Gençlik çağı, başlangıç ve bitiş yaşı konusunda değişik görüşler olmakla birlikte UNESCO tarafından 12-24 yaş arası olarak kabul edilen bir dönemdir. Akran olmalarından dolayı aynı gelişim aşamasını geçirmektedirler. bundan dolayı fizyolojik, psikolojik ve sosyal yaşantıları da üç aşağı beş yukarı aynı olmaktadır. Bu benzerlikleri, duygulanımlarını, düşünce ve mantık gelişimlerini, bulundukları sosyal ortamları benzer kılmaktadır. Böylece akran gurupları meydana gelmektedir.

Birbirlerinden etkilenme akranların en önemli özellikleri arasında yer alır. Konuşma, davranış, giyinme, jest, mimik, ilgi alanları açısından birbirleri ile benzeşmek için adeta mıknatısla çekilircesine yarışırlar. Bu benzeşme günümüzde nadiren olumlu olmaktadır. Olumlu davranışlar nadir olduğu için bazen dışlanmakta hatta gencin özelliklerine göre bazen neredeyse alay edilmektedir.

Aileden alınan değer yargıları ve gencin iç dinamiklerinin sağlamlığına göre eleştirilere ve dışlanmalara direnç gösterilebilmektedir. Gelişim aşamasının bir özelliği olan guruba dahil olma ve sahiplenilme, var olmasının bir gereği gibi şiddetle hissedilmektedir.

Arkadaşları arasında kabul görmek için olmadık şaklabanlıklara kalkışabilmekte, asla yapmayacağı davranışları gurubu arasında gösterebilmektedir. Kabul görerek kendini gerçekleştirme düşüncesi ile aileden bağımsızlaşma davranışı uyumlu ve dengeli olursa, uygun arkadaş modelleri ve istendik davranışlar edinirse taklit edilen davranışlar da doğal ve gelişime katkı veren özellikleri içerebilir. ama , gençler bu dönemde eleştiri ve istişareye açık olmadıkları ve denetlenmekten hoşlanmadıkları için , taklit ettikleri davranışlar kolaycı, pratik, alışılana ters olmaktadır genellikle.

Daha yakın buldukları akranlarının hayat tarzı, ilgi alanları, yeme ve giyme şekilleri cazip oluyor ve onları takip etmek istiyorlar.

Bazen gencin aileden aldığı değerler sistemi, bazen özel yetenekleri ve kontrol kaabiliyeti sayesinde dengeli ve yararlı benzerlikler sağlanabilmektedir. Bazen küçücük destekler yetebilmektedir.

Gençlerle sağlam ilişkilerin temeli çocuklukta atılır. Anne babaların bunu asla unutmamaları gerekir. Nasıl ki, ülkelerin tarihleri bu günleri etkilemektedir, çocuklığu insanın peşini hayatı boyunca bırakmamaktadır. Gençlikte tüm kapılarını kapatan bir genç bile , çocukken aileden sevgi bağı kurduğu bir kişiye iletişim kapısını açık bırakabilir.

alıntı