Televizyonda İçişleri Bakanı’nı dinlerken yaptığı açıklamaya bir anlam verememiştim.

Hatta şakalaştık arkadaşlarla:

- Bakan Kürtçe konuşuyor galiba; ben bir şey anlamadım.

- Merak etme, Kürtçe bilenler de anlamamış!

İçişleri Bakanı Beşir Atalay “Demokratik Açılım”ın kararlılıkla devam edeceğini söylerken insan hakları bağlamında oluşturulacak yeni kurum ve kurulları sayıp döküyor ama bilinenlere hiçbir yenilik eklemiyordu.

O zaman söyledikleri ne anlama geliyor, kime ne mesaj veriyordu?

Şu sözler önemli:

“Türkiye artan gücünü terör desteklerini bitirmek için kullandı, kullanıyor. Gerçekten olumlu sonuçlar alıyoruz. Türkiye bu terörü artık taşımayacak.”

Atalay’ın kullandığı şifreler, Habur’daki tiyatrodan ve Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir’in devlete yönelttiği galiz küfürden sonra kendini belli eden politika değişikliğini doğrulamaktadır bizce.

Bu değişiklik İmralı’daki terörist başını, oradan yönettiği PKK’yı ve hatta terör örgütünün siyasi kanadı olan partiyi muhatap almak şöyle dursun, yok sayan ve hatta onu aşağılayan bir siyaseti inşa edecek gibi görünüyor.

Çünkü bu şekilde demokratik haklarla terörün bahaneleri yok edilirken bir yandan da “teröristle pazarlık” yapılıyor şüphesinin doğuracağı siyasi faturalar püskürtülecektir.

Teröre son vermek

Ayrıca “Kürt Açılımı” perdesi açıldığı günden bu yana bölücü örgütü tatmin edecek bir uzlaşmayı sağlamaya anayasanın da, toplumsal gerçeklerin de izin vermeyeceğini bilen biliyordu.

Tek devlet, tek millet idealine sadakat sınırları içinde kalacak hakların terör örgütüne silâh bıraktırmayacağı baştan belliydi.

İktidar nihayet bu gerçeği görmüş olabilir mi?

İçişleri Bakanı Atalay’ın sözleri bu işareti veriyor. Ama dikkat!..

İktidar böyle bir durumda terör örgütünü azdıracağını hesap ederek yeni bazı tedbirler almaya hazır olmalıdır.

Birinci tedbir, şiddete inanmayan Kürt vatandaşları parti kurmaya özendirmek için seçim barajını makul sınıra çekmek;

İkinci tedbir de savaşan bir ordunun ihtiyacı olan morali askere verecek basireti göstermek, saygı ve güven duygusunu ayağa kaldırmaktır.

Kürt Açılımı duvara dayandı. Sürecin tek yararı terörün bir süre durması oldu.

Ama yaratılan beklentinin karşılanmasına imkân olmadığı ve bu sükûnetin kalıcı olmayacağı belliydi.

Böyle devlet olmaz

Zaten uyuşturucu kaçakçılığı yapan PKK’nın bu kanlı ve çok kârlı ticaretten vazgeçerek kendisini tasfiye edeceğini beklemek saflık olurdu.

İrlanda’daki terörün tasfiye yönteminin PKK için de uygulanabileceği hayaline kapılanlar, bizdeki örgütün mafya karakterinden gelen farklılığını gözden kaçırıyor.

Öcalan’ın avukatları aracılığıyla yaptığı duyurulardan sonuncusu dün geldi.

Yakında askeri operasyonların artacağını söyleyen Öcalan, nefes alma ve uykusuzluk sorunu çektiğini, sağlığının iyi olmadığını, yanına konulan hükümlülerle birlikte eylem yapacaklarını duyurdu.

Dünyanın hangi demokrasisi, kırk bin ölümün müsebbibi olan bir teröristin ortalığı ateşe vermek için sempatizanlarına düzenli olarak mesajlar, talimatlar iletmesine izin vermiş veya veriyor?

Daha önce “nefes alamıyorum” sözünden sonra kentleri yangın yerine çeviren ve çocukları kalkan olarak kullanan vicdansızlığın bütün suçunu Öcalan’a mı yükleneceğiz?

İmralı emirnamelerinin yayınlanmasına göz yumanlara kimse hesap sormayacak mı?