteği sunulmuştur. vb vb


    (*) hepsinin el ve damenlerinden saygıyla öperiz





    Sevgili NuruLikA,Hazreti Musanın günümüzdeki şekliyle namaz kıldığına dair ,ben bilmiyorum ama sen söylediğine göre mutlaka bir hadis vardır,bunun haricinde bir delil gösterebilirmisin.Yani var saydığım hadisin haricinde, destekleyici başka bir kaynak verebilirmisin...Tabi namaz, islamiyete inananların,bu günkü şekliyle kıldığı, beş vakit yaptığı ibadet tarzına verilen isimdir.Kuranda ,herkezin bildiği gibi namaz değil, salat kelimesi geçiyor, anlamı dua etmek ,ibadet etmek demek.Ama sen Hz Musanın Allaha dua etmesini,onunla yakınlaşmasını,manevi olarak irtibat halinde olmasını, namaz olarak nitelendiriyorsan,o başka.

  8. #8
    NuruLikA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-03-2008
    Mesajlar
    939
    Karizma Gücü
    5
    بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
    (Var edenin Adıyla)

    Alıntı DÜZEN tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah'ın kitabıyla hükmetmeyenler.Devleti Kuranla yönetmeyenler.
    Bunlarda saydığım iki grubun arasında taksim olunabilirler.

    Yalnız şunu belirtmekte fayda vardır: Bir kimse Allah'ın hükümleriyle hükmetmezse dahi, (küfür: hak olan hükümleri kalbiyle inkar ve diliyle reddetmektir )
    kalbiyle o hükümlerin doğruluğuna inanırsa kafir olmaz. Dikkat edilecek olursa fasık,Allahın hükümlerinin aksini yaptığı halde kalbiyle tasdik ettiği için mü'min sınıfından sayılıyor. İmanla beraber Allah'ın hükümlerinin aksi ile hüküm vermek diğer günahlar kabilindendir.Kafir etmez. En doğru olan görüş budur.Ehli sünnet alimlerininde görüşü budur.Hatta Osmanlının şeyhül islamının bu ayet hakkındaki beyanı, ayette geçen hükmetmemeyi inkar manasında almakta ve akabinde şöyle bir ifadeyi kullanmaktadır: "Allah'ın hükümlerini hakir ve basit görerek inkar eden kimse, kim olursa olsun dinden çıkar" demektedir.

    Ölçü ve mihenk bu.
    Maahazâ Cenab-ı Hak da dünyayı (Allah'ta alıkoyan) terk etmeye dâvet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise kayıtlı ve kelepçeli olarak sevkedilmezden evvel, Allah’ın dâvetine icâbet et.

    Biri de sen burada misafirsin. Ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. Ve keza bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış, Vücudunu Mucidine (c.c) feda et, Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Çünkü feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zail olur, gider, veya Onun malı olduğundan yine Ona döner.

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    [SIZE="3"]NURULikA

    Günümüzde Allahin kitabiyla nerde hükmediliyor.?

    en güzel islami yasam bende yine cok tenkit edilen Güzelim ülkemizde yasaniyor.


    Ahzab Süresi ayet 59 Kurtubi tefsirinden alıntı:

    59- Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü'minlerin hanımla*rına de ki: "Cilbablarını üzerlerine giysinler Bu onların tanınıp incitilmemden için daha uygundur Allah bağışlayandır, mer*hamet buyurandır"

    6- Tanınmamaya Çalışmaları:

    "Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha uygundur" buyruğunda kastedilen, hür kadınlardır Tâ ki cariyelerle karıştırılmasınlar Çünkü hür kadınlar olarak tanındıkları takdirde hürlüğün mertebesi göz önünde bulundu*rularak en ufak bir tepki veya kötü bir davranışla karşılaşmazlar ve böyle*likle kimse onlara umutlanarak bakmaz Burada maksat kadının kim oldu*ğunun bilinmesi değildir Ömer (ra) başını örten bir cariye gördüğü takdir*de, elindeki asa ile ona vururdu Böylelikle o, hür kadınların kıyafetinin ge*reği gibi korunmasına çalışırdı


    Ömer (ra) başını örten bir cariye gördüğü takdir*de, elindeki asa ile ona vururdu?


    Hayber gazâsından dönerken, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve
    sellem”, esîrler arasındaki Safiyyeyi “radıyallahü teâlâ anhâ” bir gece çadırına Yatagina aldı,
    Eshâb-ı kirâm, Safiyyenin zevce olarak mı şereflendiğini, yoksa câriye olarak hizmet mi
    etdiğini anlıyamadılar Zevcelere lâzım olan hürmeti ve hizmeti yapabilmek için, bunu
    Resûlullaha da sorup anlamağa sıkıldılar Sabâh çadırdan örtülü çıkarılıp, perde
    arkasında götürülürse, zevce olduğunu anlarız dediler Perde içinde götürüldüğünü
    görerek, zevcelikle şereflenmiş olduğunu anladılar) Görülüyor ki, Resûlullah
    zemânında, hür kadınlar, bütün bedenlerini örterlerdi Bir kadının, Cariye olmayıp, hür
    hanım olduğu, her yerini örtmesinden belli olurdu


    Neden? cariylerin baş örtüsü kullanmalari yasak?
    Bu mesaj en son " 20.11.09 " tarihinde saat 03:09 itibariyle ibrahim-ch tarafından düzenlenmiştir...

  10. #10
    Çile adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2009
    Mesajlar
    81
    Karizma Gücü
    3
    Her peygamberin farklı şeriatı vardır. Veya bi öncekinin şeriatına birşeyler ekler çıkarır.
    Bakınız Iman esaslarında hiçbir değişiklik yok. Hepsi Allaha, meleklerine, kitaplara, peygamberlere, ahirete ve kaza ve kadere iman ederler. Bunlar islamın temelleridir.
    Namaz vardır ama nasıl kılınacağı?
    Oruç vardır ama nasıl tutulacağı?
    Içki kimi kavimlere helal kimilerine haram!

    Şeriat meselesidir oysa bunlar.
    ~




    Neye yaklaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık.
    Anla ki ; yok Allah’tan başkasıyla yakınlık.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Devletler Hukuku
    2006 Konuları bölümünde Mustafa tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 08.04.06, 07:52

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •