• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
58 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3

    Kitaplığımdan...





    Kutsal İsyan
    Yazar: Hasan İzzettin DİNAMO

    Tekin Yayınevi
    5 Cilt


    "Türkiye Büyük Millet Meclisi Ordularına Afyonkarahisar, Dumlupınar büyük meydan savaşında zâlim ve mağrur bir ordunun asıl unsurlarını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ederek büyük ve soylu ulusumuzun fedakârlıklarına değer olduğunuzu isbat ediyorsunuz. Sahibiniz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş meydanındaki beceriklilik ve fedakârlığınızı yakından gözlüyor ve izliyorum. Ulusumuzun, hakkınızdaki değerlendirmelerine aracılık etmek ödevini durmadan ve sürekli olarak yapacağım. Başkumandanlığı önerilerde bulunulmasını cephe kumandınına buyurdum. Bütün arkadaşlarımın Anadolu'da daha başka meydan savaşları verileceğini göz önüne alarak ilerlemesini ve herkesin us güçlerini, yiğitlik ve yurtseverlik kaynaklarını yarışma ile göstermeyi sürdürmesini isterim. İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!"

    “ Kutsal İsyan, gerek belgelere gerekse Kurtuluş Savaşı'nı yaşamış kişilerin anılarına dayanılarak yazıldığı için çok kapsamlı ve gerçeklere dayanan bir destandır. Atatürk’ün hayatını da kapsamlı şekilde ele alan, Tanzimat’tan Kurtuluş Savaşı'na ve Yunan ordusunun Ege’den denize dökülüşüne dek en ince ayrıntılarıyla anlatan kitap dizisidir. Kahramanları gerçek yaşamda yer almış, çoğu asker kişiler...Yazar sadece olayları aktarmıyor bize, roman kahramanı kişileri asker yanları ve yaptıkları kadar insan yanları, duygu ve düşünceleriyle de anlatıyor. Sıkı bir örgüyle olayları birbirine bağlarken bir roman anlatımıyla ilgiyi ve merak ögesini diri tutarak kitapların bir solukta okunmasını sağlıyor. Mutlaka okunması ve kitaplığımızda bulunması gereken görkemli bir yapıt..." (tanıtımdan)

    - Hasan İzzettin Dinamo'nun Milli Kurtuluş Savaşı'nın gerçek hikayesini romanlaştırdığı bu dev eseri, ilk kez 1966-67 yılları arasında May Yayınları tarafından sekiz cilt olarak basıldı, günümüzde ise beş cilt olarak yeni baskısı yapıldı (Tekin Yayınları).


    - İlk basım:



    May Yayınları (8 cilt)
    Yayın Yılı: 1966
    Durum: İkinci El
    Bilgi edinmek için: nadirkitap.com





    **********
    Hasan İzzettin DİNAMO kimdir?



    (1909 - 1989)

    - Yaşamı:
    Akçaabat/Trabzon'da doğdu.

    Ailece önce İstanbul'a sonra Samsun'a yerleştiler.
    Babasının I. Dünya Savaşı'nda şehit düşmesinden sonra Darüleytam'da (Yetimler Yurdu) büyüdü.

    Bir süre Malatya ve Adıyaman'da öğretmenlik yaptı.
    Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü son sınıfındayken örgüt kurmaktan yargılanıp hüküm giyince öğrenimini tamamlayamadı. Cezaevinden çıktıktan sonra askerlik hizmetini yaparken bu kez "Yeni Edebiyat" dergisinde yayınlanan şiirleri nedeniyle suçlandı. Sıkıyönetim mahkemesince 1 yıl hapse mahkum edildi.

    Yaşamını özel ders vererek, çevirmenlik, fotoğrafçılık ve yazarlık yaparak kazandı.
    6-7 Eylül olayları sırasında tutuklandıysa da bir süre sonra salıverildi.

    İlk şiiri 1925 yılında Giresun’da çıkan "İzler" dergisinde yayımlandı.
    Başlangıçta hece ölçüsü ile Faruk Nafiz Çamlıbel etkisinde bireysel şiirler yazan Dinamo, Nazım Hikmet şiirleriyle tanışınca kendisine toplumcu bir çizgi çizdi.

    Nazım'ın yanında, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz ve A. Kadir gibi şairlerle birlikte çalıştı.

    "Kutsal İsyan" ve "Savaş ve Açlar" gibi önemli yapıtlara imza attı.
    1977 yılında, "Kutsal Barış" adlı romanıyla, Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazandı.

    Genellikle savaş dönemini anlatan romanlarının yanında şiir kitapları ve bir de öykü kitabı bulunmaktadır.

    Hasan İzzettin Dinamo 20 Haziran 1989 günü yaşama veda etti.

    - Yapıtlarından:
    Adsız Kitap 1931 Şiir
    Deniz Feneri 1937 Şiir
    Karacaahmet Senfonisi 1960 Şiir
    Kutsal Isyan 1966-1967 Roman
    Ateş Yılları 1968 Roman
    Savaş ve Açlar 1968 Roman
    Özgürlük Türküsü 1971 Şiir
    6/7 Eylül Kasırgası 1971 Anı
    Kutsal Barış 1973-1976 Roman
    Öksüz Musa 1973 Roman
    Mapusanemden Şiirler 1974 Şiir
    Musa'nın Mapusanesi 1974 Roman
    Sürgün Şiirleri 1975 Şiir
    Koyun Baba 1976 Roman
    Gecekondumdan Şiirler 1976 Şiir
    Musa'nın Gecekondusu 1976 Roman
    Kavga Şiirleri 1977 Şiir
    Açlık 1980 Roman
    Türk Kelebeği 1981 Roman
    Çoban Şiirleri 1982 Şiir
    Adalet Sıtması 1983 Roman
    2. Dünya Savasından,Edebiyat Anıları 1984 Anı
    Anadolu 'da Bir Yunan Askeri 1988 Roman
    Sübyan Koğuşu 1988
    TKP Aydınlar ve Anılar 1989 Anı
    Nazım'dan Meltemler 1989 Şiir
    Tuyuğlar 1990 Şiir

    (derleme)
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  2. #2
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3



    Ankara, Mon Amour!

    Yazan: Şükran YİĞİT


    İletişim Yayınları
    167 Sayfa



    "Ankara, Mon Amour! /
    üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların /
    cepli basma elbiselerin /
    dualarla ekilen simit ağaçlarının /
    üç tam bir paso’nun /
    troleybüs hızında giden bir hayatın /
    Zümrüt Pastanesi’nin ve Alemdar Sineması’nın /
    sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /
    ikindi sessizliklerinin /
    'bir hatırası olmanın' /
    'bir çay koyalımın' /
    mavi ODTÜ otobüslerinin /
    ciddiyetle Grundrisse okumaların /
    Nisan Tezleri’nde aranan şiirin /
    yirmi yaşında olmanın /
    tiril tiril yeşil elbiseler giyen bir hayalin /
    kaplumbağa soyunun /
    en zor geçen o ilk altı ayın /
    elinden kavuşanların sevinci,
    ayrılanların hüznü alınan Ankara Garı’nın /
    yani çocukluğun /
    arkadaşlığın /
    aşkın öyküsü... /
    Bize vaat edilenler de bunlar değil miydi zaten?" (tanıtımdan)

    İzmir'de başlayıp Ankara'ya kadar uzanan ve bir yasak aşkla sarsılan mutsuz bir yaşamın sonu hüzünlü biten öyküsü...
    Şükran Yiğit'in etkileyici kalemi, yoğun kederi hissettirmeyi başarıyor.





    **********
    Şükran YİĞİT kimdir?




    - Yaşamı:
    1961’de İstanbul’da doğdu.
    Ankara’da büyüdü.
    ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu ve halen Frankfurt’ta yaşıyor.

    Romanları Ankara Mon Amour 2003, Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları 2004, Çatıkatı Aşıkları 2008 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı.

    Bu romanları yazmasının nedeni "yazı yazmanın" kendisine olan takıntısı değil, anlatmak istediği öyküler olduğunu sanmasıdır.

    - Kendi kaleminden Şükran Yiğit:
    "Frankfurt’a gelene kadar hayatımda iki önemli şehir vardı. İstanbul ve Ankara. İstanbul sokakların, Ankara evlerin şehriydi. İstanbul güzelliğin ve ihtişamın Ankara ise sadeliğin, mütevaziliğin şehriydi. İstanbul nereden geldiği belirsiz, aniden bastıran bir melankolinin, Ankara ise huzurun şehriydi. İstanbul’da hayat sokaklarda insanın karşısına çıkar, insanın başına gelir, Ankara’da ise hayat evden içeri kabul edilirdi. İstanbul’da ay Boğaz’ın üzerinde beklenen bir şenlikti, Ankara’da ise evinin penceresinden aniden görünüverirdi. İstanbul Led Zeppelin ise Ankara Jethro Tull’dı. İstanbul Polanski ise Ankara Godard’dı. İstanbul aşkın, Ankara arkadaşlığın şehriydi ve Frankfurt Westbahnof’taki o otelin balkonunda şehrin tüm hücrelerine kadar işlemiş yoğun sessizliği dinlerken, buraya gelmeden önce son yıllarımı geçirdiğim İstanbul’u değil, çocukluğumu geçirdiğim Ankara’yı düşünüyordum." (Şükran Yiğit, Wittgenstein'ın Yalnızlığı'ndan)

    - Yapıtlarından:
    Çatıkatı Aşıkları
    Bir Akdeniz Kedisinin Hatıraları
    Ankara, Mon Amour!

    (sukranyigit.net)
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  3. #3
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3


    Yeşil Gece

    Yazan: Reşat Nuri GÜNTEKİN

    İnkılap Kitabevi
    222 Sayfa





    Yeşil Gece, büyük ozan Nâzım Hikmetin değerlendirmesiyle en önemli on Türk romanından biridir.

    Toplumsal yönü ağır basan ve o dönemde var olan -günümüzde yeniden filizlendirilmek istenen- çağ dışı görüş ve uygulamalara dikkat çeken yorumuyla roman, medresede yetişen, ancak sonra öğretmen okulunu bitirerek Anadolu'daki bir kasabada, gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle savaşan, idealist bir gencin yaşadıklarını anlatıyor.

    Atatürk Devrimi'nin o coşkulu havası içinde, çok güçlü sezgi ve gözlemlerle kaleme alınmış bu kitapta, toplumumuzun o günkü bütün büyük sorunları, yürekli biçimde tartışılıyor. Romanın kahramanı Şahin Hoca'nın kişiliğini oluşturan nitelikler, mücadelesi ve uğradığı yenilgilerin öyküsü sayılabilir.

    "...Yeşil Gece’nin Şahin Hoca'sı edebiyat tarihimizin karakter olabilmeyi başarabilmiş ender roman kahramanlarından biridir. Reşat Nuri Güntekin, onun acısını, acısından çıkan olgunluğunu, kişisel dönüşümünü öyle başarıyla verir ki, bu Yeşil Gece'yi bir roman olarak da başarılı bir yapıt yapmaya yeter bir ölçüttür. Oysa materyalizmden, idealizme geçişin ışık hızıyla yaşandığı günümüzde ne kadar güzel bir karakterdir Şahin..." (Nihat Ateş)





    **********
    Reşat Nuri GÜNTEKİN kimdir?





    (1889 - 1956)


    Reşat Nuri Güntekin hakkında, dost vAlinOr 'un "Kitap Yazarları, Şairler ve Kitabevleri" bölümünde açtığı başlıktan bilgi edinebilirsiniz.
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  4. #4
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3



    Kurtuluş Savaşında İşbirlikçiler

    Yazan: İlhami SOYSAL


    Bengi Yayınları, 2008
    232 Sayfa


    "...İlhami Soysal bu kitabında,1919 - 1923 yılları arasındaki Kurtuluş Savaşında, ulus bir ölüm kalım kavgası verirken, düşmanla işbirliği eden kimi azınlıkların, kimi kendimizden olan işbirlikçilerin, kendilerini unutturmayı başarmış bir bölümünü adları ve eylemleriyle ortaya koyuyor.

    Gazete yazarlığı yanında, yaptığı araştırma ve incelemelerle de dikkati çekmiş olan İlhami Soysal'ın bu eseri, birçok çalışmaya kaynaklık etti..." (tanıtımdan)






    **********
    İlhami SOYSAL kimdir?






    Gazeteci, araştırmacı, yazar.

    1928 yılında Ereğli’de doğdu

    Bursa Erkek Lisesi'ni bitirdi.
    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okudu ancak öğrenimini bitirmeden gazeteciliğe başladı.

    Pazar Postası ve Son Havadis gazetelerinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı (1953-1957).

    Kim, Milliyet, Akşam gazetelerinin Ankara temsilciliğini, Türk-İş, Hareket, Akşam, Vatan dergi ve gazetelerinin yayım müdürlüklerini yürüttü.

    Ankara Gazeteciler Derneği ve Ankara Gazeteciler Sendikası Başkanlığı ve Kurucular Meclisi’nde basın temsilciliğinde bulundu. Akşam, yeni Ortam, Vatan gazetelerinde fıkralar yazdı.

    Sosyal Adalet, İmece, Yön, Türk Solu, Kim, Devrim, Demokrat dergi ve gazetelerindeki siyasal makaleleri; Güney, Pazar, Akşam Postası, Seçilmiş Hikayeler ve Dost dergilerinde yayınladığı sanat ve edebiyat ağırlıklı yazılarıyla tanındı.



    1960'lı yıllarda Akşam Gazetesi'nde, yüksek rütbeli komutanlar için lüks köşkler yapılmasını eleştirdiği için bir albay ve iki astsubay tarafından kaçırılıp dövüldü.

    Buna ve diğer birçok tehdide karşın susmadı; düzenin bozukluğu veya yaşanan sivil ve askeri yolsuzluklar karşısında her daim sesini yükselten birkaç yazardan biri oldu.

    İlhami Soysal 1992 yılında yaşama veda etti.

    - Yapıtlarından:
    Sıfıra Sıfır Elde Sıfır (1969)
    20. Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi (1973)
    Günün İçinden, (1976)
    Dünyada ve Türkiye'de Masonlar ve Masonluk (1980).
    150'likler (1985)
    Kurtuluş Savaşında İşbirlikçiler (1985)
    Demokrasi Diye Diye (1992)

    (derleme)
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  5. #5
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3



    İşbirlikçiler

    Yazan: Ümit ZİLELİ

    Dharma Yayınları, 2006
    400 Sayfa



    "İşbirlikçilik ve işbirlikçi…
    Sözlük,'İşbirlikçilik' için kısa bir tanım yapar:
    'İşgalci düşmanla, etkin işbirliği siyaseti...'
    Bu siyaseti yürütenler de işbirlikçi olur.
    Tabii, işbirliğinin de, işbirlikçinin de baş şartı çıkar temin etmektir.
    Tanım doğru ama, eksik; işbirliği mutlaka o ülke işgal altındayken yapılmaz çağımızda…
    Çağımızın işbirlikçisi kültür işbirlikçisidir, onun arkasında top, tüfek, tank yoktur ama, gazeteler, dergiler, televizyonlar vardır. Malzemeler ve cephanesi yalandır. İftiradır, hayâsızca ulusal değerlere saldırmaktır, bu değerleri yaralar, zedeler, en önemlisi kafalarda kuşku uyandırmaya çalışır.

    Ümit Zileli, bu kitabında, bunları bize tanıtıyor..." (Hasan PULUR)





    **********
    Ümit ZİLELİ kimdir?




    Gazeteci, yazar.

    1959 yılında doğdu.

    Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitirdi.
    1978 yılında Anadolu Ajansı'nda gazetecilik yaşamı başladı.
    Günaydın, Ankara Ekspres ve Barış gazetelerinde çalıştı.
    1982'de yeni kurulan Güneş gazetesinin ABD-Los Angeles muhabirliğini yaptı.
    Türkiye'ye döndükten sonra Güneş, Nokta, Son Havadis, Bulvar ve Milliyet'te çalıştı.

    Zileli 1991'den itibaren çeşitli televizyon kanallarında programlar gerçekleştirdi.
    Özel radyoların yayına geçtiği 1993'te ilk sabah haber-yorum programını başlattı.

    Türkiye P.E.N. Yazarlar Derneği üyesi olan Zileli 1997'den bu yana Cumhuriyet Gazetesi'nde yazılar kaleme almaktadır.

    - Kitapları:
    Vur Emri / Bir Asteğmenin Tunceli Anıları
    Karanlığa Karşı Yazılar / Irkçı, Mandacı Kuşatma
    İşbirlikçiler
    Aydın İhaneti
    Vurgun Demokrasisi
    Cumhurun Trajedisi / Karşıdevrimin Kısa Tarihi

    (derleme)
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  6. #6
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3



    Latife ve Fikriye / İki Aşk Arasında Atatürk

    Yazan: İsmet BOZDAĞ

    Truva Yayınları, 2005
    230 Sayfa



    ".....
    Atatürk'ü seven iki kadın...
    Fikriye ve Latife Hanımların Atatürk'ün hayatındaki yerleri ve seyirleri...
    Biri, Kurtuluş Savaşı öncesinden beri onunla olan Fikriye Hanım...
    Diğeri İzmir yangını sırasında Paşa'yla tanışan Latife Hanım...
    Latife Hanım'dan Atatürk'e gönderilen mektuplar...
    Latife Hanım'ın evlilikle değişen mizacı...
    Fikriye Hanım'ın Avrupa'dan zamansız dönüşü...
    Latife Hanım'la tanışması...
    Çankaya'ya alınmamasıyla birlikte acı intiharı...
    Mustafa Kemal Paşa'nın en yakın arkadaşlarından biri ve başyaveri olan Salih Bozok'un anıları...

    Ve onun gözünden Atatürk'ün özel hayatından bilinmeyen kesitler..." (tanıtımdan)




    **********
    Salih BOZOK kimdir?




    (1881 - 1941 )

    Atatürk'ün yaveri ve milletvekili.

    Selanik'de doğdu.

    Mustafa Kemal'in mahalle ve okuldan arkadaşıydı.
    Harp Okulunu aynı yıl bitirdiler. Salih Efendi jandarma sınıfına seçildi, Mustafa Kemal ise Akademiye devam ederek, kurmay oldu.

    Mustafa Kemal, Milli Mücadeleyi başlatmak üzere Anadolu'ya geçmeden önce Suriye Cephesi'nde bulunduğu sırada kendisini başyaver olarak yanına getirtti. Sürekli beraberlikleri böyle başladı.

    Mustafa Kemal Meclis Başkanı iken Meclis Başkanlığı Yaverliği, Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Cumhurbaşkanlığı Yaverliği yaptı.

    Yarbaylıktan emekliye ayrıldıktan ve TBMM 2. Dönem'de (o dönemdeki adı Bozok olan Yozgat'tan) milletvekili seçildikten sonra da Mustafa Kemal'in yakınında kaldı. 1939 yılına kadar Yozgat ve en son olarak Bilecik milletvekili seçildi.

    Atatürk'ün ölümü üzerine, kalbine kurşun sıkıp intihara teşebbüs ettiyse de kurtarıldı. Ardından Yalova'da köşesine çekildi.

    Salih Bozok 25 Nisan 1941 günü İstanbul'da yaşama veda etti.





    **********
    İsmet BOZDAĞ kimdir?




    Araştırmacı, yakın tarih yazarı.

    1916 yılında Bursa'da doğdu

    İÜ İktisat Fakültesi, Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi.
    Çalışma hayatının ilk dönemlerinde memuriyet, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. Yazdığı oyunlar Ankara Radyosu’nda yayınlandı.

    Daha sonraki dönemlerde araştırmacılığa yöneldi.
    Bilgi birikimlerini kitaplaştırarak önemli yapıtlar meydana getirdi.
    Kitapları daha çok tarih felsefesi, sosyal antropoloji ve yakın tarih alanındadır. Bazı eserleri İngilizce, Arapça, Urduca ve Çinceye çevrildi.

    - Yapıtlarından:
    Gönderilmemiş Mektuplar (Şiir)
    Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri
    Atatürk ve Eşi Latife Hanım
    Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri
    Demokrat Parti ve Ötekiler
    Atatürk'ün Evrensel Boyutları
    Sovyet Marksizmi, Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri
    Osmanlı Devlet ve Toplum yapısı,
    Bir Darbenin Anatomisi / 27 mayıs İhtilali,
    Bilinmeyen Yönleriyle Celal Bayar
    Değişim Şafağı
    Mustafa Suphi'yi Kim Öldürdü?
    Kültür İhtilalimiz
    Gazi ve Latife
    Latife ve Fikriye / İki Aşk Arasında Atatürk

    (derleme)
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  7. #7
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Hasan İzzettin Dinamo, sanıyorum ki Türkiye'de en kapsamlı incelemelerden birini yapmıştır 5 ciltlik incelemesinde. Bir arkadaşımın da kitaplığında senelerdir bu eser duruyordu ama bir türlü cesaret edemezdi sayfalarını çevirmeye.

    Resimlerini getirince, yan yana geldiğindeki ürkütücü görüntüsü geldi aklıma. Çok başarılı bulduğum bir çalışmadır.

    Detaylı bir konu olmuş. Okumaya ilgi duyan arkadaşlar için yararlı olacaktır.Devamı gelsin, diyeyim onlar adına.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




  8. #8
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Katkılarınızı beklerim dost devinizm...
    Sevgi/selam.
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  9. #9
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3



    Yirmi Aşk Şiiri Ve Bir Umutsuz Şarkı

    Yazan: Pablo NERUDA
    Çeviri :
    Adnan ÖZER

    Kırmızı Yayınları, 2007
    163 Sayfa


    "Böyle gecelerdeydi, sardım onu kollarımın arasında.
    Öptüm, kimbilir kaç kere, altında sonsuz göğün.
    Sevdi beni o, meğer ben de sevmişim onu.
    Yürek bu, nasıl dayansın o iri, durgun gözlere.
    Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
    Düşünüp benim olmadığını. Hissedip yitirdiğimi."

    "Yirmi Aşk Şiiri Ve Bir Umutsuz Şarkı" , Pablo Neruda adını ilk duyuran yapıttır. Hem kendisinin hem de çağdaş ozanlardan birçoğunun pek az yapıtı bu ufacık kitabın yaygınlığına ulaşabilmiştir. Daha 1961'de Buenos Aires' deki Losada Yayınevi milyonuncu baskıyı satışa çıkarıyordu. Bu sayının, şimdilerde ikimilyona ukaştığı tahmin edilmektedir. Nerden geliyor bu başarı, neye dayanıyor?..Çok açık : Neruda, daha yirmisindeki o çırak, bu küçük kitapta kendi yürek çırpıntılarını açıklamaya çalışırken, farkına varmadan, her çağdaki, her toplumdaki ilkgençlik çırpıntılarını da anlatmıştı. Ve kendi büyük şarkısının temellerini atıyordu bu ilk şarkılarla...Temel bir gerçeği kavramıştı Neruda : Aşkın mutsuzluğunu..." (tanıtımdan)




    **********
    Pablo NERUDA kimdir?




    (1904 - 1973)

    - Yaşamı:
    Parral'da (Şili) doğdu.
    Asıl adı Ricardo Eliezer Neftalí Reyes Basoalto'dur.
    Annesi öğretmendi, babası demiryolunda çalışıyordu.
    Annesini çok küçükken kaybetti.

    13 yaşındayken yerel "La Mañana" gazetesindeki bazı makalelerle katkıda bulunmaya başladı.

    1920'de "Selva Austral" edebiyat dergisinde "Pablo Neruda" adıyla yazmaya başladı. Şair, bu takma adı Çek şair Jan Neruda'da anısına seçmişti. Daha sonra bu ad yasal adı olarak kaldı.

    İlk kitabı Crepusculario 1923 yılında yayınladı.
    Sonraki sene şairin en tanınmış ve pek çok dile çevrilmiş olan eserlerinden Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı(Veinte poemas de amor y una cancion desesperada) basıldı.

    Edebi çalışmalarına devam ederken, bir yandan da Santiago'daki Şili Üniversitesi'nde Fransızca ve pedagoji okudu. 1927-1935 arası hükümetin elçisi oldu ve Burma, Seylan, Java, Singapur, Buenos Aires, Barselona ve Madrid'te görev yaptı. Bu dönemde yazdığı şiirler ezoterik sürrealist şiir kitabı "Residencia en la tierra" (1933)da toplanmıştır.

    İspanya İç Savaşı ve García Lorca'nın ölümü onu çok etkiledi ve önce İspanya sonra da Fransa'da Cumhuriyetçi harekete katılmasına neden oldu. Bu sırada şiirlerini topladığı Kalbimdeki İspanya (España en el Corazón (1937)) üzerine çalışmaya başladı. Kalbimdeki İspanya iç savaş sırasında cephede basılması açısından önemlidir.

    Aynı yıl ülkesine dönen Neruda daha sonraki eserlerini siyasi ve sosyal konular üzerine oluşturmuştur.

    1939'da Paris'te İspanyol göçmenler için konsolosluk görevine getirildi. Meksika'daki konsolosluk görevi sırasında Canto General de Chile'yi yazdı. Bu eserde bütün Güney Amerika kıtasının doğası, insanları ve tarihi yazgısı epik şiir şeklinde anlatılmaktadır. Yaklaşık 250 şiirin yer aldığı eser, on kadar dile çevrildi ve bu çeviriler yüzünden Neruda elçilik yaptığı ülkelerde zorluklar yaşadı.

    1943'te Şili'ye dönen Neruda, 1945'te senatör seçildi ve Şili Komünist Partisi'ne katıldı.1947'de Başkan González Videla'nın grevdeki madencilere yönelik baskıcı protestolarını protesto ettiği için, 2 yıl boyunca kendi ülkesinde kaçak yaşadı.

    1949'da yurt dışına çıktı ve 1952'ye kadar çeşitli ülkelerde bulundu. Bu dönemde yazdığı eserler politik aktivitelerinin damgasını taşır. Örneğin Las Uvas y el Viento (1954) Neruda'nın sürgündeki günlüğü gibidir.

    Yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınan Neruda, ülkesindeki ve İspanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1970 yılında Şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen Salvador Allende'yi desteklemiştir. Allende seçilince Neruda'yı Şili'nin Fransa elçisi olarak görevlendirdi.

    1971 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülü aldı.
    Nazım Hikmet adına Barış Ödülü de alan Neruda, Nazım Hikmet ile ilgili olarak "Onun(Nazım Hikmet'in)yanında biz şair bile olamayız" diyerek Nazım Hikmet'i övmüştür

    1972 yılında sağlık sorunları nedeniyle elçilik görevini bırakarak Şili'ye döndü.
    1973 yılındaki Şili kanlı faşist askeri darbesinin ardından evi basıldı.

    Pablo Neruda 24 Eylül 1973 günü Santiago'da (Şili) yaşama veda etti.

    - Şiirlerinden:
    Ağıt
    Asma Çubuğu ve Rüzgar
    Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim
    Buğdayın Türküsü
    Deniz
    Dönüş Sevinci
    Federico Garcia Lorca'ya Yanık Şiir
    Halk
    Huerta Usta
    Kıyımlar
    Nâzım'a Bir Güz Çelengi
    Oğulları Ölen Analara Öğüt
    Plaza Ölüleri
    Savaşan Toprak
    Unutmak Yok

    - Yapıtlarından:
    Crepusculario (Alacakaranlık, 1923)
    Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı, 1924)
    Amillos (Halkalar, 1926)
    Espana en el corazon (İspanya Yüreklerde, 1937)
    Las furias y las penas (Öfkeler ve Acılar, 1939)
    Canto general (Evrensel Şarkı, 1950)
    Las uvas y el viento (Üzümler ve Rüzgâr, 1954)
    Estravagario (Taşkın Dalga, 1958)
    Las piedras de Chile (Şili Taşları, 1961)
    Memorial de Isla Negra (Kara Ada Defteri, 1971)
    La barcarola (Barkarol, 1968)

    - Türkçe'de Pablo NERUDA yapıtlarından:
    Sevdiğime Seslenir Gibi (Yordam Yayınları, 1992)
    Seçme Şiirler (Yön Yayıncılık, 1992)
    20 Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı (Kırmızı Yayınları, 2007)
    Makasçı Uyansın ( Evrensel Basım Yayın, 1996
    Aşk Soneleri Ateşten Kılıç (Papirüs Yayınları, 1997)
    100 Aşk Sonesi (Gendaş Kültür, 1998)
    Kaptanın Dizeleri ve Yürekteki İspanya (Kaynak Yayınları, 2000)
    Yüreğim Rüzgârlarla Özgür (Adam Yayınları, 2002)
    Şiir Boşuna Yazılmış Olmayacak (Broy Yayınları, 1984)
    Yaşadığımı İtiraf Ediyorum (Milliyet Yayınları, 1998)

    (tr.wikipedia.org, siir.gen.tr)
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  10. #10
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3


    Denizin Bittiği Yer / Gültekin BEKDEMİR

    Su Yayınları, 2008
    160 sayfa

    "...Bu kitap, 1980 öncesi yeraltı maden işçilerinin direnişinden, 12 Eylül sonrası, Fransa'daki politik sürgün günlerine ve oradan tekrar Türkiye'ye uzanan bir anı-romandır...Denizin bittiği yer neresidir? Ufuk mudur? Yani denizin gökyüzüne kavuştuğu çizgi, Yoksa bir karaya vuruş mudur? Yani dalgaların kırıldığı kayalık bir kıyı..." (tanıtımdan)


    "Denizin Bittiği Yer... Neresidir?
    Kitabın adı Denizin Bittiği Yer. Gültekin Bekdemir'in anı-romanı Su Yayınları'ndan yeni çıktı. Gençler tanımıyor olabilir ama Gültekin Bekdemir 12 Eylül öncesinde Devrimci Yeraltı Maden-İş Sendikası'nın örgütlenme sekreteri olarak çalıştı, dönemin işçi mücadelesinde önemli görevler üstlendi. Asıl mesleği avukatlıktı. Bekdemir bu mücadele dönemini kaleme aldığı 'Denizin Bittiği Yer' anı romanda sivil ve alternatif tarihin örneklerinden birini ortaya koymaya çalışıyor. Anı roman bir başka yanıyla da dönemin isimsiz kahramanlarından biri olarak, hiçbir engel karşısında teslim olmayışı yansıtıyor. Çünkü Bekdemir bu kitabında beyin damarını tıkayan bir pıhtıyla gelen "inme"nin bile önünde uzanan ufkun ve umutların seyredilmesine engel olmasına izin vermiyor. 1980 öncesi yeraltı maden işçilerinin direnişinden Fransa'daki politik sürgün günlerine uzanıyor ve felç olmuş yalnızlıklarını, Ayvalık sahillerinde, denizin öyle ya da böyle bittiği bir yerde yeniden kalabalıklaştırabileceğini kanıtlıyor. Kitap aynı zamanda bir hastalığa teslim olmayışın da öyküsü. Yazar "Denizin bittiği yer neresidir? Ufuk mudur; yani denizin gökyüzüne kavuştuğu çizgi. Yoksa bir karaya vuruş mudur; yani dalgaların kırıldığı kayalık bir kıyı" diye soruyor. Bekdemir'in romanında Yılmaz Güney, Can Yücel anıları da hayat buluyor." (Deniz SOM, Cumhuriyet)





    **********
    Gültekin BEKDEMİR kimdir?


    1949 yılında Amasya'da doğdu.

    Annesi İsmet Hanım*, babası Ahmet Bey'dir.

    Konya Erkek Lisesi'ni ve AÜ Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
    1980 öncesinde Yeraltı Maden İş Sendikası'nın avukatlığını yaptı.
    12 Eylül 1980 faşist darbesinin ardından yurt dışına çıktı. Uzun süre Fransa'da kaldı.
    1990'lı yıllarda Türkiye'ye döndü. Halen Ankara'da yaşamaktadır.

    * "İsmet Hanım" hakkında: Artık yaşamayan anne İsmet BEKDEMİR, 12 Eylül faşist darbe döneminde hapishanelerde yatan tüm siyasal mahkumlara verdiği desteğinden ötürü "Hapishanelerin Anası" adıyla anılmaktadır. "İsmet Hanım" ayrıca İnsan Hakları Derneği kurucu üyeleri arasında yer almıştır. "İsmet Hanım"ın diğer oğlu yazar Melih Bekdemir de Dev Yol davası sanıkları arasında olup, ağır işkence tezgahlarından geçmiş ve uzun yıllar hapishanede yatmıştır.
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •