TBMM’de görüşülmekte olan “Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Türkiye’deki sağlık sisteminde çok köklü değişiklikler getiriyor.
* Gerek sağlık hizmetini veren doktorların durumu, gerek bu hizmeti alan toplumun çıkarları dikkate alındığında, tasarı Türkiye’nin belki de en önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor.
YA MUAYENEHANEYİ KAPATIRSIN YA DA İSTİFA EDERSİN
* Kısaca “Tam Gün Yasası” olarak adlandırılan tasarının bütün yönlerini bir köşe yazısı içinde değerlendirebilmek kuşkusuz mümkün değil. Tasarının en kritik yönü, yeni düzenin gerek tıp fakültelerindeki öğretim üyeleri gerek devlet hastanelerinde çalışan doktorların yarı zamanlı çalışma sistemine son veriyor olması.
Mevcut uygulama, esnek bir sistem içeriyor. Örneğin devlet üniversitesine bağlı bir tıp fakültesinde görev yapan bir profesör, öğleye kadar üniversitede ders verip, araştırmalarını yürüttükten sonra günün geri kalan bölümünde kendi muayenehanesinde hasta kabul edebiliyor. Devlet hastanesinde görev yapan doktorlar da aynı hakka sahip.
* Tasarıyla getirilecek olan sistem, bu uygulamayı kesin bir şekilde kaldırıyor ve öğretim üyesini bir seçim yapmaya zorluyor. Öğretim üyesi ya üniversitede kalıp muayenehanesini kapamak ya da üniversiteden istifa edip muayenehanesinde tam gün çalışmak seçeneği ile karşı karşıya geliyor.
Üniversitede kalma tercihinin muayenehanesi olan öğretim üyelerini çok önemli bir gelirden yoksun bırakacağını söylemek mümkün. Tasarıda bu maddi kaybı telafi edici bazı düzenlemeler getirilmekle birlikte, aradaki farkın tümüyle kapatılabileceğini söyleyebilmek güç.
MESLEK KURULUŞLARI MUHALEFET EDİYOR
* Aynı tercih zorunluluğu devlet hastanelerinde çalışan doktorlar açısından da geçerli. Onların da muhtemel kayıplarının karşılanması için hastanede ek hasta görebilmeleri gibi önlemler getiriliyor. Ayrıca, devlette görevli sağlık personelinin ücretlerinde iyileştirmeler yapılıyor.
Bu arada, tasarının performans sisteminin getirilmesi, hastanın doktor seçme hakkının geliştirilmesi gibi doktorlar arasında rekabet ortamını teşvik etmeyi amaçlayan yönleri de var.
* Tasarıya meslek kuruluşlarından destek yok. Türk Tabipler Birliği (TTB) ile Uzmanlık Dernekleri Platformu, yani tıbbın her dalındaki doktorların kendi aralarında kurdukları (Kardiyologlar Derneği gibi) örgütler, TBMM’de görüşülmekte olan tasarıya kuvvetle muhalefet ediyor.
Örneğin, TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Gencay Gürsoy, tasarıyla birlikte “hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ticarileştirilmiş bir ortamda kölelik koşullarında çalışmaya zorlanacaklarını” belirtiyor. Prof. Gürsoy, ücret artışları konusunda Sağlık Bakanlığı’nın verdiği rakamların da gerçeği yansıtmadığını ileri sürüyor.
* Sağlık Bakanlığı ise yasayla halkın kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasının kolaylaşacağını, vatandaşların muayenehaneye başvurma ihtiyacının azalacağını, hekimler ile vatandaş arasındaki doğrudan para ilişkisinin ortadan kalkacağını söylüyor. Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ, kendilerini solcu ya da sosyalist olarak tanımlayan kesimlerin bu tasarıya muhalefet etmesini anlayamadığını söylüyor.
TIP FAKÜLTELERİNDE BÜYÜK BELİRSİZLİK YAŞANIYOR
* Tasarıyla ilgili en önemli endişe konusu, muayenehane ile fakülte arasında getirilen tercih zorunluluğu nedeniyle tıp fakültelerinde ciddi bir kopuşun yaşanması olasılığı. Muhtemel bir kopuşun Türkiye’de tıp eğitiminin kalitesinde bir gerileme yaratabileceği, bunun tıp alanındaki araştırmaları da etkileyebileceği endişesi yaygın. Ayrıca uygulamayla birlikte genel bir motivasyon sorununun yaşanabileceği hissediliyor.
* Uzmanlık Dernekleri Platformu tasarıya tümüyle hizmeti esas alan bir anlayışla hazırlandığı, eğitim boyutunun yeterince dikkate alınmadığı eleştirisini yöneltiyor. Platform, tıp fakültelerinde temel önceliğin hizmet olmadığına dikkat çekiyor.
Gözlendiği kadarıyla, tasarı yasalaşırsa özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir’deki tıp fakültelerinde önemli sayıda kopma olabilir. Kopmaların derecesi üniversiteye ve bölümlere göre farklılık gösterecek. İstifaların cerrahi branşlarda daha yüksek oranda yaşanacağı anlaşılıyor.
* Şimdiden tıp fakültelerini bir belirsizlik havasının kapladığını söyleyebiliriz.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla