Bay hsstir..!
Yaratık iki..!
Çarpık nevzuhur, memleketin “terkedilmiş bostan!” muamelesinden yararlanan çetenin torba elemanıydı.. Önündeki sırada bulunanlar İmralı şeytanının ayetlerine çarpılınca, yedekten çekilip koltuğa oturtuluvermişti… Emir kuluydu, şeytan ayetlerine harfiyen uyacaktı.. Öyle de yaptı ve yapınca da yol verildi, gözü gönlü açıldı, süper servete kavuştu, lüks yaşamaya başladı..
Eee tabii azdı!..
İmralı’dan gelen beslenme çantasına layık olmak zorunda… Bu yüzden…
Mesela o, şu “malum piçlerin” abisidir…
Yol boş, meydan boş..!
Sırtı sıvazlanıyor!..
Bir bakıyorsunuz, malum paçavraların da baş köşesinde etekleniyor..!
Ve hatta memleketin en ünlü homoşu ile geçen gün matbuatta fotoğrafları vardı. Bıyıklı homo onu pek takdir ediyormuş, ot ota mis kokar hesabı..
Siyasetçisi, sanatçısı (!) ve hatta memleketi teslim almaya gelmiş sömürge müfettişi, kendisine bayılıyor..
Hal böyle olunca da o lafı sarkıtıvermiş, saydırmış..
Üslubu doğal!..
İçinden çıktığı mensubiyet, başka türlü iletişim kurmaya müsait değil..
Bilirim ve ben de zaten onları anarken bilerek öyle yapıyorum. “Sizden bahsediyorum” demek için onları “saydırarak” anıyorum.. Saydırıyorum ki, onlardan bahsettiğimi anlasınlar..
Çünkü bu ilkel yaratıklar, üreme organları ağızlarından sarkmış, öyle gezen mağara adamlarıdır!..
Tabanda, gözünü kırpmadan insana saldırıp can alabilen caniler…
Tepelerinde de bakımlı, kravatlı…
Yaratıklar..!
İmralı şeytanının havarileri!..
Bu ilkel kabile ürünlerinin, kendilerini ifade tarzları böyledir diye tekrarlayalım…
Ya ana avrat dalacak, ya da kaleş sıkacak..(Küçük yaştakilerin molotof ile sokağa salınması da, büyüdüklerinde sıkı birer vahşi yaratık olmalarına imkan sağlamak içindir.)
Komik olan şudur…
Bu, türü tek yaratıkların okuyup ehlileştirilmeleri için, okul mokul yatırımları ile beyhude uğraşlar vardır… Bu çabalarla ehliyet, diploma sahibi yapılan yaratıkların, birer unvanlı cani, kan davası peşinde robotlar olmalarını da sağlayan, kendi düşmanını yetiştiren etiketinin de eşi yoktur..
İşte bu yüzden, malum yaratık, “hass dur!..” diye çemkirirken ifadesi ile yarattığı manzarayı, bir nevi “Dr. Frankenstein sendromu” diye izah edebiliriz.. Dr. mengenesinde önemli bir ürün olan “yaratık” ipleri salınınca canavarlaşmıştı ya..
Gördüğümüz odur..!
Böyle olacağı da belliydi!..
Koca bir koltuğu boş bırakıp, şeytanın havarisine yol verirsen, olanlar tabiidir!..
Madem o da o kaynaktan çıkmıştır, yani aslında o da içinden çıktıkları gibi üreme organı ağzında gezen bir yaratıktır… “kalkmanın tezahürü” de hss. olacaktır doğallıkla!..
Peki bu curuf nasıl temizlenir…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
