• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
55 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    orangebox adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2009
    Mesajlar
    27
    Karizma Gücü
    0

    Zaman inançmıdır yoksa gerçekmi?

    Bazı düşünceler kafama takıldı ve araştırmaya başladım.Kendime sorduğum soru ise şuydu ''saat kavramı nasıl başladı'' ve kafamda kurmaya başladım sonra bir sitede okuduğum yazı bütün bu kafama takılanları ,yada kafamda zaman ve saat kavramı ile uydurduğum düşünceleri doğruladı.Zaman neydi niçin zaman vardı?
    Araştırdığım sitede yazan ''Biri için geçmiş olan bir an, bir başkası için gelecektir. Bu da zamanın mutlak bir varlık olmadığının en açık delilidir.''bu söz bence çok doğruydu sitede anlatılanlar kutsal kitabımız Kuran'daki ayeterle desteklenip açıklanmıştı.
    Ve şöyle birşey yazıyordu''gökyüzündeki gördüğünüz yıldız milyarlarca yıl önceki görüntüsü olabilir''yani şöyle demek istiyor biz o yıldızı görüyorken o çoktan ışığını yitirip ölmüş olabilir.Bunu araştırırsanız internette hemen sonuçlara ulaşabilirsiniz bence olağanüstü bişey.Size sitede yazan birkaç yazıyı copy-paste yapayım;

    '' Özel Relativite Teorisi ve Zamanın İzafiyeti

    Özel Relativite teorisine göre ışığın hızı bütün gözlemciler için aynı ve sabittir. Bizler olaylardan ışığın gözümüze ulaşmasıyla haberdar oluruz. Işığın hızı muazzam büyüktür. Öyle ki saniyede dünyanın etrafını 7.5 kez dolanır. Bu yüzden dünyamızda şahit olduğumuz olaylar arasında olan zaman farklarını anlayamayız, hepsini eş zamanlı zannederiz. Aslında durum biraz daha değişiktir. Ne demek istediğimizi gözümüzü biraz daha uzaklara çevirerek daha iyi anlayabiliriz.

    Geceleyin gözlerimizi göğe çevirdiğimizde müthiş güzellikleri ile yıldızları görürüz. Bu ışıklar bizden çok uzaktatır. Öyle ki gördüğümüzü sandığımız pek çok yıldız, aslında çoktan ölmüş olabilirler. Yani aslında o an var zannetiğimiz şey belki de yoktur.

    şık hızı çok büyük de olsa neticede sonlu bir değerdedir. Bu sonlu değer hakkında daha derin düşündüğümüzde aslında zamanın mutlak bir varlık olmadığı gerçeği karşımıza çıkar.

    Gelin hep beraber şöyle bir düşünce deneyi yapalım. 3 gözlemcimiz olsun. Gözlemcilerimizden birini çok uzaklarda örneğin Andromeda galaksisinde bulunduralım. Diğeri de dünyamızda bulunsun. Bu iki gözlemcinin tam ortasında olan bir mesafede ise bir uzay mekiği bulunsun. Bu uzay mekiğinde ise 3 astronot bulunsun. Bu mekiğin bize bakan yanında ve Andromeda galaksisine bakan yanında olmak üzere ayrılan bölmeleri olsun. Astronotlardan ikisi bu bölmelere binsin ve biri dünyamıza diğeri de Andromeda galaksisine doğru ışık hızına yakın olmak üzere eşit hızlarda mekikten ayrılarak hareket etsinler. 3. Astronot ise uzay mekiğinde kalsın. Hareket eden astronotlardan dünyamıza yaklaşanı bir saat boyunca kitap okusun diğeri ise 1 saat boyunca müzik dinlesin. Şimdi aynı olayları 3 farklı gözlemci açısından ele alalım ve zamanın nasıl mutlak olmayıp, önceden de gördüğümüz gibi anların karşılaştırılması neticesinde yaşanılan bir his olduğunu görelim.

    1. Uzay mekiğinde hareketsiz kalan astronot, süratle hareket eden astronotları gözlediğinde mekikten ayrılan iki astronotun müzik dinleme ve kitap okuma işlerini aynı anda yaptığını ve bitirdiğini düşünecektir.
    2. Biz ise aynı olayları gözlemlediğimizde astronotlardan dünyamıza yaklaşanın kitap okuma işini bitirdikten sonra diğer astronotun müzik dinleme işini bitirdiğini görürüz.
    3. Andromeda galaksisinde bulunan gözlemci ise bize göre tam tersi zamanlamada olaylara şahit olur. Yani önce müzik dinleme işinin bittiğini düşünürken sonra kitap okuma işinin bittiğini düşünür.

    2 olay bir gözlemci için aynı anda olurken, diğer iki gözlemci için önce ve sonra sırası tamamen birbirine zıt olacak şekilde farklı zamanlarda gerçekleşir. Böylece bu örnekle de görmüş olduk ki zaman mutlak bir varlık değildir. Şimdi, geçmiş ve gelecek tamamen algıların karşılaştırılması ile oluşur. Eğer zaman mutlak olsaydı nasıl aynı olaylar tamamen birbirinden farklı olarak geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman olabilirdi? Zaman algıların birbirleri ile karşılaştırılması üzerine oluşan bir histen ibarettir.''
    Benim kafama takılan diğer şey ise eğer araştırma fırsatınız varsa bunları araştırmanızı rica ederim çünki bu zaman kavramı gerçekten çok önemlidir.Sorum şu;
    Işık hızı dünyada bir saniyede 7.5 tur atıyor dünyanın çapı ise atıyorum 40075.16 km başka bir gezegende dünyamızdan 2x daha büyük ve ışıktan biraz uzak diyelim 7.5 turu 2 saniyede tamamlıyor ozaman ,zaman dediğimiz kavram orada daha mı yavaş ilerliyor? ???????????????

  2. #2
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    bunun icin isigin 7,5 tur yapmasi gerek degil ki. bizim zamani ölcme sistemimiz onlarda da olsa diyelim saniyede 3 tur yaptigini görürler.ama isik böyle turlar zaten yapmiyor. böyle bir turu bir kere yapabilir o da bir siyah deligin etki alaninda. büyük kitle cevresinde ki alani degistiriyor ve bununla birlikte zamani. aralarinda baglanti var. siyah deligin yakininda zaman cok yavaslar cok büyük bir kitleye sahip oldugu icin. bu bir gezegen icin gecerli degil. gezegenlerde belirli bir hizla gezegenden uzaklasirsan veya etrafinda ucarsan zaman yavaslar ama cok nadir. dag basinda bulunan bir saat yer yüzünde duran saatden yavas ilerler. neden? cünk dünyanin agirlik noktasindan daha uzakta bulundugu ve böylece daha hizli oldugu icindir.

  3. #3
    orangebox adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2009
    Mesajlar
    27
    Karizma Gücü
    0
    Arkadaşım çok saol bu konuda bilgin var galiba ama böyle olduğunu düşünmüyorum ve benden zıt düşündüğün için çok memnunum eğer herkes aynı şeyi düşünseydi bilim nasıl ilerlerdi?Vaktini ayırıp bu önemli hemde çok önemli soruma yanıt verdiğin için ellerine sağlık.
    Ayrıca bu zman kavramı kaderi de açıklayıcı nitelikte ama hala çözülebilmiş değil mesela bili adamlarının yaptığı araştırmaya göre insanın önüne bir çay birkahve konulsa insan tercih yapacağını çook önceden belirlemiştir zaten yani biz hayatımızı film gibi yaşıyoruz tercihlerimiz zamana bağlı olarak çoktan karar vermiş oluyoruz yani gelecek zamanı şimdiki zamanda yaşıyoruz gibi bişey anladığım kadarıyla.

  4. #4
    TORMENTED SOUL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2007
    Mesajlar
    5,967
    Karizma Gücü
    7
    tercihler önceden belirlenmiş görünüyor ama son anda degiştirenler de var
    ayrıca zaman göreceli oldugu için ne oldugunu da pek bilebilen yok
    öylesine bişey işte..
    Tecavüzcü Coşkun - Şahin K - Nuri Alço parti kursun
    güle diken, memleket insanına..
    hatta obama reis-i cumhur olsun zenciden aşağısı bu milleti kesmez

    Eğer bankaya 100 pound borcunuz varsa bir sorununuz var demektir. Ancak borcunuz 1 milyon poundsa bankanın bir sorunu var demektir

    AŞK kişinin kiminle yatacağını gösteren bir pusuladan başka birşey degildir

    biri haddimi bildirsin -postayla yapılan başvurular dikkate alınmayacaktır-


    bir sorunu çözmek istiyorsanız kaynağını yok etmelisiniz...
    içimdeki çocuğu attaya götürdüm, geri gelmek istemedi orada bıraktım

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    24-03-2009
    Mesajlar
    1,171
    Karizma Gücü
    0
    Feynman şöyle diyor: Belki de, zamanın (sözlük anlamında) tanımlayamayacağımız şeylerden biri olması gerçeğiyle yüzleşip, yalnızca, onun ne olduğunu zaten bildiğimiz bir şey olduğunu söylememiz en iyisidir: Zaman, ne kadar beklediğimizdir! Her halükârda sorun zamanı nasıl tanımlayacağımız değil, onu nasıl ölçeceğimizdir.

    zaman kavramı referans sistemine göre değişecektir. Dünyadaki bir yıl, Jüpiter’deki bir yılla aynı değildir. Zaman ve uzay düşüncesi de, insanoğlu ile tüm ömrü birkaç günden ibaret olan bir sivrisinek için ya da ömrü trilyonlarca saniye olan bir atomaltı parçacık için (şüphesiz böylesi varlıkların herhangi bir şey hakkında bir fikre sahip olabileceklerini kabul edersek) aynı değildir.

    Zaman gerçek midir? Şimdiyi yaşarız ama asla yakalayamayız; ya çoktan geçmiştir; “şimdi buradaydı,” deriz: ya da henüz olmamıştır, “şimdi gelir,” deriz. Ne geçmiş ellerimizdedir, kimse kendi bebekliğini kucağına alamaz; ne gelecek ellerimizdedir, kimse kendi ihtiyarlığının koluna giremez. Zamanı ölçeriz ama ölçtüğümüz şey, kumaş gibi ellerimizde durmaz, süt gibi kaba konulmaz.

    Zaman nasıl oluyor da, bu sessizliğinde, ele avuca gelmezliğinde dilimize, bilincimize işliyor? “Zamanı geldi,” “zamanımız kalmadı” derken bizi belirleyen nedir? Ne demek isteriz, “zamanım var” derken? Zaman çalınabilir mi?

  6. #6
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı orangebox tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bazı düşünceler kafama takıldı ve araştırmaya başladım.Kendime sorduğum soru ise şuydu ''saat kavramı nasıl başladı'' ve kafamda kurmaya başladım sonra bir sitede okuduğum yazı bütün bu kafama takılanları ,yada kafamda zaman ve saat kavramı ile uydurduğum düşünceleri doğruladı.Zaman neydi niçin zaman vardı?
    Araştırdığım sitede yazan ''Biri için geçmiş olan bir an, bir başkası için gelecektir. Bu da zamanın mutlak bir varlık olmadığının en açık delilidir.''bu söz bence çok doğruydu sitede anlatılanlar kutsal kitabımız Kuran'daki ayeterle desteklenip açıklanmıştı.
    Ve şöyle birşey yazıyordu''gökyüzündeki gördüğünüz yıldız milyarlarca yıl önceki görüntüsü olabilir''yani şöyle demek istiyor biz o yıldızı görüyorken o çoktan ışığını yitirip ölmüş olabilir.Bunu araştırırsanız internette hemen sonuçlara ulaşabilirsiniz bence olağanüstü bişey.Size sitede yazan birkaç yazıyı copy-paste yapayım;

    '' Özel Relativite Teorisi ve Zamanın İzafiyeti

    Özel Relativite teorisine göre ışığın hızı bütün gözlemciler için aynı ve sabittir. Bizler olaylardan ışığın gözümüze ulaşmasıyla haberdar oluruz. Işığın hızı muazzam büyüktür. Öyle ki saniyede dünyanın etrafını 7.5 kez dolanır. Bu yüzden dünyamızda şahit olduğumuz olaylar arasında olan zaman farklarını anlayamayız, hepsini eş zamanlı zannederiz. Aslında durum biraz daha değişiktir. Ne demek istediğimizi gözümüzü biraz daha uzaklara çevirerek daha iyi anlayabiliriz.

    Geceleyin gözlerimizi göğe çevirdiğimizde müthiş güzellikleri ile yıldızları görürüz. Bu ışıklar bizden çok uzaktatır. Öyle ki gördüğümüzü sandığımız pek çok yıldız, aslında çoktan ölmüş olabilirler. Yani aslında o an var zannetiğimiz şey belki de yoktur.

    şık hızı çok büyük de olsa neticede sonlu bir değerdedir. Bu sonlu değer hakkında daha derin düşündüğümüzde aslında zamanın mutlak bir varlık olmadığı gerçeği karşımıza çıkar.

    Gelin hep beraber şöyle bir düşünce deneyi yapalım. 3 gözlemcimiz olsun. Gözlemcilerimizden birini çok uzaklarda örneğin Andromeda galaksisinde bulunduralım. Diğeri de dünyamızda bulunsun. Bu iki gözlemcinin tam ortasında olan bir mesafede ise bir uzay mekiği bulunsun. Bu uzay mekiğinde ise 3 astronot bulunsun. Bu mekiğin bize bakan yanında ve Andromeda galaksisine bakan yanında olmak üzere ayrılan bölmeleri olsun. Astronotlardan ikisi bu bölmelere binsin ve biri dünyamıza diğeri de Andromeda galaksisine doğru ışık hızına yakın olmak üzere eşit hızlarda mekikten ayrılarak hareket etsinler. 3. Astronot ise uzay mekiğinde kalsın. Hareket eden astronotlardan dünyamıza yaklaşanı bir saat boyunca kitap okusun diğeri ise 1 saat boyunca müzik dinlesin. Şimdi aynı olayları 3 farklı gözlemci açısından ele alalım ve zamanın nasıl mutlak olmayıp, önceden de gördüğümüz gibi anların karşılaştırılması neticesinde yaşanılan bir his olduğunu görelim.

    1. Uzay mekiğinde hareketsiz kalan astronot, süratle hareket eden astronotları gözlediğinde mekikten ayrılan iki astronotun müzik dinleme ve kitap okuma işlerini aynı anda yaptığını ve bitirdiğini düşünecektir.
    2. Biz ise aynı olayları gözlemlediğimizde astronotlardan dünyamıza yaklaşanın kitap okuma işini bitirdikten sonra diğer astronotun müzik dinleme işini bitirdiğini görürüz.
    3. Andromeda galaksisinde bulunan gözlemci ise bize göre tam tersi zamanlamada olaylara şahit olur. Yani önce müzik dinleme işinin bittiğini düşünürken sonra kitap okuma işinin bittiğini düşünür.

    2 olay bir gözlemci için aynı anda olurken, diğer iki gözlemci için önce ve sonra sırası tamamen birbirine zıt olacak şekilde farklı zamanlarda gerçekleşir. Böylece bu örnekle de görmüş olduk ki zaman mutlak bir varlık değildir. Şimdi, geçmiş ve gelecek tamamen algıların karşılaştırılması ile oluşur. Eğer zaman mutlak olsaydı nasıl aynı olaylar tamamen birbirinden farklı olarak geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman olabilirdi? Zaman algıların birbirleri ile karşılaştırılması üzerine oluşan bir histen ibarettir.''
    Benim kafama takılan diğer şey ise eğer araştırma fırsatınız varsa bunları araştırmanızı rica ederim çünki bu zaman kavramı gerçekten çok önemlidir.Sorum şu;
    Işık hızı dünyada bir saniyede 7.5 tur atıyor dünyanın çapı ise atıyorum 40075.16 km başka bir gezegende dünyamızdan 2x daha büyük ve ışıktan biraz uzak diyelim 7.5 turu 2 saniyede tamamlıyor ozaman ,zaman dediğimiz kavram orada daha mı yavaş ilerliyor? ???????????????
    Üzgünüm ama bu bahsettiklerin ile eş zamanlı olmama durumu arasında bir bağlantı yok.Zaten verilen astronotlar örneğinin görelilik teorilerini açıklamak ile de bir alakası yok.Milyarlarca ışık yılı uzaklıktaki yıldızlardan bahsediliyor mesela bu şu demek; 3 milyar ışık yılı uzaktaki bir yıldızın görüntüsü bize 3 milyar yıl sonra ulaşıyor.Mesela Andromeda takım yıldızındaki Almaak yıldızı bize 355 ışık yılı uzakta.Yani sen gökyüzünde Almaak yıldızını bulduğun zaman, bunun 355 yıl önceki halini görmüş oluyorsun doğal olarak.Bunların görelilik teorileri ile alakasını anlamadığım gibi, kader yada benzeri bir şey ile de alakasını göremedim.

    Alıntı TORMENTED SOUL tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    tercihler önceden belirlenmiş görünüyor ama son anda degiştirenler de var
    ayrıca zaman göreceli oldugu için ne oldugunu da pek bilebilen yok
    öylesine bişey işte..
    Tercihler önceden belirlenmiş görünüyor derken arkadaşın bahsettiği şey determinizm aslında çay-kahve örneğinde.Bu da özetle neden-sonuç ilişkisi demektir.Determinizm yada nedensellik ilkesi gereğince şu an olan,gerçekleşen ve daha sonra gerçekleşecek her şey önceden bilinebilir,öngörülebilirdir.Hatta big bang anındaki parçacıkların durumlarını tam olarak bilmek,sonrasında meydana gelecek her şeyi bilebilmek için yeterlidir, o insanın çay mı kahve mi içeceğini yada çayı-kahveyi içebilecek kadar yaşayıp yaşamayacağını da bilebilmek demektir.Yada bir zarı atmadan önce zarın tüm özelliklerini ve zarı attığında etkili olan faktörlerin tümünü bilirsen zarın kaç geleceğini de bilirsin ve filmi her başa sardığında,koşullar aynı olduğu sürece zar hep aynı şekilde gelecektir.Zaten bundan dolayı,yani nedensellik ilkesinden dolayı özgür irade diye bir şeyden bahsedilemez.Son anda değiştirilenler var derken, öyle bir şey yok.Eğer son anda değiştirilenler varsa bile son anda olacak bu değişiklikler de öngörülebilir,bilinebilirdir zaten.Atıyorum önüne çay ve kahve konan insan asılnda çay içecekken son anda bir el çabukluğu ile kahveyi alıp içerse yemezler...çünkü o el çabukluğunu yapacağı da bilinebilirdir.

    Dolayısı ile özgür irade diye bir şey yoktur.Bu konunun kaderden ziyade dinleri ilgilendiren tarafı ise şudur; madem özgür irade yok, o halde özgür iradesi olmayan bir varlık nasıl yargılanabilir?İnsanın nasıl bir hayat yaşayacağı,neler yapıp-neler yapmayacağı önceden bellidir.Eğer bin yıl sonra bir katil dünyaya gelecekse ve cinayetler işleyecekse yapacakları şimdiden bellidir ve bu durumun değişmesi mümkün değildir.Diyelim bunların böyle olacağını bilen bir yada birden çok adet tanrı var, bu insanın katil olacağını,cinayetler işleyeceğini bilmiyorlar mı?Bilmiyorlarsa ben onların tanrılığından şüphe ederim; ancak biliyor ve bildikleri halde yargılamaktan bahsediyorlarsa o zaman ben öyle tanrıların adamlığından şüphe ederim...oyun mu oynuyoruz burada kardeşim?

    Sonuç: Eğer determinizm yada kader geçerli ise bu tanrının elinde patlar,eğer determinizm yada kader geçerli değilse bu da tanrının elinde patlar ve tanrı her şekilde bu kavramların altında ezilmeye mahkumdur.
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

  7. #7
    orangebox adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2009
    Mesajlar
    27
    Karizma Gücü
    0
    Ya tencere anlamıyosun işte okuduklarım gerçekten zaman ile kaderin birbirlerine olan ortak özelliklerini anlatıyordu. Eğer zamanı yakalarsan kaderinide yakalarsın anla işte kaderin ne olduğunu kimse bilmiyor git araştır istiyosan kaderle ilgili sorulan soru şu ''kaderim önceden yazıldı ise neden bu dünyada imtihan oluyoruz? sonuçta yapacaklarımız önceden belli''diyorlar.Peygamber efendimiz(s.a.v)Miraç' a çıktığında oradaki mahşeri görmüş cenneti,cehennemi,azap çekenleri vs. amacım din dersi vermek değil . İşte miraç olayı yüzündende bazısı şöyle der '' aslında herşey önceden yaşanmış bitmiş fakat biz hayatımızı film gibi tekrardan yaşıyoruz'' bunu söyliyenler olduki mantıklı.(aman ha realkarnasyonla hiçbir alakası yok)Şimdi Determinzme gelelim hadi bil bakalım benim bidaha ki açacağım konunun ismi ne bakalım getir buraya en kral tahminciyi. kader sadece iki şey arasındaki seçimlerimizden oluşmuyor eğer kaderde 2 seçenek olsaydı ''çay - Kahve''gibi herkesin yüzdelli şansı vardı.Bence git bi kader kavramını öğren derim ben.
    Özgür irade vardır şöyle açıklıyayım bak;
    Şimdi evden çıkıyosun polis karakoluna girip memur beye küfür sallıyosun ondan sonrasını bilemem ama bak özgür iraden var oraya girip küfür edip etmemek senin elinde heee karar verdin küfür ettinmi buda bilinebilir fakat Allahtan başkası değil.Size şöyle diyim Kader olayı kıyamete kadar çözülemez bir kavram.Buyüzden fazla kurcalamamaya karar verdim.Fakat öncedende belirttiğim gibi Peygamberimiz(s.a.v)Miraç günü mahşeri görmüştür buda bana göre şunu açıklar herşey olmuş bitmiş aslında bizde herşeyi görmüşüz fakat hayatımızı film gibi geriden yaşıyoruz buda zaten zaman kavramını ortadan kaldırıyo.

    Son paragraf ve sonuç bölümünde çok saçmalamışssın ''tencere'' .

  8. #8
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Delikanlı ağır ol biraz.Hayatın bir film gibi yaşandığını düşünmekle doğru bir adım atmışsın ve bence tam bu noktada dur.Çünkü diğer söylediklerin hem mantıksız,hem de bu düşüncen ile çelişen şeyler.Kafanda soru işaretleri belirmiş ve arayıştasın,sorguluyorsun bu güzel ve güzel olmayan tarafları ele almanın bir gereği yok benim için.Şimdi sana iki şey soracağım, birincisi özgür irade nedir?İkincisi kader ve tanrı(sorgulayan) bir arada olabilirler mi?

    Bir de ek soru sorayım sana kendi iradenle gidip polise küfür etmekten bahsetmişsin...sen, sen olmasaydın gidip polise küfür edebilir miydin,veya etmeyebilir miydin?Peki sen,sen olmaya kendin mi karar verdin?
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

  9. #9
    orangebox adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-12-2009
    Mesajlar
    27
    Karizma Gücü
    0
    İnsanın kaderini ahlakı belirler karakol örneğini verdiğim gibi.Özgür irade şu oluyo senin hayatına set koyan, kararlarına karışan bir güç varmı?Sana zorla bir iş yaptıran ilahi bir güç varmı hayır tam tersi seni serbest bırakan kararlarını kendi kendine vermene izin veren bir ilahi güç var.Ayrıca şuna bir açıklık getireyim film gibi yaşadığımız hayat dediğim olay bir örnektir buna kesinlikle inanmıyorum misal verdim orada.Bak bu eminimki zaman kavramı ile ilgili birşey kesinlikle buna inanıyorum,fakat kaderiseçimlerimiz olarak algılamayın bence trafik kazasından ölümde bir kaderdir araca binerken ölmeyi tercih ettin yani hayır.Kader çok karmaşık tartışırsak baya uzar bence daha çok zaman konusundaki araştırmalarınızı yazın.

  10. #10
    tenere adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-05-2008
    Mesajlar
    3,231
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Kararlarını kendi kendine vermek...mümkün mü bu?Biraz daha netleştireyim o zaman soduklarımı;

    Şimdi bir tanrı düşün ki her şeyi biliyor,kendisi zaman,mekan gibi kavramlardan bağımsız ve hatta bu kavramları ve her şeyi yaratan.Senin dünyaya geleceğini biliyor ve daha ötesinde senin dünyaya gelmen onun eseri,sen de diğer her şey gibi onun eserisin.Yapacaklarını biliyor.Ama sana diyor ki onu yapma,eğer yaparsan böyle olur,şöyle yaparım.Ama senin aslında onu yapacağını veya yapmayacağını biliyor,çünkü her şeyi biliyor.Özgür müsün şu durumda?Peki özgür olmayan biri sorumlu olabilir mi?Bin küsür sene önce ne demiş bak Ömer Hayyam;

    Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
    Ne yapacağımı da yazmışın önceden.
    Demek günah işleten de sensin bana:
    Öyleyse nedir o cennet cehennem?

    Zaman kavramıyla ilgili,buna inanıyorum demişsin.Nedir zaman kavramıyla ilgili olan,neye inanıyorsun tam olarak,ilgili olduğuna mı?Neyin ilgili olduğuna peki ve neden?Ayrıca ilgili olunca ne oluyor?
    "güneş herkes içindir, plaj ise sadece hak edenler için.''
    cidade de deus

    ''İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, ölümlü Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemal'ler ülküsüdür. Ben onu temsil ediyorum.Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa, beni bir Türk anası doğurmadı mı, Türk anaları daha Mustafa Kemal'ler doğurmayacaklar mı? Mutluluk Milletindir, benim değildir''

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Zaman makinasıyla ilerimi yoksa gerimi gitmek istersiniz!
    Dün-Bugün-Yarın & Ne Zaman? bölümünde basari tarafından açılmış
    Yanıt: 30
    Son Mesaj: 08.01.12, 13:22

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •