yıldızlar tararım saçlarında
dökülürler birer birer eteklerine
duman sarar karanlığı ağır kokulu bacalardan
mermileşen yeşil gözlü ledler deler geçer
çelik teller çevreler düşünceleri
ay ışığını örseleyen bulutlara martı çığlıkları tüner
ıslağa doymuş çarşaf dolanır bacaklarıma
kurak hayaller kurarım karanlığın yokluk sınırında
sancılanırım
yanar göğüs kafesim
bir bıçak ilerler kürek kemiğimin altından
derine
daha derine
ulaşılmazlarda
karadelikler ararım saçlarında
yıldızlarımı emen karadelikler
bir başıma karanlıkta
bir başıma yanaklarını okşarım
uzaklarda bir sevilen var mı şimdi
var mı- ağlar mı- yanar mı şimdi
olsaydı
sevilmek olsaydı
özlenmek olsaydı
olsaydı
serin buseler konardı dudaklarıma
kobranın çatal dili gezinirdi ağız boşluklarımda
öküzler çiğner- düvenin çakmaktaşları yırtardı
karadeliklerden kurtulan bir yıldız düşer de tınazın tepesine
harman yerine dönerdi sevda
aleve dönerdi harman yeri
anlıktır ateş
sağalmaz acı
sevda
hamlık mı pişmanlık mı sevda
erir kirli hesapların
erir kaprislerin potasında
heba olur gider alemin ortasında
özümden geçerim
yokluğuna katlanamam
yıldızlar tararım saçlarında
dökülürler birer birer eteklerine
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
