• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
23 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TETKAY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2009
    Mesajlar
    483
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kur'an'da kalp,ruh ve bilimsel gerçekler

    KUR'AN'DA KALP,RUH VE BILIMSEL GERCEKLER.

    Muslumanların oturup tekrar Kur'an'ı okumalarını onerırız-kı onların yuzde 99'u Kur'an'ı okumadan,bılmeden,"salt obur dunya" umuduyla inanmaktadırlar,okumalıdırlar kı Kur'an'ın da tum dıger dın kıtapları gıbı,en kuçuk bır delıl gosterme endısesı duyulmadan yazıldıgını,Metafızık bır fılozofun,bellı baslıları oncekı dın kıtaplarında yer alan efsanelerı kısmı degışıklıklerle yenıden yorumladıgını,Arap toplumunun gereksındıgı ve bır kısım HILFU-I FUDUL'da ve o donemin geleneklerinde yer alan yargıların bır bırı pesı sıra ıfadesınden başka bır sey olmadıgını gorsunler.

    KURANDA KALP ISLEVI;

    Kur'an "kalp'ten buyuk bır sıklıla-Erzurumlu Ibrahım Hakı'nın saptamasıyla 136 kez-ve her seferinde cok net olarak,dusunme-anlama organı olarak söz eder soz konusu bu ayetlerın bır kısmını aktaralım:

    "Rabbımız,bızı dogru yola ıletıkten sonra kalplerımızı egrıltme.....(Al-ı ımren 8)"

    "Ey ınsanlar,sıze rabınızden bır ogut(Kur'an)gelmıstır.0 KALP'lerdekı hastalıklar ıcın bır sıfa,ıman edenler ıcın bır hıdayet ve rahmettır(YUNUS-57)"

    "Bunlar,ıman edenler ve KALP'lerı Allahın zıkrıyle sukunete erenlerdır.Bılesınız kı kalpler ancak Allahı anmakla huzur bulur(RAD-28)"

    "....Allahın sasırtıgı,kulagını ve KALBINI muhurledıgı,gozunu perdeledıgı kımseyı
    gordunmu? Onu Allah'tan baska kım dogru yola erıstırebılır?(Casiye-23)"

    "Sızın ıcın kulaklar,gozler ve KALPLER yaratan O'dur(MuMINUN-75)"
    "
    Onların KALPLERINI muhurlerız de boylece ısıtmez olurlar(Araf-100)?"

    "Sız hıc bırsey bılmezken Allah sızı analarınızın karnından cıkardı;Sukredesınız dıye sıze kulaklar,gozler ve KALPLER verdi.(Nahl-78?"

    "Sonra KALP'lerınız yıne katılastı,tas gıbı hatta daha da katı oldu.Nıtekım taslar arasında...Allah korkusundan yuvarlananlar vardır(Bakara-74)"

    "Allah mumınlerın goguslerını ferahlandırsın YUREKLERININ ofkesını gıdersın ....(Tevbe-14-15)"

    Allah onların KALPLERINI vekulaklarını muhurlemıstır.Gozlerıne de bır cesıt perde gerılmıstır. Onlar ıcın buyuk azap vardır(Bakara-7)"

    ".....Onların KALPLERINE muhur vuruldu bu yuzden artık anlayamazlar(Tevbe-87)"

    "Onlar Kur'an'ı hıc dusunmuyorlar mı? Yoksa KALP'lerınde kılıtmı var?(Muhammed-24)"

    Kur'an'ı anlarlar dıye KALPLERINI ortuler,kulaklarına da agırlık koyduk...(Kehf-57)"

    Allah kımı dogru yola kymak isterse onun KALBINI ıslamıyete acar,kımı de saptırmak ısterse .....KALBINI dar ve sıkntılı kılar....(En'am 125)

    Kalbe BEYIN ıslevı veren bu ayetler,Kur'an'ın Tanrı urunu degıl,7 yuzyıl ınsan bılıncının urunu oldugunun sonucudur.
    Kur'an ,ısıtme ve gorme organlarıyla bırlıkte ınsanın dış dunyayı algılama gorevını kalbe vermekte,onu ınsanın dogruyu yanlıştan ayırmasını,dusunmesı,kavraması,karar vermesını saglayan temel organı olarak gormekte ve boylece BEYIN'IN fonksıyonlarını ona yuklemektedır. Bu gercekler karsısında cıddı bır hendıkapla karsı karsıya bırakır...

    RUH NE ANLAM IFADE EDER;
    Cehaletın adına "ruh" dedıgı sey,gercekte beyının duyusal yanından ıbarettır.Insanın duygusal yanı; Duygu,dusunce,heyacan,karekter,zeka,ırade,ıstek,kanı,sezgı vb'nı kapsar. Bunlar beyının,yanı tamamen maddı olan bır organızmamızın,ıslevlerınden ıbarettır.Beyın bunun yanısıra ; sındırım,solunum vb yasamsal falıyetlerımızı yoneten sınır sıstemımızın merkezıdır. Butun bılgıler onun alıcı kanallarıyla bır merkeze gelır ve gene bu merkezden cıkan emırler dogrultusunda,organızmamız tepki gosterır.

    Burada eskıden sanıldıgı gıbı ucucu ve bedenımızden bagımsız bır guc olarak "RUH"a yer yoktur yanı o Allahın uflemesıyle ınsana gecebılecek ve oldukten sonra bedenı terk edebılecek ucucu bır gaz -"ruh"un sozcuk anlamı budur degıl, organızmamızın olmazsa olmaz bır parcasıdır.

    Bugun "ruh"uzerıne soylenecek ve metafızık yorumu curutmeye yetecek bılımsel verılere,neredeyse yuzyıldır sahıp bulunmaktayız. Evet gercektende hıc bır molekul ve molekuller grubu kendılıgınden dusunemez,ama dusunme merkezi olusturabılır. Nıtekım beynımız,yuksek duzeyde bır organızma ornegı olarak boyledır. Benzetme yaparsak; Bır muzık saheserını oluşturan tek tek notalar sıradan sesler olarak bır anlam ıfade etmedıgı halde,bır butun olarak seslendırıldıgınde,nasıl yuksek bır estetık degere donusuyorsa,sınır sıstemımızı olusturan tek tek hucreler de yuksek duzeyde organık bır butunluge donustuklerınde, dusunme de dahıl tum fonksıyonlarımızı yoneten merkez organ halıne gelmektedır.
    BU konuda PAVLOVUN DENEYLERI COK ONEMLIDIR.


    BUTUN ÇOCUKLAR ANNESINDEN ATEIST DOGAR.
    KULLUKLA KURTULUS OLMAZ!!!

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Sevgli TETKAY;

    O devirde arap bedevileri,insan icinde tek sesi gelen organ KALP oldugu icin,bu TIK TIK seslerinden etkilenmis ve insanin her isini bu organi ile yaptigina inanmis..Ne yapsinlar cehalet iste!!!
    Iyi ki baska ses gelen yerleride bir sey zannedip Kuran'a koymamislar..
    Yoksa dusunsenize ,yukarida yayinladiginiz ayetlerdeki KALP lafinin yerinde baska bir ses getiren organimiz olsaydi durum ne kadar vahim olurdu

    Allah kımı dogru yola kymak isterse onun KALBINI ıslamıyete acar,kımı de saptırmak ısterse .....KALBINI dar ve sıkntılı kılar....(En'am 125)

    .

  3. #3
    hakan3140 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-08-2007
    Mesajlar
    363
    Karizma Gücü
    5
    Mikroorganizmalar ya da diğer isimleriyle mikroplar çıplak gözle görülemeyecek küçüklükte ki canlılardır. İbn Sina gibi bir çok Müslüman bilim adamı insanları hasta eden gözle görülemeyen bir canlının olduğunu ifade ediyorlardı ki bilimsel olarak kanıtlamak ne mümkün. Yani o dönemin biliminde mikrop var derseniz ruh var demek gibi bir şeyle karşılaşır bu günün ateistlerinin yaptığı gibi bilimsizlikle yobazlıkla suçlanırsınız. Modern bilim mikroorganizmaları 1675 yılında Anton Van Leeuwenhoek'in mikroskopu keşfiyle tanıdı, bildi. Peki öncesinde mikrop var mıydı? Bu sorunun cevabını alabilmek için bu günün bilim adamları ve atesitlerinin dediğine bakmak gerek bilimsel olarak kanıtlanmayan hiçbir şeye inanmam. Yani bu bilim adamları 1675den önce mikrobada inanmıyorlardı taa ki bilim gelişip mikrobu kanıtlayana kadar. Bilim yavaş ilerler deneyler gözlemler çeşitli araştırmalar sonucu dün doğru dediğine bu gün yanlış diyebilir çünkü bilimsel bilgide kesin doğrular yoktur. Yani aslında bilimsel bilgiye dayandığını var sayan ateist arkadaşlar "ruh yoktur o kadar" diyeceklerine bilimsel olarak kanıtlanamamıştır deseler yerinde olur çünkü aynı bilim 1675den önce mikroplarıda tanımıyordu. Ha sakın yanlış anlaşılmasın ruhu bilim kanıtlayacak diye bir idaam yok sadece bilgi vermek mahiyetinde söylüyorum bunları. Saygılar
    hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen
    merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
    ŞEYH GALİP

    ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
    var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
    gam çekme hakikatte eğer ârif isen
    farz eyle ki el'an yine âlem yoğ imiş.
    NEF'İ

  4. #4
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba ,

    Burada dikkat edersen kalbin düşünme işlevinden bahsedilmiyor, ki zaten pek çok başka ayette aklınızı kullanmayacamısınız tarzı hitaplar vardır.

    Burada ağırlıklı olarak kalbin iman denen kavramla olan ilişkisi ve bunun açıklığı veya kilitli olmasından bahsediliyor. Kalbin iman ile bir ilişkisi var mıdır sorusu şu an için bilimsel olarak ispatlanmış bir konu değil ama kesinlikle rededilebilir bir husus da değildir. Ki zaten kalbde var olan nöronlar ve bunların işlevi ile ilgili çeşitli araştırmalar var. Ancak konunun akıl ve iman olarak ayrılmasının sebebi zaten tam olarakta bu. Bir şeyin doğruluğuna inanmaktır aslolan.

    Selamlar

  5. #5
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Bu arada tam yazıyı yazdıktan sonra gazetede şu yazıyı gördüm, paylaşmak istedim;

    Kalbin hafızası var mı?
    Kalp nakli yapılan hasta, nakilden sonra başlayan abur cubur yeme isteğini araştırınca...

    milliyet.com.tr

    David Waters, organ nakli yapılan hastalarda görülen oldukça sıradışı bir fenomenin son örneği. Trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Kaden Delaney'nin kalbi, 24 yaşındaki Waters'a takıldığında, Waters'ın 'Burger Halkaları' adındaki halka şeklinde, hamburger tadındaki cipslere hiç ilgisi yoktu.
    Waters, birdenbire bu tür abur cuburlar yemek istemesinin sebebini ancak iki yıl sonra çözebildi.
    Kaden'ın ailesi, oğullarının kalbini taşıyan adamı bulmak için iz sürmüş ve kendisine ulaşmışlardı. İki taraf mail yoluyla haberleşmeye başladıktan bir süre sonra, Waters, Kaden'ın ailesine, oğullarının Burger Halkaları'nı sevip sevmediğini sordu.
    Cevap oldukça şaşırtıcıydı, zira Kaden, hergün bunlardan yiyordu.
    Avustralya'da yaşanan bu vaka, kişisel davranışlarımızla ilgili hafızaya sadece beynin sahip olmadığına dair teoriyi destekliyor.
    Bilimadamları, en az 70 belgelenmiş bu vakayı yaşamış organ nakli hastası dosyası olduğunu söylüyor.
    Bu örneklerin en meşhurlarından biri de Amerikalı Sonny Graham.
    Graham'a, intihar eden Terry Cottle'ın kalbi nakledilmişti.
    Nakilden sonra, 1995 yılında Graham, Cottle'ın dul eşi Cheryl ile tanışıp, aşık olup, onunla evlenmişti.
    Oniki yıl sonraysa, Graham da gırtlağına dayadığı silahla intihar etmiş, Cheryl'i ikinci kez dul bırakmıştı.
    Başka bir örnekteyse, sekiz yaşındaki bir kıza nakledilen, cinayet kurbanı 10 yaşındaki çocuğun kalbi 'katili yakalamıştı'.
    Kız, nakilden sonra, organ bağışçısını öldüren adamla ilgili kabuslar görmeye başlamış, polis o zamana dek katili yakalayamasa da, kızın anlattıklarıyla yakalamış ve cinayet itiraf edilmişti.
    Jemery Chapman, Uluslararası Organ Nakli Derneği başkanı "Bu tür bir iddianın dayandırılabileceği bilimsel bir kanıt yok. Organ nakilleri etrafında çok fazla öykü dönüyor" diyor.
    Ancak diğer araştırmacılar, "hücresel hafıza" olarak adlandırılan fenomenin, sadece kalp nakli yapılanlarla sınırlı olmadığını söylüyor

    Kaynak : http://www.milliyet.com.tr/Yasam/Son....2009&b=Kalbin hafizasi var mi

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Tebrikler sevgili Tetkay yine guzel ve dusundurucu bir konu.
    Benim de aklima takilan soyle birsey var , dinlere inanmayi biraktigimda ruh ile ilgili cok fazla karmasik dusuncem vardi.
    Fakat aklima gelen bir ornek bu karmasik duygularima yardimci oldu.
    Birisi kafamiza beyzbol sopasi ile vurursa buyuk ihtimalle bayiliriz, ya da kan kaybedersek de bayilabiliriz. Bu gibi durumlarda ruh nereye gider?
    Yani pili biten bir makinanin calisma islevini yitirmesi gibi bizde kan kaybeder ya da yaralanirsak ruh da tukenmis bir pil gibi organizmamiza hicbir yaptirimi kalmiyor degil mi?
    O zaman bu ruh ne ise yariyor ?
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Sacred Women tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tebrikler sevgili Tetkay yine guzel ve dusundurucu bir konu.
    Benim de aklima takilan soyle birsey var , dinlere inanmayi biraktigimda ruh ile ilgili cok fazla karmasik dusuncem vardi.
    Fakat aklima gelen bir ornek bu karmasik duygularima yardimci oldu.
    Birisi kafamiza beyzbol sopasi ile vurursa buyuk ihtimalle bayiliriz, ya da kan kaybedersek de bayilabiliriz. Bu gibi durumlarda ruh nereye gider?
    Yani pili biten bir makinanin calisma islevini yitirmesi gibi bizde kan kaybeder ya da yaralanirsak ruh da tukenmis bir pil gibi organizmamiza hicbir yaptirimi kalmiyor degil mi?
    O zaman bu ruh ne ise yariyor ?
    Yada hafızamızı kaybettiğimiz de veya sarhoş olduğumuzda ruh neden yedek hafıza olarak görevine devam etmez?

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-12-2009
    Mesajlar
    245
    Karizma Gücü
    0
    Kalbe BEYIN ıslevı veren bu ayetler
    Şaka gibi , kalbe beyin işlevi vermek mi?
    Kel başa şimşir tarak
    Sen o ayetleri okuyunca bunu mu anladın..
    "Onlar Kur'an'ı hıc dusunmuyorlar mı? Yoksa KALP'lerınde kılıtmı var?(Muhammed-24)"
    Şeklinde bir meal vermişsin
    Doğrusu şu olaca
    Bari DOĞRU yazmayı ve DÜRÜST bilgi vermeyi becerin
    Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?
    Muhammed 24

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Iste gercek Kuran uzmani sahnede..

    Alıntı:
    "Onlar Kur'an'ı hıc dusunmuyorlar mı? Yoksa KALP'lerınde kılıtmı var?(Muhammed-24)"
    Tetkayin veridigi ayet..

    Bari DOĞRU yazmayı ve DÜRÜST bilgi vermeyi becerin
    Diyen uzmanin veridig ayet...

    Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?
    Muhammed 24
    Fark gorenler lutfen yardimci olsun ..


    .

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı megun tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu arada tam yazıyı yazdıktan sonra gazetede şu yazıyı gördüm, paylaşmak istedim;

    Kalbin hafızası var mı?
    Kalp nakli yapılan hasta, nakilden sonra başlayan abur cubur yeme isteğini araştırınca...

    milliyet.com.tr

    David Waters, organ nakli yapılan hastalarda görülen oldukça sıradışı bir fenomenin son örneği. Trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Kaden Delaney'nin kalbi, 24 yaşındaki Waters'a takıldığında, Waters'ın 'Burger Halkaları' adındaki halka şeklinde, hamburger tadındaki cipslere hiç ilgisi yoktu.
    Waters, birdenbire bu tür abur cuburlar yemek istemesinin sebebini ancak iki yıl sonra çözebildi.
    Kaden'ın ailesi, oğullarının kalbini taşıyan adamı bulmak için iz sürmüş ve kendisine ulaşmışlardı. İki taraf mail yoluyla haberleşmeye başladıktan bir süre sonra, Waters, Kaden'ın ailesine, oğullarının Burger Halkaları'nı sevip sevmediğini sordu.
    Cevap oldukça şaşırtıcıydı, zira Kaden, hergün bunlardan yiyordu.
    Avustralya'da yaşanan bu vaka, kişisel davranışlarımızla ilgili hafızaya sadece beynin sahip olmadığına dair teoriyi destekliyor.
    Bilimadamları, en az 70 belgelenmiş bu vakayı yaşamış organ nakli hastası dosyası olduğunu söylüyor.
    Bu örneklerin en meşhurlarından biri de Amerikalı Sonny Graham.
    Graham'a, intihar eden Terry Cottle'ın kalbi nakledilmişti.
    Nakilden sonra, 1995 yılında Graham, Cottle'ın dul eşi Cheryl ile tanışıp, aşık olup, onunla evlenmişti.
    Oniki yıl sonraysa, Graham da gırtlağına dayadığı silahla intihar etmiş, Cheryl'i ikinci kez dul bırakmıştı.
    Başka bir örnekteyse, sekiz yaşındaki bir kıza nakledilen, cinayet kurbanı 10 yaşındaki çocuğun kalbi 'katili yakalamıştı'.
    Kız, nakilden sonra, organ bağışçısını öldüren adamla ilgili kabuslar görmeye başlamış, polis o zamana dek katili yakalayamasa da, kızın anlattıklarıyla yakalamış ve cinayet itiraf edilmişti.
    Jemery Chapman, Uluslararası Organ Nakli Derneği başkanı "Bu tür bir iddianın dayandırılabileceği bilimsel bir kanıt yok. Organ nakilleri etrafında çok fazla öykü dönüyor" diyor.
    Ancak diğer araştırmacılar, "hücresel hafıza" olarak adlandırılan fenomenin, sadece kalp nakli yapılanlarla sınırlı olmadığını söylüyor

    Kaynak : http://www.milliyet.com.tr/Yasam/Son....2009&b=Kalbin hafizasi var mi
    Cheryl'ide incelemişler mi?Bence problem onda.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 'Kur'an'da var' diye çocuğa isim vermeyin
    TOPLUM VE İNSAN bölümünde topalaliş tarafından açılmış
    Yanıt: 16
    Son Mesaj: 17.11.11, 00:05
  2. ABD de Bilimsel Yaratıcılık Geriliyor
    2003 - 2004 Konuları bölümünde Joruus C'baoth tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 15.12.04, 00:36

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •