Tayyip Erdoğan’a göre açılım işi devlet projesi!
Peki devletten kastettiği kim ya da ne midir?
Türk Silahlı Kuvvetleri değildir.
Öyle çünkü askerin açılım olayında AKP ile mutabık olmadığı ortada!
Devletin asli unsuru olan asker olmadığına göre kastedilen o zaman kim midir?
Milli İstihbarat Teşkilatı’dır.
Evet Cumhurbaşkanı ve Başbakan bu işi MİT’le daha doğrusu onun başındaki isim Emre Taner’le götürüyor.
Öyle ki Emre Bey’in görev süresi yaş engeline rağmen iki kere uzatıldı.
Emre Taner ismine bu konuda insiyatif verilmesi MİT ile TSK’nın görüş ayrılıklarının yanı sıra onun konudaki uzmanlığıdır!
Emre Bey son 20 yılda PKK sorunu bağlamında Barzani ve Talabani ile defalarca ilişki kuran istihbaratçı olarak biliniyor.
Irak’tan çekileceğini açıklayan Washington, Peşmergeleri güvenceye almak için dağdan ovaya indirilmesi şartı ile PKK yemini sundu!
Bu bağlamda AKP hükümeti MİT aracılığı ile İmralı yani Öcalan’la ilişkiye geçti!
Kandil’den gelen malum gurubu organize eden onun için DTP değil Öcalan olmuştur ki bu ayrıntı 32. Gün programında bizatihi Ahmet Türk tarafından ifade edilmiştir.
İlişkiyi gösteren bir başka belge Öcalan’ın yol haritasının toplumda tepki oluşmasın diye AKP tarafından açıklamasına izin verilmemesidir.
MİT aracılığı ile kurulan AKP-İmralı hattı Habur’daki malum çirkin görüntülerle inkıtaya uğrasa da kopmuş değildir!
İlişkiyi ya da teması belgeyen son fotoğraf ise DTP’nin kapatılması sonrasında görüş günü olmamasına rağmen iki avukata özel izin verilerek İmralı’ya gitmelerinin sağlanması ve orada Öcalan’dan alınan direktiflerin anında DTP’ye bildirilmesi hadisesidir.
DTP’nin sine-i millet taahhüdünden çark etmesi AKP’nin arzusu ve de İmralı’nın iradesinin sonucudur!
Tam bu noktada sorulması gereken soru Öcalan’ın AKP’ye bu desteği neden verdiğidir?
Bunun cevabı nettir ve o da ona verilen af sözüdür!

HAYRET!...
Yargı’dan komplo çığlığı!
Adı: Osman Kaçmaz.. Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Reisi.. Kamuoyu onu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kayıp trilyon davası ile yargılanmasını talep eden ve Tayyip Erdoğan’ın Öcalan’a Sayın dediği için savcılığın verdiği takipsizlik kararını bozan yargıç olarak tanıyor. Osman Kaçmaz bu özelliklerinden ötürü olsa gerektir ki bu aralar Adalet Bakanlığı’nın hedefinde yani müfettişlerinin ablukasında. Derken geçtiğimiz hafta ilginç bir olay yaşandı ve Kaçmaz MİT hakkında suç duyurunda bulundu. Niçin mi?.. Efendim kısa bir süre önce Osman Bey’in yağmacılık suçundan 10 yıl ceza verdiği İzzet Karadağ isimli suçluya kendini MİT mensubu diye tanıtan biri gitmiş ve bir yerlere gömecekleri silahları Osman Kaçmaz’ın direktifi ile gömdüğünü söylemesini istemiş. Osman Bey bu olayı tesadüfen avukat aracılığı ile öğrenmiş ve bunun için MİT’den açıklama istemiş... Olay nereden bakılırsa bakılsın dehşettir ve AKP’nin hoşuna gitmeyecek işleri yapanlara ceza kesilmesidir. Herkesi bu iddiaya tepki vermeye davet ediyoruz.

GİDİŞAT KÖTÜ...
İzmir’den sonra İstanbul!
Görüntüler medyaya yansıdı. İzmir’den sonra İstanbul halkı da eşkıyaya dur dedi ve sokağa çıktı. Önceki gün Beyoğlu’nda DTP’nin kapatılmasını protesto eden 200 kişilik PKK’lı gurup araçlara ve işyerlerine zarar vermeye başlayınca mahalle halkı eline geçirdiği sopa, satır, bıçak ve silahla teröristin karşısına dikildi. Halkın sabrının taştığını teyid eden bu görüntülerin sıklaşması sadece kamu güvenliği için değil aynı zamanda beraber yaşama adına da alarm zilidir! 90’lı yıllarda güneydoğudan her gün cenazelerin geldiği günlerde gözlenmeyen toplumdaki ayrışmalar açılım ile beraber tavan yapmaya başladı ve dahası ahali, işi güvenlik güçlerine bırakmadan cezayı kendi keser oldu! Dileriz bu tür görüntüler yaygınlaşmasın aksi taktirde ayrışma ve bölünme süreci hızlanacaktır.

MEYDAN BOŞ MU?..
Bu İbrahim Şahin’e
dur diyecek yok mu?
Daha önce de yazdığımız gibi Devletin ve Milletin Televizyonu tıpkı Taraf gazetesi misali sürekli Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hücum ediyor. Son olarak Tokat’ta yapılan PKK saldırısı üzerinden Ordumuzun aleyhinde rezil ve çirkin imalarda bulundu.. Bir kaç gün önce TRT 2’de tesadüfen Medya Müfettişi isimli bir programa denk geldim. Adını bilmediğim toy bir hanım Tokat Reşadiye’deki PKK saldırısı olayını 33 Er’in şehit edildiği hadiseyle özdeşleştirmek için çırpınıyor ve Tokat’taki olay ile alakalı olarak çirkin imalarda bulunuyor. Vallahi midem bulandı.. Halkın parası ile yayın yapan bir Televizyonda milletin ordusuna hakaret ancak AKP Türkiye’sinde görülebilir.. Ben çok eminim ki TRT 2’deki o kız çocuğu ne 33 Eri, ne şunu ne bunu biliyor!.. Belli ki perde gerisinde birileri onu yönlendirdi ve bu yayını yaptırdı. Yahu bu ülkede TSK’ya hücum etmeyi misyon edinen bu İbrahim Şahin’e dur diyecek birileri yok mudur? En önemlisi Genelkurmay niçin gereğini yapmıyor!