• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Yeni bir subay, yeni bir ihbar

    Albay Çiçek'in imzası bulunan belgenin orijinalini savcılığa gönderen subaydan sonra bir ihbarcı subay daha ortaya çıktı. Çiçek'le ilgili soruşturmadaki bilgisayar incelemelerinin üstünkörü olduğunu anlatan subay bazı yeni belgelerden de bahsetti





    İSTANBUL - ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın orijinal belgesinin bir subay tarafından ihbar mektubuyla birlikte Ergenekon savcılığına gönderilmesinden sonra, ikinci bir ‘ihbarcı’ subay daha ortaya çıktı. Subayın CD halinde bir ihbar mektubu ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğu belirtilen klasörler yolladığı ileri sürüldü. Bilgi Destek Dairesi’ndeki bilgisayarları inceleyen ekipten olduğunu söyleyen subay mektupta, Albay Dursun Çiçek ile ilgili askeri savcılıkta yapılan incelemenin yetersiz olduğunu savunda ve bazı yeni belgeler elde ettiğini anlattı. Mektubun Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün yanı sıra Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı ve muhalefet liderlerine de yollandığı ileri sürüldü. Mektupta şu ifadeler yer alıyor:
    “Bilgi Destek Şubesi’ndeki bilgisayarlarda 14 adet hard disk sökülerek incelendi. Acele bir inceleme yaptırılarak bir gün sonra iade edilmesi istendi. 14 adet hard diskin sadece imajlarının alınması bile bu kadar kısa sürede mümkün değildi. Sadece hard disklerdeki dosyalarda kelime taraması yapılarak arama gerçekleştirildi. Bu şekilde yapılan arama ile ne silinmiş dosyalar ne de şifreli dosyalar incelenebildi. Şifreli dosyalar aranmadı ve şifre çözme işlemleri yapılamadı. Herhangi bir şifreli belgenin çözülebilmesi için bile zamana ihtiyaç vardır.

    İncelemede psikolojik baskı
    İnceleme sırasında aynı dairede görevli olan Sedat Özüer Albay görevlendirilerek inceleme işlemini gerçekleştiren ast rütbeli personel üzerinde psikolojik baskı oluşturuldu. Karargâhta resmi dosyalar genellikle ana server denen dosa sunucuda tutuluyor. Bu dosya sunucuda ki dosyaların olaydan 4-5 gün sonra incelendiğini öğrendim. Tabii ki gerekli temizlik yapıldıktan sonra karargâhta bu tür gizli çalışmalar en az albay düzeyinde personel tarafından kendilerine tahsis edilmiş özel dizüstü bilgisayarlarda (bunlardan bir kısmı parmak iziyle çalışmaktadır) yapılmaktadır. Bu bilgisayarlara MBS Başkanlığı’nda göreli personel bile erişim sağlayamamaktadır. Dursun Çiçek Albay’a ait dizüstü bilgisayar ise olaydan ancak dört-beş gün sonra incelenebilmiştir. Beş gün içinde kayda değer bir şey kaldıysa tabii ki.
    Kendi olanaklarımla bazı hard disklerden silinmiş dosyaları geri getirmeye çalıştım. Dosya adlarından dikkatimi çekenleri kurtarmaya çalıştım. Kurtarabildiğim dosyaların kopyasını aldım. Geri getirmeye çalıştığım bazı dosyaları açamadım. Bu aramalar sırasında Dursun Çiçek Albay’ın belgesinin izine rastlamasam da aynı paralelde birçok çalışma yapıldığını gördüm. Benden sadece Dursun Albay ile ilgili belgeyi aramam istendiği için korkudan bulduğum diğer belgeler hakkında amirlerime herhangi bir şey bahsedemedim. Ancak lazım olur diye bunları sakladım. Ortaya çıkarırsam benim üzerime de gelirler diye bu konu hakkında şimdiye kadar bilgi vermedim. Ancak söz konusu belgenin gerçek olduğunun ortaya çıkarılmasından sonra bu dosyaların sizin tarafınızdan incelenmesinin daha doğru olacağını düşünerek CD ortamında sizlere gönderiyorum.”
    Subayın CD içinde gönderdiğini söylediği ve bilgisayarlardan kopyaladığı dosyalar içinde şu bilgiler olduğu iddia ediliyor:

    * Kamuoyu oluşturmak için anket yapılması öneriliyor. Ankette çıkacak sonuçlar sıralanıyorürk toplumunun en çok güvendiği kurum yüzde 93 ile TSK, hükümete olan güven yüzde 45, türban takan kadınların sayısı son beş yılda yüzde 10 arttı, halkın yüzde 85’i TSK’nın Irak’ın kuzeyine operasyon yapılmasını istiyor.

    Bakanlar fişlenmiş
    * Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Egemen Bağış ve Cüneyt Zapsu hakkında çeşitli bilgiler.

    * Ergenekon sanığı Sevgi Erenerol,Türk Ortodoks Patrikhanesi Patriği Paşa Ümit Erenerol, Araştırmacı, gazeteci yazar Levon Panos Dağbağyan ile ilgili vatana bağlılıklarının sorgulandığı personel bilgi formları.

    * Açık Toplum Enstitüsü, Bahçeşehir Üniversitesi, Kadın Merkezi Vakfı (KAMER) ile ilgili bilgiler yer alıyor. Can Paker, Nebahat Akkoç, Osman Kavala, Ömer Madra, Nadire Mater, Salim Uslu ve Şahin Alpay hakkında notlar bulunuyor.

    * TSK’nın din karşıtı olmadığına dair film çekilmesiyle ilgili planlar ve Mustafa Altıoklar, Sinan Çetin, Çağan Irmak gibi ünlü yönetmenlerin isimleri bulunuyor. (Radikal)

    Çiçek iki kez tutuklanıp bırakıldı
    Genelkurmay Harekât Başkanlığı 3. Bilgi Destek Şube Müdürü Çiçek, İrticayla Mücadele Planı’yla ilgili 30 Haziran’da tutuklanmıştı. Çiçek, imzanın kendisine ait olduğunu ancak bu imzanın 10 yıl önce imzaladığı başka bir belgeden kopyalandığını öne sürmüştü. Çiçek 18 saat tutukluluğun ardından ‘delil yetersizliği’ gerekçesiyle tahliye edilmişti. 30 Eylül’de ise yeni bir gelişme yaşanarak, bir subay tarafından Ergenekon savcılarına bir ihbar mektubu ile birlikte belgenin orijinali yollanmıştı. Albay Çiçek 11 Kasım’da yeniden tutuklanmıştı. Çiçek’in, ‘adresinin sabit olması ve kaçma şüphesi bulunmaması’ nedeniyle oybirliğiyle tahliyesine karar verilmişti.
    KAYNAK
    KOMEDİYE DÖNDÜ İYİCE .........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  2. #2
    cikshack adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2006
    Mesajlar
    2,000
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Islak imza hikayesi tutmayınca, yeni senaryolar.Bu numaralar bayatladı.........

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-10-2009
    Mesajlar
    543
    Karizma Gücü
    0
    ıslak imzanın tutmadğını kimsöyledi size? o belge sizde mi sayın arkadaşım?

  4. #4
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Islak imza bendeydi. Fazlaca güneşte kalınca buharlaştı gitti.

  5. #5
    Kouga_Gennosuke adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-08-2007
    Mesajlar
    1,854
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı sistem2009 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ıslak imzanın tutmadğını kimsöyledi size? o belge sizde mi sayın arkadaşım?
    her taşın altından çıkıyorsun bu hiç iyi değil..
    Ben yer altı efsanesiyim yavru kuş adım gamlı baykuş
    Gagamla tokuş yaptırırım alayına alaskada buz gibi duş
    Şimdi kur düş seni düşmüşten beter eder kaf kef aklı berduş
    Bakışlar betuş bu dala konma budala kuş da nereye uçuşursan uçuş

  6. #6
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Bakalım nereye varacak bu işin sonu.




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  7. #7
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Ben de mi acaba ihbar mektubu göndersem.
    Anonim olarak olduğum bölümü ve rütbemi söylersem, ki ben orduda değilim, bence inanılır olur.
    Birkaç tane de belge hazırlarım kafama göre..

  8. #8
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    belgeler hava da uçuyor.......




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  9. #9
    beyazsayfa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2007
    Mesajlar
    6,757
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    subayın varlığı belli değil.

  10. #10
    Uye FLoRa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-01-2008
    Mesajlar
    11,292
    Karizma Gücü
    7

    Gözkırp İhbarcı Subaya Açık Mektup - Erdem Akyüz

    Sayın Komutanım,

    Aslında sizin “subay” olup olmadığınızı da bilmiyorum. Ama bir kısım basın, sizi subay olarak tanıttığı ve öyle tanıtmaya pek meraklı olduğu için, ben de kendimi, size böyle hitap etmek mecburiyetinde hissediyorum.
    İtiraf etmeliyim ki; sizin subay olduğunuzdan büyük ölçüde kuşku duymaktayım. Zira eğer subay olsa idiniz, senelerin verdiği alışkanlıkla, mektubunuzun belli bir yerine mutlaka “sicil numaranızı” yazardınız ve mektubunuzu kesin olarak “arzederim” diye bitirirdiniz.
    Bu bakımdan, “subay” olduğunuzdan kuşku duyuyorum. Bazı çevrelere yaranmak isteyen bir “bürokrat” olabilirsiniz, hatta ihale almak isteyen bir “iş adamı”, olay yaratmak isteyen bir “basın mensubu” veya büyük bir olasılıkla bir “politikacı” bile olabilirsiniz. Zira becerdiğiniz iş ve yaptığınız zamanlama bir politikacının bilgi ve becerisini yansıtmaktadır.
    Bütün bunlar bir yana, gelelim asıl konumuza.
    Yollamış olduğunuz “irtica ile mücadele eylem belgesi” şeklindeki ihbar mektuplarınızla Türkiye’yi yerinden oynattınız. Bu bakımda size hayranlık duymaktayım.

    Bizler de zaman zaman ve mecbur kalarak, bazı konularda suç duyurularında bulunmaktayız. İmzamızı atarak verdiğimiz bu dilekçelere, nufus kağımızın örneğini, TC kimlik numaramızı eklemekteyiz. Buna rağmen bu başvurulardan aylarca senelerce sonuç alamamaktayız. Nasıl oluyor da, imzasız tek bir mektupla yapmış olduğunuz ihbardan bu kadar çabuk ve önemli sonuçlar alıyorsunuz. Yazdığınız daktiloda mı “keramet” var, yoksa bilgisayarınızda mı, çok merak ediyorum. Allah aşkına bunlardan birisini yollayın da bir mektupda biz yazalım.
    Ayrıca, bu kadar önemli bir “belgenin aslını” ve hele “ıslak durumdaki bir imzayı” zarfın içine koyarak yollamakta ki cesaretinizi doğrusu aklım almıyor. Bu kadar önemli bir belgenin kaybolabileceğini hiç mi düşünmediniz. Öyle ya; postayla, alelade şekilde yollanan bu mektup, asıl muhatabının eline geçmeden önce, kırk kişinin elinden geçer. Mektubun ilk verileceği kişiler olarak; “kapıdaki nöbetçi memurdan, sekreterden tutun da, odacı, mübaşir, katibin” elinde kaybolacağı ihtimali hiç aklınıza gelmedi mi. Bizler; evraka kayıt ettirerek alındı numarası karşılığı verdiğimiz evrakları bulamaz iken, sizin böylesine önemli bir belgeyi bu suretle yollamış olmanız bende ikinci bir “hayranlık” uyandırmaktadır. Çok özür dilerim ama; zarfın üzerine yapıştıracağınız pulun arkasını ıslatmak için kullandığınız “tükürüğün gücünden” başka bir koruyucu görememekteyim. Kullandığınız daktilo gibi, bu ıslak malzemenizin de “kerameti” olduğuna inanıyorum. Ancak daktilonuzu isterken gösterdiğim cesareti, bu malzemenizi isterken gösteremiyorum. Beni bağışlayınız.
    Sayın Konutanım;
    Evimizde, çocuklarımızın “idolü” oldunuz. İlkokula giden torunum, artık süpermen veya zoro filimlerini değil sizin haberlerinizi izliyor. Bilinmeyen kimliğinize özeniyor ve yöntemlerinizi taklit ediyor. Geçen gün, büyük annesinin yani eşimin cebine gizli bir pusula koymuş : “Kocanız, dansöz programlarını izliyor, yolda giderken kadınların bacaklarına bakıyor.” Günlerdenberi, ıslak imzasız bu pusulanın gizemini çözmeye ve ailemizde yarattığı depremi gidermeye çalışıyoruz.
    Sayın Komutanım, bu işin hangi boyutlara vardığını bilseniz, siz de şaşarsınız: Senelerdenberi bir işe girebilmek için KPSS’ye giren oğluma, sınav soru ve cevaplarını içeren bir kitap almak üzere büyük bir kitabevine gitmiştim. Orta yaşlı bir bayan, satış elemanı ile tartışıyordu. Tezgahtardan “ihbarcı” isimli bir oyun kaseti istiyordu. Kadının anlattığına göre, bu oyun kasetinde; bir takım ip uçlarından yararlanarak, mektubun hangi tarihde, kimin tarafından yollandığı, bilgilerden hangisinin yanıltıcı olduğu, yazıların karşılaştırması yapılarak sonuca varılıyormuş. Her aşamayı geçen çocuk, belli “puanlar” alıyormuş. Satış elemanı böyle bir oyun kasetinin varlığından haberdar olmadığını söylüyor, oğlu için oyun kaseti almak isteyen bayan ise; bu kadar büyük bir kitabevinde aradığını bulamamanın kızgınlığını yansıtıyordu.
    Sayın Komutanım,
    Hayatta merak ettiğim ikişey var. Bunlardan birincisi; vaktiyle bir televizyon kanalında uzun süre yayınlanan bir yarışma programı vardı. Belki siz de; mektup yazmaktan arta kalan zamanlarınızda izlemişsinizdir. Kutuların açıldığı ve milyarların dağıtıldığı bu programda, belli aralıklarla programa “telefonla” bağlanan “Hamdi Bey” isimli kişi, yarışmacılara büyük paralar veriyordu. Her yarışmacı “Hamdi Bey’e teşekkür ederim ama...” diyerek başlayıp “Var mısın – Yok musun” sorusuna cevap veriyor, paraları alıp gidiyordu.
    Bir; bu “Hamdi Bey’in” kimliğini, var olup olmadığını merak ediyorum. Bir de sizin kimliğinizi. Yani “Var mısın – Yok musun”.
    “Arzederim.”


    Av.A.Erdem Akyüz


    Bu mesaj en son " 16.11.09 " tarihinde saat 16:47 itibariyle FLoRa tarafından düzenlenmiştir...
    [COLOR="Red"][B][CENTER]CHP ye karşı hazımsızlığı olan Atatürk düşmanı&dinci&bölücü&yolsuz-hırsız&satılmış&kansız kesim ve
    kesimin ,ezberci şakşakçı destekçileri olan ,geri kafalar
    iyi izleyin!
    CHP nin yükselişini[/CENTER][/B][/COLOR]

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •