• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    ya hep,ya hiç... kristaller adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-11-2008
    Mesajlar
    1,093
    Karizma Gücü
    4

    Evliler okuyun... Bekârlar ders alın... ))

    (Can Dündar yine üstatlığını konuşturmuş...)

    Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum
    benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği
    kurum ayni zamanda da... Evlili ğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide
    kuruma inanmamaktan geçiyor.
    Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?
    Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin
    erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...
    Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına
    'hot' dediğinde oturmalı kadın... Yâda yumuşatıyorlar;
    -Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük
    olmalıymış yaşı...

    Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde
    kalmakmış layıkı...

    EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede, ne
    de benden önce çöktü...

    Yıllar içinde ben yaş landıkça o gençleşti,

    -'Ooo Can bey kapmışınız çıtı rı' esprilerine muhatap dahi
    oldum.

    EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..

    Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müzik
    tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...

    Bunu unutmadık biz.

    Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sen e.

    O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik,
    Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de
    dedik fikrimizi savunurken.

    Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç içi n savaşan
    neferlerdik bu hayatta...

    Asla bilmedik ne k adar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan
    gerektiği kadar aldık..

    Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan
    karşı cins diye sorgulamadık da ama...

    Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin
    ardına saklanmış bir 'saygı' vardı daima...

    Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...

    Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yaşayacaktık...

    Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında
    yattım bi gece, misafir odasında...

    Gece yarısı kapı aç ıldı esim;

    -'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının eşiğinden,
    'uyuyorum' dedim buz gibi bi sesle... Gitti, gelmesi 1 dakikasını
    almıştı elinde yastıkla... 'k ay yana' dedi daracık yatakta.
    'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim senin yanın, sen
    gelmezsen ben gelirim' dedi...

    Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine kadar sürecek...

    Ve bence doğrusu da bu...

    Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde kavga ettik, yatak odamız
    hariç.

    Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...

    Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci çift ol acaktık o
    listede...

    Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu oynanan...

    Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun bence...

    Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de bizim
    sözlerimizle...

    Sadece gönlünüzden geçtiğince...

    Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;

    '...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:

    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene
    karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir
    armağandır. Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insan a...

    CAN DÜNDAR

    Hayat kısa gelen bir battaniye gibidir.

    Yukarı çekersin ayak parmakların isyan eder.

    Aşağı çekersin omuzların titrer. Ama yine de, neşeli insanlar dizlerini
    karınlarına çeker, rahat bir uyku uyumayı başarır...
    Yaşam dedikleri bir sınavsa eğersla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmektenma herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insanTıpkı,herşeye sahip olamayacağı gibi. Zamanın ninnisiyle,uykuda geçirmemeli hayatı...

  2. #2
    İntiharMavi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-12-2009
    Mesajlar
    32
    Karizma Gücü
    0
    Güzel paylaşım.tşkler
    [I]Mürekkebi Bitmiş Yalnızlıklar Kartezyeniyim..Eylül Bulaşığı Sonbahar Fakültesinden..Ölü Olarak ele geçiriliyor en sıcak insan sözleri ve hüznüm bir kamu morgunda işe başladı.
    [/I]

  3. #3
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,335
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    enfes yazı... teşekkürler..
    Her gidiş zamansızdır, bir yosmanın gülüşü kadar
    vurdumduymaz...
    dönüp bakmak istersin ardına, geride bıraktığın piç
    sevdalara...
    üşürsün bencilce..
    .....

  4. #4
    ya hep,ya hiç... kristaller adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-11-2008
    Mesajlar
    1,093
    Karizma Gücü
    4
    evet harika bi yazı ricaederim
    Yaşam dedikleri bir sınavsa eğersla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmektenma herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de fark edebilmeli insanTıpkı,herşeye sahip olamayacağı gibi. Zamanın ninnisiyle,uykuda geçirmemeli hayatı...

  5. #5
    CEYHUN_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-12-2009
    Mesajlar
    40
    Karizma Gücü
    0
    Evet evlilik konusunda güzel bir yaklaşım. Örnek alınacak fikirler.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ÜmmetÇİler! Okuyun.ama İyİ Okuyun....
    2005 Konuları bölümünde PAN_TURK tarafından açılmış
    Yanıt: 171
    Son Mesaj: 13.11.05, 14:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •