zaman çizelgelerin
karanlık tırnaklarca yırtıldığı yerde
bir kutup yıldızı ışıyor
dolunay kaçkını gecelerin
ürkek ve mahsun güzelliğinde
defteri dürülmüş kırmızı şarkılar sokuluyor usulca
sağırlaşan duyuların ağraz tüller çekilmiş pencerelerine
bir ılık tını meltemler fırtınalıyor bilinmeyen iklimlerden
ölüm koyaklarda cesedini nilin parşömenlerine sargılayıp
güneşlerin battığı ufukların kristal lahitlerine
geçiyorlar ağır aksak çağrıları omuzlarında
mor omuzlu suskun saliseler
kaybedilmiş savaşımların günleri
sarı konfetilere boğuyor yeryüzünü salaş günceler
sahra samların çatlak dudaklara
tuz beyazlar tınazladığı ıssız caddelerde
ikilemler
tezat danslar ediyorlar can sahnelerde
mimlere mumyalanıyor anlatıların çığlıkları
vuruyorken çocuk yüzlü adamlar kuşdili lehçeleri
ellerinde kara sapanlar yaşamın akabelerinde
-bir- şarkı
-bir- ses
uzak evrenlerin avuç içlerinde
Alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
