• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5

    Noel nedir, ne değildir?

    Hz. İsa'nın doğumundan çok önce güneşe tapan putperestler, tanrı saydıkları Güneşin her gün biraz daha erken kendilerini terk etmesine üzülürlerdi.

    25 Aralıkta günler tekrar uzamaya başlayınca, Güneşin kendileri ile kalmaya razı olduğuna sevinerek kutlamalar yaparlardı. Bu kutlamalar sırasında dans ederler, içki içerler ve ışıklandırma yaparlardı. Ayrıca hindi kesme, domuz başı, kaz kızartması yemeyi de gelenek haline getirmişlerdi. Birde aralarında çeşitli hediyeler verirlerdi.

    Ayrıca Güneşe tapan ve kurtarıcı tanrılarının kış başlangıcında doğduğuna inanan diğer putperest milletler de vardı. Bunlar da Julian takvimine göre kış başlangıcı olarak kabul edilen 25 Aralık ta özel kutlama törenleri yaparlardı.

    Hz. İsa'nın doğum günü kesin olarak bilinmediği için ilk hıristiyanların Hz. İsa'nın doğumu için kutladıkları özel birgün yoktu.

    Roma İmparatorluğunun her yerinde Güneşe ve putlara tapılıyordu. Roma İmparatoru Büyük Kostantin, putperest iken miladın 313 senesinde hıristiyanlığı kabul etti. Putperestlikten birçok şeyleri de hıristiyanlığa soktu. Güneş tanrısının doğum günü kabul edilen 25 Aralığı yılbaşı kabul etti.

    Hz. İsa'nın kurtarıcı tanrı olduğuna inanan hıristiyanlar da, Hz. İsa'nın 25 Aralık ta doğduğunu kabul ettiler (!). Sonunda bu geceyi miladi yılbaşı ve Noel olarak hersene kutlamaya başladılar.

    Hz. İsa'nın doğum günü olarak 25 Aralığın seçilmesi, III. yüzyıl başlarında Hz. İsa'nın ölüm tarihinin 25 Mart olarak tahmin edilmesine dayanır. Hz. İsa'nın doğumu 6 Ocak'ta, müneccim kralların tapınması ve Hz. İsa'nın vaftizi ile birlikte kutlayan Doğu hıristiyanlığı da 25 Aralık tarihini aziz Lonnes Khrysos.. benimsemiştir. (Büyük Laruss Ans.)

    Buna karşılık Ermeni kilisesi Noel'i hiçbir zaman kabul etmedi ve Hz. İsa'nın doğumunu 6 Ocak ta kutlamayı sürdürdü. (Ana Britanica Ans.)

    Efsanevi hıristiyan inanışına göre; miladi 4. yüzyılda Anadolu'da Myra (bugünkü Demre-Antalya) yöresinde yaşamış olan Aziz Nikolaos adındaki hıristiyan azizi, Roma imparatoru Kostantin'in rüyasına girdi ve idama mahkum edilen 3 subayı kurtardı.

    Bu olaydan sonra ünü gittikçe yayılan Nikolaos, zamanla Rusya ve Yunanistan gibi ülkelerin hayır kurumlarının, loncaların, çocukların, denizcilerin ve bazı şehirlerin koruyucu azizi olarak benimsendi. Çocuklara özel armağanlar getirdiğine inanılan ve Noel Baba olarak anılmaya başlanılan Aziz Nikolaos efsanevi bir kişiliğe büründü.

    Aziz Nikolaos'un Noel Baba haline sokulması ilk önce Almanya'da görüldü. Bu efsanevi gelenek zamanla Protestan kiliselerin çoğunlukta olduğu Avrupa ülkelerinde yayıldı. Sonra A.B.D.'nin New York şehrine gelip yerleşen Hollanda'lı Protestanların Aziz Nikolaos'u iyilik sever bir kimse olarak anmaları da çok sevilmesine yol açtı.

    kutlanan çocuk bayramlarında da yer verilmeye başlandı. Geleneksel aile ve çocuk bayramı olarak kutlanan Noel yortusunun koruyucusu olarak kabul edildi.

    Noel Baba'nın şişman, neşeli, kırmızı ve beyaz piskoposluk giysileri içindeki tasvirleri Amerikalılar tarafından gündeme getirildi. Noel baba olarak bilinen Aziz Nikolaos'un bazen yalnız, bazen yardımcısıyla ata binerek, bazen de sekiz Ren geyiğinin çektiği arabasıyla evlerin damlarında dolaştığı efsanesi yaygınlaştı.

    Sırtında içi hediye dolu bir heybeyle dolaşan Noel baba evlere bacadan girer ve armağanlarını uslu çocukların ayakkabılarının içine koyduğuna inanılır. (Aslında o hediyeleri evin babasının oraya yerleştirdiğini artık bütün çocuklar biliyor.) Noel baba, "yeni doğan" ya da "yaşayan" bir folklarik olaydır. Gerçektende onun ortaya çıkışı her yerde yakın tarihlere rastlar. (Büyük Laruss Ans.)

    Noel şenlikleri sırasında ışık ve süslerle donatılan ağaca denilmektedir. Yaprak dökmeyen ağaçları ve çelenkleri ölümsüz yaşamın simgesi olarak kullanmak, eski Mısırlıların, Çinlilerin ve Yahudilerin ortak bir geleneği idi.

    Avrupalı putperestler arasında yaygın olan ağaca tapınma, hıristiyanlığı benimsemelerinden sonra, İskandinavyalıların şeytanı korkutup kaçırmak ve Noel zamanında kuşlar için bir ağaç hazırlamak üzere ev ve ambarlarını yılbaşında ağaçlarla donatma geleneği biçiminde sürdü. Almanya'da da kış ortasına rastlayan tatillerde evin girişine ya da içine bir Yule (yeni yıl) ağacı konuyordu.

    Günümüzdeki Noel ağacı Almanya'nın batısından kaynaklandı. Ortaçağda Adem ve Havva'yı canlandıran gözde bir oyunun ana dekoru, Cennet bahçesini temsil eden ve üzerinde elmaların bulunduğu bir çam ağacıydı.

    Adem ve Havva yortusunda (24 Aralık) Almanlar evlerine böyle bir Cennet ağacı dikerler, üzerine Momünyon'daki kutsanmış ekmeği simgeleyen ince, ekmek parçaları asarlardı.


    değişik biçimlerdeki çörekler aldı. Ayrıca bazı yerlerde Hz. İsa'yı simgeleyen mumlar eklendi. Noel mevsiminde ağaçla aynı odada Noel piramidi de bulunurdu. 16. yüzyılda Noel piramidi ve cennet ağacı birleşerek Noel ağacını oluşturdu.

    İngiltere'ye 19. yüzyıl başlarında ulaşan Noel ağacı, Kraliçe Victoria'nın eşi Alman prens Albert'in desteği ile bu yüzyılın ortalarında yaygınlaştı. O dönemde Noel ağaçları, dallarına kurdela ve kağıt zincirlerle asılmış mum, şekerleme ve keklerle süsleniyordu. Göçmen Almanların Kuzey Amerika'ya 17. yüzyılda götürdükleri Noel ağacı, 19. yüzyılda moda oldu. Gelenek Avusturya, İsviçre, Polonya ve Hollanda'da da yaygındı. Japonya ve Çin'e 19. ve 20. yüzyılda Amerikalı misyonerlerin tanıttığı Noel ağaçları ince işlenmiş kağıt süslerle donatılıyordu.

    Her sene olduğu gibi bu sene de Noel uğruna binlerce çam fidanı katledilecek. Taze Çam fidanlarının yerine evinizi sevgilerimiz'le süsleyelim, mutlu yıllar dilerim.

    http://forum.turk.net/oku.asp?tid=60599

    -------------------------------------------------------------------------

    hıristiyanların kutlu doğum günü olan bugünün bazı ülkelerin dilinde niklas günü veya noel günü olarak bilinmesi ise tarihi bir yanlıştır. aziz nikolaus ya da niklas günü bir aile içi hediyeleşme geleneğine sebebiyet vermişti. 1536 yılında martin luther çocuklarda isa anlayışının gelişmesini sağlamak üzere hediyeleşmeyi kutsal doğum gününende yapılmasını önerdi ve bu kabul gördü. noel bayramının gelişimi farklılıklar içerse de genel olarak 11. y.y.dan beridir noel oyunları eklenmiş, 15. y.y.da noel ağacı eklenmiş, 19. y.y.da noel çelengi ve 20.y.y.'da bildiğiiz kırmızı elbiseli noel baba noel bayramı kültürüne adapte olmuş, kültürü daha sonradan sembolize eder olmuşlar.

    peki neden farklı ülkelerde farklı isimler verilmiş bu bayrama ve neden bu bayramın çok sonraları sembolü olan şeyler şu an bu bayramın ismi olmuşlar? derseniz sebebi çok basit. ilk defa 12. y.y. başında almanca bir duada (1170) ve almanca bir şiirde (1190) ayrı ayrı olarak hz. isa'nın doğum günü gecesi dile getirilmiş ve bu gecede tanrı'nın vicdanından bahsedilmiştir. birbirleriyle aynı olmasa da bu örneklerde eski yüksek almancada iki kelimenin şiirde ve duada ayrı ayrı kullanılsalar da halk arasında kutsal ve gece kelimelerinin birleştirilmesinden bugünkü almancadaki weinacht kelimesinin doğduğunu görüyoruz. bu geceye ilk ismini almanlar verdiği için diğer kültürler kendilerinde daha önce niklası, aziz claus'u, noel'li kullandıklarını veya christmas dediklerini görürüz.

    hıristiyan alemi en çok bu bayramda kilise ziyaretinde bulunur. ve hıristiyan alemi kendi dinlerinden olmayanların bu bayramı kutlamalarında bir sakınca görmediğini söyler imiş. çünkü bu bayramın hediyeleşme ayağı hıristiyanlık öncesine hint ve fars kültürüne kadar dayanıyor.

    noel babanın karışık saçlı ve sakallı olması ve bunların beyaz olması, 9. y.y.da bile herhangi bir ilahi dinle tanışmamış olan kuzey avrupa kabilelerinin hıristiyanlığa daha çabuk ısınmaları için uygun görülmüştür, diye bir görüş var. çünkü noel baba bu şekliyle odin'e benzetilir.
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Tüm dünyanın yeni yılı kutlu olsun.Yeni yılı noelle karıştıranların bile.

  3. #3
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    İşin içinde güzellik, estetik, eğlence ve sevgi varsa bizim dinciler düşmandırlar. Her zaman kavga, nefret, kin, intikam onlara daha tatlı gelmiştir.

    Noel ile Yılbaşını karıştıranların da aslında özünde bu var. Güzel olan, eğlenceli olan, sevgi dolu olan herşeye karşı amansız bir nefret...

    Bütün dinler kendinden evvelki inançlardan etkilenirler. Başörtüsü veya türban gibi kadınları başlarını kapama geleneklerinin mabet rahibelerinden geldiği bugün bir tarihi bir gerçektir.
    Aynı şekilde hemen hemen her eski dinlerde olan Kurban geleneğinin de günümüzde varolma sebeplerinden biri de budur.

    Yaratılış, Adem ile Havva hikayesi, Tufan, Babil kulesi gibi tek tanrılı kutsal dinlerinde kullanılan bütün temaların Sümerlerden, Babillerden vb kadim uygarlıklardan alıntı olması tesadüf değildir.
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bir yılın 364 günü dinler için,sadece bir günü insan içindir.

  5. #5
    --- avanti besiktas --- cumartesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-02-2005
    Mesajlar
    24,711
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    http://www.facebook.com/video/video....6949854&ref=nf

    Biri bu adami ve bunun yolunda olan saflari durdursun
    bazen sert biri oluyorum ama tadima bakarsaniz hala tatli. butun mesele soylemeye korkuyor olmam. hani sevgiliniz size beni sevdigini soyle der de soyleyemezsiniz ya, aynen oyle.




    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186

    hoşçakal kardeşim öner...

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı cumartesi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    http://www.facebook.com/video/video....6949854&ref=nf

    Biri bu adami ve bunun yolunda olan saflari durdursun
    Valla desenize Maymuna dönüşüp özümüze döneceğiz.Domuz kısmına bişe diyemeyecem,o müslümanların sorunu valla.Sürekli uyarsınlar birbirlerini,aman noeli kutlama,aman kanal kanal zapping yapma diye.

    Hoca bir ara Kuzuların sessizliğine falan girecek dedim.Babasını kesmiş,kafatasında şarap içmiş falan.Hani varya,

    Hannibal kelle paça salonu.

  7. #7
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı kaiser tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İşin içinde güzellik, estetik, eğlence ve sevgi varsa bizim dinciler düşmandırlar. Her zaman kavga, nefret, kin, intikam onlara daha tatlı gelmiştir.

    Noel ile Yılbaşını karıştıranların da aslında özünde bu var. Güzel olan, eğlenceli olan, sevgi dolu olan herşeye karşı amansız bir nefret...

    Bütün dinler kendinden evvelki inançlardan etkilenirler. Başörtüsü veya türban gibi kadınları başlarını kapama geleneklerinin mabet rahibelerinden geldiği bugün bir tarihi bir gerçektir.
    Aynı şekilde hemen hemen her eski dinlerde olan Kurban geleneğinin de günümüzde varolma sebeplerinden biri de budur.

    Yaratılış, Adem ile Havva hikayesi, Tufan, Babil kulesi gibi tek tanrılı kutsal dinlerinde kullanılan bütün temaların Sümerlerden, Babillerden vb kadim uygarlıklardan alıntı olması tesadüf değildir.
    sevsinler içinde estetik, güzellik olunca aforizmalarını. bir buçuk milyar hristiyanın her yıl taze çam fide si kestiğini düşünürmüsün bi.

    bende onu diyorum işte; kurban a saygısı olmayanın görüş ve inancına benimde pek saygım kalmaz. tabi sözüm ehl-i kitap taki mutedil insanlara değil, müslümanım diye geçinen tüfeylileere. birde ateistim deyip müslümana gelince tu kaka, hristiyan değerlerine gelince sözde çağdaş paradigmalar..

    kaynak diyorsun meydan larousse al sana. yorum yapabilmek için iyi okumalısın.

    o saydığım kadim uygarlıklar her ne ise babanın tapulu malı sanıyorsun heralde. noel i değilde yılbaşını kutluyoruz dersen pekala anlaşılacakta canım fındık fıstık alıp çocuklarla tv de dansöz seyrederiz demkete pek anlaşılirde..

    bunun noel le ne alakası var..

    ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol demezlermi adam.. olduğu gibi görünsün insanlar, göründükleri gibi olurlarsa mevzu uzar gider çünkü hal aksi olunca bir müddet sonra inceliğini kaybeder insan.
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  8. #8
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,692
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Mübarek Noel Bayramınızı kutlar, esenlikler dilerim.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

  9. #9
    kaiser adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2003
    Mesajlar
    8,571
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Geçin bu çevreci ayaklarını Bir defa bu noel çamları öyle ormanlardan kesilerek yapılmaz. Sanki elde balta ormana giriliyor ve bu ağaçlar kesiliyor Öyle olmuyor bu işler.

    Bunların özel olarak üretildiği çiftlikler vardır. Bunlar sırf noel için ağaç üretirler. Yani eğer Noel ağacı geleneği olmasa zaten bu ağaçlar yetiştirilmeyecekti. Dolayısıyla yine eksik bilgi yine kulaktan dolma yanlış bilgilerle yorumlar yapıyorsunuz Ağlağın abileri yine sizleri kandırmış

    Bu aslında tavuk çiftlikleri gibi yerlerdir. Eğer insan nüfusu bu kadar tavuk tüketmeseydi bu tavuk çiftliklerin de olmaması gibi eğer Noel ağacı geleneği olmasaydı bu ağaçlar da zaten üretilmeyecekti

    Diğer mevzuya gelince, insanlığın Adem ve Havva daha sonra da Nuhun çocuklarından ürediğini sanan kişiler için zaten anlaşılamaz.
    Bu kadim uygarlıklar Kurbandan Tufana, Babil Kulesinden Yaratılışa kadar her türlü efsaneyi zaten tek tanrılı dinlerden çok daha evvel kendi dinlerinde kullanıyorlardı.
    Eldeki Sümer tabletlerinden Babil belgelerine Mısır Belgelerine kadar bunlar TARİHİ GERÇEKLER.

    Dediğim gibi sizin derdiniz güzel olan herşeyle. Eğer bir işte kin ve nefret varsa o zaman sizin gibiler rahat ediyorlar.
    Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.

  10. #10
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    kaiser durmadan afgurup sen,siz böylesiniz şöylesiniz demekle gercekte gizli yönlerini deşifre ediyorsun.

    sen nesin sahi. yeri geldiğinde AB ve ABD düşmanı olurken AB ve ABD nin dinli-dinsiz bütün değerlerini benimserken; yahut ulusalcı, milliyetci geçinirken anadoluya ait değerlere galiz bir düşmanlık beslerken ne dediğini kişiliğin duyuyormu?.

    efendim çam fideleri çiftliklerde yetiştiriliyorsa kurbanlıklarda ahırlarda besleniyor. varmı diğerinin bundan farkı?.

    görünen köy kılavuz istemez sözüne uyum sağlayan gerçekliktir aslında bu çelişkilerin. müslümanım diyip de müslümanları dışlayanlar gizli ateisttir zannımca. namaz kılacak bir yeriniz var mı sorusuna bön bön bakarak sizi aşağılayan tipleri gördükçe midesi bulanıyor insanın. ayrıca bir de akıl vermezler mi? kaza yap abicim, evinde kılarsın, benim babam da hacı güler misin ağlar mısın? ulen deyyus yaratıcı emretmiş sana mı soracam ne yapacağımı? en büyük alışveriş merkezlerinde bile mescid bulmak neredeyse imkansız.

    avrupada böle bir durum yok! insanlar sizi dua edeceğiniz için ne aşağılıyorlar ne de akıl veriyorlar. mutlaka size ayrılan bir yerleri mevcut. aslında dinimizi rahatça, özgürce yaşayamıyoruz diye sızlanan insanların demek istediği bu.

    elimizde tapu gibi sağlam değişmemiş/değiştirilmemiş kuranada inanıyoruz; bilim adamlarınca çeşitli şekillerde tartışılan babil, sümer uygarlıklarınada. diğerini birinden üstün görüğümüzmü var? ama sen kuranı bırak ve sümer tabletlerine gel diyorsun.

    evet namaz kılana karışan yok, evet herkes istediği zaman istediği yerde namaz kılıyor, evet cami çok ancak namaz kılacağım diyene gizli aşağılama, farklı bakma var sanki adam uzaydan gelmiş gibi. işin özü budur. lütfen tedavi olunuz. konu nerden nereye geldi.

    deymez üç günlük dünya için birbirimizi üzmeye, kırmaya..
    Bu mesaj en son " 03.01.10 " tarihinde saat 14:24 itibariyle PasakLi_Kont tarafından düzenlenmiştir...
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Laiklik nedir? Ne değildir?
    2005 Konuları bölümünde ESHQUIA tarafından açılmış
    Yanıt: 191
    Son Mesaj: 31.03.08, 10:35
  2. 'NATO' nedir, ne değildir?
    2005 Konuları bölümünde tutsak tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 20.07.05, 13:17

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •