Türk TELEKOM Kaymağı
Bir zamanlar tamamı bizim olan Telekom'un özelleştirilmesi şart mıydı ?
Görünen şekliyle Türk Telekom'un özelleştirilmesi tam bir facia ve ihanettir.
Gazetelerde okumuşsunuzdur: 10 milyon abonesi olan Yunan Telekom'unun yüzde 25 hissesi, bir alman firmasına 22 milyar Dolar değer üzerinden satıldı. Şartnameye göre son sözü daima Yunanistan söyleyecek. Almanların görevlendireceği yönetim kurulu üyesi veya üst seviye yöneticisine Yunanca konuşma şartı getirilmiş..!
Şimdi dikkat ediniz: 30 milyona yakın abonesi olan Türk Telekom, 2005'te 12 milyar Dolar değer üzerinden satılmış. Üstelik ödeme de 1 Milyar Dolarlık yıllık taksitlerle yapılıyor.. Yani bedeli HARİRİ değil, kurumun kendisi ödüyor..
Daha acı ve düşündürücü husus da şudur:
2005'te Türk Telekom'un yüzde 55 hissesini, 12 milyar dolar değer üzerinden 6.6 milyar dolara satın alan Hariri ailesi, bu hissenin yüzde 35'ini 22 milyar değer üzerinden 6.7 milyar dolara Suudi Telekom'a satmıştır.
Ne güzel alış veriş değil mi? Bu satış, gazetelerde yer aldığı halde, hiç kimse, bu haberin üzerinde durmadı.
Şimdi; daha acı bir gerçeği dikkatinize sunalım:
Gazetelere yansıyan haberlere göre Hariri ailesi, 2007 sonuna kadar 2 milyar Dolar da kâr payı almış.
Türk Telekom; 51 bin olan personel sayısını özelleştikten sonra 36 bine düşürmüş. Önümüzdeki aylarda personel sayısının 30 bine düşürüleceği haberini, gazetelerde okuyoruz.
Harriri ailesinin Türk Telekom'dan elde ettiği 2 milyar dolarlık kâr payı; çalışan 85 bin kişinin (devletin payı dahil) bir yıllık ücretlerine eşittir.
Dahası var: Türk Telekom, abonelerinden her ay 10 lira sabit ücret tahsil etmektedir. 25 milyon abonesi olduğunu varsayalım. Bu durumda aylık tahsilatı 250 milyon, yıllık tahsilatı 3 milyar YTL'dir. Fevkalade önemli ve verimli Türk Telekom'u yabancılara ikram eden bir siyasi iradeye hesap soramayan bir halk, acaba hipnotize midir yoksa ülke meselelerini düşünemeyecek derecede bilgisiz ve gafil midir?
Her iki durumda da bu vahim sonucun yaratılmasına katkı sunanlar hesap vermeli ve hak ettikleri cezaları almalıdırlar.
Çünkü; Cumhuriyet tarihimiz boyunca böylesine bir gaflet ve dalalet yaşanmamıştı..