• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Umut Güneşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2007
    Mesajlar
    3,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    Bu Şehri de mi Terkedeceksin?

    Onun mutluluğu için mutsuzluğuma katlanır mıydım acaba, ya da onun o gülümsemesi ile avunup mutsuzluğuma razı gelir miyim? Şimdi ben bencillik mi ediyorum. Doğru mu yapıyorum. Düşünemiyorum, bu işin içinden çıkamıyorum.



    Daha yeni sızlıyor canım. Daha yeni anlıyorum yaramın derinliğini; Saati hatırlamıyorum. Biranda gelişti olaylar. Bir gülüşe bir haykırışa… Oysa kararlıydım bırakmaya, içim içimi yiyordu. İçimde tarifsiz bir fırtına vardı, kalbim sıkışıyor midem kasılıyordu.

    Aslında neye karar verdiğimi kestirememiştim. Bildiğim tek şey vardı; mutlaka gitmeliydim. Ardıma dönüp bakmaksızın çekip gitmeliydim ona ait olan bu şehirden. Plan yapıyorcasına kâğıt üzerinde yazıp çiziyordum. Bende bırakacağı travmayı matematiksel bir şekilde hesaplıyordum.

    Haftalardır, belki de aylardır gelsin de ona artık bitmeli diye demeyi planlıyorum. Derken telefonum çaldı “ben geliyorum” diye haber vermesiyle mideme bir sancı girdiğini hissettim. Saatler geçmek bilmedi. Sanki yıllarca beklemiş gibi oldum. Rolüne hazırlanan oyuncu gibi, ona söyleyeceklerimi tekrarladım durdum kendimce, olmadı bir daha, olmadı bir daha… Yok yok böyle olmaz deyip kendimi yönlendiriyordum.

    Yarım saat geçmemişti ki kapıyı tıklattı; elinde poşet dolusu bir paketle geldi. Bütün resimlerini ve hatta birlikte çekindiğimiz kareleri de önüme serdi. Saatlerce özenle seçti onları… Daha önce kendisine video yapacağıma söz vermiştim. Oyuncağı ile oynayan çocuk gibiydi… Onu izliyordum ve nasıl söyleyeceğimi düşünmek dahi istemiyordum. Arada bir resimlerinden gösterip yine o yüzündeki çocuksu gülümsemesiyle bir vurgun daha vuruyordu yüzüme, yüreğime, dünyama, hayatıma ve benliğime… Dalıp dalıp gidiyordum, geçmişim yüzümde çarpıp duruyordu. Şimdi ben nasıl söyleyeceğim diye düşünürken, gerçeklerde yüzüme vurulmaktan zevk alıyordu.

    Sabah saat 5 i bulduğunda toparlanmaya başladı… Tam kalkacaktı ki konuşmamız lazım dedim. Yüzüme şaşkın bir şekilde baktı, “Hayırdır” dercesine… Bitmesi lazım dedim. Tamam, bitirdim işte dedi, şunlar yapılacak dedi… Onu demek istemiyorum dedim. Ya tamam haydi yatalım dedi; kolundan tutup oturttum. Bu ilişki bitmeli dedim. Gözleri fal taşı gibi açıldı, sertçe yutkunduğunu ben bile hissettim. Hiç birşey söyleyemeden sözüm bitinceye kadar dinledi. Bir sonunun olmadığını, her seferinde kendimizi kandırdığımızı anlattım. Boynu bükük bir şekilde gitti kanepede yattı… Üzerini örttüm ve bir çocuğun masumluğunda uyudu kaldı. Üzerini örttüm onun gözyaşları içine benimkisi ise dışa akıyordu. Hiç uyumadım. Her dönüşünde üzeri açıldıkça örttüm, açıldıkça örttüm. Kendi muhasebeme başladım. O kendi resimlerini ayıkladı, ben ise hayatımda eksilerimi artılarımı düşünüp kendimce haklı olduğum yönlerimi ayıkladım. Ama hiç ortayı bulamadım. Yazdım çizdim karaladım.

    Bu yaşadığım neydi, bana koyan neydi… İçimi yakan, yüreğimi dağlayan neydi; onu seviyor muydum yoksa alışkanlık mıydı sadece, işte bu farkı ayırt edemedim. Bir anlam çıkaramadım kendimde, ağladım durdum, gözyaşlarımı sildim onun konuşmalarını düşündüm. Anlam çıkarmaya çalıştım. Masumluğunu düşündükçe tekrar ağladım. Kalktım oturdum, gezdim, evin her yerinde sesler yankılanıyordu.

    Onun mutluluğu için mutsuzluğuma katlanır mıydım acaba, ya da onun o gülümsemesi ile avunup mutsuzluğuma razı gelir miyim? Şimdi ben bencillik mi ediyorum. Doğru mu yapıyorum. Düşünemiyorum, bu işin içinden çıkamıyorum. Şuan büyük bir travma yaşıyorum. Onu izledikçe, o her dönüşünde içimden bir şey kopacak gibi oluyorum. Yüz yüze gelmek istemiyorum. Büyük suç işlemişim gibi yüzüne bakmaya cesaret bulamıyorum.

    Uyuyup kalıyorum…

    Karma karışık bir yerlerdeyim. Birileri kovalıyor beni, kimi bıçak çekiyor, kimi silah tutuyor. Bencil diye bağırıyorlar bana… Bir yerden bir yere koşup duruyorum. Yolları aşıyorum, duvarlardan atlıyorum, Çiçekleri tekmeliyorum, ağaçları koparıyorum… Birileri yüksek sesle öksürüyor ama kim göremiyorum. Ardımdan biri sesleniyor.

    Sıçrayarak uyanıyorum…

    Üzeri açılmış, öksürüyor. Yine kalkıp üzerini örtüyorum. Saat öğlen 12 olmuş… Bir o odaya gittim bir bu odadan çıktım. Kitap okudum. Okuduğum kitabın sayfalarında onunla yaşadıklarımı izledim. Sanki beyaz perdede izler gibi beyaz sayfalarda onunla yaşadıklarımı izledim. Gözyaşlarım damlıyordu yine… Kendime gelemedim… Başımı dayadım… Gözlerimi yumdum.

    Yine dalmışım…

    Bir yerlerde koşturuyorum. Gitme diye yalvarıyorum. Gelene gidene selam veriyorum. Kimse selam almıyor-vermiyor. Herkes bana küsmüş. Kimse yüzüme bakmıyor. Anlam veremiyorum. Bir arkadaşımı görüyorum, ardından koşturuyorum bir yere giriyor ve kapıyı yüzüme öyle bir çarpıyor ki yine yerimden fırlıyorum. Farkına varıyorum ki neyi varsa toplamış gitmiş. Ardında sadece o kapının sesini bıraktı. Oturdum ağladım, içimden lanetler okudum çaresizliğime kâbus içinde kâbuslar görüyorum. Onun gidişi bana çok koydu be, yine konuştuklarımız aklıma geliyor. Ben durulamıyorum… Kendimi temize çıkaramıyorum. Son dediği hiç aklımdan çıkmıyor… Her seferinde kulağımda patlıyor. “Bu Şehri de mi Terkedeceksin”…
    Evet, gerekirse bu şehri de terk edeceğim.



    ERDAL BABÜR
    UMUT GÜNEŞİ
    bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
    Uçan kuşun, kelebeğin...
    Yüzde beliren bir tebessümün...
    yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
    Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
    bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını! tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi...
    yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



    İNSANLAR YANLIŞ YAPABİLİRLER,
    YALNIZ BÜYÜK İNSANLAR
    YANLIŞLARINI ANLARLAR...
    BİR BENİ BİLİRİM ,BİRDE BENDEKİ BENİ

  2. #2
    & son_nokta bahar çiçeği adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-12-2009
    Mesajlar
    1,573
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    "Onun mutluluğu için mutsuzluğuma katlanır mıydım acaba, ya da onun o gülümsemesi ile avunup mutsuzluğuma razı gelir miyim? Şimdi ben bencillik mi ediyorum. Doğru mu yapıyorum. Düşünemiyorum, bu işin içinden çıkamıyorum."

    ne güzel ifade etmiş..paylaşımınız için teşekkürler
    aklımda,kalbimde seninle..
    son_nokta
    S&F
    hayat senden ibaret
    O şimdi askerde

  3. #3
    Umut Güneşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2007
    Mesajlar
    3,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    evet ..ben tşk ederim
    UMUT GÜNEŞİ
    bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
    Uçan kuşun, kelebeğin...
    Yüzde beliren bir tebessümün...
    yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
    Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
    bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını! tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi...
    yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



    İNSANLAR YANLIŞ YAPABİLİRLER,
    YALNIZ BÜYÜK İNSANLAR
    YANLIŞLARINI ANLARLAR...
    BİR BENİ BİLİRİM ,BİRDE BENDEKİ BENİ

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •