İslam Dünyası'nda ve Kuran'da kimlerin cennete veya cehenneme gideceği hakkında ve hangi kriterlere göre bu uygulamanın yapılacağı hakkında kesin bir yargı yoktur.
Bakara/62. Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sâbiîlerden (her bir grubun kendi şeriatında) “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için Rableri katında mükafat vardır; onlar korkuya uğramayacaklar, mahzun da olmayacaklardır” (diye hükmedilmiştir).
Bu ayete göre Yahudi, Hristiyan ve Sabiilerden bazıları cennete gidecektir.
Al'i-İmran/85 - Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.
Bu ayete göre ise, dini İslam olmayanlar toptan cehenneme yollanacaktır.
Bilindiği üzere, bütün peygamberler Ortadoğu ve bir tanesi de Arap yarımadasından çıkmıştır. Birde, hiç peygamber yüzü görmemiş toplumlar var, mesela Çinliler, Japonlar, Hintliler, zenci kabileleri, kızılderililer, Mayalar, Aztekler, Avustralya'da yaşayan topluluklar.. Peki bunların durumu ne olacak? Bu insanlara bir elçi de gelmediği için, Allah'ın varlığından habersiz, kimi aya tapıyor, kimi güneşe, kimileri de kafalarına göre değişik tanrı figürleri oluşturmuşlar onlara tapıyorlar. Bu insanların akıbeti de toptan cehenneme mi gitmektir?
Yüzyıllarca önce Ortadoğudan habire birileri çıkıp kendini Allah'ın elçisi ilan ediyor ama çevresindeki kısıtlı sayıdaki insanlar dışında kimsenin bundan haberi olmuyor, hayat akıp gidiyor onlar için. O zamanlar iletişim olanakları da kısıtlı, haber şimdiki gibi anında Dünya'nın herbir köşesine yayılmıyor. Neden belirli bir zaman diliminde, belirli bir topluluğa, belirli bir dilde elçi gönderiliyor da tüm topluluklara aynı anda, her topluluğun anlayacağı dili konuşan elçiler gönderilmiyor? Bu yapılmazken nasıl bir imtihan olabilir ki bu? Hiçbirşeyden haberi olmayan insanları, "Vay, sen benim varlığıma ve birliğime inanmadın. Yürü cehenneme, sonsuza kadar yan da aklın başına gelsin." diyerek cehenneme atmak adalet midir?
Ayrıca kimse, hangi anababadan, hangi ülkede, hangi dinle doğacağını seçme hakkına sahip değil. Kişinin Hristiyan bir ülkede, Hristiyan bir anababadan doğmuş, doğumundan itibaren Hristiyan öğretileri ile büyümüş, diğeri Hindistan'da doğmuş, Budizm veya Hinduizm dinine şartlandırılmış, Japonya'da doğmuş, herhangi bir dine sahip değil, İslam hakkındaki bilgileri ya hiç yok yada kulaktan dolma bilgilere sahipler, üsütüne üstlük onlarda Aynı İslam ülkelerinde olduğu gibi Tanrı katında en muteber dinin kendi dinleri olduğu telkin edlilerek yetişmişler. Şimdi bu insanlarda mı İslam'ı seçmediler diye toptan cehenneme yollanacaklar? İslami bir ülkede doğanların ayrıcalığı nedir ki, cennete gitme fırsatı sadece onlara bahşedilmiş?
Bütün müslümanlar Allah'a ve peygambere inanır, ama bir kısmı İslam'ın şartlarını tam olarak yerine getirmezler, mesela bazıları ne namaz kılar, ne oruç tutar, ne örtünür, ne hacca gider. Yasaklara hiç aldırmazlar, içki içerler, ***** oynarlar, zina yaparlar, faiz yerler vs. Ya bunların durumu ne olacak? Aşağıdaki ayete göre hepsi de cehenneme gideceklerdir ve orada ebediyyen (sonsuza) kadar kalacaklardır.
A’râf/36 - Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Bu kişiler ayetler yalanlamasa bile, uymadıkları için cehennem adaylarıdır.
Gökten inen(!) dinlere göre, insanları, ortalama 60-70 yıllık bir hayattan sonra ebedi kalacakları cennet veya cehennem beklemektedir, ödül ve ceza insan aklını alamayacağı kadar büyük. Oysa Tanrı insanı iradesi dışında yaratmış, sonra ona bazı içgüdüler vermiş, akıl ve irade vermiş fakat kendi varlığına dair hiçbir kesin bilgi vermemiş, sonra da insanlardan kendisine inanmasını ve tapmasını bekliyor, inanmayanları doğrudan cehenneme koyup akılalmaz işkenceler yapıyor. Böyle bir düşünce hangi akla, mantığa, adalet hissine sığar ki?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


