• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
60 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Bas örtüsü Imanin sarti degil

    ilk örtünme ayeti olan AHZAB Suresi 59 ayeti HZ Peygamber zamnindaki müslümanlar asla imanin sarti gibi algilamadilar.

    amac Hür ve köle (CARiYE) leri ayirt etmek.
    Cariyelerin baslarini örtmesi yasak.
    Gögüsleri dahi acik namaz kilarlar. ( nimeti islam sayfa 178)
    Ayrica ilmihallerin SETR-i avret bölümlerina bakiniz.
    örtmeye mecbur olduklari yerleri erkekler gibi dir.
    yani diz ve göbek arasi.


  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    evet

  3. #3
    BiRed Kitt adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-07-2009
    Mesajlar
    120
    Karizma Gücü
    0
    Çok ilginç.

    Desenize bugünlerde çarşafa sarılanlar hür oldukları için yapıyorlar bunu. Kim tahmin ederdi.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    imanin sarti degil.
    Hürlügün sarti.

  5. #5
    yesevili_burak adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2008
    Mesajlar
    279
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı ibrahim-ch tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ilk örtünme ayeti olan AHZAB Suresi 59 ayeti HZ Peygamber zamnindaki müslümanlar asla imanin sarti gibi algilamadilar.

    amac Hür ve köle (CARiYE) leri ayirt etmek.
    Cariyelerin baslarini örtmesi yasak.
    Gögüsleri dahi acik namaz kilarlar. ( nimeti islam sayfa 178)
    Ayrica ilmihallerin SETR-i avret bölümlerina bakiniz.
    örtmeye mecbur olduklari yerleri erkekler gibi dir.
    yani diz ve göbek arasi.

    yalan söylememekde islamın şartı degil ancak büyük günahlardan hatta münafıklıgın alametlerinden yani islamın şartları arasında yok diye islamda yok diyemessin 6666 ayeti 5 şarta mı baglıyorsun yazık o zaman sana iyi ben sana islamın şartları arasında olmayan ancak dinin kesinlikle emrettigi şeylerden bir kaç örnek vereyim:namazın nasıl kılınacagı;namaz kılmak islamın şartlarından biridir ancak nasıl kılınacagı şartlar arasında yer almaz sen namazını neye göre kılıyosun?,yalan söylememek islamın şartları arasında yoktur ancak kuranda yer alır bu ve bunun gibi onlarca örnek var.islamın şartları yalnızca türkiyede olan bir durum ve bu cumhuriyet döneminde ortaya atılmıştır aynı namaz sureleri gibi namazda herkes istedigi sureyi okuyabilir(belli başlı kurallar dahilinde)ancak türkiyede namaz sureleri diye ayrılmış neden kısa sureler oldugu için ilk önce ezberlenebilsinler diye işte islamın şartlarıda bunun gibi bişeydir yoksa kuran-ı kerimi 5 maddeye sıgdıramassın islamın şartları arasında olmayan olarca kural kuran-ı kerimde yapılması ve yapılmaması şart olarak belirtilmiştir bunlardan biride örtünmedir ki kuran-ı kerimde nur suresinin 31.ayeti kadınlara başlarını ve elleri ayakları hariç örtünmeleri gerektigini söylemiştir.bunun islamın şartları arasında olmasıda zorunlu degildir.

    vermiş oldugun maddelere gelince

    amac Hür ve köle (CARiYE) leri ayirt etmek.demişsin islamda bu şekilde hiçbir ayrım yoktur özelliklede kılık kıyafet konusunda sen islamı putperest dinlerle karıştırıyosun.

    Cariyelerin baslarini örtmesi yasak.

    eger islama girmişse islamın kurallarına uymak zorundadır örtünmede islamın bir kuralı olduguna göre cariyelerde başlarını örtebilir ve örtmüşlerdir.

    Gögüsleri dahi acik namaz kilarlar. ( nimeti islam sayfa 178)yuh diyorum artık

    kadınların namaz kılarken gereken şartlar Eli, ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz

    Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir:

    Hz Âişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz Esma birgün Peygamberimizin huzuruna gitti Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu Resulullah (asm) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince—yüzünü ve ellerini göstererek—bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz"1

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (ra** tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler2

    Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz Âişe'nin huzuruna girdi Hz Âişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı3

    Hz Ömer (ra) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur4

    son olarak kadınların örtünmesi gereken yerlar örtmeye mecbur olduklari yerleri erkekler gibi dir.
    yani diz ve göbek arasi. demişsin ve çüşşşşş diye bir şeyi hakettin bunlar için ateistlerin yazdıkları kitapları inceleyecegine kuran-ı kerimi incele ve neyin nasıl yapıldıgını ögren benim kılavuzum kuran dır.


    ahzap suresi 59. ayet:

    Meâl-i Şerifi

    59- Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    işte buda tefsiri(elmalılı tefsiri);

    Ey Peygamber! Hanımlarına da, kızlarına da, bütün müminlerin kadınlarına da söyle. Görülüyor ki, burada yalnız Peygamberin hanımlarına ve kızlarına değil, Nur Sûresi'ndeki "Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar, zinet yerlerini göstermesinler." (Nûr, 24/31) âyeti gibi müminlerin kadınları dahi bu hükmün kapsamına dahil edilmiştir. Bununla birlikte müminlerin kadınlarında aslolan hürriyet olduğu için, bundan kastolunanın hür kadınlar olduğu beyan edilmiştir. Araplarda tesettür adet değildi. Cahiliyet devrinde kadına hürmet yoktu. Eski cahiliye kadınlarında erkeklerin dikkatlerini çekecek şekilde göz alıcı biçimde açık saçık çıkan, açılıp saçılan orta malı olanlar bulunurdu. Bundan dolayı kız çocuklarını diri diri gömenler olmuştu. İslam ise kadının şanını iffet ve ısmetle, vakar ve haysiyetle yükseltiyordu.

    Nur Sûresi âyetleri "Mümin erkeklere söyle, gözlerini sakınsınlar" (Nur, 24/30) ve "Mümin kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar." (Nur, 24/31), mümin erkeklerin ve mümin kadınların, yani bir cinsin karşı cinse göz dikmeyip, bakışlarını kısarak edeblerini ve iffetlerini korumayı öğreterek terbiyelerini yükseltmiş olduğu gibi, burada da imanlı hür kadınların hiçbir şekilde eziyete uğramamalarını pekiştirmek için buyuruluyor ki: Cilbablarından üzerlerini sıkı örtsünler.

    CİLBAB: Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır. "Kadınların elbiselerinin üstüne giydikleri her çeşit giysidir." " Tepeden tırnağa örten giysidir", "Kadınların tesettür ettikleri her türlü elbise ve başka şeylerdir." "Çarşaf ve peçedir".

    İDNÂ: Yaklaştırmak demek ise de, âyette ile kullanılması, kapsamak suretiyle sarkıtmak mânâsını da ifade ettiğinden üzerinden sıkı örtmek demek olur. Cilbabdan örtmek tabirinde de iki şekil vardır. Birisi cilbablarından birisiyle bütün bedenini sıkıca örtmek, birisi de bir cilbabın bir tarafıyla başından yüzünü örtmek demek olur. Bu beyanda da iki suret vardır. Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp yüzünü de örtmek ve yalnız tek bir gözünü açık bırakmak. ikincisi de alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra, burnunun üzerinden dolayıp gözlerini ikisi de açık kalsa bile, yüzün büyük bir kısmını ve göğsü tamamen örtmüş bulunmaktır. Rivayet olunduğu üzere Ümmü Seleme (r.a.) demiştir ki: "Cilbablarından üzerlerini sıkı örtsünler' âyeti nazil olduğu zaman Ensar kadınları üzerlerine siyah elbiseler giyerek öyle bir ağırbaşlılık ile çıkmışlardı ki, başları üstünde kuşlar varmış gibi idi."

    Hz. Aişe'den rivayet edilmiştir ki; "Ensar kadınlarına Allah rahmet etsin. Bu "Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına bütün müminlerin kadınlarına da söyle" âyeti indiği zaman mırtlarını yardılar, onunla başlarını sardılar da Resulullah'ın arkasında öyle namaz kıldılar ki, sanki başlarında kargalar varmış gibi..." demiştir. Bu tesettür onların tanınmalarına, dağınık cariyelerden, adi kadınlardan vakar ve heybetle seçilerek hürmet edilmelerine ve dolayısıyla incitilmemelerine elverişli olan biçimdir. Gerçi eziyeti kendilerine davet edecek olan içi bozukları örtü tutacak değildir. Fakat imanlı, temiz kadınların, kirli bakışlardan yuvalarında gizli inciler gibi korunmuş kalmalarına en uygun olan biçim de budur. Asıl o zamandır ki onlara eziyet edecek olanların açık bir vebal ve iftira yüklenmiş oldukları ortaya çıkar. Ve dolayısıyla bundan önceki ve sonraki âyetlerin hükümlerine dahil olacakları anlaşılır. Bununla birlikte Allah bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulunuyor. Burada yukardaki âyetlerin eki gibi getirilen bu son cümle çok anlamlıdır. Bu bize şu mânâları ilham eder:

    1- Allah'ın bağışlaması çoktur. Bugüne kadar geçmiş açıklıkları bağışlar. O kusurları örter. Rahmeti de çoktur; bundan böyle emrini tutanları rahmetiyle arzusuna çok ulaştırır.

    2- Allah bağışlayıcı ve merhametli olduğu içindir ki, kadınlara eziyet edilmesine razı olmaz ve onun için örtülmelerini emreder.

    3- Tesettür emrolunduğundan dolayı da kadınlar bir baskıya uğratılmasın, aşırıya gidilmesin; çünkü Allah bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Bu emri onların aleyhine değil, lehine olarak vermiştir demek de olabilir.
    Tanrı zar atmaz
    Albert Einstein

  6. #6
    BiRed Kitt adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-07-2009
    Mesajlar
    120
    Karizma Gücü
    0
    Amin.

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı yesevili_burak tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    yalan söylememekde islamın şartı degil ancak büyük günahlardan hatta münafıklıgın alametlerinden yani islamın şartları arasında yok diye islamda yok diyemessin 6666 ayeti 5 şarta mı baglıyorsun yazık o zaman sana iyi ben sana islamın şartları arasında olmayan ancak dinin kesinlikle emrettigi şeylerden bir kaç örnek vereyim:namazın nasıl kılınacagı;namaz kılmak islamın şartlarından biridir ancak nasıl kılınacagı şartlar arasında yer almaz sen namazını neye göre kılıyosun?,yalan söylememek islamın şartları arasında yoktur ancak kuranda yer alır bu ve bunun gibi onlarca örnek var.islamın şartları yalnızca türkiyede olan bir durum ve bu cumhuriyet döneminde ortaya atılmıştır aynı namaz sureleri gibi namazda herkes istedigi sureyi okuyabilir(belli başlı kurallar dahilinde)ancak türkiyede namaz sureleri diye ayrılmış neden kısa sureler oldugu için ilk önce ezberlenebilsinler diye işte islamın şartlarıda bunun gibi bişeydir yoksa kuran-ı kerimi 5 maddeye sıgdıramassın islamın şartları arasında olmayan olarca kural kuran-ı kerimde yapılması ve yapılmaması şart olarak belirtilmiştir bunlardan biride örtünmedir ki kuran-ı kerimde nur suresinin 31.ayeti kadınlara başlarını ve elleri ayakları hariç örtünmeleri gerektigini söylemiştir.bunun islamın şartları arasında olmasıda zorunlu degildir.

    vermiş oldugun maddelere gelince

    amac Hür ve köle (CARiYE) leri ayirt etmek.demişsin islamda bu şekilde hiçbir ayrım yoktur özelliklede kılık kıyafet konusunda sen islamı putperest dinlerle karıştırıyosun.

    Cariyelerin baslarini örtmesi yasak.

    eger islama girmişse islamın kurallarına uymak zorundadır örtünmede islamın bir kuralı olduguna göre cariyelerde başlarını örtebilir ve örtmüşlerdir.

    Gögüsleri dahi acik namaz kilarlar. ( nimeti islam sayfa 178)yuh diyorum artık

    kadınların namaz kılarken gereken şartlar Eli, ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz

    Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir:

    Hz Âişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz Esma birgün Peygamberimizin huzuruna gitti Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu Resulullah (asm) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince—yüzünü ve ellerini göstererek—bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz"1

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (ra** tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler2

    Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz Âişe'nin huzuruna girdi Hz Âişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı3

    Hz Ömer (ra) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur4

    son olarak kadınların örtünmesi gereken yerlar örtmeye mecbur olduklari yerleri erkekler gibi dir.
    yani diz ve göbek arasi. demişsin ve çüşşşşş diye bir şeyi hakettin bunlar için ateistlerin yazdıkları kitapları inceleyecegine kuran-ı kerimi incele ve neyin nasıl yapıldıgını ögren benim kılavuzum kuran dır.


    ahzap suresi 59. ayet:

    Meâl-i Şerifi

    59- Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    işte buda tefsiri(elmalılı tefsiri);

    Ey Peygamber! Hanımlarına da, kızlarına da, bütün müminlerin kadınlarına da söyle. Görülüyor ki, burada yalnız Peygamberin hanımlarına ve kızlarına değil, Nur Sûresi'ndeki "Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar, zinet yerlerini göstermesinler." (Nûr, 24/31) âyeti gibi müminlerin kadınları dahi bu hükmün kapsamına dahil edilmiştir. Bununla birlikte müminlerin kadınlarında aslolan hürriyet olduğu için, bundan kastolunanın hür kadınlar olduğu beyan edilmiştir. Araplarda tesettür adet değildi. Cahiliyet devrinde kadına hürmet yoktu. Eski cahiliye kadınlarında erkeklerin dikkatlerini çekecek şekilde göz alıcı biçimde açık saçık çıkan, açılıp saçılan orta malı olanlar bulunurdu. Bundan dolayı kız çocuklarını diri diri gömenler olmuştu. İslam ise kadının şanını iffet ve ısmetle, vakar ve haysiyetle yükseltiyordu.

    Nur Sûresi âyetleri "Mümin erkeklere söyle, gözlerini sakınsınlar" (Nur, 24/30) ve "Mümin kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar." (Nur, 24/31), mümin erkeklerin ve mümin kadınların, yani bir cinsin karşı cinse göz dikmeyip, bakışlarını kısarak edeblerini ve iffetlerini korumayı öğreterek terbiyelerini yükseltmiş olduğu gibi, burada da imanlı hür kadınların hiçbir şekilde eziyete uğramamalarını pekiştirmek için buyuruluyor ki: Cilbablarından üzerlerini sıkı örtsünler.

    CİLBAB: Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır. "Kadınların elbiselerinin üstüne giydikleri her çeşit giysidir." " Tepeden tırnağa örten giysidir", "Kadınların tesettür ettikleri her türlü elbise ve başka şeylerdir." "Çarşaf ve peçedir".

    İDNÂ: Yaklaştırmak demek ise de, âyette ile kullanılması, kapsamak suretiyle sarkıtmak mânâsını da ifade ettiğinden üzerinden sıkı örtmek demek olur. Cilbabdan örtmek tabirinde de iki şekil vardır. Birisi cilbablarından birisiyle bütün bedenini sıkıca örtmek, birisi de bir cilbabın bir tarafıyla başından yüzünü örtmek demek olur. Bu beyanda da iki suret vardır. Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp yüzünü de örtmek ve yalnız tek bir gözünü açık bırakmak. ikincisi de alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra, burnunun üzerinden dolayıp gözlerini ikisi de açık kalsa bile, yüzün büyük bir kısmını ve göğsü tamamen örtmüş bulunmaktır. Rivayet olunduğu üzere Ümmü Seleme (r.a.) demiştir ki: "Cilbablarından üzerlerini sıkı örtsünler' âyeti nazil olduğu zaman Ensar kadınları üzerlerine siyah elbiseler giyerek öyle bir ağırbaşlılık ile çıkmışlardı ki, başları üstünde kuşlar varmış gibi idi."

    Hz. Aişe'den rivayet edilmiştir ki; "Ensar kadınlarına Allah rahmet etsin. Bu "Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına bütün müminlerin kadınlarına da söyle" âyeti indiği zaman mırtlarını yardılar, onunla başlarını sardılar da Resulullah'ın arkasında öyle namaz kıldılar ki, sanki başlarında kargalar varmış gibi..." demiştir. Bu tesettür onların tanınmalarına, dağınık cariyelerden, adi kadınlardan vakar ve heybetle seçilerek hürmet edilmelerine ve dolayısıyla incitilmemelerine elverişli olan biçimdir. Gerçi eziyeti kendilerine davet edecek olan içi bozukları örtü tutacak değildir. Fakat imanlı, temiz kadınların, kirli bakışlardan yuvalarında gizli inciler gibi korunmuş kalmalarına en uygun olan biçim de budur. Asıl o zamandır ki onlara eziyet edecek olanların açık bir vebal ve iftira yüklenmiş oldukları ortaya çıkar. Ve dolayısıyla bundan önceki ve sonraki âyetlerin hükümlerine dahil olacakları anlaşılır. Bununla birlikte Allah bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulunuyor. Burada yukardaki âyetlerin eki gibi getirilen bu son cümle çok anlamlıdır. Bu bize şu mânâları ilham eder:

    1- Allah'ın bağışlaması çoktur. Bugüne kadar geçmiş açıklıkları bağışlar. O kusurları örter. Rahmeti de çoktur; bundan böyle emrini tutanları rahmetiyle arzusuna çok ulaştırır.

    2- Allah bağışlayıcı ve merhametli olduğu içindir ki, kadınlara eziyet edilmesine razı olmaz ve onun için örtülmelerini emreder.

    3- Tesettür emrolunduğundan dolayı da kadınlar bir baskıya uğratılmasın, aşırıya gidilmesin; çünkü Allah bağışlayıcı ve çok merhametlidir. Bu emri onların aleyhine değil, lehine olarak vermiştir demek de olabilir.
    cariyelerde başlarını örtebilir ve örtmüşlerdir. demissin
    Bu dogru degil ilmihallere bak setri avret bölümüne


    senin yazdiklarinda benim yazdiklarimla ayni dikkatli oku büyük harf yaptim..
    Bu mesaj en son " 13.12.09 " tarihinde saat 14:17 itibariyle ibrahim-ch tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı yesevili_burak tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle

    Gögüsleri dahi acik namaz kilarlar. ( nimeti islam sayfa 178)yuh diyorum artık

    kadınların namaz kılarken gereken şartlar Eli, ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de altını göstermeyecek şekilde kalın ve avret yerlerini örtecek kadar uzun olmalıdır Bunun için altını gösterecek şekilde ince ve şeffaf olan bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz
    Bende yuh diyorum artık.Allah'ı kendi yarattığı kadından tahrik olacak birisi olarak gösteren bu yorum karşısında apışıp kalıyor,dumur pozisyonunda yamılıyorum.

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Allahin görmesine kiyafetler engel degilki.

    Kiyafetler Allah icin degil insanlar icindir.


    Allah icin örtü gerekmez.

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı ibrahim-ch tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allahin görmesine kiyafetler engel degilki.

    Kiyafetler Allah icin degil insanlar icindir.


    Allah icin örtü gerekmez.
    Ama(Allah) vekili(yesevili) var diyor...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •