Eğitimde Problemlerimiz

Eğitim derken sadece okuldaki örgün eğitimi kastetmiyorum. Çocuk eğitiminin ailedeki ilk aşaması, ebeveyn çocuk ilişkisi, çocuğun sosyalleşmesi ve sonrasında öğretmen, arkadaşlar ve toplumda aldığı görevler ve sorumluluklardaki etkileşimi de bir eğitim sayılabilir.

Günümüzde artık, çocuklarımızın eğitiminde önceliği neredeyse aile ve anneyi bile gerilere atabilecek kadar etkili olmaya başlayan, televizyon, bilgisayar, internet, filmler, oyunlar ne hikmetse hep kötü arkadaş rolü oynamaktadır.

Teknoloji olsun, hayat tarzı olsun Amerika'dan, Avrupa'dan gelen bir şey olsun da ne olursa olsun mantığıyla saldırıp, içimize işletiyoruz. Amerika'da şöyle yapılıyor, Avrupa'da böyle oluyor, dedikleri durumların bir çoğu bizim ülkemizde daha iyi olduğu halde, özenti ve taklitçilik öylesine işlemiş ki, birçok konunun uzmanı hala onları örnek göstererek sorunlarımıza çözüm aramaktadır. Oysa, birçok sorun onlardan ithal ediliyor.

Orta gelişmişlikte veya gelişmekte olan bir ülke olan, güzel yurdumuzda, rahatça oynayıp eğitimimize destek ve katkı aldığımız sokaklarımız yok artık. Sahip çıkıldığımız, kollanıp gerektiğinde uyarıldığımız mahallerimiz baskıcı bile olsa yok artık... Özlemle ve damağımızda bir tatla andığımız her özelliğimiz başkalarının gözüyle bakanlarca eleştirilerek, çoğunluğa çirkin gösterilerek yok edilmektedir.

Büyük olsun küçük olsun artık hiçbir şehrin sokakları, en güvendiğiniz kişiler bile artık kendine yabancılaşmış durumda. Herkes silkelenip kendine gelmeli. Başta, ülkemizin idarecileri, sosyal hayatın dinamikleri ve popüler kültürün aktörleri üzerine çalışacak bilimsel kurullar ve bulguları uygulayacak birimler oluşturulmalıdır. Mümkün olduğunca bildiğimiz ve bünyemize uygun çözümler üretilmelidir.

Anne babalarının, çizgi film, atari, televizyon gibi faktörlerin etkisinde yetiştiği nesil ortada. Boşanmalar, cinayetler ve hayat tarzları.. Şimdi, internet kültüründe yetişen çocukların anne-baba olacağı döneme yaklaşıyoruz. Milli olduğunu bildiğimiz bakanlığımız, herkesin bilgisayar ve internet sahibi olması için büyük projelerle uğraşırken, gerekli uyarı ve kanuni alt yapı ne durumda acaba? Bill Gates'in evinde sadece bir bilgisayar varmış, 10 yaş civarındaki oğluna günde sadece 1-2 saat kullanma izni veriyormuş diye duydum. Neden acaba? Oysa, bizim o yaş çocuklarımız, You toube, face booke, oyunlar, msn gibi işlerle kaç saatlerini harcıyor acaba? Onlar her zamanki gibi parsayı topla biz de teknolojiden yararlanıyoruz diye kasılırız, onların ekmeğini yağladığımızı, kendi gelişimimizi göremeyeceğimiz baharlara bıraktığımızı fark etmeden...

Çocuklarımızı yetiştirirken; eğer, yetkililerden, görevlilerden gelecek medetlere umut bağlarsak vay halimize. Anne babalar olarak olan bitenden mümkün olduğunca haberdar olup, çocuklarımızın ihtiyaçlarının farkında olarak yanında olmalıyız. Kontrolü elden bırakmamalıyız. Yaya olarak karşıdan karşıya geçerken, kırmızı ışığa bile güvenemediğimiz ortamda, nasıl şoförün onayını almak için bakıyorsak, en yararlı gibi görünen teknolojik gelişmelere de teslim olmayalım, deneyip sınamadan, hele çocuklarımızı gözümüzden sakınalım ne olur....

alıntı