• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    4 darbe geçiren emekli paşanın isyanı

    Emekli Koramiral Atilla Kıyat, ezber bozacak açıklamalar yaptı. "Darbenin hiçbir bahanesi olamaz” diyen Kıyat, TSK ancak silahlı kuvvetlere direktif verebilecek bir sivil kadro ile kontrol edilebileceğini söylerken asıl tehlikeyi şöyle özetledi:
    KIYMET SEZER'in haberi

    “Nasıl terörizmin hiçbir bahanesi olmazsa, bana göre darbenin de hiçbir bahanesi olamaz” diyen Kıyat, silahlı kuvvetleri ancak silahlı kuvvetlere direktif verebilecek bir sivil kadro ile mümkün olacağını söyledi.

    Rekabet Kurumu’nun düzenlediği Perşembe Konferansı’na konuk olan emekli Oramiral Atilla Kıyat “Türkiye ve Bölgesel Liderlik” konulu bir konferans verdi.

    ‘DARBELERİN HEPSİNE KARŞIYIM’

    Türkiye’de yapılan bütün darbelere karşı olduğunu söyleyen Kıyat “Altını çizerek söyleyeyim, yapılanların hepsine darbe deyin, hepsine de karşıyım. İlk darbede Harp Okulu öğrencisiydim, ikincisinde genç bir yüzbaşı, üçüncüsünde yarbaydım, dördüncüsünde koramiraldim. 28 Şubat da dahil olmak üzere darbelerin hiçbiri Türkiye’ye hiçbir yarar getirmemiştir. Belki bir parça günü, günlük olayları kurtarmıştır, ama uzun vadede Türkiye’nin hiçbir sorunu çözülmemiştir” dedi.

    Türkiye’de asker ile sivil arasındaki sorunların çözülmesi için sivil toplumun süratle demokratikleşmesi gerektiğini anlatan Kıyat, silahlı kuvvetlerin de kontrol altına alınması gereğine işaret etti. Kıyat “Bugün hala TSK tehdidi kendi değerlendiriyor, bu tehdide göre yapılandırmasını kendi tespit ediyor, buna göre bütçe istiyor ve o bütçe hemen hemen hiç tartışılmadan kabul ediliyorsa, bir sorun vardır” dedi.

    ‘DARBENİN BAHANESİ OLAMAZ’

    Silahlı kuvvetlerin nasıl kontrol altına alınabileceğini de anlatan Atilla Kıyat “TSK’ya direktif verebilecek kadrolarınız olacak, verdiğiniz direktife uygun bir kuvvet yapısını geliştirip geliştirmediğini kontrol edebileceksiniz, ayrıca buna göre para tahsis edebileceksiniz ve paranın doğru kullanıp kullanmadığını kontrol edeceksiniz. Bu mekanizmayı kuramadığınız müddetçe ne yaparsanız yapın, ister kızın, ister bağırın, ister oraya yazın bugün görmekte olduğumuz, bizi rahatsız eden tablo 3 aşağı 5 yukarı devam edecek” dedi.

    “Nasıl terörizmin hiçbir bahanesi olmazsa, bana göre darbenin de hiçbir bahanesi olmaz” diyen Kıyat, “Silahlı kuvvetler, yetişme tarzı itibariyle 21. asırda herhangi bir darbenin Türkiye’ye ve TSK’ya yakışmayacağının farkında. Yani silahlı kuvvetlerde birileri zaman zaman, ‘Darbem geldi, ben gidip bir darbe yapayım’ demez. TSK’ya bu ülkenin ihtiyacı var. TSK’nın da kendisini kontrol edebilecek bir demokratik yapıya ihtiyacı var” dedi.

    İrtica ve bölünme paranoyam yok

    “Ben, ‘Türkiye’ye irtica gelecek, Türkiye bölünecek’ gibi paranoya içinde olanlardan değilim. Ben her zaman varsayımlarımı, ‘Türkiye’ye irtica gelmeyecek’ üzerine kurarım” diyen Atilla Kıyat, demokratik açılım kapsamında siyasetçilerin hoşgörüden uzak açıklamalarda bulunduklarını belirterek, “Türkiye Güneydoğu’sundan bir çizgi çekecek, bölünecek diyorlar. Böyle şey olmaz. Olsa dahi şimdiki bölünmüşlüğümüzden daha az tehlikeli olur” dedi.

    En tehlikeli bölünmenin kafalarda bölünme olduğuna işaret eden Kıyat, “Türkiye maalesef bugün kafalarda bölünür noktaya gelmiştir. Ya vatanseveriz, ya vatan hainiyiz, bölücüyüz. Ya suniyiz ya aleviyiz. Laikiz, mürteciyiz... Hep iki ayrı kutuptayız” dedi.

    k

    Kıyat “Bugün hala TSK tehdidi kendi değerlendiriyor, bu tehdide göre yapılandırmasını kendi tespit ediyor, buna göre bütçe istiyor ve o bütçe hemen hemen hiç tartışılmadan kabul ediliyorsa, bir sorun vardır” dedi.

    Katılıyorum görüşünü bu cümleleri bir Emekli Üst düzey TSK mensubu söylüyor
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    hayret nasıl katıldın emekli bir subayın söylediklerine..




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  3. #3
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Ben açıkçası bazı laflara katılıyorum. Darbe uzun vadede bir çözüm gerçekleştirmez, çünki öyle bir sebep ile yapılmamıştır Türkiye'de.
    28 ihtilali ise, bence yerindeydi. Askeri tahrik etmek hiç bir zaman yapılması gereken birşey değildir.
    İrtica ve bölünmeye gelirsek. İrticai faaliyetler, bence vardır. Ülkeyi ele geçirebilirler mi?
    Ordu varken, böyle birşey yapmaları olanaksız. Asarlar adamı.
    Bölücüler peki? Bölücüler şu an daha bir "genel anlamda" ayaklanma başlatabilmiş değiller, Koçgiri ve Dersim isyanı gibi.
    Başlatılırsa, bu bir tehdit olarak algılanmak zorundadır, ve burada ordu devreye girer.

    İki ayrı kutuptayız demiş. Kutuplaşmayı yaratan insanlara sormak lazım bunu.
    Ama ülkemizde kafalarda değil sadece kutuplaşma. Kutuplaşma çok zaman önce başladı. Ve patlağını da 12 eylülden sonra verdi. Artık ülkede laik-dinci çatışması değil, türk-kürt çatışmasına geldi bu olay. Türkler de, laik olsun dinci olsun, burada taraf tutacakları yer bellidir, o neo-liberal dinci elemanlar dışında.

  4. #4
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    En kötü sivil yönetim en iyi askeri yönetimden daha çok tercih edilebilir
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Emekli Tuğgeneral Gerçek Darbe Planını Açıklandı...
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde mezarkabul39 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 12.08.11, 13:18
  2. Cinnet geçiren şahıs baltayla saldırdı
    2006 Konuları bölümünde *cr00ser* tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 01.02.06, 19:58
  3. paşanın oğlu gelibolu belgeselinde Atatürk'ü unuttu?
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 27
    Son Mesaj: 13.11.05, 05:21
  4. cinnet geçiren imam
    2005 Konuları bölümünde turkfrmuye tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 26.09.05, 14:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •