• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    selpay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2006
    Mesajlar
    649
    Karizma Gücü
    6

    Sen Bize Kafes'i Anlat Paşam !!!

    Oruç Reis Firkateyni’ndeki konuşmasına özel anlam yükleyerek denizdeki cuntaya mesaj veren Başbuğ, yargıyı işbirliğine çağırdı

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık ve Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile birlikte Trabzon’a çıkarma yaptı. Trabzon limanına demirleyen TGC Oruçreis Firkateyni’nde basının karşısına çıktı. Geçen yıl Balıkesir’de söylediği sözleri tekrarlayan Başbuğ: “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı psikolojik harekât yürütenlere diyorum ki bulunduğunuz yol, bulunduğunuz yer doğru değildir’’ dedi.

    Konuşmasının başında TSK’ya karşı yürütülmekte olan psikolojik harekâta, asimetrik psikolojik harekâta değinmek istediğini belirten Başbuğ’un bu açıklamayı neden firkateynde yaptığını açıklarken söyledikleri dikkat çekiciydi. Başbuğ ‘’Bu konuya özellikle, bugün üzerinde beraber olduğumuz TCG Oruçreis Firkateyni’nde değinmemin özel bir anlamı vardır. Herhalde herkes, açıkça ne demek istediğimi anlamaktadır’’ dedi. Başbuğ’un bu sözleri akla en son Kafes planıyla gündem gelen Deniz Kuvvetleri’ndeki cunta örgütlemesini getirdi.Başbuğ’un konuştuğu Oruç Reis Firkateyni ise cunta iddialarıyla gündeme gelen Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’na bağlı bir firkateyn.

    Savcılara işbirliği çağrısı
    Ergenekon savcılarının yürüttüğü cunta soruşturmalarına da değinen Başbuğ savcıları uyardı, bizimle ilgili iddialar olursa bize sorun dedi. “Adlî makamlarımıza da bazı sorumluluklar düşmektedir” diyen Başbuğ sözlerini şöyle sürdürdü: “Adlî makamlar, ihbar mektuplarına, özellikle itirafçıların, gizli tanıkların verdiği ifadelere karşın daha duyarlı ve daha dikkatli olarak hareket etmelidir. Böyle durumlarda TSK ile bilgi teatisi ve işbirliğinde bulunmalıdırlar. Aksi durumlar, kurumlar arası çatışmalara neden olabilir. TSK’nın hiçbir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Ancak artık haksız ve mesnetsiz suçlamalara karşı da, TSK kuvvetleri de sessiz kalamaz.’’

    Başbuğ’un ikinci hedefinde ise 33 asker olayı ve Reşadiye saldırısı sonrasında gündeme gelen iddialar vardır: “Bizi en çok üzen ve yaralayan noktalardan biri, TSK içinde bizlere canları emanet edilen Mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur’’ diyen Başbuğ siyasetçilere, medyaya ve akademisyenlere seslenerek şöyle dedi:

    Yapamazsın, yapmamalısın
    “Terör olaylarını, TSK ile ilişkilendirmeyi PKK destekleyicileri ve PKK sempatizanları yapabilir. Ancak böyle ilişkilendirmeleri, bu amaca yönelik imalı konuşmaları siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları yapamaz, yapmamalıdır. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir. Her şey, yasalara uygun olarak yürütülür. Ciddi hukuk devletinde imalı konuşmalara, dedikodulara yer yoktur.

    Bu düşüncelerini kapalı ve açık şekilde söyleyen veya ima edenler, bize göre, bu yaptıklarıyla Türk milletine ne kadar zavallı bir durumda olduğunu göstermektedirler.
    Reşadiye ve 33 er olayındaki askerî ihmal iddialarına da cevap veren Başbuğ “Bunlar görevin icrasında olabilecek ihmalli davranışlardır. Ancak ihmal başka bir şeydir, kasıtlı hareket etmek başka bir şeydir’’ dedi. Daha sonra Tarbzon Valiliği’ni ziyaret eden ve vatandaşlarla sohbet eden Başbuğ ve beraberindekiler THY’ye ait özel bir uçakla Ankara’ya döndü.

    “Trabzon da anlamlı Herhalde anladınız”
    Basın toplantısı sırasında bu açıklamaları TCG Oruçreis Firkateyni’nde değinmemin özel bir anlamı vardır. Herhalde herkes, açıkça ne demek istediğimi anlamaktadır’’ diyen Başbuğ’un Valilik ziyareti sırasında da bu kez basın toplantısı için Trabzon’u seçmesinin özel bir anlamı olduğunu söylemesi dikkat çekti. Valilikte TCG Oruçreis Firkateyni’nde basın mensuplarına yaptığı açıklamaya değinmek istediğini ifade eden Başbuğ, “Basınla olan bu görüşmeyi uzun süredir yapmayı arzu ediyordum. Ama özellikle basınla olan görüşmeyi -ki uzun süreler basınla görüşme yapmamıştık- herhalde niye Trabzon’da yaptığımın da özel bir anlamı var. Onu da sizlerle paylaşmak istedim. Herhalde anladınız. Trabzon çünkü önemli. Bu görüşmeyi, bu ifadeleri Trabzon’da yapmanın en uygun olacağını düşündüğüm için biraz önceki basınla görüşmeyi Trabzon’da yaptım.’’

    Neyi konuşacağımızı Başbuğ’a mı soracağız
    Ufuk Uras (İstanbul Bağımsız Milletvekili): “GenelKurmay Başkanı isterse önce bizlere ‘hangi konuda konuşacağımıza dair bir not versin’ biz de ona göre konuşalım. Bu nasıl bir açıklama. Aydınlar, siyasetçiler ve gazeteciler bu ve diğer konularda konuşmayacak da hangi konularda konuşacak. Genelkurmay bu açıklamasıyla bir kez daha nasıl siyasallaştığının bir örneğidir. Genelkurmay öncelikle bu halka, 33 erin katledilme olayının nasıl hasıraltı edildiğini açıklasın.

    Genelkurmay suç duyurumuzu ne yaptı
    Prof Dr. Baskın Oran: Aydınların akademisyenlerin görevi konuşmak, eleştirmektir. Ordunun görevi de yurdu dışarıya karşı korumaktır. Bizler daha önce Genelkurmay Başkanı hakkında siyasi beyanat verdiği için suç duyurusunda bulunmuştuk. Bu duyurumuz Askerî Savcılığa havale edilmişti. Ancak bugüne değin hiçbir yanıt ve sonuç alınmadı. Başbuğ’un bu son beyanatı üzerine bir kez daha gördük ki, bu konu çok hayati. Askeri savcılık’tan başvurumuzun sonucunu soracağız.

    Bu en tepeden yargıyı etkileme girişimi
    Avukat Ergin Cinmen: Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ konuşmasında yargıyı tepeden inme bir şekilde etkilemeye çalıştı. Başbuğ’un Ergenekon soruşturması eleştirileri de doğru değil. Hukukta gizli tanık da isimsiz ihbar mektupları da vardır.

    Bu ihbar mektupları savcılar tarafından değerlendirilir. Delil olup olmayacakları yapılan araştırmadan sonra ortaya çıkar. İlker Başbuğ, konuşmasıyla bu delileri yok sayarak yargıyı etkilemeye çalışıyor.

    Demokrasi olsaydı Başbuğ konuşmazdı
    Hasip Kaplan (Şırnak Bağımsız Milletvekili) : “Demokrasilerde Genelkurmay Başkanları konuşmaz. Ne zaman ki asker sivil otoriteye bağlanırsa o zaman demokrasi olur
    ve bu tuhaf açıklamalar da yapılmaz. Askerî vesayet devam ettikçe bu tür konuşmalar yapılır. Bunun için değişikliğe gitmeyen hükümet birinci dereceden sorumludur. AKP iktidarı bu alanda bir yasa değişikliği yapmadığı sürece bu konuşmalar ve vesayetler de devam edecek.”

    http://www.taraf.com.tr/haber/45772.htm

    Valla yıllardır ordunun yaptığı yanlışları halka anlatarak işin doğrusunu bulmaya yönelik yayınları Vakit Gazetesi yapardı ve tek kalırdı medyada.

    Ancak şimdi görüyoruz ki TSK'da ki bozulmayı gündeme taşıyan çok güçlü yayınlar yapan medya var ortada.

    Zaman,Taraf,Vakit, Yeni Asya ve doğan medyasında Hasan Cemal gibi yazarlar artık daha demokratik bir Türkiye için TSK'nın yanlışlarını bize anlatıyorlar.

    Gelecek adına ümitliyim.
    SEZER'E HAK OLAN GÜL'E KABAHAT Mİ?

  2. #2
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    6
    Eskiden basın denen şey doğan grubunun, uzanların ve dinç bilginlerin tekelindeydi. Haberlerine Ali kalkancı, Fadime şahin gibi ayarlanmış aktörleri çıkarırlar, Canlı yayında Rol yaptırırlardı. Halkımız da inanırdı bu tür tiyatrolara. Çünkü şimdiki medya bilinci seviyesinde değillerdi malesef. 2-3 Özel kanal ve gazete etkilerdi devleti ve halkı.
    Bir manşetle hükümet devirirler, koskoca bakanları Holding odalarının kapısında hazırol'da bekletirlerdi. Sonra ne olursa olur, bir de bakmışsınız ki bankaların içi boşalmış birileri cebine cukkaları doldurmuş olurdu.

    Ama Millet gözünü açtı. Türk Milleti uyandı. Halkımız bilinçlenmeye, bu adamların katakullilerini deşifre etmeye başladı. O zamanlar korkudan üzerlerine gidilemeyen psikolojik harekat belgeleri şimdi TV kanallarında uzun uzun tartışılmaya, Geçmişin kirli işleri bir bir ortaya toprağın altından çıkmaya başladı.. Şimdi en girilemez yerlerde dahi neler konuştukları hangi kirli işleri çevirdikleri ertesi gün gazete sütunlarında görülüyor..

    O yüzden Türkiye'nin gelişmesi ve şeffaflaşması darbeci zevatın en büyük kabusu olmaya devam ediyor
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic389535_2.gif

    Rehber Kur'an Hedef Turan

    Türk Dünyası ve Türkiye, Hz. Muhammed (SAV) Gibi bir Önder Arıyor

  3. #3
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8
    Konu dışı yorum ve sıfatlar devam ederse.. ve bunlara laf yetişme yarışı devam edip de bildirilmez ise konu kitlenir ya da silinir...
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  4. #4
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    ABD'den emir alan Amerikan kucağında yaşayan ağlaktan emir alıp askere sallamak şu an moda oldu.

    12 eylül zamanında dilleri arka taraflarına kaçanlar, askere methiyeler düzenler bir anda ABD ağlağın da emri ile TSK'ya sataşmaya başladılar.

    Ulan bu ülkede yargı mensupları dinleniyor, basın özgürlüğü yerlerde, işçilerin gösteri hakları bile yok, Polis iktidarın emir eri olmuş, Yargıya sızma cabaları ortada kısaca bir SİVİL DARBE yapılmaya çalışılıyor.
    Hala askeri darbe diyorsunuz.

    Yahu askeri drbe kadar iktidarın ve ona destek veren ABD kölesi ağlağın sivil darbe planlarına karşı çıksanız o zaman size demokrat diyeceğim, liberal diyeceğim.

    Fakat sadece TSK'ya sataşıp, iktidara hiçbir şey diyemeyenlerden olunca en fazla liboş veya güce tapan iktidar yağcısı oluyorsunuz
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    25-10-2006
    Mesajlar
    10,900
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ulan bu ülkede yargı mensupları dinleniyor, basın özgürlüğü yerlerde, işçilerin gösteri hakları bile yok, Polis iktidarın emir eri olmuş, Yargıya sızma cabaları ortada kısaca bir SİVİL DARBE yapılmaya çalışılıyor.
    Hala askeri darbe diyorsunuz.
    Mesele budur. Hem zaten darbe yapılacak bir ortam yok. AB-İktidar-TSK üçgeninde Kürt sorunu bağlamında ortak bir çıkar alanı oluşturulmuş durumdadır. Açılımı AB ve AB'nin desteklediği gibi TSK'da destekliyor. Hal böyleyken TSK neden darbe yapsın ? Artık soğuk savaş döneminde olduğu gibi, dış baskılar ile kukla hükümetler başa getirme dönemleri geçti. Artık küresel güçler işini darbeler ile değil, Ukrayna'da olduğu gibi turuncu devrimler ile ve demokrasi pazarlayarak görüyor.

    Bu arada birileri bize de, yargı mensuplarının nasıl dinlendiğini, medyanın %80'inin iktidarın eline nasıl geçtiğini anlatsın. Hangi demokratik ülkede medya organlarının %80'i iktidar yandaşlığı yapıyormuş ?

  6. #6
    adoka adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-04-2006
    Mesajlar
    1,453
    Karizma Gücü
    7
    Sizler TSK gibi bir kurumu yıpratmaya dönük şartlanmışlığınızla o küçük beyinlerinizi kafes içerisine almışsınız zaten.Paşaya sorduğunuz soruyu kendinize sorun nerden geliyor bu kafeslenmeniz.
    Herkesin Kâbesi Var Benim Kâbem İnsandır.


    Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
    Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
    Bu memleket bizim!

  7. #7
    onurkar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2005
    Mesajlar
    668
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ABD'den emir alan Amerikan kucağında yaşayan ağlaktan emir alıp askere sallamak şu an moda oldu.

    12 eylül zamanında dilleri arka taraflarına kaçanlar, askere methiyeler düzenler bir anda ABD ağlağın da emri ile TSK'ya sataşmaya başladılar.

    Ulan bu ülkede yargı mensupları dinleniyor, basın özgürlüğü yerlerde, işçilerin gösteri hakları bile yok, Polis iktidarın emir eri olmuş, Yargıya sızma cabaları ortada kısaca bir SİVİL DARBE yapılmaya çalışılıyor.
    Hala askeri darbe diyorsunuz.

    Yahu askeri drbe kadar iktidarın ve ona destek veren ABD kölesi ağlağın sivil darbe planlarına karşı çıksanız o zaman size demokrat diyeceğim, liberal diyeceğim.

    Fakat sadece TSK'ya sataşıp, iktidara hiçbir şey diyemeyenlerden olunca en fazla liboş veya güce tapan iktidar yağcısı oluyorsunuz
    Polis dışında söylediklerinize katılıyorum. Polisin başında vali valinin başında bakan vardır.
    Polisin özerk olduğu bir dönem yaşanmamıştır. Hangi parti iktidar olursa olsun kanunsuz emir dışındaki görevleri yapmak zorundadır.

    internet sayesinde dış medyayı, ajansların tükçe servislerini takip edebiliyoruz. AB ve G7 ülkelerinde bizde olduğu kadar Askeri üst düzey yetkilileri beyanat verdiklerine rastlayamassınız. Noktasına kadar açıklamaları doğru olsa bile gündemi bu kadar meşkul etmeleri etik olarak doğru değil.


    Not: Daha önce ben size silinen mszımda hukuktan anlamıyorsunuz demedim.
    (Ben sizin gözünüzle bakarsam xxx nekadar hukuktan anlarsa sende o kadar anlıyorsun. Ne alakası varsa) dedim.
    “Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır.
    Mustafa Kemal ATATÜRK
    AKP olmadan Dinimi, MHP olmadan Ülkemi, CHP olmadan ATATÜRK'Ü sevebilirim
    İstiklal Marşı
    İstiklal Marşının İlk Hali (ilk okunuşu)
    Gençliğe Hitabe
    10.Yıl Nutku

  8. #8
    selpay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2006
    Mesajlar
    649
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı adoka tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sizler TSK gibi bir kurumu yıpratmaya dönük şartlanmışlığınızla o küçük beyinlerinizi kafes içerisine almışsınız zaten.Paşaya sorduğunuz soruyu kendinize sorun nerden geliyor bu kafeslenmeniz.
    Valla bende sana şunu sorayım o zaman artık Türkiye halkı kuş gibi kafeslenmeye razı değilken sizin deve kuşları gibi başınızı toprağın altına gömme arzunuz nereden kaynaklanıyor?
    SEZER'E HAK OLAN GÜL'E KABAHAT Mİ?

  9. #9
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Alıntı selpay tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Valla bende sana şunu sorayım o zaman artık Türkiye halkı kuş gibi kafeslenmeye razı değilken sizin deve kuşları gibi başınızı toprağın altına gömme arzunuz nereden kaynaklanıyor?
    Onu bilmem de bizim gibilerin arzusu sizin gibi AKBABALARA ülkeyi bırakmamak. Leş yemekten, kan görmekten zevk alan dincilere meze yapmamak...
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  10. #10
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Şimdi medya AKP nin elinde. Hergün PKK-AKP kucaklaşmasını, dansetmelerini bol bol seyrediyoruz. Kankardeşlerin(PKK-AKP) birbirleriyle daha sıkı fıkı olmalarını seyrediyoruz. Elbette bunlar medya aracılığı ile halka aşılanmaya çalışılıyor. Yiyen olursa!

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Haksızlıksa bu ne Paşam?
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde kavs19 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 23.09.11, 17:05

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •