Okulda ilk öğrendiğimiz şeylerden biri neydi?

- Elmayla armut toplanmaz!..

Ama, Türk medyasındansanız, üstelik yanaşmaysanız, toplamakta, çıkarmakta, bölüp çarpmakta sınırsız bir özgürlüğe sahipsiniz demektir!.. Genelkurmay’ın “kalbi” olarak tanıtılan Seferberlik Bölge Başkanlığı’nın baskına uğramasıyla birlikte, malum medyada şu manşetler atıldı:

- Gladyo’ya baskın!..

Kampanya müthişti; eski defterler açıldı, Ecevit’ten, Kontrgerilla üstadı Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’ndan alıntılar yapıldı. Elmalarla armutlar bir güzel toplandı, servis edildi ve afiyetle yememiz istendi!.. Demek ki bu tetikçilere önce biraz tarih bilgisi vermek şart oldu!..

Doğrudur; o zamanki adıyla Özel Harp Dairesi, soğuk savaş yıllarında ABD’nin dayatması ve desteği ile komünizme karşı ordu içinde yapılandırıldı. Yalnızca Türkiye’de değil, NATO ülkelerinin tümünde bu yapılanma oluşturuldu. Ortak adı ise Gladyo idi!.. Neredeyse yarım yüzyıl boyunca bu yapı her türden pisliğe de bulaştı. Kendi tetikçilerini, provokatörlerini yarattı. Örneğin 6-7 Eylül olayları, 12 Eylül karşıdevrimi için 80 öncesi yaratılan provokasyonlar, katliamlar vb... Ecevit, bu birimin tüm ödeneğinin uzun yıllar ABD tarafından karşılandığını öğrendiğinde dehşete kapılmıştı!.. 12 Eylül sonrasında da yurtseverlerin evlerinden toplanıp işkencelerden geçirilmesinde, toplumun sindirilip, Türk-İslam sentezinin yerleştirilmesinde bu birimin de büyük emeği vardı!..

- Planlamalar hep ABD’den, uygulama ise eksiksiz şekilde Özel Harp Dairesi’nden geldi!.

Sovyetler Birliği’nin 90’ların başında çökmesiyle birlikte “eski güzel günler!” de sona erdi. Küreselleşme adı altında üçüncü dalga emperyalizmin Türkiye’yi de hedef aldığını önce askerler fark etti. Bu aynı zamanda ABD’den bağımsızlaşmanın da miladı oldu. İlk Irak harekâtında Özal’ın ABD’ye destek sözünü hiçe sayan ve istifa ederek felaketi önleyen zamanın Genelkurmay Başkanı Torumtay kanımca en net örnekti... Özel Kuvvetler Komutanlığı da bu tarihten itibaren yeniden yapılandırıldı. İçindeki Amerikancılar temizlendi. İşgal ve savunma halinde yerel güçleri organize edecek konuma süratle kavuşturuldu. ABD’nin “Millenium 2000” tatbikatında düşman ülke ve yenilmesi gereken düşman asker kimdi sanıyorsunuz?..

Pekii, bugün Özel Kuvvetler’in, büyük resimde ise TSK’nin diz çökmesini planlayan, senaryoları işbirlikçilerin eline tutuşturup vargücüyle destek veren kim?.. Şayet Özel Kuvvetler, kendi parasıyla finanse ettiği, emirlerini sorgusuz sualsiz yerine getiren o eski birim olsaydı ilk karşı çıkacak olan kim olurdu? Son birkaç aydır, ordunun baştan aşağı “yeniden yapılanması” gerektiğini, hatta daha da ileri giderek “lağvedilmesini, yeni ordu kurulmasını” kimler ısrarla yazıp çiziyor?.. Polise ağır silahlar alma yolunu açacak yasa hangi zamanlamayla çıkarılıyor, “AB normlarına uymak” adı altında sayısı nasıl 300 binlere ulaştırılmaya çalışılıyor, lütfen düşünün!..

Oyun giderek şeffaflaşıyor?.. Batı’nın soykırım tarihini yazan araştırmacı Sefa Yürükel, daha 2005’te yazdığı yazıda “2011 yılında iç savaş” senaryosunu anlatmış, bunun için önce ordunun etkisiz hale getirileceği öngörüsünü kamuoyu ile paylaşmıştı. O zaman ilgilenmedik, bugün yaşıyoruz!!! Sakın kanmayın; Gladyo dedikleri, bugün bu iğrenç oyunu dışarıdaki efendilerinin talimat ve desteğiyle oynayan soysuzların sıfatıdır. Bu son hamleyi de başardıklarında geriye yalnızca bir tek şey kalacak:

- Ayağımızın altından topraklarımızı çekmek!!!

Bir Yurtsevere Mektup (XLI)

Sevgili kardeşim Balbay, 301. günde, 41’inci mektubum yılın son gününe rastladı!.. Eksik, çok eksik bir yıl yaşadığımı söylemem gerek! Senin içinde bulunamadığın, yazılarınla, konuşmalarınla renklendirmediğin bir kavganın tadı da eksik be kardeşim!.. En kısa zamanda boşluğu dolduracağına olan inancım tam ama…

Seni ve tüm yurtseverleri, dışarıdaki milyonlar adına bir yurtseverin olanca gücü, sıcaklığı, direnci ve öfkesiyle kucaklıyorum. Hepinize güneşli bir yıl diliyorum...