• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
24 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    34'üncü er konuştu: Tıpkısının aynısı



    Elazığ-Bingöl karayolunda asker taşıyan iki aracı durduran teröristler, acemi eğitiminin ardından birliklerine gitmekte olan 33 eri şehit etti. Kanlı saldırıdan sağ kurtulan er Erdal Özdemir, Zaman'a çarpıcı açıklamalarda bulundu. 16 yıldır tekerlekli sandalyeye mahkûm olar gazi er Özdemir, Reşadiye'de yaşanan kanlı saldırıyı 33 er olayına benzetiyor. Özdemir, "Tokat'taki saldırı, bizim yaşadığımızın aynı. Yani bunların çıkışından da birilerinin haberi olmuştur. Askerler operasyona çıkarken birilerinden ihbar alınmıştır. Öyle asker çıkıyorken onlar da çapraz ateşe tutmuşlar. 7 şehit verilmiş. Aynen yani. Muhakkak çürük elma vardır içeride. Bizim olayımızda da istihbarat zafiyeti vardı, bunda da vardır." diye konuşuyor.

    1993'te 33 er olayının yaşandığı dönemde Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir barış havası vardı. PKK uzun süredir ilan ettiği ateşkesi sürdürüyordu. Aynı şekilde şimdi de demokratik açılım gündemde. Uzun bir süredir böyle büyük çaplı bir kanlı eylem yaşanmıyordu. Erdal Özdemir bu iki olay arasındaki benzerliği ise şöyle yorumluyor: "Bizim olayımız yaşandığında barış vardı. Ateşkes vardı. Olaydan sonra tam tersine döndü. Şimdi de açılım var diye olmuyordu. Fakat açılım da yetmedi onlara. Bu olayı yaptılar. Artık başlar bu. Bugün DTP'nin kapatma davası süreci de var. Başlar bu olaylar yine. 2-3 ay durulma nedeni açılımla ilgiliydi. Bu DTP'nin kapatma davası da olursa, tekrar eski haline döner. Olan o gariban askere oluyor işte."

    k

    Yazık sırf kargaşa olsun diye Şehit oluyor Askerler.Her kimin bu işde parmağı varsa Allah belasını versin
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  2. #2
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ilk defa aynı fikirdeyiz......




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  3. #3
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    DTP bile bu işe Bingöl Katliamı diyorsa gerisini de siz düşünün artık.

  4. #4
    eroluz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-06-2005
    Mesajlar
    14,476
    Karizma Gücü
    9
    asker ve özel harekatçılar kendileri söylüyor zaten pkklı piçlere her türlü istihbaratsal desteği veriyor diye yabancı servisler. nasıl askerimiz pkklı izlemeye çalışıyorsa pkkda kendi imkanları doğrultusunda ve yabancı istihbarat servislerinden aldıkları destekle askerimizi izliyor.

  5. #5
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,414
    Karizma Gücü
    7
    Haber öyle bir yazılmış ki, sanki o saldırıyı TSK kendi kendine yapmış sırf açılıma köstek vurmak için.
    Apo'nun metrekare hesabını, Diyarbakır'da, İst.Gazi mahallesinde yaşanan olayları da mı TSK yaptırıyor. DTP'li milletvekilinin dağa çıkarız tehdidini de mi?

    İsmi üzerinde Terör örgütü. Kimlerden destek aldığı belli. Kimlerin Kürt-Türk ayrımını yaptığı belli. Kimlerin Kürt Sorunu tanımı yaptığı belli.

    11 Eylül ABD'deki terör olayları ABD durdurabildi mi? İsmi üzerinde terör. Terörün savunması zordur hele de dış destekli ise. Silah için bu kadar parayı nereden buluyorlar 20 yıldır? Hala TSK suçlu diyende art niyet ararım. Suçlu ya bahçıvan ya uşak...

  6. #6
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Şimdi de PKK'yı haklı çıkarma derdine mi düştün hakdin...

    Yazık 7 şehit vermişiz, sen hala açılımı, onu yapan iktidarı hatta Pkk'yı aklama derdindesin...

    Şehitlerden utan...
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  7. #7
    Srebrenica <s>hakdin</s> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    11,059
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Şimdi de PKK'yı haklı çıkarma derdine mi düştün hakdin...

    Yazık 7 şehit vermişiz, sen hala açılımı, onu yapan iktidarı hatta Pkk'yı aklama derdindesin...

    Şehitlerden utan...
    Aynaya bakarsan iyi olur.
    34 Er kimdir öğren
    Faşist değilim.Lakin dün Van da PKK cenazelerinde Kürdistan diye nara atanlar.Bugün "İş makinelerini buraya gönderin,doktorları buraya gönderin,polis gelsin,mehmetçik bize yardım etsin.." diyenlere : İŞ MAKİNALARINI YAKTINIZ, DOKTORLARI ÖLDÜRDÜNÜZ,POLİSİ TAŞLADINIZ,MEHMETÇİĞİ ŞEHİT ETTİNİZ, EDENLERE YARDIM ETTİNİZ... Demekten kendimi alamıyorum..!

  8. #8
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    sakin

    Alıntı hakdin tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Aynaya bakarsan iyi olur.
    34 Er kimdir öğren
    Bakıyorum zevkle gülümsüyorsun.

    Çok mu zevklendin şehit haberlerlerini alınca ? TSK aleyhine ne haber varsa açıp buralarda insanları tahrik et sonra gülümseyerek yorumlar yap...

    Çok mutlu etmiş seni Tokattaki saldırı galiba?
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  9. #9
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Özgen Paşa, sevkiyatta ihmali olanlar yargılandı diyor. Bingöl'de 33 erin şehit edildiği kanlı olaydan hemen sonra Elazığ 8. Kolordu Askeri Mahkemesi savcısı Binbaşı İnayet Taş, ihmali olduğu gerekçesiyle aralarında Elazığ ve Bingöl il jandarma komutanlarının da bulunduğu yedisi üst düzey komutan sekiz kişi hakkında soruşturma başlattı. Haklarında görevi ihmal ve büyük zarar doğuran emre itaatsizlik suçlamasıyla dava açılan komutanlar arasında daha sonra JİTEM'ci olarak adını sıkça duyuracak olan Elazığ'ın Kovancılar İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Zahit Engin de bulunuyordu. Yargılama sonucunda sanıklar önce bir yıl üç ay arasında hapis cezasına çarptırılmalarına karşın Askeri Yargıtay'a giden dava altı yıl sonra sanıkların beraatine karar verilerek kapatıldı. Askeri Yargıtay'ın gerekçeli kararında yanlış uygulamanın Malatya'da başladığına dair özel bir not düşülmesine karşın, sorumluları davaya dahil edilmedi.

    Özgen röportajında bazı bilgi hataları da yapıyor. 33 eri katleden terörist grubun öldürüldüğünü söylüyor. Oysa grubun başındaki isim (ki bu eylemden dolayı da ceza aldı) olan Şemdin Sakık halen Diyarbakır'da cezaevinde.

    Özgen paşa, ateşkes iddialarını da yalanlıyor ancak resmi kayıtlar bunun tam tersini ortaya koyuyor. 33 er olayına kadar PKK eylemi uzun süre kayıtlara geçmiyor.

    Özgen Paşa 33 er olayı ile ilgili karanlık noktaları ise cevapsız bırakıyor.

    Mesela, Ergenekon sanığı Kuvvayı Milliye Derneği başkanı emekli albay Fikri Karadağ'ın o dönemde Elazığ İstihbarat Komutanı olması, askerlerin sevkiyatından sorumlu olması ve olaydan sonra olay yerine giden ilk kişi olması sadece bir tesadüf mü?

    Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım'ın oğlu Murat Yıldırım babasıyla ilgili kitabında 33 er olayıyla ilgili ilginç bilgiler veriyor. Murat Yıldırım eylem anında babasının olay yerine 10 dakikalık mesafede olduğunu söylüyor. Yeşil'in orda olması bir tesadüf müydü?

    http://www.stratejikboyut.com/haber/...tu--27556.html



    Olaya tarafsız bakalım eyvallah ama bu Bingöl katliamından sonra Askeri Mahkemede yargılanan TSK personeli neden Askeri Yargıtay kararıyla beraat etti? Şimdi ya Askeri Yargıtay bu sanıkları korudu yada olaydan sağ kurtulan Gazi uyduruyor.Hangisi acaba?

  10. #10
    Gökhan09 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-05-2006
    Mesajlar
    3,420
    Karizma Gücü
    7
    33 erin şehit olduğu 12 yıl önceki katliamdan sağ kurtulan üç asker, yaşadıklarını anlattı.

    Yıl 1993. Malatya’dan iki sivil midibüse biniyorlar. Hepsi sivil giysili. Üniforma ve postalları çantalarında. Hiçbirinde silah yok, kendilerine refakat eden tek bir askeri personel de. Saat 18.00. Bingöl’e 10 kilometre var. Dağlık, dar bir yol. Birden silah sesleri yankılanıyor. İlk virajı geçtiklerinde, 50 PKK’lının karşı yönden gelen Bingöl Tur’a ait bir otobüsü durdurup, çoğunluğu terhis olmuş ya da dağıtıma giden sivil erlerden oluşan 50 yolcuyu esir aldığını görüyorlar. Şoföre bağırırlar; ‘Geri dön!’ Şoför oralı olmaz. Zaten 4 saatlik yolda 3 mola vermiş... Otobüsün kapısını, ‘Orada ben yoktum’ diyen Şemdin Sakık, o zamanki adıyla ‘Parmaksız Zeki’ açıyor.

    OSMAN PARTAL ANLATIYOR

    Trabzonluyum. İki midibüsteki toplam 50 askerden biriydim. Van-Özalp’taki birliğime gidiyordum. Yol boyunca gereksiz molalar veren şoför bir ara lastik patladığını söyleyip durdu. Lastiğin patlamadığını, krikoya dokunmadığını gördüm. Aksın altına girdiğinde birileriyle konuşma yaptığını duydum. Galiba telsizle konuşuyordu. Şemdin Sakık, şimdi Hürriyet’te yayımlanan açıklamalarında ‘Eylem planlanırken buradan askerlerin geleceğini bilmiyorduk’ diyor. Yalan söylüyor. Çünkü ilk otobüsün en ön koltuğunda oturuyordum. Yolumuzu kestiklerinde şoförün kapısını bizzat Sakık açtı. Toprak rengi üniforması vardı üzerinde, aynı renk kasketi ters takmıştı. Omuzundaki tüfeğin namlusu yere bakıyordu. Şoföre, diğer otobüsün nerede olduğunu sordu. ‘Arkada, geliyor’ cevabını aldı. İki dakika sonra diğer otobüs düştü pusuya. Yani bizi bekliyorlardı.

    DOĞULU-BATILI DİYE AYIRDILAR

    Geceyarısına kadar teröristlerle yürüdük. Mola verildiğinde niçin kaçırdıklarını, amaçlarını sorduk. ‘TC ateşkes ilan edince, iki gün içinde sizi serbest bırakacağız’ dediler. Saat 01.00 sularıydı. Sakık’ın talimatıyla tek sıra olduk. Şemdin Sakık nereli olduğumuzu sorup, Doğulu-Batılı diye bizi iki gruba ayırdı. Sakık, doğulu olmayan benim de içinde olduğum 34 kişinin eğitim kampına götürülmesini söyledi. Dağda koşar adım yürümeye başladık. Bize eşlik eden teröristler sürekli değişiyordu. Toplam 300 kişiydiler. Bir köye gittik. Kapısını çaldıkları evlerden başka teröristler çıkıp gruba katıldı. Kimi terörist evlere gidip istirahat etti. Bir ahıra soktular bizi öldürmek için. Sonra vazgeçtiler. Tekrar yürümeye başladık. Sabahı göremeyeceğimi düşünüyordum. Yıldızlara son kez bakıp annemi, babamı, köyümü düşündüm. Bir ırmaktan geçerken su içtik. Dağ yoluna çıktık. Davranışları sertleşti. Durdurdular. Saat 03.00 sıralarıydı. Yolun kenarına dizilmemizi istediler. Kolkola girip sıklaşmamızı istediler. Yanımdaki arkadaşıma ‘Devrem bizi vuracaklar’ dedim.

    DEVREMİ ÖLÜ GÖRÜNCE BAYILDIM

    Tir tir titriyordum. Kalaşnikof, Bixi ve Kanvasların emniyetlerini açtılar. Sonumuzun geldiğini anladım, kelimeyi şahadet getirip kendimi yere attım. Taramaya başladılar. Dizime bir mermi isabet etti. Vurulanlar üzerime düşüyordu. Kafamı koruyordum. Hepimizin öldüğünden emin olmak için yüzlerce mermi yağdırdılar. Gittiklerini, seslerin uzaklaşmasından anladım. Altı yedi arkadaşım sağdı henüz. Diğerleri paramparçaydı. Can çekişenler, hırıldayanlar, ağlayanlar, inleyenler... Su istiyorlardı. ‘Anne, anne’ diye bağırıyorlardı. Öldüğümü zannediyordum. Kendimi çimdikledim, ölmemişim. Devremi beyni parçalanmış görünce bayılmışım.

    Bizi yan yana dizip 1570 mermi sıktılar

    Ayılınca şehit arkadaşlarımı sırt üstü çevirdim. Dokunduğum her uzuv elimde kalıyordu. Beyin, ayak... Yardım aramak için yukarı doğru koşmaya çalıştım. Kan kaybediyordum. Asfalta çıktım, bir kamyonla yakındaki Elmalı Karakolu’na gittim. Olanları anlattığımda dinleyen jandarmalar ağlamaya başladı. Helikopter, tanklar geldi. Şehitleri aldık. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulundu. Yani silahsız erlerin herbiri için 50 mermi kullanmışlardı...

    Şoför biliyordu

    ERKAN OMAY ANLATIYOR

    Adanalı hemşerim Mehmet Tura’yla Manisa-Kırkağaç’ta acemi eğitimimi tamamladım. 24 Mayıs sabahı, jandarma komando olarak Siirt’teki birliğimize gitmek üzere Malatya’dan iki sivil midibüse bindirildik. 50 askerin hiçbirinde silah yoktu. Bizi koruyan refakatçı da. Bingöl’e 10 kilometre kaldığını belirten tabelayı geçtik, ilk dönemeçte silah sesleri duyduk. Saat 18.00’di. Karşı yönden gelen Bingöl Tur otobüsünü tarayan 50 kadar PKK’lı, çoğunluğu bizim gibi asker olan yolcuları indirmişti. Şoföre geri dönmesi için bağırdım. Duymazdan geldi. Zaten tuhaf şekilde, 4 saatte 3 mola vermişti. Bizi indiren PKK’lılar ‘Geleceğinizi biliyor, sizi bekliyorduk’ dedi. O sırada feryat figan, yaşlı bir adam çıktı karanlıklardan. ‘Oğluma ne yaptınız’ diyordu. Adını söyleyince oğlunun otobüslerde olmadığı anlaşıldı. Çok yaşlı olduğu için babaya dokunmadılar. Geldiği gibi gitti. O baba sayesinde kurtulduk. Hepimizin öldüğü sanılıyordu. Askere gidip sağ kalanlar olduğunu söylemeseydi teröristler hepimizi öldürecekti.

    YANLIŞLIKLA 9 ŞEHİT DAHA

    Sürekli yürüyorduk. Ertesi gün 12.00’de silah seslerinden askerlerin yaklaştığını anladım. Asıl harekat 16.00’da başladı. Sikorsky ve F-16’lar uçuyordu tepemizde. PKK’lılar kazma kürek çıkarıp siper kazdı, kayalıklara saklandı.

    Bizi hedef olarak ortada bıraktılar. Askerimiz, yanlışlıkla içimizdeki 9 eri şehit etti bu yüzden. Müthiş bir yağmur vardı. Bizi kalkan olarak kullanan Şemdin Sakık bir ara yanımıza geldi, sağ kaldığımızı görünce şaşırdı. Teröristler geri çekiliyordu. 13 kişi kalmıştık. Kurşuna dizilenlerin arasından kurtulan Osman Partal da aramızdaydı. Ellerimizi çözmeyi başardık. Kaçmaya başladık. Karşılaştığımız birkaç teröriste ‘Bizi serbest bıraktılar’ dedik. İnandılar. Birbirimizden ayrılmış, askerlerin bulunduğu yöne koşuyorduk. Bulduğum bir dala beyaz mendil bağladım, bir yandan bağırıyordum. Tükendiğim anda korucular ve askerlerden oluşan timle karşılaştım. Mavi berelileri görünce ağlamaya başladım. Komutan ‘PKK’lı var mı içinizde?’ diye sordu. Sonra sarılıp hepimizi tek tek öptü. Bingöl Cezaevi’ndeki bir koğuşa götürdüler bizi. Elbiselerimizi değiştirdik. Evlerimize telefon edebileceğimizi söylediler. Kafam durmuştu yaşadıklarımdan sonra. Evin telefon numarası bir türlü aklıma gelmediği için arayamadım.

    ERKAN UMAY ANLATIYOR

    10 kişilik yakın korumaları arasındaki, ‘hemşire’ diye hitap ettikleri kadın bizimle alay etti. Sakık, ‘Sorunumuz rütbelilerle, size bir şey yapmayacağız’ dedi. Her birimize nereli olduğumuzu sordu. Aramızda Denizli ve Konya’dan olanlar çoğunluktaydı. Hemşerilerden oluşan timler daha başarılı olur, tehlikelidir diye bir kenara ayırdılar. Şehit olan 33 arkadaşımızın çoğunun bu iki ilden olmasının nedeni bu. Bu arada bir er ‘Ben Kürt’üm’ deyince PKK’lı ‘Kürt-Türk fark etmez. Asker askerdir. Biz askere düşmanız’ dedi. Tek sıra olmamızı istediler. En başta ben vardım. Mehmet Tura 6’ncıydı. Yan yana olalım diye gittim, 7’nci oldum. ‘Baştan 6 kişi gelsin’ dediler. Diğer sıralardan aldıkları 6’şar kişiyle bir grup oluşturdular. ‘Kolkola girin’ deyip götürdüler. Arkadaşlarımız kolkola ölüme gittiler.

    SİLAHLAR 10 DAKİKA HİÇ SUSMADI

    Derken yer gök Kalaşnikof cayırtısına boğuldu. Kalaşnikoflar 10 dakika boyunca hiç susmadı. Mehmet’in bana son bakışını unutamıyorum. Sırada yer değiştirmesem, onun önünde dursam beni götüreceklerdi, Mehmet ölmeyecekti. Adana’da ticaret lisesinde sevdiği bir kız vardı. Terhis olur olmaz evleneceklerdi.

    Askerin üniformasını çıkartıp kendisi giydi

    ERKAN OMAY ANLATIYOR

    Sayıları 150’yi bulan PKK’lıların silah tehditi altında yürümeye başladık. Bir köyün alt tarafında durduk. 15 yaşındaki terörist ‘200 metreden sigarayı bile vururum’ diyerek böbürleniyordu. İçimizde komando olup olmadığını sordu. Tişörtümde ‘Kırkağaç-Komando’ yazıyordu. Beyaz gömleğimi çıkarmamı istediler.Devrem Konyalı Adnan Gebeş’in verdiği parkayı giyip, bunu sakladım. Bu sırada teröristler el koydukları çantalarımızda bulunan üniforma ve postallarımızı giydi. Türk askeri kılığına büründüler. Ellerimizi sicimle bağladılar. Mehmet Tura’yla kaçmaya karar vermiştik. Tuvalet bahanesiyle elimi çözdürdüm. O sırada korkunç suratlı bir terörist gelip Kalaşnikofu ağzıma soktu. ‘Bir daha kaçmayı aklından geçirirsen beynini dağıtırım’ dedi. Sabahın 02’sine kadar yürüdük. Elebaşı Şemdin Sakık, Türk askeri üniforması giymiş, elindeki telsizle emir yağdırıyordu.

    Üstün başarılı işsiz

    Erkan Omay, Diyarbakır Askeri Hastanesi’nde bir hafta psikolojik tedavi gördü. Hava değişiminden sonra havancı jandarma komando olarak Eruh’taki birliğine katıldı. Sevkiyatın yine korumasız otobüslerle yapıldığını görünce tepki gösterdi, birliğine uçakla gönderildi. Katıldığı operasyonlarda çok sayıda üstün başarı belgesi aldı. Şu anda işsiz olan Omay, ‘En ufak bir şey olsun, askere gönüllü giderim’ diyor.

    http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2005/08/31/694561.asp

    İyi okuyun DTP yalakaları. İyi okuyun AKP'liler!!!

    Sağa sola iftira atmaya utanmıyor musunuz?
    Al Bundy'nin Marcy'ye daha çekici görünmek için tavsiyesi...


    Saçını kazıt. Kafanın arkasına Cindy Crawford'un yüzünü dövme olarak yaptır ve geri geri yürümeyi öğren.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •