• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
24 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3

    Konstantinos Kavafis Şiirleri, Yazıları Ve Eseleri

    .
    .

    BARBARLARI BEKLERKEN

    Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine?


    Bugün barbarlar geliyormuş buraya.


    Neden hiç kıpırtı yok senatoda?
    Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?


    Çünkü barbarlar geliyormuş bugün.


    Senatörler neden yasa yapsınlar?


    Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar.


    Neden öyle erken kalkmış imparatorumuz,
    şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,
    başında tacı, törene hazır?


    Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,


    onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz.


    Bir de koca ferman hazırlatmış


    ona rütbeler, unvanlar bağışlayan.


    İki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle
    işlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?
    Neden böyle yakut bilezikler, parlak,
    görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?
    Ellerinde neden böyle altın,
    gümüş kakmalı asalar var?


    Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,


    onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.


    Ünlü konuşmacılarımız nerde peki,
    neden herzamanki gibi söylev çekmiyorlar?


    Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,


    onlar pek aldırmazlarmış güzel sözlere.


    Neden bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?
    (Nasıl da asıldı yüzü herkesin!)
    Neden böyle hızla boşalıyor sokaklarla alanlar,
    neden herkes dalgın dönüyor evine?


    Çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi.


    ve sınır boyundan dönen habercilere göre,


    barbarlar diye kimseler yokmuş artık.


    Peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
    Bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.


    Constantino KAVAFİS

    Çeviri: Cevat ÇAPAN
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  2. #2
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    BARBARLARI BEKLERKEN

    -Pazar yerine toplanmış ne bekleşiyoruz böyle?

    Barbarlar geliyormuş bugün.

    -Bu ne durgunluk Senatoda
    neden yasamaz olmuş senatörler?

    Barbarlar geliyormuş bugün.
    Yasamanın gereği var mı?
    Barbarlar yasa koyarlar gelince.

    -Neden İmparatorumuz böyle erken kalkmış;
    başında tacı, duruşunda bu törensizlik,
    ne yapıyor kentin en büyük kapısında?

    Barbarlar geliyormuş bugün.
    Başbuğlarını İmparator
    karşılamaya çıkmış.
    Buyrultu bile çıkarmış diyorlar,
    ona nicelikler, ayrıcalıklar bağışlayan.

    -Neden iki konsülümüzle yargıçlarımız
    kırmızı, süslü kaftanlar içinde çıkmışlar?
    Neden yakut bilezikler, parlak
    zümrüt yüzüklerle bezenmişler?
    Altın, gümüş kakmalı asalarıyla
    ne yapacaklar böyle.

    Barbarlar geliyormuş bugün,
    Barbarların böyle şeyler pek hoşuna gidermiş.

    -Nerde ünlü söylevcilerimiz,
    neden konuşmuyorlar?

    Barbarlar geliyormuş bugün,
    Barbarlar güzel sözlere kulak asmaz ki.

    -Nedir bu birdenbire doğan tedirginlik,
    bu kargaşa? (Nasıl da asılıverdi suratı herkesin!)
    Sokaklar, alanlar neden böyle çabuk boşalıyor,
    neden dalgın dönüyor evine herkes?

    Gece oldu, Barbarlar gelmedi de ondan.
    Sınırdan dönen birtakım kimselerse
    Barbarlar yok artık, diyorlar.

    Peki, şimdi Barbarlarsız ne yaparız biz?
    Ne de olsa çıkar bir yol demeti onlar.


    Constantino KAVAFİS
    Çeviri: İonna KUÇURADİ - A.Turan OFLAZOĞLU
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  3. #3
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    KENT

    "Başka diyarlara, başka denizlere giderim, dedin.
    Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa.
    Sanki bir hükümle yazgılanmış bir çabam;
    ve yüreğim sanki bir ceset gibi gömülmüş oraya.
    Daha ne kadar çürüyüp yıkılacak böyle aklım?
    Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam burada
    gördüğüm kara yıkıntılarıdır hayatımın yalnızca
    yıllar yılı yıktığım ve heder ettiğim hayatımın."
    Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler.
    Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent. Dolaşacaksın
    aynı sokaklarda. Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
    ve burada, bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
    Hep aynı kente varacaksın. Bir başka kent bekleme sakın,
    ne bir gemi var, ne de bir yol sana.
    Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
    yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde.


    Constantino KAVAFİS

    Çeviri : Herkül Millas ve Özdemir İNCE
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  4. #4
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    KALELER

    Düşünmeden, acımadan, utanmadan
    yüksek kaleler kurmuşlar dört yanıma.

    Umutsuzluk içinde böyle hep
    bir şey düşünmez oldum alınyazımdan başka.

    Dışarıda görülecek bir sürü işim vardı
    ben nasıl sezmedim kaleler kuruldu da.

    Ses seda işitmedim çalışan işçilerden
    habersiz kapadılar beni dünyanın dışına.

    (1896)

    Constantino KAVAFİS

    Çevirenler : Ionna KUÇURADİ ve A.Turan OFLAZOĞLU
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  5. #5
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    UZAK

    Bu anıyı anlatmak isterdim...
    ama nasıl solgun... hiç bir şey kalmamış gibi-
    çünkü uzaklarda gömülü,
    ilk gençliğim yıllarında.

    Yaseminden gerilmiş bir ten...
    o Ağustos
    gecesi? Ağustos muydu? - o gece...
    Yalnız gözleri hatırımda hayal meyal;
    gözleri, sanırım
    maviydi...
    Evet, evet mavi, gökyakut mavisi.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  6. #6
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    ÇOK ENDER

    Yılların, azgınlıklarının
    yıprattığı,
    belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin
    ağır ağır yürüyor dar
    sokakta.
    Ama evine girer girmez, gizlemek için
    yaşının o acılı halini,
    düşünüyor
    içinde hala sönmeyen gençlik ateşini

    Şimdi onun şiirlerini
    okuyor delikanlılar.
    Onların gözlerinde canlanıyor onun düşleri.
    Onun
    hayal ettiği güzellikte ürperiyor
    sağlıklı, şevket düşkünü beyinleri,

    güzel biçimli, dipdiri bedenleri.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  7. #7
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    İCABINA BAKSALARDI

    Berduşlara döndüm, meteliksiz kaldım,

    Antakya denen bu körolası batakhane

    Perişan etti beni.



    Yine de delikanlılığına delikanlıyım,

    Daniskasını hatmetmişim Elenika’nın,

    Kaç kereler devretmişim Aristo’yu, Eflatun’u,

    Hangi şairden, hangi hatipten, hangi mevzudan

    Söz açarsan aç, ıcığına cıcığına arifim.



    Eh zanaat-ı askeriyeden de pek habersiz sayılmam,

    Düşüp kalkmışlığım var bir alay albay miralayla;

    Umur-u devletten de az buçuk anlarım,

    Boşuna dolanıp durmadım İskenderiye’de geçen yıl,

    Kenarından köşesinden de olsa, gördüm dönen dolapları,

    Nasıl rüşvet verildiğini, nasıl ruhsat alındığını,

    İdare-i maslahatı…



    Diyeceğim,sevgili vatanım Suriye’ye

    Hizmetid dokunabilecek kıvamda bir vatandaşım.

    Hangi işe koysalar, üstesinden gelirim alimallah,

    Yeter ki kuyumu kazmasınlar,ayağımı kaydırmasınlar,

    Bu haltı kimlerin yiyeceğini de pekala biliyorum,

    Biliyorum ya, çirkefe taş atmayalım şimdiden…



    Önce Zabinas’a yanaşacağım,

    O itoğlu it yüz vermezse,

    Can düşmanı Gripos’a giderim,

    O yılandan da iş çıkmazsa,

    Hirkanus denen dürzüye yamanırırm.



    Üçünden biri tutar elimden nasıl olsa.

    Hangisi tutmuş ne fark eder ki,

    Suriye’ye mazaratta üçü de birbirinden mahir…



    N’a’aparsın bir batağa batmışım ki,

    Razıyım her türlü rezilliğe…

    Yoksa Ulu Tanrılar bir icabına bakıp

    Namus ehli bir dördüncü rehber yarataydılar,

    Koşa koşa giderdim yanına…

    (Çev.: Can Yücel)
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  8. #8
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    İTHAKA

    İthaka’ya doğru yelken açtığında,
    dile ki uzun sürsün yolculuğun,
    serüven dolu olsun, bilgelik dolu olsun.
    Korkma Laistrygonlardan, Kikloplardan
    ve hiddetli Poseidon’dan,
    çünkü yüce tutarsan düşüncelerini,
    soylu bir duygu kuşatırsa ruhunu ve bedenini
    karşılaşmazsın onlarla asla.
    Ruhunda barındırmazsan onları,
    ruhun onları gözlerinin önüne dikmezse
    rastlamazsın Laistrygonlara, Kikloplara
    ve hiddetli Poseidon’a.

    Dile ki uzasın yolun,
    gani gani olsun yaz günleri
    büyük bir neşeyle ve memnuniyetle
    gir daha önce hiç görmediğin limanlara;
    değerli eşyalar almak için
    Finike pazarlarına git,
    inciler ve mercanlar, kehribar ve abanoz,
    türlü türlü kösnül koku da al,
    alabileceğin kadar al ayartıcı kokulardan,
    bir sürü Mısır kentine de uğra
    öğrenmek ve tekrar öğrenmek için bilgelerden.

    Gönlünden çıkmasın İthaka asla.
    Belirlenmiş amacındır oraya ulaşman.
    Gene de hızlandırma yolculuğunu.
    Bırak sürsün uzun yıllar,yaşlandığında dön adana
    yol boyunca edindiklerinle varsıllaşmış olarak.
    İthaka’nın sana varsıllık vermesini ummadan asla.

    İthaka sana bu güzel yolculuğu verdi.
    İthaka olmasa yola hiç koyulmayacaktın.
    Şimdi sana vereceği başkaca şeyi yok İthaka’nın.

    İthaka’yı yoksul bulsan da, kandırıldığını hissetme.
    Şimdi, öyle bilgeleştin ki, öyle deneyimlisin ki,
    biliyorsun artık anlamını İthaka’ların.


    (1911)

    Konstantin Kavafis (1863-1933, Yunanistan)
    Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  9. #9
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    UMUTSUZCA

    büsbütün yitirdi onu şimdi arıyor
    her yeni sevgilinin dudaklarında
    sevdiğinin dudaklarını kucaklarken
    bir başkasını aldansın istiyor
    aynı çocuğa kendini hep ona veriyor sansın

    büsbütün yitirdi onu sanki hiç olmamış gibi
    çünkü kurtulmak -öyle demişti o- kurtulmak istiyordu
    hasta tensel eğlencelerin lekesinden
    lekesinden tendeki utancın
    vakit var daha diyordu vakit var kurtulmaya

    büsbütün yitirdi onu sanki hiç olmamış gibi
    düşlerinde sanrılarında
    başkalarının dudaklarında hep onun dudakları
    yanıyor yeniden duymak için tanıdık aşkı


    çev. Barış Pirhasan
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  10. #10
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    ZAMAN ONLARI DEĞİŞTİRMEDEN

    ayrılık vakti gelip çattığında koyu bir keder kapladı ikisini
    ayrılmak istemiyorlardı ama koşullar
    hayat ikisinden birini uzak yere
    gitmeye zorluyordu - new york'a ya da kanada'ya
    kuşkusuz eskisi gibi değildi aşkları
    günden güne azalmıştı o çekicilik
    aşkın çekiciliğinden çok az şey kalmıştı
    ayrılamıyorlardı bir türlü
    ama koşullar belki deyazgı
    ikisini ayıran bir sanatçı olarak belirmişti
    duygularına gölge düşmeden zaman oonları değiştirmeden
    birbirlerini eskisi gibi bilsinler diye hep
    yirmi dört yaşında, yakışıklı, bir genç adam


    çev. Erdal Alova
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •