• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    misafir <s><span style='color: #FF0000'>alpi1907</span></s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-11-2005
    Mesajlar
    27,766
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12

    Üniversitemize ve demokrasiye haksızlıktır

    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Sürmeli, 96 oy alan Prof. Dr. Davut Aydın'ın rektör olarak atanmasının, üniversiteye ve demokrasiye yapılan en büyük haksızlık olduğunu savundu.
    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Sürmeli, ''yakın zamanda ulusal basında ''Anadolu Üniversitesi'nin mevduatının yüzde 50'sine Maliye Bakanlığınca el konulduğu'' yönünde haberlerin çıkartıldığını, bunun hemen ardından da Prof. Dr. Davut Aydın'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından A.Ü Rektörlüğü'ne atandığını'' ifade etti. Prof. Dr. Sürmeli, şöyle konuştu:

    ''Bu seçimde 334 oy aldım. Akademisyenlerden en fazla oyu ben aldım. Prof. Dr. Davut Aydın 96 oy aldı. AÜ'ye 96 oy alan Prof. Dr. Aydın'ın rektör olarak atanması üniversitemize ve demokrasiye yapılan en büyük haksızlıktır. Birileri Prof. Dr. Aydın'a 'Ne kadar oy alacağın önemli değil, önemli olan adaylığını koyman, gerisi bize ait' demiştir. AÜ herkese bırakılabilecek, hele hele basit uygulamaları olan kişilere bırakılacak bir üniversite değildir.''

    Rektörlük seçimlerinde Prof. Dr. Fevzi Sürmeli 334, Prof. Dr. Hasan Mandal 295, Prof. Dr. Davut Aydın 96, Prof. Dr. Ahmet Tuncan 28 oy, Prof. Dr. Nazmi Ulutak, Prof. Dr. Zühtü Altan, Prof. Dr. Yılmaz Benligiray, Prof. Dr. Mustafa Çakır, Prof. Dr. Nüvit Gerek ve Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu ise birer oy almıştı.

    YÖK'e 6 aday bildirileceğinden birer oy alan akademisyenler arasında kura çekilmiş, Prof. Dr. Ulutak ve Prof. Dr. Gerek, YÖK'e bildirilecek adayların arasında yer almamıştı.

    Adayların sayısını üçe indiren YÖK de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayına Prof. Dr. Davut Aydın, Prof. Dr. Hasan Mandal ve Prof. Dr. Fevzi Sürmeli'nin ismini bildirmişti.

    kynk

    Boşuna seçim yapıyorlar.Cumhurbaşkanı seciyor.Bu uygulama daha öncede haksızlıktı şimdide öyle ilerdede aynı olacak


    Kor cehalet cirkeflestirir insanlari !
    Suskunlugum asaletimdendir...
    Her lafa verecek bir cevabim var...
    Lakin bir lafa bakarim laf mi diye,
    Bir de soyleyene bakarim adam mi diye...
    Mevlana Celaleddin-i Rumii

  2. #2
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4
    İşin garibi daha önce sezere çatanlar şimdi derin sessizlik içinde.Ne oldu haksızlıklar tersine mi döndü ?

    Cumhurbaşkanlık makamını kişisel ideolojilere kurban edecek kadar zayıf karekterli insanların yönetici olması son derece garip...
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

  3. #3
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Sezerinkide yanlıstı buda yanlış.
    Burası Türkiye




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  4. #4
    Radikal Genç adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-12-2008
    Mesajlar
    638
    Karizma Gücü
    4

    Prof. İnsel: Atama aşağılayıcı, boykot edilmeli

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü'ne üniversitedeki seçimde en az oyu alan Prof. Dr. Davut Aydın'ı atamasına tepkiler sürüyor. Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet İnsel, konuyla ilgili olarak NTV’ye konuştu.
    Prof. Dr. İnsel şunları söyledi:



    “Öncelikle YÖK’ün tercihinin sorgulamamız lazım. Büyük, köklü Anadolu Üniversitesi’nde öğretim üyelerinin yüzde 40’na yakının tercihini almış bir aday, yeniden aday olmuş. Bu tercihe karşılık YÖK, ne hikmetse, hangi bilgiyi sahipse üçüncü gelen adayı birinci sıraya getiriyor. Bence bu, sorunun asıl kaynağını teşkil ediyor.
    Burada ciddi bir otoriter müdahale söz konusu. Bu; üniversiteyi, öğretim üyelerini aşağılamaktır. Cumhurbaşkanı’nın yaptığı da, YÖK’ün yaptığı bu aşağılamayı doğrulamaktır.
    Üç aday hakkında herhangi bir bilgiye sahip değilim. Kime yakınlar onları da bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Üniversite öğretim üyeleri benden daha iyi biliyorlardır. Onlar, kendi yöneticilerini takdir etme yetkisine haiz insanlardır. Bu şekilde bölüm başkanlığı yapma yetkisi verilen insanların, kendi yöneticililerini seçme konusunda yetkin olmadıklarını ilan etmiş oluyoruz.
    ‘YÖK, böyle seçmiş, cumhurbaşkanı da bu tercihleri onaylayacak', 'cumhurbaşkanının onayının da önemli olmadığı’... Ben bu ikisinin de yanlış olduğu kanaatindeyim. Ya seçim yapılmasın, ya da YÖK kendi atasın. Cumhurbaşkanı onaylasın ya da onaylamasın. Biliriz ne olduğunu ve böyle bir seçim komedisine girmeyiz.
    Üniversite öğretim üyelerinin bu otoriter, fütursuz davranışa son demeleri gerekir. Öğretim üyeleri boykot başlatabilir.”





    http://www.ntvmsnbc.com/id/25024623/


    Sezere küfür edip gülün yaptığını desteklemekle,güle küfür edip sezerin atamaları destelemek aynı şeydir.Asıl alçakça olan birinde feryad ederken digerine bıyık altında gülmek.Sonra da aglak bir şekilde demokrasi şarkısı söylerler.
    "Yirminci Yüzyılı şekillendiren çok temel ve köklü düşünce akımları var. Bu akımları günümüz siyasetiyle bağlantılı olarak iki kampta toplarsak; birine Liberalizm, diğerine de Marksizm diyebiliriz. Çünkü dünya siyaseti esas iki kaynağını bu iki akımdan alıyor. Bugün liberal ve Marksist paradigma, Türk düşünce hayatını beslemiyor. O nedenle, ortalıkta zavallı bir seviyesizlik var. Cami, kendi inanç diktasını yıkacak olanlara "kâfir" diyor. Kışla, üç asırlık liberal düşünceye "liboş", Marksizme de "Rus uşağı" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor.

    Canımın istediği alıntıya cevap veriyorum.Bu yüzden zahmet edip,tekrar tekrar kontrol etmenize gerek yok

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Demokrasiye bakışımız Hükümetle Değişiyor[NOstalJİ]
    2005 Konuları bölümünde BG_OzOfO tarafından açılmış
    Yanıt: 7
    Son Mesaj: 09.06.05, 18:32

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •