• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5

    Ermeni kökenli Türklerin maskeli yaşamları (Emre Aköz)

    hikaye değil gercek. ne göç ün yazarı ıstrada, ne acının yazarı dostoyevski, nede açlığın yazarı knut hamsununkilere benzemektedir. kendi başına bir hikayedir.


    Fethiye Çetin'in 2004'te yayınlanan 'Anneannem' adlı kitabı bazılarımızın çok iyi bildiği, bazılarımızın ise hiç işitmediği bir Türkiye gerçeğini su yüzüne çıkarmıştı: Hıristiyan/ Ermeni kökenli Müslüman/Türkler!
    Çetin kendi yaşamından yola çıkmıştı: 'Seher' adlı anneannesi Ermeni kökenliydi ve asıl adı 'Heranuş' idi. Yazar bu gerçeği ancak anneannesi 70 yaşını aştıktan sonra öğrenmişti.
    1915 katliamı sırasında 10 yaşında olan Heranuş'un ailesindeki tüm erkekler katledilmiştir. (O sırada babası, para kazanmak için ABD'ye gitmiştir.)
    Heranuş annesiyle birlikte tehcir edilir ve belki de ölüme doğru yürürken, jandarma karakol komutanı Hüseyin Onbaşı tarafından alıkonur.
    O günden sonra Hüseyin/Esma çiftinin 'beslemesi'dir Heranuş. Seher adı verilir. Müslüman olarak büyütülür. Evlenir. Çocukları ve torunları olur.

    ***

    1915 katliamından kurtulup Anadolu'da kalanlar, hem ilginç, hem de hüzün veren bir Türkiye gerçeğini oluşturuyor.
    Bu kişilerin büyük çoğunluğu kadındı. Çünkü katliamda erkekler öncelikli hedefti.
    Bazı Müslüman (Türk, Kürt, vs.) aileler, küçük/genç Ermeni kızlarını, özellikle de güzel olanları, yanlarına aldı. Onları hizmetçi olarak çalıştırdı. Kızların kimi kuma oldu, kimi ailenin oğluyla evlendirildi. (Başlık parası vermeye gerek kalmamıştı!)
    Kimi oğlan çocukları da aynı şekilde tehcirden kurtarılarak uşak, ırgat, çırak olarak çalıştırıldı.
    Müslümanlaştırılan bu oğlanlar da zamanla birer "Türk" olarak toplumsal hayata karıştı.
    Ocak 2007'de Ergenekoncuların operasyonuyla katlettirilen gazeteci Hrant Dink, böyle bir geçmişe sahip 'torunların' 500 binlik bir kitle oluşturduğunu tahmin ediyordu.

    ***

    Peki, torunların hali niceydi? Nasıl yaşıyor, nasıl düşünüyorlardı?
    Fethiye Çetin ve Sabancı Üniversitesi hocalarından sosyal bilimci Ayşe Gül Altınay, 'Torunlar' adlı kitapta onların öykülerini kendi ağızlarından anlatıyor. (Metis Yayınları)
    Bir kere şunu görüyoruz: Ermeni kökenli olduklarını kişiler unutsalar ya da önemsemeseler dahi, devlet önemsiyor ve unutmuyor.
    Hatırlarsınız: Hani Türk Tarih Kurumu'nun eski Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, bir ara Kürtleşen, Alevileşen Ermenilerden söz ederek tepki toplamıştı.
    Halaçoğlu, o sırada ellerinde hane düzeyine varan kayıtlar olduğunu ama bunları açıklamayacağını söylemişti.
    Bazı "torunların" yaşamı devletin böyle bilgilere sahip olup zaman zaman da bunları kullandığını gösteriyor.
    Mesela "Mehmet", Ermeni kökenli olduğunu 12 Eylül (1980) döneminde askerlik yaparken, "sünnet oldun mu" sorgulamaları, dayak ve hakaretler eşliğinde öğreniyor. Devletin gözünde bir sakıncalıdır o!
    (Rahmetli Türkan Saylan gibi, her devirde "Cumhuriyetin eşit bireylerinden" söz edenler çıkmıştır.
    Uydur uydur söyle!)
    İnsanlar çelişen gerçeklerle karşılaştıklarında çok ilginç çözümler üretiyor:
    Örneğin iki isimli çocuklar... Sokakta Müslüman/Türk olup, evde Hıristiyan/ Ermeni'ye dönüşen aileler...
    Ateist olduğunu söyleyip pazarları kiliseye gidenler... Evlerine 'Çoban İsa' figürlü duvar halıları asanlar... "Torunların" ortak yanı nedir, derseniz... Hâlâ bir korku ve tedirginlik içindeler. Gerçeği pek azı açıkça göğüsleyebiliyor.
    http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ako...keli_yasamlari
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  2. #2
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Valla hayatımda burada bahsedilen insan tipi hiç görmedim.
    Benim ailem asılardan beridir türk ve müslümandır.

  3. #3
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,653
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    1915 katlıamından kasıt nedir?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •