• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    sudenazlı.. <span style='color: #FF0000'>_NAZ_</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-03-2009
    Mesajlar
    3,951
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Apo ve PKK'ya rağmen demokratik açılım: HASAN CELAL GÜZEL

    Apo ve PKK'ya rağmen demokratik açılım
    Türkiye’deki çeyrek asırlık terör döneminin başlıca üç grup aktörü vardır: Birincisi, terörü kendi çıkarları istikametinde yönlendiren teröristbaşı Apo; ikincisi PKK terör ve mafya örgütü; üçüncüsü ise Apo’nun ve PKK’nın uşaklığını yapan, bir yandan da parti örgütü vasıtasıyla şiddet eylemleri düzenleyen DTP/BDP’liler... Tabiatıyla bunların arkasında, Türkiye’nin sıkıntıdan kurtulup ilerlemesini istemeyen dış odakların varlığını da unutmamak lâzımdır.
    Terör örgütü, terör eylemleri sayesinde bir taraftan silâhlı propagandasını yaparken, bir taraftan da devleti yıldırıp müzakere masasına oturtmayı ve millî bütünlükten tâviz almayı hedeflemektedir.
    Bu çerçevede, demokratik açılımın Apo ve PKK bakımından tahlilini yaptığımızda, şu şekilde psikolojik propaganda vasıtası hâline getirildiği görülmektedir:
    1. Terör örgütü 25 yıldır sürdürdüğü terör eylemlerinden başarılı bir sonuç almıştır. Devlet, terör saldırıları karşısında pes etmiş ve demokratik açılım tâvizini vermek zorunda kalmıştır.
    2. Bu sebepledir ki Mahmur’dan dönen teröristler, pişman olup teslim olmaya gelen suçlular gibi değil de zafer kazanmış askerler gibi davranmışlar ve o şekilde karşılanmışlardır.
    3. Teröristbaşı ise, ellerine bulaşmış 40 bin kişinin kanını unutarak mahpustaki ‘siyasî lider’ rolünü oynamakta; bir yandan ‘yol haritası’ çizerken, diğer yandan DTP’lilerin Meclis’e dönmesi konusunda talimat vermekte; sanki koca Türkiye’yi parmağında oynatmaktadır.
    ***
    Halbuki Apo, PKK ve Meclis’teki kuklaları fena halde yanılmaktadırlar. Şöyle ki;
    1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiçbir zaman teröristi muhatap kabul etmemiş ve teröristle pazarlığa oturmamıştır.
    2. Güvenlik güçlerinin terörle mücadelesi başarılı olmuş, özellikle son iki yıllık dönemde terör örgütü iyice köşeye sıkıştırılmıştır.
    3. ABD’nin Irak’tan çekilme plânıyla ortaya çıkan yeni şartlar ve Irak’ın kuzeyindeki değişen ortam, PKK’nın tasfiyesini gerekli kılmıştır.
    4. Demokratik Açılım’ın PKK/DTP’ye verilen bir tâviz olarak değerlendirilmesi yanlıştır. Açılımın esas gerekçesi, Türkiye’nin demokratikleşme yolundaki arzusu ve vatandaşlarının talepleridir. Bu sebeple, PKK’nın eylemleri ve Apo ile kuklalarının kıvırtmaları, açılım sürecini esastan etkileyemeyecektir.
    ***
    Şu hususu altını çizerek belirtelim ki, teröristbaşının ve PKK/DTP (şimdi BDP )’nin çabalarına rağmen, Devletin ve Hükûmetin muhatabı aslâ bunlar değildir.
    İlk olarak, bebek katili teröristbaşını doğrudan veya dolaylı olarak muhatap almak hiçbir şekilde mümkün değildir. Bilâkis, teröristbaşının terör örgütüne ve Meclis’teki kuklalarını serbestçe talimat vermesini engellemek gerekir.
    İkinci olarak, PKK’nın dağdan inmesine imkân verilmesinin ardındaki sebep, daha fazla kan dökülmeden huzur ortamının sağlanması ve genç yaştaki insanların topluma kazandırılmasıdır. Bunu, devletin zaafı olarak değerlendirmek büyük bir gaflettir. PKK’nın düze inip teslim olmaktan başka yolu kalmamıştır.
    Üçüncü olarak, DTP/BDP de aslâ Devletin ve Hükûmetin muhatabı değildir. DTP/BDP’yi siyasetteki meşrû ve hukukî bir merci kabul etmek kadar büyük bir yanlışlık yapılamaz. Bunların IRA ve ETA’daki siyasî kanatlarla hiçbir benzerliği yoktur. Başlangıçtan beri bu görüşteyiz ve son olarak DTP/BDP’lilerin Apo’nun talimatıyla Meclis’te kaldıklarını itiraf etmeleri ne kadar haklı olduğumuzu göstermiştir.
    Bağımsız ve IRA’yı zorlayan iradesiyle ortaya çıkan Shin Fein’in, Apo’nun emirlerine süklüm püklüm uyduğunu itiraf eden zavallı Ahmet Türk ile mukayesesi mümkün müdür?
    ***
    Bu durumda, demokratik açılım elbette devam edecektir. Lâkin, ne teröristbaşı, ne terör örgütü, ne de onun siyasî temsilcisi muhatap alınacaktır.
    Silâhlarını bırakıp teslim olan terör örgütü mensupları, durumlarına uygun olduğu takdirde pişmanlık kapsamında değerlendirilecek ve topluma kazandırılmaya çalışılacak; terör eylemlerine devam edenler ise güvenlik güçleri tarafından tasfiye edilecektir.
    2010 yılında terör örgütünün büyük ölçüde tasfiye edileceğini düşünüyoruz.

    http://www.samanyoluhaber.com/y_3366...ik-acilim.html


    korkmak yok hizmete devam...anlayan anladı
    görelim mevla neyler,neylerse güzel eyler..

  2. #2
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    çapsız herif, lanet olası 25 yıl sonra mı DANK etti...
    40 bin insan öldükten sonra mı demokrasi açılım diyorsun.....

    bu herifi hatırlıyorum, savaş kışkırtıcılardan biriydi..... 25 yıl önce bile faili mechulları hakklı kılan heriftir..... çözümü demokraside arayanları terörislerin ekmeğine yağ sürmekle suçluyordu..... ve aynı tutuyordu....

    savaşarak teröristler yok edilecğini söylüyordu ve gelen şehitlerimizin üzerinde siyaset yapıyordu.....
    serdar ortaç gibi dönek.... bu ara söylemek zorundayım sağ kesiminde baya dönen var.....
    yinede suçu bu insanlarda görmüyorum, suçu bu insanlara sorgusuz sualsız inana....

    .

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Unutanlara hatırlatıyorum: Bir zamanlar açılım!
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde 27 mayıs devrimdir tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 25.08.11, 21:00
  2. Demokratik Irak ne kadar gerçekçi?
    2005 Konuları bölümünde Pire tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 07.11.05, 14:43

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •