Septik bir düşünceyle gidilirse, evet en temel yasalardan bile şüphe duyarım. Statik bir bilime inanmıyorum. Ancak matematik bence bilimin yere en sağlam basan noktalarından birisidir.Bu matematiksel kanıtları bilmeden,anlamadan gerçekten kanıt olup-olmadıklarını bilebilir misin?
Bu kanıtları anlamak için ileri düzeyde matematik bilmek gerektiğini nereden biliyorsun?Ayrıca bu ileri düzeyde matematiği sadece 4-5 kişinin bildiğini nereden biliyorsun?Eğer 4-5 kişiden başkası bunu bilmiyorsa bu noktada bir sıkıntı yok mudur?
Bu anlamda elbette ben bu düzeydeki matematiksel bir denklemi değerlendirme konumunda olamam.Orada, bilimin bu duruma nasıl yaklaştığını aktardım. Ve evet, bilim günümüzde bu kanıtları büyük oranda geçerli olarak kabul ediyor.Bunun da nedeni, en ileri düzeydeki matematikçilerin birleşmiş olması.
Bu nedenle artık materyalistler de büyük oranda Big Bang'i kabul etmiş durumdalar.İtirazlar varsa bile çok cılızdır.
Matematiksel sistem düzleminde, bazı yargılara parça parça olarak ulaşılıyor. Evet, bütününe hakim olanların sayısı çok az ama belli sistemler içinde parça parça, daha alt düzeyde bilgiye sahip olanlar da bu kanıtlara ulaşıyorlar.Bu anlamda bilimsel bir temele oturarak kabul görüyor.
Burada, yanlış anlaşılma olmuş evet. Bu kadar kapsamlı içerik üzerinde ilerleyen bir diyalogta olmaması anti-bilimsel olurdu zaten."Benim görüşlerim birilerinin bir şeyleri düşünmesi,söylemesi neticesinde oluşmuyor açıkçası" ifadesini senin yazdığın özel bir şeye cevap olarak yazmadım orada bir yanlış anlaşılma oldu sanırım ki doğaldır olması,benim hatam.Fakat özel olarak yazdığın bir şeyle ilgili olmaması, genel olarak sana hitap etmeyecek bir ifade olduğu anlamına gelmiyor sanırım.O noktada olduğunu söylediğin çelişkiyi ise göremedim, ben bilim subjektif yargılara dayanır demedim ki.
Orada Big Bang'ten öte genel bir yorumlama yaptım kendim hakkımda, düşünme perspektifimi daha açık ortaya koymak için.Bugünkü görüşlerin kuantum,görelilik,oyun teorisine dayanıyor ise bunlardan big bang ile ilgili ne şekilde düşüncelere ulaştığını, nasıl sonuçlara vardığını sorayım o halde.
Keza Oyun Teorisi'nin Big Bang'le ilgisi olamaz tabi. Büyük oranda ekonomiyi ilgilendiren bir teoridir.Friedmancı barbar Amerikan kapitalist teorisine, büyük darbe vurmuş bir sistemdir.
Bilim olarak kastettiğim, daha sistematize ve kanıtlanabilir olguları içeren sistemlerdir. Mesela 200 yıl önce bir psikoloji biliminden söz etmek çok da mümkün değildi. Henüz bilinçaltı kavramı bile bulunmamıştı. İnsan fizyolojisine dair bilgiler çok kısıtlıydı. O zaman psikolojiyi felsefenin bir dalı olarak incelerken, şimdi bilim diyebiliyoruz.Bilim felsefenin alt kümesidir,bilim felsefeden doğar derken bilim ve felsefe ile neyi kast ettiğimizi ve ne şekilde birbirlerinden doğduklarını açmak gerekir sanıyorum.
Enerjiyle maddenin birbirine zıt oluşlar olmadığından yola çıkan bir yorum yaptım orada. Big Bang gündeme geldiği için, enerji üzerinde yeniden vurguda bulunmam gerekti. Bunu da mistik deneyime bağlıyorum.Enerjinin, maddeyi önceleyen bir süreç olduğunu neye dayanarak söylüyorsun?Aslında bu paragrafı şöyle iyice bir açmanı isteyeceğim senden ki ne hakkında konuştuğumuzu bilelim değil mi![]()
Tabi bunlar, benim için bu başlık altında alamayacağım kadar detaylı konular. Çünkü temel olarak şu anki gündemimde bu konular var.Daha çok subjektif yargılarıma dayandığı için, detaylara girip konuyu baltalamayayım.Başka bir başlık altında toplayıp aktarabilirim belki bir ara...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



