• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    & bahar çiçeği son_nokta adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2006
    Mesajlar
    1,686
    Karizma Gücü
    6

    MHP ve CHP hangi duyarlılıkları temsil ediyor?

    MHP ve CHP hangi duyarlılıkları temsil ediyor?Nihal Bengisu Karaca yazdı.

    15.11.2009 15:06CUMA günü Türkiye nefesini tuttu, Meclis’e gelen demokratik açılım paketi
    tartışmalarını izlemek üzere televizyon karşısına oturdu. Hiç bilmeyen biri
    bu yayına bakarak “dağılmak üzere olan bir ülke olduğumuzu” düşünebilirdi. Sonun başlangıcında olduğumuzu.
    İhanet, ayrıştırma, bölme, parçalama, dış güçlerin oyuncağı olmak gibi ifadeler havada uçuştu; MHP ve CHP’li vekiller, AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik’e canlarına kastediyormuş gibi davrandılar, konuşturmamak için azami gayret gösterdiler.
    Başbakan konuşurken de protesto amacıyla salonu terk ettiler, homurdanarak gittiler.
    Tartışma programlarında da görürsünüz bazen, öyle bir atmosfer oluşur ki, sanki bir konunun önemi o konuyla ilgili olarak ne kadar kabalaşabildiğine bağlıdır, ne kadar kendinden geçebildiğine, ne kadar aşırılaşabildiğine. Bizdeki demokrasi,
    “gösteri”nin yazılı olmayan kurallarına göre işliyor. “Görüntüyü kurtarmak” ve “göstermelik” ifadeleri ise modernleşme ve demokrasi pratiklerimizin tarihiyle özdeşleşebilecek kelimeler zaten.
    Gelinen noktada yine de iyi kötü işliyor, ama “gösteri”den arınamadığı için, bir türlü içerik tartışması yapılamıyor.

    Meclis’teki oturumdan bir gün önce paket açıklandı. Nitekim Beşir Atalay da madde madde bunları sundu. İçinde Öcalan’ın durumunun yeniden
    gözden geçirilmesi, tarih dersinde müfredat değişikliği, anadilde propaganda gibi maddeler var. Gönül isterdi ki, Baykal bu maddelerin olurluğunu ya da olmazlığını konuşmasında da zikrettiği “ayrı bir millet statüsü oluşturmanın sakıncaları” açısından ele alsın. Bahçeli de yaptığı hakaretlerden arındırıldığında ana teması güç bela ortaya çıkan şu “bölünme, ayrışma, parçalanma” hassasiyetinin ekseninde, paketi ele alsın, madde madde tavsiye, eleştiri ve öneri ortaya koysun. Ama süreci en başından beri kendilerine ve temsil ettikleri duyarlılıklara bir tehdit olarak gördükleri için, hiç bu sulara girmediler.

    Oysa kimsenin ne MHP’nin ne de CHP’nin temsil ettiği duyarlılıklarla bir sorunu var. Bilakis, bu mevzunun
    1- “Ben Kürt’üm ve Kürt’üm diyebilmek, dilimi konuşabilmek istiyorum” diyenleri,
    2- “Ben Kürt kökenliyim ama Türk üst kimliğini de benimsemiş durumdayım” diyenleri,
    3- “Kürtler kardeşimizdir, ben bir fark göremiyorum” diyen Türkleri,
    4- “Oğlumu şehit verdim, teröriste taviz beni rencide eder ama başka annelerin çocukları da ölmesin” diyen şehit yakınlarını,
    5- “Demokrasi iyi hoş, ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Irak olması engellenmeli” diyen makul ulusal birlik duyarlılığını, bunların hepsini, asgari ölçüde tatmin etmesi gereken bir çözüm planında dengeye gelmesi lazım. AK Parti bu duyarlılıkları taşımıyor değil, ama bu beklentiler doğrultusunda hem MHPnin hem CHP’nin katkısına, önerisine, dahası ortak hareket edebilmeye ihtiyaç var.
    Ama ne oluyor? Hem CHP hem de MHP, vaktiyle Türkiye’de böyle bir sorun olduğunu kabullenmiş olmalarına rağmen, şimdi “Hayır, Kürt sorunu bir AK Parti icadıdır” diyesi bir söylemin peşine düşmüş durumdalar.
    Daha da kötüsü, geldikleri noktada, yukarıda saydığım makulhassasiyetlerden kendi paylarına düşeni değil, “Benim oğlum öldü, o halde herkesinki ölsün” psikolojisini temsil ediyorlar, “Kürtlerin kökünü kazısak ne iyi olur” şeklindeki hastalıklı düşüncelerin bile makes bulduğu bir
    seyir içindeler, “İktidardaki ‘dinci’dir, o halde asıl amaçları kesin cumhuriyeti yıkmaktır” şeklindeki zekâ özürlü akıl yürütmeleri azdıracak şekilde tutuyorlar çıtayı. Bile isteye değilse de, sergiledikleri uzlaşımsız, agresif, süreci
    desteklemeyecekleri noktasındaki kararı daha ilk adımda vermiş olan katı ve kaba halleriyle ne yazık ki toplumdaki en aşırı, en ırkçı, en saldırgan, en ayrıksı patolojileri kaşıyorlar. Bunların farkında bile değilmiş gibi yapması hasebiyle DTP de tuz biber ekiyor patolojilerin kökleşmesine.
    ALERJİ Mİ KANGREN Mİ?

    Ömer Çelik yaptığı konuşmada tabloyu gayet iyi özetledi. “Milli birlik” diyenler, “Daha çok demokrasi” ifadesinden adeta nefret ediyor, “Daha çok demokrasi” diyenlerin de “milli birlik” ifadesine alerjisi var. Bu alerjilerin haklı sebepleri olabilir, ancak alerjiyi kangren gibi lanse ederseniz, kimse dönüp duyarlılığınızla ilgilenmez ve zamanla bunun tüm vücudu ilgilendiren korkutucu sonuçları olur. Muhalefetin ve DTP’nin temsil ettiği duyarlılıklar adına endişe vericidir bu durum.

    nbkaraca@htgazete.com.tr

    Kaynak

    Olay çok basit. Herkes rant peşinde. Birbirlerine laf atıp duruyorlar. Kimse birbirinin yaptığını beğenmiyor. Başta Baykal olsa ne olurdu, Bahçeli olsa ne olurdu??? Bence hiçbir fark olmazdı. O zamanda Tayyip muhalefet olarak yapılanları kabul etmeyecekti...

    Bence siyaset adına Türkiye'ye yeni bir yüz gerek.
    Hayat senden ibaret...
    bahar çiçeği


  2. #2
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    doğru söze ne denir..

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-10-2009
    Mesajlar
    543
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı son_nokta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle


    Olay çok basit. Herkes rant peşinde. Birbirlerine laf atıp duruyorlar. Kimse birbirinin yaptığını beğenmiyor. Başta Baykal olsa ne olurdu, Bahçeli olsa ne olurdu??? Bence hiçbir fark olmazdı. O zamanda Tayyip muhalefet olarak yapılanları kabul etmeyecekti...

    Bence siyaset adına Türkiye'ye yeni bir yüz gerek.

    Artı hiç bir yorum yapmıyorum.

    İmza:

    SİSTEM2009

  4. #4
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    bu böyle gelmiş böyle gider diycem ama gitmemeli

    bu bir Türkiye gerçeği aslında.




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kadın yeterince temsil edilmiyor
    2005 Konuları bölümünde This-is-me tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 05.12.05, 16:11

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •