• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3

    Egemen Berköz, Şiirleri

    .
    .

    Sorular Sorular



    Ölümüm boz yüzü, çağırma beni.

    Toprağın katı yüzü, bırak beni.

    Ezgilerin çekici yüzü, denemeyin beni.

    Dünya beni salıversin.

    Salıversin beni kendime

    Salıversin beni yirmilerime, onbeşlerime doğru.

    Gelincik tarlalarıma, çiçek kurutmalarıma, çocukluk uykularıma doğru.



    Bir tabanca bana bakıyor.

    Bir kül tablası.

    İki kalem.

    Bir kitap.

    Birkaç kelime.

    Bir saat. Akşamı getiriyor ve bana bakıyor.

    Pencereden karşı pencereler.

    Antanler.Duman. Ölümün çizgili lekeli yüzü bana bakıyor.



    Bir el işareti. Duralım bekleyelim.

    Bir el işareti. Susalım bekleyelim.

    Kim gelecek? Konuşacak kim?

    Kim vuracak? Vurulacak kim?

    Kapılar açılıyor. Bana değil.

    Ziyaretçiler geliyor. Bana değil.

    Günaydınlar. Merhabalar. Bana değil.

    Bana vazoda birkaç papatya.

    Bana birkaç sarı, birkaç beyaz.

    İçimin karmaşası bana.

    Dönelim ölümün pürüzsüz yüzüne.

    Bulutsuz rüzgarsız kuşsuz.

    Kansız alımlı yüzüne dönelim ölümün.

    Papatyalarla süslesek onu.

    Kurşunların yerine papatyalar

    Gülümsemelerle süslesek onu.

    Kinlerin yerine gülümsemeler.

    Kendimle süslesem onu.

    Karşı dünyadan baksam kendime.

    Orda durup sigara içsem dalgın bakarak.

    Kalkıp gitsem sonra sokaklara, deniz kıyılarına, ilk yaz coşkularına doğru.

    Burada oturup birkaç kelime yazarak dalgın sigara içsem.

    Kalkıp gitsem gelincik tarlalarıma, çiçek kurutmalarıma, çocukluk ilk yazlarıma doğru.



    Peki, sen nerdesin?

    Bu şiirde nerdesin sen?

    Kurşunlarda mı? Gülümsemelerde mi?

    Kinlerde mi? Papatyalarda mı?



    Belki de bir kuşsun sen uçup gidiveren uzaklara konu veren unutuveren.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  2. #2
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Kapana


    Seni kırmızı gibi, şiirlerimle bir
    susturmak istiyorum seni, bir yosun
    gibi yoksul Baraba suyunda
    çocukluğumun ezik türküsü ey
    çocukluğumun ey bulunmayası gömü
    seni nasıl nasıl yaşıyorum.

    Yalnızım, dayanamıyorum, uzak
    denizler geliyor usuma
    seni kırmızı gibi, coşkumun ortasında
    (seni?) kuruyorum, neler kuruyorum
    belki bir yılgıyı, belki küçük bir gizi
    unutuyorum, unutuyorum.

    Aşka varmayalı kapılar
    kapanır oldu yüzüme
    bu insanlar, bilmem, bu uzak dağ sesleri
    neden bozar oldu dengemi
    sazının tellerine dokunur mu
    gibi, bir ezgi mi, dallanıyorum
    insanlara gidiyorum, gidiyor muyum
    çocukluğumu belki, belki çocukluğumu
    unutuyorum, unutuyorum.
    seni kırmızı gibi, şiirlerimle bir
    susuyorum, haykırıyorum.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  3. #3
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Basit Bir Yalnızlık Da Yeterdi



    Basit bir kareli defter de yeterdi
    Samatya istasyonunu anlatmak için
    akşamı beklerken
    beklerken parçalanmış umutları
    biraz önce yağmur yağmış o istasyon
    hüzün dağıtırken
    uzaktan bakanlara bile
    kıyı yolundan geçenlere
    ve yolculara ki hüznün kendisidir
    biraz şairdir akşama doğru
    anlayışla bakar istasyon şefi
    hafif gülümseyerek
    ve aldırmaz bile
    ve birden gün geçer
    aldırmaz
    trenlerle yolcularla yüklerle
    biletlerle pasolarla geçer gün
    ve Egemen Berköz evine döner



    kupkuru yüreği hüzünden
    hat boyu kırık dökük ev içlerinden akşama doğru
    bir gün bir kadın çamaşır asarken memelerini görmüştür
    bir gün don fanle bir adamı sabah pilav yerken
    bir gün her gün çocuklar görmüştür kirli ve arsız
    bir gün her gün insanlar biletler istasyon memurları
    ve bir gün Egemen Berköz evine döner



    sabah midesi bozuk
    öğlen fasulye kılçıklı
    bir parti satranç oynamış
    iki metin yazmış
    Pavese'den birkaç sayfa okumuş.
    birkaç çıplak kadın resmi bakmış
    pencerede birkaç dal ağaç
    ve birkaç ondört onbeşinci kat uzaklarda
    rüzgârda perde uçuşmuş durmuş
    sonra aklında kaktüsleri
    sonra Ben Shahn'nın ve Amerika'nın insanları
    sonra Töbder'in ve Türkiye'nin insanları
    sonra çantasında bir ufak Yeni
    sonra elinde bir küçük kavun
    sonra içinde kıpırdanan bir şeyler
    Egemen Berköz evine döner
    trenden inip istasyondan çıkıp
    istavritlere kolyozlara bir göz atıp
    tırmanır Mütesellim yokuşunu
    tırmanır Ünal apartmanın merdivenlerini
    düşünür ta beşinci kat onaltı numaranın kapısına kadar



    düşünür basit bir kareli defter de yeter



    basit bir kareli defter de.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  4. #4
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Çin Askeri Ah Devran

    İçim. Yeşil sarı ovada
    İlkyaz selleri, gecenin
    hüznü olur ve sığmaz, sığmaz
    odama. İçim. Binlerce
    hasır şapka, güneş
    yakar ve divan sazı kırmızı şarap.
    Türkümü söyler. İçim.
    Benim türkümü söyler.

    Karanlığı deler kırmızı. Yanar
    toprak yanar toprak
    sigaramın ucunda
    karanlığı deler kırmızı.
    Hoşça kal
    derim günışığına. Gecem
    benim gecem başlar, yağmuru
    ve Vivaldiyi gecem
    alır gelir. Susarım. Şiir yazarım.
    Karanlığı deler kırmızı
    sigaramın ucunda, yanar ellerin
    yanar toprak ve alnım.

    İçim. Dereboyunda çocuklar
    çılgın çocuklar dereboyunda
    ben uzağın türküsünü söylerim
    döner devran ve binlerce
    olur ah çocuk olur içim.
    İçim. Ezgilenir.
    Hoşça kal
    derim yağmura ve sana
    karanlığı deler kırmızı
    sigaramın ucunda, yanar ellerin
    yanar toprak ve alnım.
    İçim. Çin askeri uzağı
    ben uzağı bilirim. Bilirim.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  5. #5
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Sensin

    Ne kadar gençsin.
    Dünya güzelisin.
    Topraksın. Çiğli, yumuşak, ot kokusu.
    Ağaçlar arasından bir yokuşsun, soluk kesen.
    Denize inersin, coşkusun.
    Bir telefonsun, kısık.
    Bir habersin, taze.
    Bembeyaz bir kâğıtsın, bekleyen.
    Dünyasın.
    Kavgam.
    Dinginliğim.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  6. #6
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Unutma!

    Güneşten korurken kendini
    gölgeye çarpılma.

    Ağaç büyür büyür büyür
    tohum olur.

    Sevgi büyür büyür büyür
    gülümser.

    Sevgi kabarır kabarır kabarır.
    Perdeyi indir. Saati kur.
    Saati kur, unutma
    kendinle
    buluşacaksın.

    Eğleniyor musun?
    Yüreğin sıcak mı?
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  7. #7
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Beyaz Kaçan

    Yalnızlığı kurşunluyor geçmiş gün
    kendime bakıyorum. Duvara
    tebeşirle çiziyorum testiyi
    mavi testi, gözleri
    trahomlu esmer bir çocuk
    gibi geliyor
    gece. Lambam yanıyor.
    Testi ve su. Usu
    taş evlerin, ne anlatıyor
    çobanların ezgileri
    yatağımda bir kadın
    sessizliği. Şu ovanın
    toprakları bomboş, şu bodur ağaç
    beyaz çiçeklerle
    kalakalmış. Yalnızlığı
    kurşunluyor geçmiş gün
    kendime bakıyorum
    tüylü kalpaklar dağlar ve uzun
    bıyıklarıyla, hüznüme
    katılıyor atlılar günden
    koparak. Beyaz çiçeklerle ağaç
    kalakalmış. Testilerle
    su dökünülen sabaha karşı
    bacası tüten bir ev demektir
    alışmak, siyah saçlı
    bir kadınla sevişmiş
    gibi yaparak. Yere
    kilimler seriliyor, çay
    buruk insanları uzakdoğunun
    ve afyon götüren
    tüylü kalpaklar dağlar ve tüfek
    sesleriyle
    günden koparak, insanlar
    karanlık. Duvara
    tebeşirle yazıyorum. Testi.
    Su. Yalnızlık. Belki
    kalakalmış bomboş ovada
    beyaz çiçeklerle ağaç, ağaç
    çocukluk. Kendime
    bakıyorum, ne anlatıyor
    Rut tepesi, yalnızlığı
    anlatıyor Rut tepesi. Rut tepesi
    afyon. Duvara
    tebeşirle yazıyorum. Afyon.
    Kendime bakıyorum. Afyon.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  8. #8
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Sığınak

    Göğü kahverengileştiren bir çocuk
    sizi coşkuya itecek.
    Sobayı yaktıktan sonra
    anılar ölüler evinden on beş dakika.
    Öğretmen garip. Kaçak.

    Babası nasılsa ölen bir çocuk
    ağlayacak. İsterse değil.
    En büyüyü bozan içgüdü
    biliyorum elbet bir gün
    kuşların bana da konacak.

    Köy uyuyacak. Kaçak
    bir yanılsamadan sonra
    kasım ayı ve sabah
    unutup göğü kahverengi
    ve yarıda dizelerimi
    yazık! Köy uyuyacak.

    Uzakta kalmış şehir
    ve göğü kahverengileştiren sesim.
    Daha saatler var nasılsa
    kasım ayına ve sabaha
    ve hâlâ bitmedi patika
    ve bir bayram fişeği gibi kalbim
    ve büyüyü bozan içgüdü
    ardımda.

    Köy uyuyacak. Kaçak
    daha saatler var
    tükenmez suskuya.
    Gel gel dönüşür sesim
    elbet bir gün anıya.

    İşte benim
    yavaşlar yavaşlar
    günler acımız
    köy
    uyuyunca.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  9. #9
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    Ya Ben mi Ben

    Kirlibeyaz yüzünde rüzgarın
    Öfkemi dinlendiriyorum.
    Giysilerim. Takvimin sonu.
    Demirci topal ve sarışın
    anlıyorum. Anlıyorum.
    temellerine su sızan evleri
    uzak kenti getiren günüme
    günüme yaşlı bir ağacı
    ağacı.
    Dağda kar çoğaldıkça
    kuzeyi kapatan dağda
    daha esmer buranın çocukları
    İstanbul daha uzak
    ve bir ırmak tavrıyla kesiyor yolumu dere
    ve her sözün başında
    kökleri kemirilmiş, buğday
    tarlada çürümüş, tütün
    ya ben mi, ben
    ne güzel ah özlemin
    çoğaldıkça kar dağda.

    Dağda kar çoğaldıkça
    uzak bir gök iner gününe
    ve gözlerinin içine vurur
    kırpışan ateşi yalnızlığımın
    ya ben mi, ben
    temellerine su sızan evler için
    yalnız o evler için.
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

  10. #10
    Sevgili Kendim,,,,,,,,, <span style='color: #808080'>Patikli_Pire</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2009
    Mesajlar
    2,715
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    .
    .

    İzinsiz Er İçin Bir Akşam Türküsü

    Bu şehir nasıl olur
    küçük bir Anadolu şehri de değil
    alaturkaya itiyor beni.

    Akşamı Çınaraltı'na getirtiyorum
    beni de büyüsünün içinde
    değiştirmesi için
    hüzne. Ah, akşam diyorum
    Lâleli'den nasıl iner
    sokak lâmbalarını dolanarak
    birden şehre. Kalbime.
    Nasıl iner.

    Oturup bekliyorum, bıçak
    keskin ağzını saklıyor
    saklanıyorum. Gizli kartalıyım
    dağın. Dağın. Gizli.
    Sevgilim
    diyorum, sevgilim bütün kadınlara
    Beyazıt'ta dolanan fahişelere
    ve Galata'nın da sessizce
    yatıverenlerine
    sevgilim.
    Çorak toprağı bir yerinden
    Yarıvermiş yaban
    lâleye de, sevgilim.
    Oturup bekliyorum. Bıçak.
    Keskin ağzını.

    Bu şehir nasıl olur
    büyük kasvetli istasyonundan hep başka
    bir şehre uğurluyor beni
    kurşun işlemez gecelerden geçiriyor
    kuytu bir iskeleden kum çeken motora
    cebinde köyden gelen mektup
    ve bir yaban lâle
    üstbileziğinde tüfeğimin
    kurşun işlemez gecelerden geçiriyor
    denizden kaçan bir fayton halinde.
    Askere giden çobanın yüklü karısı
    aşk, bazen ağlıyorum bile
    akşamları.

    Bu şehir nasıl olur.
    küçük bir Anadolu şehri de değil
    alaturkaya itiyor beni.
    Bırakılmış bir tramvay durağına.
    Dolmabahçe sarayına. Bellenmiş
    ve unutulmuş bir şiire.
    Düşleri işleyenken bu şehir
    ve akşam gizlenmiş bir böcek gibi
    yakamın kenarına
    uçup giderken.
    Akşam bile...
    .
    .
    Gelen gideni aratıyor mu bilinmez ama kalanın gelenlerin anasını ağlattığı aşikar.....

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Egemen Bağış: Onu münasip yerine koy!
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde AOG tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 02.12.11, 11:22

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •