• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
45 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ûravzanuri CDuman2 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    7,862
    Karizma Gücü
    8

    ‘Teslim olmayacaktınız!’

    Van Askeri Mahkemesi, Dağlıca baskını davasıyla ilgili gerekçeli kararını açıkladı. Taburdaki asker sayısının az olduğu belirtilen kararda “Askerler teslim olmamalıydı" denildi.

    ntvmsnbc ve Ajanslar
    Güncelleme: 14:08 TSİ 20 Ocak. 2010 Çarşamba
    VAN - PKK'lı tereröstler tarafından Dağlıca'daki askeri birliğe düzenlediği saldırı sırasında kaçırılan ve daha sonra Van Askeri Mahkemesi'nde yargılanan 8 askerle ilgili davanın gerekçeli kararı açıklandı.

    Mahkemenin gerekçeli kararında, göğüs göğüse yaşanan, şehit ve yaralıların olduğu çatışma esnasında, er Ramazan Yüce'nin, teröristlerin ''teslim olun'' çağrısına uyarak, teröristlerin yanına doğru Kürtçe konuşarak yaklaştığı, orada bir süre görüştükten sonra üs bölgesindeki mevzilerde teröristlerle çatışan askeri personele hitaben de ''Arkadaşlar teslim olun, bunlar bize bir şey yapmazlar. Teslim olanlara bir şey yapılmayacaktır, bana herhangi bir şey yapmadılar'' dediği ve askerlerin de buna uyarak teslim olduğu ifade edildi.

    Dosya kapsamındaki delillerin geniş yer bulduğu kararda, Keritepe ve Meritepe bölgelerinde bulunan asker sayısından, nöbet şekline kadar en ince ayrıntıları tek tek belirtildi.

    Askeri Ceza Kanunu'nun 46/1 maddesi olan ''Vazife ve hizmette şahsi tehlike korkusu cezayı hafifletmez'' hükmüne yer verilen gerekçeli kararda, ''Olayın yaşanmasında diğer faktörlerin de etkisi bulunmakla birlikte, sanıkların üs bölgesindeki savunma görevlerini gereği gibi yerine getirmemiş olması şehit ve yaralı sayısında etkili olmuştur. Bu nedenle sanıkların sabit bulunan eylemleriyle, görevi ihmal suçunu işledikleri vicdani kanaatine ulaşılmıştır'' denildi.

    TESLİM OLMAMALARI GEREKİRDİ
    Kurtuluş Savaşı'na atıfta bulunulan Van Askeri Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, ayrıca şu ifadeler yer aldı:

    ''Şartlar her ne kadar olumsuz olursa olsun, açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca sanıkların şahsi tehlike korkusunu yenerek mücadelelerine devam etmeleri, silahlarını bırakarak teslim olmamaları gerektiği açıktır. Yakın tarihimizde daha da olumsuz şartlara rağmen atalarımızın hayatlarını feda ederek bu vatanı bizlere emanet etmiş olduklarını gözden uzak tutmamak gerekmektedir. Aksi takdirde, yani bu tür insani duyguları bahane ederek olaya yaklaşılması durumunda, askerlik mesleği ve dolayısıyla vatan savunmasının yapılamayacağı bir gerçektir. Nitekim olay esnasında da yaşanan olumsuz şartlara rağmen, üs bölgesinde görevli olan personel, 12 şehit, 17 yaralı olmasına rağmen canları pahasına çatışmaya devam etmiş, silahlarını bırakarak teslim olmamışlardır.''

    'ASKERLERİ İTAATSİZLİĞE TEŞVİK'
    Mahkemece 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan er Ramazan Yüce'nin, teröristlerce örgüt kampına götürüldükten sonra serbest bırakıldığında, diğer askeri personelle tekrar ülke sınırları içerisine gelmesinin, terör örgütü ile organik bir bağ içerisinde olmadığının göstergesi olduğuna değinilen kararda, şöyle denildi:

    ''Sanık, saldırı esnasında kendisi teslim olduktan sonra silah arkadaşlarının da teslim olması yönünde bağırarak telkinlerde bulunması eylemiyle ilgili olarak, 'Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak' suçundan hakkında kamu davası açılmış ise de bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Çatışmalar esnasında şehit veya yaralanan askeri personel olmasına rağmen, hiç kimsenin teslim olmadığı ve bütün olumsuz şartlara rağmen tüm personel canları pahasına mücadele etmeye çalışmıştır. Ancak sanık er Yüce teslim olduktan sonra özellikle arkadaşlarının da teslim olmaları yönünde çağrı yapması üzerine o ana kadar etmiş oldukları yemine bağlı kalarak, canları pahasına görevlerini yerine getirmekte olan arkadaşlarını olumsuz olarak etkilemiş. Bu durumun etkisiyle önce Özhan Şabanoğlu ve Fuat Başoda ile Uzman Çavuş Halis Çağan, daha sonra diğer sanıklar çavuş Mehmet Şenkul, er İlhami Demir, er Fatih Atakul ve er İrfan Beyaz'ın silahlarını bırakarak teslim oldukları anlaşılmıştır.

    Sanık er Yüce'nin sabit bulunan bu eyleminin Askeri Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesindeki atıf yoluyla askeri bir suç haline getirilmiş olan Türk Ceza Kanunu'nun 319'uncu maddesindeki 'askerleri itaatsizliğe teşvik' suçunu işlediği değerlendirilmiştir.''

    DAĞLICA'DA 12 ASKER ŞEHİT OLMUŞTU
    Hakkari'nin Yüksekova ilçesinin Dağlıca bölgesindeki tabur komutanlığına 21 Ekim 2007'de düzenlenen terörist saldırısında 12 askerin şehit olmuş, 17 asker de yaralanmıştı.

    Olay sırasında kaçırılan Uzman Çavuş Halis Çağan, çavuş Mehmet Şenkul, erler Ramazan Yüce, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Özhan Şabanoğlu, Fatih Atakul ve Fuat Başoda, 5 Kasım'da Kuzey Irak'tan getirilmişti.

    8 asker, 10 Kasım 2007'de Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askeri Mahkemesi'nce tutuklanmışlardı.

    Van Askeri Mahkemesi'nde 2 Şubat 2008'deki ilk duruşmada tahliye edilen, 18 Aralık 2009 tarihindeki son duruşmada ise sanıklardan er Ramazan Yüce 'alenen askerleri itaatsizliğe teşvik' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına, Uzman Çavuş Halis Çağan'ın 'görevi ihmal' suçundan 1 yıl 8 ay, erler Fuat Başoda, İlhami Demir, İrfan Beyaz, Mehmet Şenkul, Fatih Atakul ve Özhan Şabanoğlu'nun da aynı suçtan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişti.

    Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25046742/

    Teslim olunması gereken durumlar savaş esnasında vardır.. Bu çatışmadaki piskolojiyi hiçbirimiz bilmiyoruz, bilemeyiz de ancak teslim olma şekli gerçekten acınacak bir durumdur... Bu Vatanın bağımsızlığı için nice şehitler verildi...

    Teröristlere teslim olmayı ve hem de bu şekilde teslim olmayı kendimce kabul etmiyorum...
    Biz Önemli Değiliz,
    Bir Şey Önemlidir ki Türkiye !
    Türkiye ‘yi Sevelim !




    Bu Aşk Bitmez Bu Fırtına Dinmez
    TY TRABZONSPORLULAR

  2. #2
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    hangi durumda, hangi sartlar altinda catisdiklarini bilmiyorum. ama eger bu kadar asker düsüp de cogu yarali bir kismi da teslim olursa bilin ki büyük hatalar edilmistir. askerlerin teslim olmasi ve de teröristler tarafindan da sonradan serbest birakilmalari yanlis etkiyi yaratiyor elbette ama bizim icin de durum kolay zaten: saldirin ve vatan icin ölün. aferin. hic birsey elde edilmedi hi birsey degismedi ve iki gün sonra ailelerinizden haric kimse isimlerinizi bilmeyecek. bu isler adami disler..

  3. #3
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    bu olayın karanlık tarafları çok.



  4. #4
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    6
    20 yaşındaki genç evlatlarımıza 3 aylık eğitimle eline kendi ağırlığı kadar tüfek tutuşturuyorlar doğru düzgün kaç mermi attığı bile mechul... 3 ay da nasıl bir psikolojik eğitim verildiği mechul..
    İlk kez az önce sohbet ettikleri arkadaşlarının biraz sonra vurulup şehit olmalarına tanık oluyorlar..
    kolay mı sanki bu psilojiyi bu kaldırabilmek?

    Burada esas suçlu olan erler mi?, yoksa kritik yerlere nitelikli profesyonel askerler yerleştirmek yerine bu şekil bir askerlik sistemi düzenleyen sistem mi?
    Bu mesaj en son " 20.01.10 " tarihinde saat 22:00 itibariyle Kutadgu Bilig tarafından düzenlenmiştir...
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic389535_2.gif

    Rehber Kur'an Hedef Turan

    Türk Dünyası ve Türkiye, Hz. Muhammed (SAV) Gibi bir Önder Arıyor

  5. #5
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    en basitinden mühimmat ve ekipman farkı.






  6. #6
    Leonidas MysTeriOuS adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-06-2005
    Mesajlar
    1,031
    Karizma Gücü
    7
    Askeri istihbarat yetersiz bence. ohalde görev verilen kişi, arşiv araştırması menfi olmasa bile sıkı bir araştırmadan geçirilmelidir. orada kale içeriden yıkıldı ne desek boş... 3 aylık eğitim olayları üzerinde çok durulmamalı çünki tarihimiz böyle. bugüne kadar farklı bir sistem oluşturulmadı. profesyonel ordu parasal ordu demektir yapmacık olur emin olun 20 yaşındaki asker daha yüreklidir o profesyonelden.

  7. #7
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Kaçırılan er Ramazan Yüce'ye özellikle dikkat etmek gerekiyor.

    Ramazan Yüce, PKK'nın elinde olduğu dönem Roj TV kameralarına konuşmuş ve "Burdaki arkadaşlar bize abi kardeş gibi davranıyor. Biz gerçeği gördük. Gelip halka da söyleyeceğiz bunları. Devlet büyüklerimize söylüyorum bu silahla çözülmez, masaya oturun.... Arkamızdan gelmeyen Tabur komutanımıza sesleniyorum. Arkamızdan destek göndermediyse bu demektirki bizim artık asker olmamıza gerek kalmamıştır. Ve elimizden geldiği kadar Türk Ordusundan uzaklaşmaya çalışacağım" demişti.

    TÜRK BAYRAĞI YAKAN ÇOCUK SIFIR NOKTASINDA

    Bu sözleri söyleyen Mardinli Er Ramazan Yüce'nin, askere gitmeden önce Türk bayrağını yakmaktan ve PKK"ye destek vermekten dolayı tutuklandığı, amcasısının, dayısının ve yeğeninin de PKK"ya yardım ve yataklık etmek suçlarından tutuklandıkları öğrenildi.

    Yapılan araştırmada Ramazan Yüce'nin 21 Mart 2002 nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylar sonrası, PKK lehine gösteri yapmak suçundan tutuklandığı anlaşıldı.

    Ancak bunlara rağmen Ramazan Yüce askere alındı ve en kritik noktaya gönderildi.

    KASTEN Mİ YAPILDI?

    Bu bilginin ortaya çıkması akıllarda bir başka soruyu gündeme getirdi.

    Sivil hayatında PKK lehine çalışmalar yürüten ve bu suçtan tutuklanan, yani devletin elinde "resmi belgelerla" PKK'ya yakın olduğu tescil edilen bir kişinin nasıl olup da PKK'nın en yoğun saldırı bölgesi olarak seçtiği Şırnak'a gönderildiği ve oradan da sınıra sıfır noktadaki en kritik karakolda göevrlendirildiği büyük bir soru işareti.

    Ankara'da askeri bir savcı tarafından sorgusu yapılan Ramazan Yüce'nin 12 askerin şehit edildiği çatışmada PKK'ya bilgi sızdırıp sızdırmadığı tartışılıyor..


    http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=309866


    nasıl bir ihmal?

  8. #8
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,400
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Kritik yerlerde Uzman Onbaşı ve Uzman Çavuşlar nöbet tutmalıdır... Ölümle burun buruna gelen tecrübsiz Er ve Erbaşların teröristlerce kalleşce kolaycana öldürülmesine karşı çıkılmalıdır... Bu askerler 1 yıl sonra sivil hayatına dönmenin hesabını yapıyor... Asker de Kürt kökenli olunca öldürülmemeye güvenerek teslim olmalarını beklemek şahsen pek şaşırmadım...

    Gerçi ortada çapulcu düzensiz gruplar halinde bir terör örgütü hepsi kendi başına buyruk hareket etmekte... Bu tip terör örgütlerine karşı düzenli ordu ne kadar etkili olmuştur ortada...

    Ordu karşısıda Ordu olduğunda savaşın kendi kuralları çerçevesinde savaşır... Ortada savaş ortamı yok... Kurtuluş Savaşına atıfta bulunması da mantıksızlıktır... Kurtuluş savaşını dışardaki düşmanların Ordularına karşı verilmiştir...

    Terör örgütü ne zaman devleti olan ordu statüsünde ele alınarak mahkemece kıyas yapılıyor anlamış değilim...

    Ordu içerisindeki bazı karanlık işleri korkusuzca ifade eden bazı basın kuruluşlarını da göz önünde alınırsa ortada savaş olmadığı anlaşılacaktır...

    Söz konusu Er geçmişi biliniyordur... Mit ve Polis Teşkilatı bu konuda Genelkurmay ile sürekli irtibatta değilmidir?...

    Bence bu olayda en çok tartışılan Er den çok o Er nasıl olurda farkedilmedi... Kritik bölgelerdeki askerlerin sicili nasıl olurda kabaca bile denetlenmiyor?!...

    Yoksa bu olay birilerin tertiplediği bir oyun mu? Ordu içerisinde atılmamış çürüklerin hala barındığı ve bu çürükleri barındıran sisteminde kısa sürede değişitirilmesi ile artık başka sivilde hayatına devam edeceklerin hayatları da karartılmamış olur...


    Teslim olmayacaktınız! Peki ölselerdi ne olacaktı? Bu teröristler Ordu gibi ülkeyi ele mi geçirecek? Erler teslim oldu peki teröristler sistematik düzenli birlikleri ile ülkeyi elemi geçirecek?!... Böyle birşey olmadı!... Sonuçta bu olayda Erler teslim olmayacakta ölseler daha iyi mi olacaktı?... Sonuçta nöbetlerini düzgün tutmamışlar resmi olarak savaş ortamında da değiliz... Bu erlerin varsa suçları olsa olsa disiplinsizliktir... Gerekli cezası ne ise verilir...

    Mahkeme örnek aldığı Kurtuluş Savaşı ile teröristler bir değildir... Ortam ve koşullar da geçmişteki ile bir değildir...


    Bu işin en temiz çözümü illa askeri yönden olunacaksa zorunlu askerlik yapanlarca değil maaşını alan profesyonel Uzman Onbaşı, Uzman Çavuş larca yerince getirilmelidir... Profesyonel askerler 3 aylık eğtim alanlarla hiçbir açıdan kıyasalanamaz...

    Gerçekler ortada... Artık bu tip haberlerin duyulmasından şahsen sıkılmaktayım...

    Çözüm evlediyelik olmalı... Önemli olan icraattir... Ama ne zaman olacak?... Sorun burda...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  9. #9
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Mahkeme başkanı olayda ihmali bulunan TSK subay kadrosunu da korumak için Kurtuluş Savaşını bile konuya alet etmekten çekinmemiştir.Nedir bu ihmal? Ramazan Yüce gibi örgüt sempatizanı bir erin telsizin başında ne işi var?Bu duruma onay veren subay kadrosu neden cezalandırılmadı?

  10. #10
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,400
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı kafkaslar tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Mahkeme başkanı olayda ihmali bulunan TSK subay kadrosunu da korumak için Kurtuluş Savaşını bile konuya alet etmekten çekinmemiştir.Nedir bu ihmal? Ramazan Yüce gibi örgüt sempatizanı bir erin telsizin başında ne işi var?Bu duruma onay veren subay kadrosu neden cezalandırılmadı?
    Kimki sizin gibi sorgular kesin ordu düşmanı ilan edilirsiniz... Aman dikkat...

    Herzaman yeri geldiğinde söylemişimdir: Ordu ya sivil yargı gelmeli ki bu haberdeki gibi rezalet olaylar sorgulanabilsin....


    Burası Türkiye ...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ‘Zırtgel’, ‘sürtünük', ‘çöpçül’…
    HABERLER ve GÜNDEM bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 13.10.11, 11:44

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •