Sor,
Hadi sor!
Çekinme canım,
sor işte...
Mesela ilk olarak
"Nasılsın?"
de...
Yapma artık!
Aşmadık mı bunları?
"Hayat nasıl gidiyor" da ne?
Cesur ol,
Benden sonra "adam" olabildin mi
de...
Ukte kalmasın
En çok merak ettiğin soruyu da sor,
"Bir daha sevebilecek misin birini?",
de...
Korkma sor ki,
Yarattığın yıkımın altında kalan,
molozların arasında yaşam mücadelesi veren
biçareyi gör!
Gör ki,
İçin cız etsin,
Acı ona,
Eskisi gibi "AŞK" ile değil,
merhametle bak!
Biraz da
için burkulsun,
"benim yüzümden"
de...
De ki,
O anda sahneye atlayıp
elinde viski bardağı,
ağzı Yeşilçam klasiğine dönen biçare:
"Bir zamanlar sevip de..."
diye başlayan cümleleri ile
alay etsin seninle...
Ne olur,
Söyle de kurtulalım...
"Zaten" ile başlasın cümlen
ve
Eskiye dair güzel bildiğim bir anıya
gölge düşürsün.
"Vay be" dedirtsin
en Sadri Alışık ses tonundan!
Hatta ve hatta,
küçümse,
korkmadan küstah ol,
az biraz da yiğit
ve
Ve de ki:
"Kabul,
Ama ben de aşık oldum,
Bu mudur günahım?"
Ben de kabulleneyim o zaman,
diyeyim ki en babacanından:
"Hata ettim, affet!
ama
Ya bende ""AŞIK"" olduysam?"
Bartu.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

