yorulmuş muyduk
hiç uçamadan
onca güvercinin arasında
bin yıldır taşıyıp geldiğimiz
anılar curnatası
aşkın son nefesini veriyordu
boğazlarımızda düğümlenirken
gözlerimizde parıldayan umut ışıklarıyla
büyük cümleler avuçlamıştık
dökerek sevgilinin önüne tüm taşlarımızı
karşılığı alınamayacak olan
büyük cümleler avuçlamıştık
yaralarımıza derman olacağını
sandığımız zaman
nasıl da yitirmişti rengini
tutamadığı sözlerin peşi sıra
ışık hızıyla geçen
nice umut dolu günden
kaldırıp başımızı
kötü olaylar güruhundan başka
bize ne miras kalmıştı
gelmiş geçmiş
hiç saatleri
anneler kadar çok sevdiğimiz şiir
yeterli olmuyordu
bir aşkı kurtarmaya
kalsın şimdi
derdimizi anlatmaya çalıştığımız
tüm mektuplar kalemsiz
bildiğimiz bir şeyi
tek şeyi
yâr anlayana kadar
susmalı kalbimiz
değil miydi ki
önce kendini sevmeliydi insan
sevebilmek için karşısındakini
emine demirci


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
