![]()
PKK’ya cinayeti yakıştıramayan Cumhurbaşkanı ile Başbakan!
Çok değil iki gün öncesine gidelim.
Tokat’daki kahpe saldırıya devletin zirvesi ne tepki verdi onu hatırlayalım.
Cumhurbaşkanı Gül neredeyse üzüntüsünü belirtmeden hemen saldırı ile alakalı kuşkularını dillendirdi.
Neymiş efendim menfur olayın yeri ve zamanlaması kafa karıştırıyormuş!
Derken benzer bir mesaj Okyanus ötelerinden geldi!
ABD’de bulunan Başbakan Erdoğan’ın ağzından provokasyon sözcükleri döküldü!
Başbakan vekili Bülent Arınç aynı yolda yürüdü ve o da benzer sözler etti.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay da kervana katıldı.
Noktayı Sanayi Bakanı koydu ve saldırıyı yapan olarak Ergenekon imasında bulundu.
Tam bu noktada bir parantez açalım ve bütün Türkiye’yi ayağa kaldıran bu çaptaki bir saldırının bu şekilde yorumlanmasına gerekçe olabilecek şeyleri sorgulayalım.
Bırakın bir Cumhurbaşkanı ya da Başbakan’ı, olayı soruşturan kolluk kuvvetinin bile böyle bir açıklama yapabilmesi için elinde kesin delillerin olması gerekiyor.
Peki elde böyle bir delil yani olayın provokasyon olduğuna dair herhangi bir bilgi ya da bulgu var mı?
Hayır zerresi yok zira ortaya bir şey konamadı.
O doğrultuda delil olmadığına göre provokasyon açıklaması ancak ve sadece bu saldırı ya da caniliğin PKK’ya yakıştırılamaması ile mümkün olabilir!
Yoksa yoksa Cumhurbaşkanımızla Başbakanımızın bilinç altlarında PKK’nın böyle bir alçaklığı yapmayacağı anlayışı mı var?
Ne alaka demeyin, aksi yönde bilgi ve delil olmadan PKK’nın adeta sahiplenilmesi ve onun saldırıdan peşinen vareste tutulmasının başka izahı olabilir mi?
O PKK ki bu ülke de onbinlerce insanın ölümüne sebep olmuş ve çeyrek asırdır isyancı konumundadır! Hal bu iken birilerinin aklına hemen PKK değil de Ergenekon geliyor!
Oysa PKK önceki akşam Tokat’daki vahşeti kendi ajansı Fırat aracılığı ile üstlenmiştir.
Trajik olan şey Başbakan ve Cumhurbaşkanının gözünde bu ülkede PKK’dan daha tehlikeli bir yapının olduğuna inanılmasıdır.
Sorarım size böyle bir anlayış ile bu toplumda birlik sağlanabilir mi?
Ve ikinci bir parantez daha açalım!
Hatırlayın Danıştay saldırısında da daha cenazeler yerde yatarken ve saldırganların kimliği belirlenmeden yine benzer peşin tutumlar sergilenmişti!
Yoksa yoksa Tokat saldırısına takınılan provokasyon tavrı
yeni bazı gelişmelerin habercisi midir?
Görüyorsunuz bu AKP hepimizi paranoyak yaptı!
İsa’yı bırak, Türkiye
çarmıha geriliyor Ertuğrul!
Hikayeyi biliyorsunuz!
Fatih’in İstanbul’u fethettiği günlerde Bizans kiliselerinde meleklerin cinsiyeti tartışılıyordu!
Ertuğrul Özkök’ün yaptığı da o hesap!
Türkiye yanıyor, O İsa Aleyhissselamla uğraşıyor!
Neymiş efendim İsa (as) çarmıha gerilmemişmiş!
Dan Brown öyle diyormuş!
Yahu Ertuğrul bırak o fantezileri, bak Türkiye çarmıha geriliyor!
Sen ki Amiral Gemisi olmakla övünen bir gazetenin genel yayın müdürüsün!
Halk burnundan soluyor sen Bizans rahiplerinden daha garip şeyler yapıyorsun!
Ama durun bir dakika hakkını yemeyelim!
Eminim ki Ertuğrul’un da içi yanıyor ama yazamıyor!
Öyle çünkü patronu sırat köprüsünde!
Böyle yaparsam belki kurtulabiliriz hesabında!
Aleyhte yazmazsak ve kartel olmaktan çıkıp küçülürsek yani Star TV’yi Milliyet’i, Vatan’ı satarsak Tayyip Bey yol verir diye düşünüyorlar!
Boşuna hayal kurmayın, Tayyip Erdoğan hasmını yaralı bırakmak istemez!
Dolayısı ile başarabilirse kökünüzü kurutana kadar üstünüze gelecek!
Peki başaramama ihtimali mi?
Emin olun var!
Nasıl mı?
Ona cici görünmeye ve uzlaşmaya çalışarak değil, vuruşarak!
Taviz yeni tavizlere kapı aralar!. Çıkış yolu ise kıyasıya muhalefettir!
Kısacası İsa’(as)yı bırak Ertuğrul, AKP’ye muhalefet etmeye bak!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
