• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    sudenazlı.. <span style='color: #FF0000'>_NAZ_</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2009
    Mesajlar
    3,951
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    İslami kesim bu şairleri okuyor




    Usta şairlerin çoğu okunmamaktan, kitaplarının satılmamasından şikayetçi olurken, İslami-muhafazakar kesime mal olan şairler yok satmaya devam ediyor...

    İlişkili fotoğrafları göster



    ntvmsnbc
    Güncelleme: 12:44 TSİ 19 Kasım. 2009 Perşembe

    İSTANBUL - Yaşamın tüm alanlarda olduğu gibi sanat ve edebiyatta da belli sınıflandırmalar ister istemez yapılıyor. Bu sınflandırmaların başında da ideolojik ayrımlar başta geliyor.
    Dün hayatını kaybeden Ömer Lütfi Mete de bu ayrımlar ve sınıflandırmalar içinde görülen isimlerdendi. İslami kesimin en sevdiği isimler arasında yer alan Mete gibi birçok şair de bu kesime mal ediliyor. Herkesin bildiği ve sevdiğini söylediği usta şairlerin kitapları satmazken İslami kesime mal edilen isimlerin kitapları yok satıyor.
    İşte İslami-muhafazakar kesimin sevdiği isimlerden bazıları:


    Necip Fazıl Kısakürek
    Şair, romancı, hikâyeci, piyes yazarı Necip Fazıl Kısakürek, en çok tartışılan yazarların başında geliyor. 'Muhafazakar kesimin Nazım'ı olarak da anılan Kısakürek, Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz veren Abdülhakim Arvasi ile tanışınca hayatı değişti.
    Bu tanışma onun hayatında dönüm noktası oldu. İslami kimliği ile öne çıkmaya başladıktan sonra ders kitaplarından şiirleri ve fikirleri çıkarıldı.
    'Büyük Doğu' dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet İnönü ve tek parti yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi. 163. maddeye aykırı bulunan yazıları ile birkaç yılda bir hapse mahkûm oldu.
    Kimi kesimlere göre Türkçe'yi en iyi kullanan şairler arasında gösterilen Kısakürek, Atatürk aleyhinde işlenen suçlar hakkındaki kanuna aykırı fiilinden dolayı da 8 Temmuz 1981'de Atatürk'ün manevi şahsına hakaret suçundan hüküm giydi.
    Kısakürek, en çok geçirdiği değişim ve bu değişim sonrasındaki sert çizgisiyle eleştirildi.
    ''Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.'' (Kaldırımlar)
    Fethi Gemuhluoğlu
    Şair, yazar, teorisyen Fethi Gemuhluoğlu, sağ cenahın en önemli isimlerinin başında geliyor.
    ''Fethi’yi Fethi yapan nokta, Fethi’nin ailesi ve yetiştiği çevredir... Göztepe’deki ev Fethi’yi Fethi yapan unsurlardan biridir. Öyle ki duvarı yola, doğrudan doğruya yola bitişiktir. Arada en küçük bir mesafe yoktur. Duvarın bir tarafında bir kalabalık, gürültü fakat öte tarafında inanılmaz bir sükun var idi. Bu Fethi’nin hayat aynasıdır, mekan olarak Fethi’de rolü olan bir unsurdur.” (Muharrem Ergin)
    Gemuhluoğlu, şairliğinin yanında siyasetteki yeriyle de muhafazakar kesimde önemli bir yere sahipti.
    ''Masal bu ya:
    rüyama girmesin diye
    kırk başlı ejder ile
    şahın kızındaki dev
    yorganı başıma çeker.'' (Fark)
    Sezai Karakoç
    Aynı zamanda siyasetle de ilgilenen Sezai Karakoç, İkinci Yeni içerisinde yer alıyor. Batı edebiyatını da yakından bilen Karakoç, 'metafizik şiir'ler içerisinde görülen eserlerinde 'yaşatma sevinci'ni temel almıştır.
    İslami düşünceyi modern şiirle birleştiren Karakoç, 'Diriliş' dergisini yayımlarak bu alanda en önemli dönemlerden birini başlattı.
    Çoğu otoriteye göre 'değeri bilinmemiş ve iyi anlaşılmamış' şair olarak gösterilen Karakoç,
    ''Karın yağdığını görünce
    Kar tutan toprağı anlayacaksın
    Toprakta bir karış karı görünce
    Kar içinde yanan karı anlayacaksın'' (Kar Şiiri)
    İsmet Özel
    1963’ten itibaren şiirleri yayınlanmaya başlayan İsmet Özel, 1974’te fikri ve ruhi bir değişim yaşayarak yazı hayatını İslami düşünce çerçevesi ekseninde kurdu.
    Bu değişim nedeniyle çok konuşulan ve eleştirilen Özel, İkinci Yeni şairlerinin etkisiyle başladığı kariyerini sert sözlerle devam ettirdi.
    60 sonrası 'toplumcu şiir'in en simge isimlerinden olsa da geçirdiği fikri değişim nedeniyle Özel belli kalıplara koyulmakatan kurtulamadı.
    ''Hüngür bütün gündür
    Dindiren dingil sızıyı
    Ensemde boza pişiren
    Su dökündür inat sürdür sarımsak kok
    Halden anlar bir Allah’ın kulu da mı yok.'' (Neden Aşk Acısı)
    Cahit Zarifoğlu
    Cahit Zarifoğlu'nun, 1976'dan sonra, kurucularından olduğu, 'Diriliş'ten sonra 'Mavera' dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve "Okuyucularla" ismini verdiği sohbetleri yayımlandı.
    Yeni Devir, Millî Gazete gazetelerinde yazıları yayımlanan Zarifoğlu, lisede öğretmenlik ve TRT'de çevirmenlik de yaptı.
    'Diriliş' dergisindeyken Sezai Karakoç gibi isimlerden etkilendiğini kendisi de dile getiren Zarifoğlu, muhafazakar kesimde yer alan diğer isimlerden uslubu ve yumuşak tonuyla ayrılıyor.
    47 yaşında hayata veda eden Zarifoğlu, her ne kadar belli kalıplara mahkum olsa da, otoriteler onu sınıflandırılmayacak şairler arasında gösteriliyor.
    ''Bir erkek mi o
    Göle yatmış bir güneş demetinde
    O mor ışında
    Bir köpek ölüsü gibi yatan
    Hızla kayan
    Yoksa bir yaban ördeği gölgesi mi'' (Aşka Dair)
    Cahit Koytak
    22 yaşında Diriliş dergisinde yayınladığı şiirlerle yazı hayatına başlayan Cahit Koytak, şairliğinin yanında çevirmenliğiyle birçok ödül aldı.
    Koytak'ın önemli çevirilerinin başında Muhammed Esed'in 'The Message Of The Qur'ân'ı yer alıyor.
    Şiirleri düzyazıya yakın olan Koytak'ın son dönem eserlerinde politik okumalara da rastlandı.

    ''Yüzleri, yüzleri ve maskeleri
    Silik kopyaları bırak yaşayanlara
    Sen sessiz ölümlerle zırhlanan gerçeği yaz
    Ve hazin güz yağmuru görünümünde
    Yağan ebediyeti'' (Daktilo Kızın Ölümü Üzerine Caz İçin Nihavent)
    Kamil Eşref Berki
    İlk şiiri 1971'de yayımlanan kamil eşref Berki, gençlik yıllarından itibaren, Sezai Karakoç'un düşünce ve sanat dergisi 'Diriliş'te yer aldı.
    Berki, şiir çevirileri ve Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu gibi şairlerin üzerine yazdığı denemelerle tanınıyor.
    ''Burası ağır isyan katarı istasyonu
    Devekuşu aşkımız cayır cayır yanacak
    Biz ki ellerimizi toprağa ayarladık
    Toprak da bize sabrını bağışlayacak.'' (Ağır İsyan Katarı, Ay Işığı ve Kervan)
    Arif Ay
    Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde de okuyan Arif Ay, lise yılarından itibaren şiirlerini yayımlıyor.
    ''bir devir
    buğday mühürlenir
    kitap sürgülenir
    tutuklanır yaşam
    yağmur bir göçtür
    kollara kelepçe vurulunca'' (Baskın)
    İhsan Deniz
    Şiirlerini yayımlamaya 'Yönelişler' dergisinde başlayan İhsan Deniz, gazate ve televizyonda da çalıştı.
    Bursa Araştırma Kütüphanesi'nde yöneticil de yapan Deniz, Hrant Dink'in ölümünün ardından yazdığı yazıyla sert eleştiriler almıştı.
    Yeni Şafak gazetesinde haftalık yazılar yazan Deniz, TRT 2'de 'Sesler Kalır' programının danışmanlığını hala sürdürüyor.



    http://www.ntvmsnbc.com/id/25022791/
    görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8


    Usta şairlerin çoğu okunmamaktan, kitaplarının satılmamasından şikayetçi olurken, İslami-muhafazakar kesime mal olan şairler yok satmaya devam ediyor...
    İslami kesime mal olmuş usta olmayan şairler mi bunlar?
    Sırf kendi görüşüne yakın olduğu için (veyahut tam tersi)sadece o yazarları-şairleri okuyan(okumayan) kişi edebiyatı tam manasıyla sindirememiş kişidir bence.
    ....

  3. #3
    HELEN DİDAR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2009
    Mesajlar
    95
    Karizma Gücü
    3
    şiirin görüşü , milliyeti, dini, dili yoktur bence.şiir sözcüklerin dansıdır.
    sadece görüş yansıttığı için şiir okuyanlar, at gözlüğüyle dolaşanlardı.
    gerçek şiirsever ise Nazım' ın yanına Necip Fazıl'ı , Sezai Karakoç' un yanına
    Can Yücel' i katıp, kendinden geçebilendir.
    Can konağını aramaktaysan, cansın,
    Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin,
    Bir damla su arıyorsan susun,
    Zulmün peşindeysen zalimsin...
    Aşkı arıyorsan aşıksın. ...
    Şu nükteyi biliyorsan İşi biliyorsun demektir:
    Neyi ariyorsan O' sun sen ...

    Mevlana

  4. #4
    also_wolf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-11-2009
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0
    bence sanatın bı kesımı olmamalı ben eserlerde kendımce bısey buluyosam bu bana gore ıyı bır eserdır yanı bu sarkıdada boyledır bugun solcu bırı ahmet safak veya mustafa yıldızdoganı dınlemıyor sagcı bırıde ahmet kaya veya kzım koyuncu dınlemıyorsa bu kısının bakıs acısıdır sanatcının ozune degıl sanatının ozune bakabılmektır onemlı olan

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •